Aslında Türk Dil Kurumu‘nu eleştirmeyi pek sevmiyorum. Bugün kurumu kimlerin hangi maksatla eleştirdiği malûm. Fakat ben kurumumuzu bir eksikliğinden dolayı eleştirmek istiyorum. Bundan birkaç ay önce Türkçe Tartışma Topluluğu adı altında bugün bizim forum dediğimiz bir sistem kuruldu. Bu bölümde Türkçe ile ilgili güncel tartışmalar yapılmakta. Fakat ne hikmettir ki 5-6 defa üye olmama rağmen bir etkinleştirme postası gelmedi… Hiçbir uyarı yazısı da yok. Acaba diyorum üye olmak için en az doktoro yapmak mı gerekiyor. Bunu belirten bir ibare de yok… Bilgi edinme kanunu yolu ile e-posta da attım ancak nafile…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
Merhaba okuyucu, uzun zamandır yazamamanın ezikliğini inanın üzerimde hissediyorum. Bununla birlikte bu satırları da yazarken gözlerimden uyku akıyor… Fakat uzun süredir yazı yazamamanın verdiği üzüntü ve hırs ile tuşlara basıyorum.
Bu yazıda değinmek istediğim şey “müzik dinleme kültürü”müz. Toplu taşıma araçlarında maalesef bu kültürümüz en aza iniyor. Hattâ kültürden yoksunuz diyebiliriz. Kulaklığı kulağımıza taktığımız andan itibaren dünya ile irtibatımız kesiliyor. Acaba müziğin sesi çok açık mı, yanımdakini rahatsız ediyor muyum?… gibi birçok eski zaman kalıntısı cümleler ise tozlu raflarında duruyor maalesef.
Evet maalesef toplu taşıma araçlarında, kütüphanelerde, sessiz olunması gereken muhtelif yerlerde neden müziği son ses açıp “kulaklık” sözcüğüne zıt bir eda ile müzik dinleriz ki ? Lütfen bir düşünün diyorum…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
Ana başta tâç imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlat pîr olsa da
Anaya muhtaç imiş
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »