<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>pulp fiction - ucuz roman yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/</link>
	<description>- pinhanî -</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 03:47:46 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
		<item>
		<title>Heartsmagic tarafından</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/#comment-1124</link>
		<dc:creator>Heartsmagic</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 01:29:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=381#comment-1124</guid>
		<description>Olur mu bilakis birden fazla karakter potayı aşmış durumda, baskın derken ben kendimi yanlış ifade etmişim :)

Film hataları hatadır elbette, bunlar değildir filmi güzel kılan. Fakat istersek her filmde hata görebiliyoruz, en azından senaryoda çatlaklar oluyor. 

Söylemek istediğim Tarantino'nun tadı bir başkadır :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Olur mu bilakis birden fazla karakter potayı aşmış durumda, baskın derken ben kendimi yanlış ifade etmişim <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Film hataları hatadır elbette, bunlar değildir filmi güzel kılan. Fakat istersek her filmde hata görebiliyoruz, en azından senaryoda çatlaklar oluyor. </p>
<p>Söylemek istediğim Tarantino&#8217;nun tadı bir başkadır <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kaan Fakılı tarafından</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/#comment-1120</link>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2008 15:23:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=381#comment-1120</guid>
		<description>Dediğiniz gibi ben de pek Tarantinoculuk yok o zaman. :) Ancak ben Kill Bill'i de izledim o film bana göre harika bir filmdi. Dediğiniz gibi ufak detaylar var. Mesela şu zenci olan adamın adı neydi tam hatırlamıyorum. :) Tanrı'nın ona bir şans verdiğini düşünüyordu sürekli. O bu şekilde işi bıraktı. Ancak Vincent yani John Travolta bu şansa inanmıyordu ve işi bırakmadı. Neticede de Bruce Wills tarafından öldürüldü. :) Bakın bunlar güzel mesajlar. 

Evet hiçbir karakter filmde baskın değil ancak bu filmi güzel kılmaz ki? Yani bana göre güzel kılmaz. Çünkü gerçek anlamda hiçbir karakter potayı aşmamıştır bana göre. 

Aslunda benim filme pek bir lafım yok da bu Tarantinoculara bozuğum ben. Tarantino'nun yaptığı film hatalarını ona başarı olarak addetmişler. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dediğiniz gibi ben de pek Tarantinoculuk yok o zaman. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Ancak ben Kill Bill&#8217;i de izledim o film bana göre harika bir filmdi. Dediğiniz gibi ufak detaylar var. Mesela şu zenci olan adamın adı neydi tam hatırlamıyorum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Tanrı&#8217;nın ona bir şans verdiğini düşünüyordu sürekli. O bu şekilde işi bıraktı. Ancak Vincent yani John Travolta bu şansa inanmıyordu ve işi bırakmadı. Neticede de Bruce Wills tarafından öldürüldü. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Bakın bunlar güzel mesajlar. </p>
<p>Evet hiçbir karakter filmde baskın değil ancak bu filmi güzel kılmaz ki? Yani bana göre güzel kılmaz. Çünkü gerçek anlamda hiçbir karakter potayı aşmamıştır bana göre. </p>
<p>Aslunda benim filme pek bir lafım yok da bu Tarantinoculara bozuğum ben. Tarantino&#8217;nun yaptığı film hatalarını ona başarı olarak addetmişler. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Heartsmagic tarafından</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/#comment-1084</link>
		<dc:creator>Heartsmagic</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2008 12:34:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=381#comment-1084</guid>
		<description>Öhöm, bir Tarantino (evet biliyorum son filmiyle bayağı telaşlandırdı herkesi) hayranı olarak Pulp Fiction özel bir yer etmiştir film listemde. Hemen söylemeliyim ki bir insan Tarantino'yu ya sever ya nefret eder, bunun ortasının olacağını sanmıyorum :) Tarzı biraz gariptir ve hiç anlam veremediğiniz olaylar silsilesi izliyorsunuz hissi verebilir. Pulp Fiction için de böyle sayılabilir fakat biraz gayretle aslında senaryonun parça parça ilerlemesine rağmen sonunda bir bütünü oluşturduğunu fark ederiz. 

Benim Pulp Fiction'da beğendiğim taraf, farklı kişilerin hikayelerinin aynı senaryo içinde bu kadar güzel yoğurulmasıdır. Zaten dikkatlice incelendiğinde hikayenin farklı parçalar halinde aktarıldığını görürüz. Hepsinin yaşama tarzı, hayata dair fikirleri, ne gibi küçük şeylerden zevk aldıkları, takıntıları, problemleri alttan alta ne de güzel anlatılmaktadır.

Tarantino'nun mührü olabilecek özellikler yine bu filmde görülebilir. Örneğin diyalogların özenle aktarılması, kullanılan müziklerin seçkinliği, hikayenin çarpıcı anlatım tarzı. Bu üç özelliği hemen hemen her Tarantino filminde görmemiz olasıdır. Örneğin bu filmin açılış ve kapanış müzikleri en sevdiğim iki film müziği arasında zirveleri zorlamaktadır. Biraz canım sıkkınsa hemen açar Pumpking Misirlov dinlerim. Filmin kapanış müziği olan Surf Rider ise çok nadide bir parçadır. 

Filmin finalinin neden bu kadar çarpıcı olmadığı aslında konuşulabilecek ayrı bir konudur. Fakat dikkatlice takip edildiğinde filmdeki karakterlerle uyumlu bir final olmuştur. Hoş finalde Vincent Vega'yı görmemize rağmen sonunu ne olduğunu biliyoruz. Fakat Jules Winnfield'in sonu bizim hayal gücümüze kalıyor. Az çok diğer karakterler içinde bunu söylemek mümkün. Ayrıca o son sahne ise unutulmayanlar arasındadır benim için: İki aykırı karakterin kafeden aheste aheste süzülüp, şortlarını sıyırıp araya silahlarını sıkıştırırken fırlattıkları bakışları görmeye değer. 

Aykırı karakter derken dikkatli izlendiğinde aslında Tarantino filmlerindeki hemen her karakterin aykırı ve izlenmeye değer olduğu görülebilir. Bir film içerisinde bu kadar fazla karaktere, bu kadar etkiletici hikayeler yazmak ve bunu çok özenli bir şekilde hayata geçirmek (daha doğrusu film karelerine) ancak Tarantino'ya özgüdür. Başka yönetmenlerin filmlerinde belki esas kahramanlar hatırlanabilir ancak Tarantino filmlerinde neredeyse tüm kahramanlar büyük bir zevkle hatırlanır ve konuşulur. Şimdi Pulp Fiction'ı tekrar düşünün ve hangi karakterin daha baskın ve ilgi çekici olduğuna karar vermeye çalışın. Zor olmuyor mu? Örneğin çok az görünmesine rağmen Wolf karakterindeki (ikiliyi beladan kurtarmaya gelen) Harvey Keitel'in ne denli etkileyici olduğunu es geçebilir miyiz? 

Evet oyuncular cidden çok kaliteli. Hepsi neredeyse performanslarının uçlarında dolaşmış fakat bunu sağlayan, onlara zemini hazırlayan Tarantino'dur.

Velhasılı kelam Pulp Fiction biraz daha dikkatli incelendiğinde bu beğeniyi kazanmaya hakkı olan bir filmdir :)

İzlerim diyenlere Reservoir Dogs tavsiye edilir :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öhöm, bir Tarantino (evet biliyorum son filmiyle bayağı telaşlandırdı herkesi) hayranı olarak Pulp Fiction özel bir yer etmiştir film listemde. Hemen söylemeliyim ki bir insan Tarantino&#8217;yu ya sever ya nefret eder, bunun ortasının olacağını sanmıyorum <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Tarzı biraz gariptir ve hiç anlam veremediğiniz olaylar silsilesi izliyorsunuz hissi verebilir. Pulp Fiction için de böyle sayılabilir fakat biraz gayretle aslında senaryonun parça parça ilerlemesine rağmen sonunda bir bütünü oluşturduğunu fark ederiz. </p>
<p>Benim Pulp Fiction&#8217;da beğendiğim taraf, farklı kişilerin hikayelerinin aynı senaryo içinde bu kadar güzel yoğurulmasıdır. Zaten dikkatlice incelendiğinde hikayenin farklı parçalar halinde aktarıldığını görürüz. Hepsinin yaşama tarzı, hayata dair fikirleri, ne gibi küçük şeylerden zevk aldıkları, takıntıları, problemleri alttan alta ne de güzel anlatılmaktadır.</p>
<p>Tarantino&#8217;nun mührü olabilecek özellikler yine bu filmde görülebilir. Örneğin diyalogların özenle aktarılması, kullanılan müziklerin seçkinliği, hikayenin çarpıcı anlatım tarzı. Bu üç özelliği hemen hemen her Tarantino filminde görmemiz olasıdır. Örneğin bu filmin açılış ve kapanış müzikleri en sevdiğim iki film müziği arasında zirveleri zorlamaktadır. Biraz canım sıkkınsa hemen açar Pumpking Misirlov dinlerim. Filmin kapanış müziği olan Surf Rider ise çok nadide bir parçadır. </p>
<p>Filmin finalinin neden bu kadar çarpıcı olmadığı aslında konuşulabilecek ayrı bir konudur. Fakat dikkatlice takip edildiğinde filmdeki karakterlerle uyumlu bir final olmuştur. Hoş finalde Vincent Vega&#8217;yı görmemize rağmen sonunu ne olduğunu biliyoruz. Fakat Jules Winnfield&#8217;in sonu bizim hayal gücümüze kalıyor. Az çok diğer karakterler içinde bunu söylemek mümkün. Ayrıca o son sahne ise unutulmayanlar arasındadır benim için: İki aykırı karakterin kafeden aheste aheste süzülüp, şortlarını sıyırıp araya silahlarını sıkıştırırken fırlattıkları bakışları görmeye değer. </p>
<p>Aykırı karakter derken dikkatli izlendiğinde aslında Tarantino filmlerindeki hemen her karakterin aykırı ve izlenmeye değer olduğu görülebilir. Bir film içerisinde bu kadar fazla karaktere, bu kadar etkiletici hikayeler yazmak ve bunu çok özenli bir şekilde hayata geçirmek (daha doğrusu film karelerine) ancak Tarantino&#8217;ya özgüdür. Başka yönetmenlerin filmlerinde belki esas kahramanlar hatırlanabilir ancak Tarantino filmlerinde neredeyse tüm kahramanlar büyük bir zevkle hatırlanır ve konuşulur. Şimdi Pulp Fiction&#8217;ı tekrar düşünün ve hangi karakterin daha baskın ve ilgi çekici olduğuna karar vermeye çalışın. Zor olmuyor mu? Örneğin çok az görünmesine rağmen Wolf karakterindeki (ikiliyi beladan kurtarmaya gelen) Harvey Keitel&#8217;in ne denli etkileyici olduğunu es geçebilir miyiz? </p>
<p>Evet oyuncular cidden çok kaliteli. Hepsi neredeyse performanslarının uçlarında dolaşmış fakat bunu sağlayan, onlara zemini hazırlayan Tarantino&#8217;dur.</p>
<p>Velhasılı kelam Pulp Fiction biraz daha dikkatli incelendiğinde bu beğeniyi kazanmaya hakkı olan bir filmdir <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İzlerim diyenlere Reservoir Dogs tavsiye edilir <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Schindler&#8217;s List - Schindler&#8217;in Listesi &#187; Kaan Fakılı&#8217;nın Güncesi tarafından</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/pulp-fiction-ucuz-roman/#comment-1033</link>
		<dc:creator>Schindler&#8217;s List - Schindler&#8217;in Listesi &#187; Kaan Fakılı&#8217;nın Güncesi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 02:43:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=381#comment-1033</guid>
		<description>[...] günlerde kendimi sinemaya adadığımı ve her güne bir film izleme projemi daha önce de söylemiştim. Balıkçının ağından bugün adını söylemekte ve yazmakta epey zorlandığım  [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] günlerde kendimi sinemaya adadığımı ve her güne bir film izleme projemi daha önce de söylemiştim. Balıkçının ağından bugün adını söylemekte ve yazmakta epey zorlandığım  [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
