Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir

türk günlüklerinde neler oluyor

Erkan’dan gelen iki mimin bir tanesina ancak bugün cevap yazma fırsatı bulabiliyorum. Erkan‘ın yazdığı mimin benim yönetim panelinde uyarı şeklinde gözükmesi yetmiyor bir de adam sözlü bir şekilde uyarıyor beni. Korkarım birkaç gün daha bir şeyler yazmasam herhalde evin kapısını aşındıracak. :) Şaka bir yana geciktirdiğim için özür dilliyorum.

“Mim” kelimesinin ne olduğunu öncelikle bilmeyenler için aydınlatayım: Bir günlük yazarı tarafından ortaya bir konu atılıyor. Bu günlük yazarı daha sonra bu konu ile ilgili diğer günlük yazarlarının da fikirlerini merak ediyor, ve onları mimledim, onlara pas attım diyor. İşte Erkan da bana “son günlerde türk günlüklerinde (blog) neler oluyor, bir durgunluk var mı, yoksa aynı mükemmellikte devam mı ediyor” konulu bir mim göndermiş. Ona da değerli meslekteşım Zuzu yollamış. Konunun birkaç soru etrafında aydınlatılması isteniyor. Sorular:

Sorular:
1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
4- Eklemek istedikleriniz.
5- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

Cevaplar: (Yazılı kâğıdı gibi oldu ya hu. :) )

1. Açıkçası bu durgunluğu fark edebilecek durumda değilim şu an. Ancak bu soruyu kendimden hareketle cevaplamam daha doğru olabilir. Son günlerde vakit bulamadığım için günlüğe pek yazı yazamıyorum. Aslında yazı yazmak için gerekli vakitten ziyade “neyi, nasıl” yazacağım konusunda düşünecek kadar zaman bulamıyorum. Sürekli zihnim bir şeylerle meşgul. Böyle boş boş otursam da, arkadaşlarımda msn’de bir şeyler konuşsam da zihnim sürekli bir şeyler üzerinde düşünüyor. Bu düşünceler arasında yazmak yok maalesef.  İşte bu sebeple son günlerde günlükleri pek takip edemiyorum. Haliyle durgun olup olmadığını tam olarak bilemiyorum.

2. Cevabım evet değil. :)

3. Yine bu sorunun başında da “cevabınız evet ise” ifadesi olmalıydı. Ya da günlüklerin daha kaliteli olması için nelere dikkat etmeliyiz, neler yapılmalı diye bir soru olmalıydı.

Bir kere günlük ya da blog kavramının açığa kavuşturulması şart. Günlük deyince ne anlıyoruz, blog deyince ne anlıyoruz gibi. Bu konuda bizim çok çabamızın olmasına rağmen bazı arkadaşların kavramların önemli olmadığını düşünme çabaları neticesinde bir çözüm üretmiş değiliz. Ben kendi bireysel çözümümü “blog” kelimesi yerine “günlük” kelimesini kullanarak buldum. Benim için şu anda yazdığım internet sitesi, yani kaanfakili.com.tr bir günlüktür. Sanal bir günlüktür.

Yukarıdaki görüşün akabinde yine Türkçeyi daha dikkatli kullanmak gerektiğine değinmek istiyorum. Anlaşılmak, dikkate alınmak istiyorsak bence Türkçeyi güzel kullanmalıyız. Yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine son derece dikkat etmeli, anlatım bozukluğu yapmamalıyız. Zira ben edebiyat öğretmeni olmama rağmen yazarken anlatım bozukluğu yapmamak konusunda sıkıntılıyım. Bunun için yazdıklarımı yazdıktan sonra bir kere daha gözden geçirmek gibi bir çözüm yoluna gidiyorum.

Yazacağımız konuda samimi bir üslup kullanmalıyız bence. Ne kadar bilgilendirici bir yazı yazsak da insanların okurken sıkılmamalarını sağlamalıyız.

Yazdıklarımızı görsel öğelerle desteklemeliyiz. Bu bir fotoğraf, bir resim ya da bir video olabilir. Bu şekilde okunan yazı hem daha kalıcı şekilde öğrenilmiş olur hem de okuyucu yazı içerisinde boğulmaz.

Günlükleri takip ederken en çok sıkıntı çektiğim husus sayfanın tasarımının ve içeriğin yerleşiminin kötü olması. Açıkçası karanlık tasarımları ben pek sevemiyorum. Sevmekten ziyade rahat okuyamıyorum çünkü gözlerimi alıyor. Bir de ücretsiz servislerden (blogcu, blogspot) açılan günlüklerin aşağı doğru çok fazla uzaması, sayfanın yanlarına gerekli gereksiz her şeyin doldurulması benim o sayfadaki yazıyı okumama neden oluyor. Bir satır bile okumadan çıkıyorum.

4. Eklemek istediklerimi sanırım yukarıda halletmişim. :)

Saygılar şelale.

Bir pas göndermem gerekiyor, düşünüyorum kime göndereyim diye, Yobiil‘e, İsa‘ya ve Erdem‘e pas atıyorum.

Etiketler : blog, blog dünyası, blogküre, erkan, gunluk, günlük dünyası, günlük yazarları, sanal gunluk, türk blog yazarları, zuzu

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 9 Aralık 2008, 11:12
 sevgili günlük
 bugün 0 kez, toplam 3,168 kez okundu
« e-vren günlüğü kasım ayı misafir kalemiyim
p.s. i love you (not: seni seviyorum) »

benzer yazılar

  • hayatıma yenilikler getiriyorum
  • hayatımın bakiyesi
  • şeytanın bacağını kıracağım
  • günlüğüm (blog'um) ve yeni görünümü
  • son günlerde neler yapıyorum

son yazılar

    • Çok Tanrılı Dine İnanıyorum
    • hayatı kolaylaştıran icatlar
    • Duyulmayan Anlam Çığlığı*
    • nerede kalmıştık ?
    • ANKARA BÜYÜK GAZZE MİTİNGİ




2 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Erkan Hirik
    9 Aralık 2008, 23:33

    Nihayet :) Kızılcık sopasını hazırlamaya başlamıştım :D

  2. İsa SARI
    3 Ocak 2009, 10:06

    Selamlar Kaan,

    Evet, bence de Türk günlüklerinde bir durgunluk var. Öyle ki, bu yazıyı bile yazılışının üstünden neredeyse bir ay sonra, sitemin “backlink”lerine bakarken tesadüfen buldum :) Hemen soruları yanıtlayayım.

    1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?

    Çok açık bir şekilde hem de. Türk günlük yazarları, bırakın günde bir yazı yazmayı, haftada bir yazı bile yazamıyorlar bazen (buna ben de dâhilim).

    2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?

    Hayat kargaşası, iş-güç, yorgunluk, yazılacakların tükenmesi vs. Ekonomik krizi de buna ekleyebiliriz :)

    3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?

    Özgün yazılar yazmalıyız. Eğer yazacağımız yazı bir yenilik getirmiyorsa bile, ele aldığı konunun daha önce değinilmemiş yönlerine temas etmelidir.

    4- Eklemek istedikleriniz.

    Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum :D

    5- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

    Bu bir soru olmadığı için cevap veremiyorum :)

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Bağlantılar
moliva, boşanma, boy uzatıcı, kilo aldırıcı, estetik , Kartuş Dolum Seti , kilo alma, boy uzatma, telefon dinleme, altın çilek, Acı Meksika Biber Kapsülü Resmi Satış Sitesidir.

© Kaan Fakılı