Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehri dermândadır (Fuzûlî)
Rss Aboneliği
Rss Nedir
Şub
09

türkçe yasasına evet ama…

kategori mühim meseleler, türkçe |

orhun yazıtlarıTürkçenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumlar hepimizin malumu. Yozlaşma diye isimlendirdiğimiz bu durumu sağır sultan bile duydu. Sokakta kime sorarsanız sorun, Türkçenin içinde bulunduğu durum hakkında size en az 10-15 dakikalık bir izahta bulunacaktır. Tabiî bu sadece bilinen kısımlarıdır ama yine de halkın bu konuya duyarsız olmadığının bir göstergesidir.

Hepimiz biliyoruz dedik bu sorunları, ancak yine de bir tekrar etmenin, gözden geçirmenin hatırlatmak açısından yararlı olacağını düşünüyorum.

İlk olarak Türkçenin bugün karşılaştığı en büyük sorunlar, halkın dil kullanımında yeterince hassas davranmamasından kaynaklanan yanlış ve özensiz kullanımlar, yabancı dilde eğitimin menfi etkisi, dükkan adlarında çığ gibi büyüyen yabancı isim kullanma hastalığı, yabancı sözcüklerin kontrolsüz bir şekilde ve gereğinden fazla kullanılması, Türkçe öğretiminin yetersizliği, yabancı kökenli kelimelere Türkçe karşılıklar bulunmada geç kalınması, ünlü kalemlerimizin Türkçeye olan güvenini yitirmesi gibi listeleyebiliriz. Bu listeyi arttırmak mümkündür ancak burada söylediklerimiz en önemli sorunlardır. İşte bu yazımızda Türkçenin bu sorunlarını çözmek amacıyla hazırlanan bir Türkçe yasasının, Türkçenin sorunlarını çözmede ne kadar yararlı olacağıdır.

İlk önce Muharrem Ergin’in şu yazısından hareketle dilin kısaca bir tanımını yapalım:

Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta, kendisine mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş içtimaî bir müessesedir.


Muharrem Ergin’in yaptığı tarife göre dil tabiî bir vasıtadır. Yani doğal bir araçtır. Dilin tabiî bir vasıta olması onun kendine has belirli doğa kanunlarının olduğunu gösterir. Dile ancak bu kanunlar çerçevesinde hükmedebiliriz. Dili bir ata benzetirsek, atı bir yerden bir yere götürebiliriz ancak at korktuğu zaman onun başını dahi kesseniz ona bir adım bile attıramazsınız. İşte dil de böyle bir şeydir. Onun doğasına aykırı bir şey yaptığınız zaman o bunu kabul etmeyecek ve size karşı ters bir tepki verecektir. Örneğin Türkçede bir iki istisna dışında yapım ekinden sonra çekim eki gelmez. Bu dilin bir kuralıdır yani onun doğası, kanunudur. Siz çekim ekinden sonra yapım eki getirmeye kalkarsanız dilin kelime türetme sistemine ters harekette bulunmuş olursunuz ve bu hareketiniz ters teper.

Dilin en önemli özelliği şüphesiz ki gizli antlaşmalar sistemi olmasıdır. Yani bir milleti millet yapan unsurların başında gelmesidir. Çünkü bir grup insana aynı milletten demek için o insanların aynı dili konuşmaları gerekir. Bu insanlar ancak aynı dili konuştukları zaman ortak kararlar alabilirler ve uygarca yaşayabilirler. Örneğin Türk toplumunda “su” dediğimiz zaman aklımıza hemen içtiğimiz su gelir. 10 kişilik bir grup hayal edin. Onlar suyun ne olduğunu bilmesin. Onlara “Biraz su istiyorum.” diye bir şey söylediğimiz zaman, bizim ne dediğimizi anlayamazlar ve hepsi de ne yapacağını şaşırır. İşte dil bir milleti bir çember etrafında toplayan unsurdur. Ortak değerimizdir.

Dünya üstündeki diller zamanla başka dillerle etkileşime girer ve o dilden bazı sözcükler alır ve o dile bazı sözcükler verir. Nitekim Türk toplumu gibi tarihin seyrinde birçok toplumla, birçok yönden ilişkiye giren bir toplum da o diğer toplumlarla sözcük alışverişi yapacaktır. Sadece sözcük değil, kültür alışverişi yapmaları da gayet normaldir. Ancak bu etkileşim halk seviyesinde ve hiçbir emperyalist kaygı gütmeden olursa sorun çıkarmaz. Ancak bu etkileşim bir dilin diğeri üzerinde bilinçli bir yok etme çabası ile yapılıyorsa burada bir sorun var demektir. İşte Türkçe de bugün yabancı dillerin, bilhassa İngilizcenin baskısı altındadır.

Son yıllarda maalesef ülkemizde İngilizce hayranlığı oldukça artmıştır. Tabelalarda yabancı isim kullanmaktan tutun da yeni doğan çocuklarımıza dahi İngilizce isim koyma merakımız aldı başını gidiyor doğrusu. İşte bu yabancı dil özentiliğini durdurmak için birtakım önlemler almak gerekmektedir. Bu önlemlerin başında da Türkçe yasası gelmektedir.

İnsanların yaradılış özelliği bakımından özgür olmaları gerektiğini, bir karar alırken ya da bir seçim yaparken kendi hür iradesini kullanarak seçim yapması gerektiğini düşünenlerdenim. İşe bu açıdan bakınca kısıtlayıcı bir Türkçe yasasını kabullenmek benim için oldukça zor olacaktır. Ancak bu yasanın kısıtlayıcılığı konusunda sınırlar koyulursa hiçbir sorun çıkmayacağını da bununla birlikte düşünüyorum.

“Türkçe yasa ile korunur mu, Türkçenin korunmaya ihtiyacı var mıdır, yasalar her zaman çiğnenmeye mi mahkumdur vs.” soruları kafamızın içinde eminim ki yankılanıyordur şu anda… Bunlara da kısmî oranda bir cevap verelim.

Türkçe öylesine güçlü bir dildir ki, yapısı yani söz dizimi bundan 1.000 yıl öncesi ile karşılaştırıldığında hemen hemen hiç değişmemiştir. Bu onun mükemmelliğini gösterir. Bu onun hiçbir zaman yeryüzünden silinmeyeceğini gösterir. Ancak kelime hazinesine baktığımız zaman bu dilin ciddi anlamda zarar gördüğünü hepimiz az çok tahmin ederiz. İşte bu anlamda yapılan tasfiye çalışmalarına ya da yabancı sözcükleri kullanma yasağı getirmek yerine bu yabancı sözcüklere Türkçe alternatifler sunarak halkı bunları kullanmaya teşvik etmek daha yararlı olacaktır ve herkesten de müspet bir destek alacaktır.

Türkçe ile ilgili yasada bana göre önemli hususlar yer almalıdır:

Dükkan isimleri Türkçe olmalıdır. Bunun bir kriteri belirlenmeli ve esnaf bu kritere uygun davranmalıdır. Bunun kriterini ayarlamak elbette zor olacaktır ancak detaylı yapılan bir çalışma ile bu konuda uzlaşı sağlanacaktır.

Yabancı dilde eğitim bırakın ortaöğretimi ve liseyi, üniversitelerde dahi kaldırılmalıdır. Türkçenin bugün karşılaştığı birçok sorunun nedeni esasında yabancı dilde eğitimden kaynaklanmaktadır. Yabancı dil öğretimi farklı bir şey yabancı dilde eğitim farklı bir şeydir. Biz isteriz ki her insan bir değil üç beş yabancı dil öğrensin. Ancak bunu yabancı bir dil gibi öğrensin. Anadilinden taviz vermesin. Nitekim yasalar ile bunun sınırları rahatlıkla çizilebilir. Bu konu ile ilgili makale arşivine buradan bakabilirsiniz.

Her gazete ve televizyon kanalı bünyesinde büyüklüklerine göre belirlenecek sayıda Türkçe danışmanı bulundurmalıdır. Bu danışmanlar gazetenin dil denetiminibüyük bir titizlikle yapmalıdır.

Türk Dil Kurumu bünyesinde şu an yasalardan dolayı 2 tane uzman bulunmaktadır. Bunlardan birisi kurumun başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, diğeri de yardımcısı Recep Toparlı’dır. Yasaların yetersizliğinden dolayı kuruma uzman alınamamaktadır. Bu açıklık mutlaka ama mutlaka giderilmeli ve kurumdaki uzman sayısı arttırılmalıdır.

Türkçenin sadece yasa ile korunmayacağı aşikârdır. Türkçeyi korumak için gönüllü sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle bu tarz sivil toplum kuruluşları desteklenmelidir. Bu sivil toplum örgütleri çeşitli etkinlikler düzenleyerek Türk kültürünü ve Türk dilini halka tanıtmaya çalışmalıdır. Toplumumuz bu konuda bilinçlendirilmelidir. Zaten her şeyin başı bilinçlenmeden geçecektir.

Türkçe yasası ile ilgili bu ufak tespitleri yaptıktan sonra bir de sahte dilcilere bir not iletmek istiyorum… Atatürk’ün adını kullanarak bugün bayrak kaldıran birçok kişi söz Türkçe kullanımına gelince bu durumu pek önemsememektedirler. Hattâ Atatürk’ü hararetli savunan birçok kurum ve kuruluş iş Atatürk’ün diline gelince onu pek önemsememektedirler. Yabancı sözcük kullanımında hat safhaya ulaşmaktadırlar. Ya da dükkanlarına yabancı isim vermede bir numaradırlar. Bu kişiler dükkanlarının adını “AnkaMall” yaparlar ve Atatürkçülük söz konusu olduğunda da herkesten çok öne atılırlar…

Kaan Fakılı

yorumlara abone ol   
atıf  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
   9 Şubat 2008, 22:17
 mühim meseleler, türkçe
 bugün 8 kez, toplam 220 kez okundu

5 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Umut Benzer
    10 Şubat 2008, 00:27

    İlköğretimde ve lisede yabancı dil eğitimini destekliyorum. (Buraya kadar anlaşıyoruz.)

    Ancak üniversitede yabancı dilde eğitimi destekliyorum. Üniversite hepimizin uzmanlık alanına yönlendiği zaman. Hepimiz uluslararası alanda geçerliliği olan bir eğitim alıyoruz.

    Bilimin uluslar arası bir dili var. Günlük hayatta kullanılan teknolojik terimlere bir karşılık bulabiliriz. PC yerine Kişisel Bilgisayar, Desktop yerine masaüstü, harddisk yerine sabit disk diyebiliriz. Yani günlük hayatta terimleri Türkçe kullanmaya evet. Ama üniversite eğitimimizde bunlardan çok daha fazla ve karmaşık terimleri içersinde barındıran bir eğitimi kendi dilimizde almak yerine, dünyaca teknoloji dili olarak kabul edilen ve dünyanın neresine giderseniz gidin insanlarla anlaşabileceğiniz bir dilde öğrenmek şüphesiz ki daha mantıklı olur.

    Ben alanlarımıza yönlendiğimiz zaman yabancı dilde eğitime karşı değilim. Tıp eğitiminde tüm organlarlar, dokular vs. terimler için Türkçe karşılık bekleyemezsiniz. Doktorlar arasında Türkçe konuşmaz. Genelde Latince isimler vardır ve dünyanın dört bir yanında da aynıdır. Böylece tüm tıp insanları rahatlıkla anlaşabilir. Ama halk kesimi olarak biz nezle deriz, grip deriz. Entüviyal enfakfilos gibisinden bir isim kullanmayız. Ama tıpçı nezle olarakmez.

    Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim. Alanlarında uzmanlaşan kişiler eğitimini yabancı dilde almalıdır ama halkla ilişkilerinde türetilen Türkçe kelimeleri kullanmalıdırlar.

    Bunun dışındaki hususlara katılıyorum. TV kanallarının Türkçe’yi nasıl katlettiklerine -ne yazık ki- ben de şahidim.

    Yer adlarına gelince: Burger King, Coca Cola, Benetton ya da ASUS gibi dünya çapında sözü geçen markalardan Türkçe olmalarını bekleyemeyiz. Ama yerel pazarda bunun yapılması çok iyi olacak! Öyle ki yakında İngilizce bilmeyen sokaklarda gezemeyecek.

    Saygılarımla

  2. kaan
    10 Şubat 2008, 09:10

    Merhaba Umut,

    Sanırım konuyu ben biraz yüzeysel anlattım. Son paragrafta yer adı olarak değindiğin, Burger King, Coca Cola, Benetton vs. benim kastettiğim yer adı değildir. Sen bunu sanırım dükkan adları ile karıştırdın. Dükkan adları hususuna gelince, Burger King, Mc Donald’s, Asus, Nike, Adidas gibi isimler zaten marka isimleridir. Bunların Türkçeleşmesini beklemek mantıksızlıktır. Mesela benim adım Kaan, bunun İngilizcesi nasıl olabilir. :) Benim dükkan adlarının Türkçe olması gerektiğinden kastım, mesela atandaş tutuyor şöyle bir lokanta açıyor: Gaziantep Tabldot Center Cafe ya da Murat’s Büfe ya da Lady Home. Şimdi ne demek istediğimi anlamışsındır eminim :)

    Yabancı dilde eğitimden kastım da meslekî İngilizce eğitimi değildir. Yabancı dilde eğitim tüm derslerin Türkçe olarak anlatılması değil İngilizce olarak anlatılmasıdır. Şöyle düşün, iki kere iki dört eder Türkçe söylendiği zaman öğrenci bunu Türkçe olarak düşünecek ve sonuca bir an önce ulaşacaktır. Ancak bunu İngilizce olarak söylediği zaman, öğrenci ilk önce onu Türkçeleştirmeye çalışacak daha sonra matematiksel olarak idrak etmeye çalışacaktır. Bu da haliyle öğrenme işinin yarım yamalak olacağını gösterir. Bunun yerine her bölüme meslekî İngilizce dersi koyulsa, herkes kendi alanına ait meslekî terimleri öğrense sanırım daha yararlı olacaktır. Ben edebiyat eğitimi görmeme rağmen ben bile alanımla ilgili yabancı terimleri öğrendim, hocalarım öğretti.

    Bilim dilinin Türkçe olup olmaması ile daha farklı konudur… Onu daha detaylı işlemek gerekiyor. :)

  3. kübra
    30 Mart 2008, 08:20

    ya benim gözüm orada yazdığınız bi kelimeye takıldı yozlaşmayı anlatıyosunuz fakat türkçeyi doğru yazmamışsınız bende türkçeyi yozlaştıranlardanım inkar edemem hem bu benim dönem ödevim :D

  4. berkay
    6 Mayıs 2008, 17:32

    eline diline sağlık abi çok güzel olmuş dipğer sitelere baktım aradığımı bulamadım ama burada buldum.yes bndende okey tr nin yozlasmasını önlemek için :P:d :lol: şakaydı tabi :mrgreen: :mrgreen: :| :twisted: :arrow: 8O :) 8) :evil: :D :idea: :oops: :P :roll: ;) :cry: :o :lol: :x : bide bnden xD LOL haha hehe( :?:

  5. türkçeleştirme hareketinden hareketle bir deneme — Kaan Fakılı’nın Güncesi
    29 Haziran 2008, 17:59

    [...] ya da bana sorulan birkaç sorudan olsa gerek. İşte o yazdığım yazılardan bir tanesi de “Türkçe Yasasına Evet Ama…” başlıklı yazım idi. O yazıyı okumak için şuraya gözatabilirsiniz. Ya da “Türkçenin [...]

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Reklam Alanı Reklam Alanı
  • kategoriler

    • bilişim
    • denemeler
    • dil bilim
    • garnitür
    • kısa kısa
    • kitap
    • klasik türk edebiyatı
    • mühim meseleler
    • sevgili günlük
    • şiir
    • sinema
    • tasavvuf
    • türkçe
  • son yorumlar

    • somut ve soyut nedir; somutlama ve soyutlama nasıl yapılır  (34)
      nagehan aytekin, furkan, süleyman doğan, eda polat, ceylan, mustafa [...]
    • gözbebeğim  (2)
      Kaan Fakılı, nagehan aytekin
    • papa: kriz ilahi bir uyarı  (1)
      Fibonacci
    • üniversite mezunlarına sınav rehberi  (4)
      Yasemin ÖZBEK, duygu çelen, Yavuz Tanyeri, wireless
    • türkiye'de "edebiyat" mezunu olmak  (40)
      serap, faruk, Kaan Fakılı, Ahmet ÖZDEMİR, serap, özge yılmaz [...]
    • ama bağlacı ve kullanım yerleri  (2)
      irem, recep hilmi tufan
  • son yazılar

    • papa: kriz ilahi bir uyarı
    • gözbebeğim
    • 13 bin sözleşmeli öğretmen atanacak
    • üniversite mezunlarına sınav rehberi
    • latin1′den latin5′e geçiş
    • mevlânâ ve şeb-i arûs
    • dolmasından baklavasına bayram havası
    • iPhone nedir ne değildir
    • varil görevi görmeye son
    • edebyahu.com yenilendi
  • ekmek teknesi

    • çiçekçi
    • çiçek siparişi
    • Lida
    • metin2
    • oyun hileleri
    • fx15
    • youtube
    • Burun estetiği
    • plastik cerrahi
    • müzik indir
    • Firmalar
    • oyunlar
    • evden eve nakliyat
  • benden

    • edeb yâ hû edebiyat
    • anadilim türkçe
  • anlık takip

    © Kaan Fakılı