Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir
  • çiçekçi

türbandan başlayıp her şeye değinen adam (biraz ironik)

Türban, ibadet, inanç özgürlüğü gibi konularda yazmak istememe rağmen nedense oturup da adam gibi bir yazı yazamadım bugüne kadar. Sanırım bunda en büyük pay benim tümdenvarım ve tümdengelimi pek iyi kullanamamam olsa gerek. Bununla beraber ne zaman düşüncelerimi tam olarak toparlayıp bir yazı yazmayı plânlasam o arada o konu ile ilgili bir gelişme daha oluyor ve o gelişmeye de değinmemek insanı derinden üzüyor… İşte bugün de bunun gibi birçok tartışma üst üste gelince ben de bir derleme yazmaya karar verdim. Yazacağım derleme “deneme” havasında olacağı için pek konu bütünlüğü aramayı doğru bulmuyorum. Aklıma geldiği gibi “bilinç akışı” yöntemini kullanarak yazacağım sanırım…

Olaylara nereden başlamam gerektiğini bilemiyorum doğrusu. Neden bu konuda yazmakta ısrarcı olduğumu ise henüz anlamış değilim. Ama sanırım üniversite hayatım boyunca gözlerimin önünde insanların saçlarını açarak girmesi benim bu konudaki hassasiyetimin belirlenmesinde temel rol oynadı. AKP’nin türban konusunu gündeme getirmesi, MHP’nin türbana ilk önce destek vereceğini söylemesi ama daha sonra Yargıtay‘ın ve Danıştay‘ın “üstü açık” tehdidi ile çark ederek kamusal alanda değil de “hizmet alanı”nda başörtüsünün serbest bırakılması gerektiğini söylemesi, hattâ hattâ çark etmekte öteye giderek, pişkin pişkin “Tesettürlü komiser, hâkim olur mu? Hanım subaylarımız, ayrı bir üniforma giyebilir mi?” demesi, daha sonra CHP’li Sayın Baykal’ın aşure dağıtırken “Anlaşılıyor ki Türkiye Lâiklikten sıkıldı” demesi, İnsan Hakları İzleme Örgütü Başkanı Roth’un “Türban yasağı insan hakları ihlalidir.” demesi, bu arada İstanbul Bahçelievler semtinde bir okulda ibadet eden öğrencilerin şikayet edilmesi üzerine karışan olayların ardından 1977 yılında Millî Eğitim Bakanlığının yayınladığı bir genelde ile okullarda ibadetin serbest olduğunu söylemesi, bunun anayasaya aykırı olduğunu iddia edilmesi… mesi, mesi, mesi…

İşte koca bir paragrafta yaşanan tüm hadiseler bir ülke gündeminin neredeyse son 15 gününü işgal ediyor. Peki bir ilerleme kaydedildi mi? Hayır. Değişen ise daha fazla türban haberi, daha fazla toplumsal zıtlaşma, daha fazla toplumsal kargaşa ve daha fazla “rant”…

Bizim hani şu muasır medeniyetler seviyesi diye belirlediğimiz Batının seviyesi var ya, işte biz onlara ulaşmaya çalışırken onlar bizden kat kat hızlı gidiyorlar doğrusu… Biz tam onları yakalayacağız derken adamlar hamle üzerine hamle yapıp bizi dağ yanında bir karınca misali küçücük bırakıyor. Şöyle ki bugün adamlar aya çıkmış demeçlerini geride bırakalım, bugün adamlar Mars’ta canlı hayatın olduğuna dair kanıtlar buluyor, biz ise burada hâlâ türban meselesini tartışıyoruz.

Sanırım şöyle bir bağlantı kurmak gerekecek ironik bir bakış açısı ile. Adamlar uzayda canlı hayatın varlığını ya da yokluğunu tartışıyor, biz ise canlı hayat varsa ve bu canlı hayat içinde bayan cinsiyet varsa “orada da türban yasak mıdır?”, “türban takıyorlarsa gericidirler, modern değildirler!” gibi tartışmalar yapıyoruz… Ah sunî gündemler ülkesi Türkiye’m. Ne zaman oturup da gerçekten bilim tartışacağız. Ne zaman başkaları üzerine hak iddia etmeyi bırakıp kendimize çuvaldızı batıracağız bilmiyorum doğrusu. Tam uzayda hayat var mıdır, varsa türban yasak mıdır gibi ironi yaparken şu karikatürü de burada yayınlamadan geçemeyeceğim doğrusu…

müslüman uzaylı

İşte ben ironi diye buna derim…

Bir de şu “modern” denen ve bana pek itici gelen kelimenin üzerinde durmak istiyorum hazır bu kadar saçmalamışken. Nedir modern acaba? Tarifini hangi üst düzey yöneticiler yapacak merak ediyorum? Bana göre modern nedir, sana göre modern nedir? Bana göre modern herkesin saçlarını istediği kadar uzatması ve isterse küpe takması, isterse de hızma ya da gevurcasıyla piercing takmasıdır ya da sakalını uzatması ve okutturmasıdır. Peki sana göre modern nedir? Herkesin takım elbise giymesi, saçlarını subay tıraşından biraz uzun kestirerek sakallarını kestirmesi midir? Sence hangimizin modern tarifi daha çerçeve bir tariftir. Hangimiz daha kapsamlı ve herkese hitap eden bir modern kavramı tarif ediyoruz?

Ben kurtuluşu Batıda bulmayanlardanım. Kurtuluşu Doğuda bulmaya çalışanlardan da değilim. Ben asıl kurtuluşun bulunduğumuz yerde yattığına inananlardanım. Ama ne geçmişimiz olan Doğu’dan koparak ne de geleceğimiz olan Batı’dan koparak… Ben bir Tanpınar, bir Yahya Kemal’im ve bir Peyami Safa’yım doğu ile batıyı bünyemde sentezlemek isteyen. Ben her ikisinin doğrularını, gelişmişliklerini alıp kötülüklerini ve geri kalmışlıklarını kendilerine bırakmak isteyenim. Ben ne Batılıyım ne de Doğulu. Ben sadece Buralıyım. Hem de sonuna kadar Buralı. Hem Müslümanlığı sonuna kadar yaşayabilecek ve Mekke kadar kutsal sayılabilecek topraktayım hem de o klasik müziği ruhumda hissedebileceğim Batı’nın en doğudaki yerindeyim…

Zaten son günlerde yazılmış yazılara pek değinmek istemiyorum… Nahnu son bombaları iyi yakalamış; hani şu Takke Operasyonlarını (1 ve 2). İzlenim abi ise olaya biraz daha ironik ve batıdaki devletlerin gözünden yaklaşmış.

Ne diyelim, Allah hepimizin yolunu açık etsin. Özgürlük damarımızın tıkanıklığını biraz daha açsın. Ve kurtuluşu biraz daha nasip etsin bize. Biz biliyoruz ki şüphesiz, yegâne kurtuluş ondadır. Bizi yolunda sabit kılsın, daim eylesin.

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 24 Ocak 2008, 20:50
 mühim meseleler
 bugün 1 kez, toplam 4,074 kez okundu
« 50 tane karışık beyit
suskunlar – ihsan oktay anar »

benzer yazılar


son yazılar

    • sevmiyorum.
    • evden eve taşıma, nakliyat haberleri ve nakliyatçılar sektörü
    • türk gerçekten “türk” mü?
    • hakeme sözlük, gözüne gözlük
    • rüyalar da olmasa




diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Bağlantılar
burun estetiği, estetik, biber hapı, Lazer Epilasyon, telefon dinleme, Kız Oyunları, kuaför oyunları , Estetik, Epilasyon, lida, oyun, Varikosel, estetik, casus telefon, evden eve nakliyat, burun estetiği, Estetik, acı cehre, Fx15 ve Biber hapı zayıflama satış sitesi.

© Kaan Fakılı