Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir

yaşıyoruz bir şekilde

Gözlerden kayboldum diye yaşamadığımı düşünmeyin sakın. Gözlerden uzak olsam da yaşıyorum ve hattâ yaşlanıyorum bir şekilde.

Duygularım devam ediyor, gülmelerim, üzülmelerim devam ediyor. Beni hayatta gösteren büyün yaşam faaliyetlerim devam ediyor. Hattâ gezip, eğleniyorum bile. Her şeye az ya da çok zaman bulabiliyorum artık. Bir şekilde bir şeylerden feda etsem de ve feda ettiğim bir şeyler hep eksik kalsa da bir şekilde yaşıyorum işte.

İnsanların başarısını ÖSS‘den aldığı puanla, KPSS‘den aldığı puanla ve hattâ mezun olduğunda hemen işe girmesi ya da girmemesi ile neden değerlendirirler hiç anlamış değilim. Lise hayatım boyunca edebiyat “bölüm”ünde okumayı istediğimi defalarca söylüyorum. Bakın öğretmenlik değil edebiyat bölümü. Araştırma yapmak, bir şeyler yazıp çizmek, duygularını ifade etmek bende her zaman bir tutku olmuştur, kimi zaman bunları az yapsam da. Ancak nedense insanlar bölüm mü, öğretmenlik mi gibi saçma bir sorunun kurbanı yapıyorlar her zaman sizi. Üniversitede geçirdiğim dört yıl boyunca bu saçma sorunun ve bir de “İki yıllık mı?” gibi bir saçma sorunun kurbanı oldum. Eminim bu ikinci soru ile birçok arkadaşım karşılaşmıştır.

Tam mezun oldum, ne güzel artık böyle saçma sorularla karşılaşmayacağım desem de kendi kendime, daha çetrefilli sorularla karşılaşıyorum. Hattâ bu soruların birçoğu artık kendi içimde oluşmaya başladı. Kendi kendime sorduğum ve cevaplayamadığım sorular.

Sırf ÖSS’de meslek alanı fazla olan bir bölümü tercih etti diye -ki edebiyattan daha düşük puanla girilebilen bir bölüm- ve son bir iki ay da KPSS’ye çalıştı diye bu adam mezun olur olmaz müfettiş olabiliyor ya, gelin de sövmeyin bu düzene. İş böyle kalsa iyi. Sonra insanlar bir edebiyat öğretmeni ile bir müfettişi kıyaslıyor ve “müfettiş” kavramından hareketle onun daha üstün bir pozisyonda olduğunu düşündürüyorlar. İşte diyorum sırf bunlara inat bir şeyler yapmalı. Kesinlikle bir şeyler yapmalı. Kafaya takmamak bir yere kadar.

Edebiyat öğretmeni de olsanız, müfettiş de olsanız, markette tezgahtar da olsanız, ayakkabı boyacısı da olsanız başarılı olabilirsiniz/olabiliriz. Mühim olan işinde en iyisini yapmaktır. Ayakkabıyı en iyi şekilde boyamak, en sinirli anınızda dahi müşteriye güler yüzle yaklaşmanız bana göre bir başarıdır. Karnınız az ya da çok doyar bu ayrı mesele. Bu tamamen sistemle alâkalı bir durum.

Lütfen ama lütfen insanları yargılarken karşınızdaki insanların ne istediğine, neyi nasıl tercih ettiğine bir bakın. Bu adam davulcu olmayı üniversite okumaktan daha çok istiyor olabilir.

Her neyse, biraz içime dert olmuştu bu anlattıklarım, tamamen kendimi rahatlatmak, sizinse karnınızı şişirmek istedim o kadar.

Yazıyı alâkasız da olsa güzel bir sözle bitirmek istiyorum. Amin Maalouf‘un okuduğum son kitabı “Doğunun Limanları”ndan alıntıladığım bir söz:

“…herkes ötekilerin duasını sustursun diye kendi tanrısına yakarıyordu… A. Maalouf”

Etiketler : amin maalouf, doğunun limanları, edebiyat, edebiyat öğretmenliği, kpss, müfettiş, öss

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 11 Ocak 2009, 12:05
 sevgili günlük
 bugün 1 kez, toplam 1,507 kez okundu
« lida, lida satışı, lida nedir
e-okul çıktı, mertlik bozuldu »

benzer yazılar

  • nerede kalmıştık ?
  • hakeme sözlük, gözüne gözlük
  • çekidüzen vermeliyim kendime
  • şiir, edebiyat ve ben
  • adalet, evrenin ruhudur*

son yazılar

    • Çok Tanrılı Dine İnanıyorum
    • hayatı kolaylaştıran icatlar
    • Duyulmayan Anlam Çığlığı*
    • nerede kalmıştık ?
    • ANKARA BÜYÜK GAZZE MİTİNGİ




3 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Erkan Hirik
    11 Ocak 2009, 22:50

    Hep adalet beklediğimiz için yanılıyoruz belki de Kaan.

  2. yasemin
    14 Ocak 2009, 00:46

    iyi geceler kaan bey,bu durumdan sadece siz değil ben de çok dertliyim.bu durum kesinlikle sistemin yanlışlığı.iki yıllık mı,eğitim değil de neden bölüm?bunlar hakikaten insanı çıldırtan sorular…seni kimse doğru düzgün anlamıyor.bu akşam okuduğum üniversitenin rektörü yerel bir televizyona konuk olmudu ve programda üniversite öğrencilerinin sorularını yanıtladı.bu üniversite formasyon vermiyor.edebiyat bölümünde okuyan bayan bir arkadaş -sınıf arkadaşım- bizim formasyon işimiz nasıl olacak gibi bir soru sordu.rektör bey,kibar bir şekilde sizde öğretmen olmak zorunda değilsiniz,ev alanında kendinizi geliştirin,kısaca ev hanımı olun demek istedi.o kadar sinirim bozulduki anlatamam kaan bey.bu söz üserine başka hiçbir yorum yapmıyorum…:(

  3. Çağrı Sümer
    15 Ocak 2009, 02:48

    Yazdıklarına katılmamak elde değil kardeşim.

    @kaan “Lütfen ama lütfen insanları yargılarken karşınızdaki insanların ne istediğine, neyi nasıl tercih ettiğine bir bakın. Bu adam davulcu olmayı üniversite okumaktan daha çok istiyor olabilir.”

    Ama siz gene iyisiniz. İnsanlar benim bölümümü ben söyleyince duyuyor. Sonra ilk tepkileri: “Sen şimdi orayı bitirince ne olucan?”

    Hiç bir şey olmayacağım kardeşim. Ben zaten benim. Eyvallah der geçerim…

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Bağlantılar
moliva, boşanma, boy uzatıcı, kilo aldırıcı, estetik , Kartuş Dolum Seti , kilo alma, boy uzatma, telefon dinleme, altın çilek, Acı Meksika Biber Kapsülü Resmi Satış Sitesidir.

© Kaan Fakılı