Türkçesi Varken
Argüman: Sözcüğün aslı Fransızca argumenttir. Argüman dilimizde zaten kanıt, delil gibi sözcüklerin yerine kullanılmaktadır. Bu nedenle argüman sözcüğü yerine kanıt, delil demek daha doğru olacaktır.
Browser: İngilizce aslı da browser olan kelime, internete girmek için kullandığımız bir araçtır. Türk Dil Kurumu bu araç için açar sözcüğünü karşılık olarak önerse de dilimizde zaten tarayıcı gibi bir kullanımı mevcuttur. Bu nedenle tarayıcı demek kanaatimizce daha doğru olacaktır.
Blender: İngilizce aslı blender olan sözcük dilimizde de aynı anlamda yani karıştırıcı, parçalara ayrıştırıcı alete verilen ad olarak kullanılmaktadır. Karıştırmak fiilinden türeyen karıştırıcı sözcüğünü kullanmak daha doğru olacaktır.
Dejenerasyon: Fransızca dégénération sözcüğünden dilimize geçmiştir. Soyunun özelliklerini kaybetme, onları değiştirme, köreltme anlamında kullanılan bu sözcük için dilimizde zaten yozlaşma sözcüğü kullanılmaktadır. Dejenerasyon sözcüğü ile kurulan söz öbekleri için de yozlaşmış sözcüğünü kullanabiliriz: yozlaşmak “dejenere olmak”, yozlaştırmak “dejenere olmak” gibi.
Deklârasyon: Fransızca déclaration sözcüğünden dilimize geçen bu sözcüğün anlamı “bildirmek, ilân etmek”tir. Bu söz için dilimizde bildirge sözcüğü zaten kullanılmaktadır.
Türkçeden Diğer Dillere Geçen Bir Sözcük
Yıllardır Türkiye’den dünyanın birçok ülkesine ve özellikle Yunanistan’a Türk lokumu ithal edilmektedir. Dilimizden diğer dillere geçen sözcüklerin başında yemekle ilgili sözcükler gelmektedir. Türk mutfağının zenginliği, kültür alış-verişi sebebiyle Türk lokumunun ve lokumun adının da Yunanlılara geçmesini sağlamıştır. Türkçedeki lokum sözcüğü Yunancada Loukumi diye kullanılmaktadır.
Bir Sözcüğün Kökeni (Etimolojisi)
Piliç: Kümes hayvanlarını çağırmak için kullanılan bili bili sözcüğünden türediği düşünülmektedir. Bili bili sözcüğünün sonuna –ç küçültme eki eklenerek kurulduğu düşünülmektedir.
Kaynaklar:
TDK Türkçe Sözlük
Türk Dilinin Etimolojisi, Hasan Eren
www.tdk.org.tr
N. Kaan Fakılı
kaan@anadilim.org
Bu yazı, Yeniden Vatan ve Hürriyet dergisinde yayınlanmıştır.

3 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler
21 Şubat 2008, 09:10
Özellikle Fransızca kelime çok fazla dilimizde. Öğrenmeye çalıştığım bir dönem sözlüğü açıp baktığımda çok şaşırmıştım. Çoğu kelimenin okunuşunu direk alıp, dilimize eklemişiz. Son olarak “kamyon” kelimesini izlediğim bir filmde ispanyolca olarak duyunca çok şaşırdım. Kontrol ettim kelimenin kökü Fransızcaymış. Güzel derleme elinize sağlık.
21 Şubat 2008, 10:17
Evet, Türkçede İngilizceden çok Fransızca kökenli sözcükler vardır. Tanzimat döneminde başlayan ve dil devrimi sürecinde hız bulan dil hareketlerinin neticesidir bu. Dilimizdeki Arapça ve Farsça sözcüklere karşılık olarak maalesef bir dönem Fransızca sözcükler kullanılmıştır bilinerek ya da bilinmeyerek. Ayrıca Tanzimat ile birlikte şairleimiz ve yazarlarımız batıdaki edebiyat olarak Fransız edebiyatını benimsemişlerdir. Bunun da etkisi çoktur.
21 Şubat 2008, 18:28
Evet Kaan’ın dediği gibi bir ara batı edebiyatına olan özentiden dolayı fazlaca kelime almışız. Ama suç sadece onlarda değil. Milli eğitim, Belediye, vs gibi yerlerin de katkısı var! bu yobazlaşmaya.
Örneğin: “Chatal Cafe” ismini kullanmak isteyen işyeri sahibine izin verilmemeli diye düşünüyorum ben…