anadilim.org’u satıyorum
Nisan 8th, 2008 • sevgili günlük • 4 yorum yazılmış
Evet arkadaşlar, yaklaşık 2 yıl önce büyük heveslerle yaptığım sitemi satışa çıkartıyorum. Benim için büyük bir emeğin karşılığı olan bu siteyi satmak hiç de kolay olmayacak.
İlk önce siteyi satış nedenimi açıklamak istiyorum. Normalde böyle bir açıklama yapmayı gerekli görmezdim ancak işin ucunda anadilim.org gibi herkesin gönüllü olarak destek verdiği bir site olunca açıklama yapmam gerektiğini düşündüm. Siteyi satışa çıkarmamda 2 neden vardır. İlk neden okulumdan dolayı artık yazı girmeye pek vaktimin olmaması. Diğer neden ise yüksek lisans öğrenimim ve dil bilim araştırmalarım için gerekli parayı temin etmek istememdir. Buradan aldığm para ile kitaplarımı alacağım ve araştırmalarımı rahatlıkla yapacağım. Bu nedenle benim içim rahat. Yine Türkçe için bir şeyler yapmış oluyorum.
Sitenin çok fazla destekçisinin (manevî anlamda) olduğunu hepiniz az çok tahmin edersiniz. Birçoğunuz siteyi zaten daha önce duymuştur. Google‘da arama yaparak site hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz.
İlgilenen arkadaşlar bana iletişim sayfasından ulaşabilirler ya da buraya yorum yazabilirler.
Almaya talipli olan arkadaş isterse yazılımda bir iki ekleme çıkarma da yapabilirim. İletilerinizi bekliyorum arkadaşlar …
yedi numara
Nisan 5th, 2008 • sevgili günlük, sinema • 5 yorum yazılmış
Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden ve farklı yaşam tarzlarından kopup, İstanbul’a üniversite okumaya gelen 6 gencin öyküsü bu. Yok yok, sadece 6 gencin öyküsü mü? Bu 6 genci kendi evlatları gibi bağrına basan, onlara bir ana şevkati ile yaklaşan bir kadının ve onun kocasının da öyküsü değil mi? Ya beş çocuk annesi, erkekler tarafından sürekli kandırılan, hor görülen bir dul kadının öyküsü değil mi? Bu öykü, bu dizi içerisinde ufak bir karede gözükecek kadar o diziye ait olanların öyküsü…
Yıllar önce girdiler yaşamımıza bu 6 üniversiteli genç. Birbirlerinden habersiz İstanbul‘a geldiler üniversite okumaya. Kimisi çevre mühendisliği okumak için, kimisi jeodezi ve fototogrometri(?
) okumak için geldi İstanbul’a, kimisi de matematik okumak için… Her biri bir yappozun ayrı parçalarıydı. 7 numara çatısına geldiler yappoz tamamlandı. Ve bize de bir araya gelmesi imkânsız bu yappoz parçalarının nasıl bir araya geldiğini gösterdiler. Hüzün içinde mutluluğu yaşattılar bize. Mutluluk içinde de hüznü. Zıtlıkları bize sevgi ile gösterdiler. Zıtlıkların nasıl bir arada yaşanacağını…
Yıllar oldu bu dizi biteli. Ben lise 1′deyken izlerdim her hafta pazartesi akşamları. Şimdi üniversite bitti, hâlen bilgisayarımdan açıp açıp izliyorum bu diziyi. Neydi bu dizide bizi çeken acaba? Neydi izlediğimizde sürekli tebesüm ettiren bizi… Sanırım en önemli ayrıntısı, doğallığıydı. Yaşanılabilirliğiydi. Hattâ hepimiz bir parçasını, belki de tamamını yaşıyorduk orada yaşanılanların. Neyse, o zamandan bu zamana değişen tek şey benim hayatımdı. 7 Numara’ya ait hiçbir şey değişmedi bende. O dizi hep benim en sevdiğim dizimdi. Hep de öyle kalacak. Biraz diziden bahsetmek istiyorum size… devamını okuyayım »
2008 kaşgarlı mahmud yılı
Nisan 5th, 2008 • sevgili günlük • 8 yorum yazılmış
Bildiğiniz gibi geçtiğimiz sene (2007) UNESCO tarafından doğumunun 800. yılı nedeniyle Mevlânâ yılı ilân edilmişti ve çeşitli etkinlikler düzenlenmişti. Elbette Batı dünyası ile bizim Mevlânâ‘ya bakışımız bir paralellik göstermez. Onlar biraz dünyevî bakarlar bu duruma. Ancak bu durum böyle olsa da Mevlânâ’ya dünyanın dikkatini çekmek adına güzel bir çalışma diye düşünüyorum. Yine bu sene de Avrasya Yazarlar Birliği tarafından doğumunun 1000. yılı olması sebebiyle Kaşgarlı Mahmud Yılı ilan edildi. Dün derste hocam Doç. Dr. Bilgehan Atsız Gökdağ, UNESCO tarafından da bu yılın Kaşgarlı Mahmud Yılı ilan edildiğini söyledi ama ben henüz böyle bir bilgiye rastlamadım. Rastlayan arkadaş varsa, bağlantısını bizimle paylaşırsa sevinirim.
Bu yılın (Avrasya Yazarlar Birliği tarafından) Kaşgarlı Mahmud yılı ilân edilmesinden dolayı ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Biz de kendi adımıza Kaşgarlı Mahmud’u biraz olsun sizlere tanıtırsak sanırım üstümüze düşen vazifeyi tamamlamış olacağız ve hafifleyeceğiz. Siz de yazıyı sabırla sonuna kadar okursanız Kaşgarlı Mahmud’un Karahanlı hanedanına mensup biri olmaktan çok bir bilgin bir kültür adamı olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız. Zaten sıkılmamanız için detaylı vermek istemiyorum. devamını okuyayım »
bloğumuz hakkında birkaç açıklama
Nisan 2nd, 2008 • sevgili günlük • 5 yorum yazılmış
Başlık seçme özürlü olduğumu bu başlıktan da anlayabilirsiniz. Hislerimi ve yazımın ana metnini yansıtamıyorum bir türlü başlıkta. Anlatmak istediğim ile zıt bir yolda ilerliyor adeta. Neyse, başlıktan olumsuz şeyler anlasanız da bloğumun son günlerde güzel şeyler yaşadığını belirteyim ve başta tema değişikliği olmak üzere açıklamak istediğim şeyleri açıklayayım.
- Efendim ilk önce neden temanı değiştirdin, eski temen güzeldi gibi soruların monitörler ardından bana sorulduğunu hissediyorum. Aslında eski temamı seviyordum. Bir blog yazarının isteyip de kolay kolay bulamayacağı bir temaydı. Ancak bazen duruluyor. Durulduğu zaman da değişiklik yaparak tekrar dinamikleşmek istiyor. Benimki de biraz öyle oldu. Duruldum, temamı değiştirdim ve yeniden bir yazma isteği geldi bana. Temamı değiştirmemin ikinci nedeni ise, “kısa kısa” bölümünü açmak istememdi. Kısa kısa bölümünü, anasayfada yayınlayıp, yer işgal ettirecek kadar mühim olmayan ancak ufak da olsa değinmek istediğim bir haberi, gelişmeyi vs. yayınlamak istediğim bir bölüm. Sempozyum duyuruları, haberler, dil bilim dünyasından gelişmeler gibi ufak yazılar bu bölümde olacak bundan sonra. İşte eski temamda bunu yapmak biraz zor olduğu için bu temaya geçtim. devamını okuyayım »
yare açık yare yare açmaya yare ne hacet
Mart 31st, 2008 • garnitür • yorum yazayım
Yare açık yare yare açmaya yare ne hacet
Feryadım duyulur aşikare dile dökmeye ne hacet
Güllerim döndü hare hare küsmeye ne hacet
Dil avare dudak bi çare parelenmeye ne hacet




son yorumlar