Yağmurlar hakkında gerekli gereksiz her şeyi bilen birisiyim. Kastetmek istediğim ne zaman yağacağı ve dineceği değil elbette. Müneccim değilim. Hiç de olmayı istemedim aslında. Ancak küçükken Kemal Sunal’ın romatizma olduğu filmi izlerken ben de yağmurun yağacağı zamanı tahmin etmek istemişimdir. Ancak hiçbir zaman yağmurun ne zaman yağacağını tahmin edemedim. Yağmurlar hakkında gerekli gereksiz her şeyi bilirim ben.
Yağmurlar hakkında gerekli gereksiz neler bilinebilir ki demeyin! Yağmurlar da insanlar gibidir. Bir dünyaları vardır. Kendi doğmalarının olduğu, kendi ölümlerinin olduğu, aşklarının, sevgilerinin, ayrılıklarının, mutluluklarının olduğu bir dünyaları vardır. Tıpkı bizim dünyamız gibi. Aradaki tek fark biz insanızdır, onlar ise yağmur.
Sabahları camlarımızı açtığımızda yağmurun yağışını görürüz bazen. Birçoğuna bir şey ifade etmeyecektir bu. İfade etmesi için yağmur olmak gerekir. Ya da yağmurdan olmak gerekir. O gökten yere ince süzülüşüne anlam verebilmek için ya yağmur olmak gerekir ya da yağmurdan olmak gerekir. Onun geldiği yeri, gittiği yeri bilmek gerekir. Gözlerimizin alabildiği mesafe kadar gökyüzünden gelmez yağmur. Onun da kendine göre bir hayatı vardır. Evveli vardır. Sonra toprağa karışıyor, bitiyor dememek gerekir. Ahiri de vardır yağmurların.
Yağmuru bilenler için bereket demektir, yağmur. Yağmuru bilenler için vuslat demektir. Kavuşmak demektir. Şiir demektir kimileri için, sözcük demektir. Harf demektir bazen. Bazen de bir nefestir, yağmur. Bize ebedîlik hissini veren bir nefestir. Var olduğumuzu gösteren bir nefestir. Varlığımızı hücrelerimize kadar hissettiren yağmur.
Yağmurun kolay olanı yağdı mı şanslısındır. Köpükten bir balonun içine binip dünyayı dolaşmak istersin. Ayakların yerden kesilir. Mutluluğu o kan kırmızı çehrenden okur etrafındakiler. Maşallah derler, maşallah. Bir de nazlı olanı vardır bu yağmurların. İmanınızı gevretir. Yağması için günlerce, haftalarca, aylarca ve hatta yıllarca beklersiniz. Yağdığı zaman mutlu olursunuz ancak ne zaman dineceğini bilmezsiniz. Bir diner bir yağar bu nazlı yağmurlar. Nerden mi biliyorum? Dedim ya, ben yağmurlar hakkında gerekli gereksiz her şeyi bilirim.
Sonu hüsran olmayan yağmurlar yağsın tepemize, onlarla dost olalım. Onlarla gülüp, onlarla ağlayalım. Ben yağmasını istediğim yağmuru beklerken siz de benim için dua edin. Belki birgün size de o kolay olan yağmurlardan yağar. Neden olmasın değil mi?
Kaan Fakılı, 3 Mart 2008, Ankara


diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum