12 mayıs ve ben
Mayıs 12th, 2007 • sevgili günlük • yorum yazayım
Tarihin pek de önemi yok aslında. Sadece yazıya nasıl bir başlık koyayım diye düşünmek istemedim ve böyle yaptım. Uzun süredir günceme yazı yazamıyorum. Vakit sorunundan ziyade elim değmiyor diyelim. Düşünmeye çok zaman ayırıyorum bu sıralar. Hayatımdaki her şeyi düşünüyorum. Karşılaştığım problemleri, sevinçlerimi, üzüntülerimi… Her şeyimi düşünüyorum. Düşünüyorum ve yorumlamaya çalışıyorum. devamını okuyayım »
ezan ile namaz arası ömür
Mayıs 1st, 2007 • garnitür • yorum yazayım

Nehir kenarında yaşlı bir adam dalgın dalgın hızla akan suya bakıyordu. Genç adam yaklaşıp:”Amca, çok dalmışsın, neye bakıyorsun öyle?” diye sorunca ihtiyar adam içini çekerek:”Akan ömrüme evladım, akan ömrüme bakıyorum.” der.
devamını okuyayım »
aşk mıdır ki?
Mart 20th, 2007 • klasik türk edebiyatı • 1 yorum yazılmış
Aşk mıdır ki can-ı dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içinde gelip de ca eyleyen
Aşk mıdır ki boynuma takıp bela zincirini
Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen…
Aşk mıdır ki bivefa güller elinden geceler
İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen
Aşk mıdır ki bir keman ebru nigarın yadına
Ok gibi kaddimi büküp benim de ya eyleyen…
Aşk mıdır ki fenni derdi okutup aşıklara
Fasl-ı babı sinemin levhinde inşa eyleyen
Aşk mıdır ki bu Muhibbi sinesine dağ vurup
Ahir anın gözleri yaşını derya eyleyen…
Muhibbî ( Kanuni Sultan Süleyman )
Bu güzel şiirin Ali Oktay tarafından yorumunu dinlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın (mp3 formatında müziktir. 3,5 mb civarındadır.).
mevlânâ ve farsça
Mart 4th, 2007 • tasavvuf, türkçe • yorum yazayım
Ülkemizde yapılan konuşmalarda zaman zaman bazı konular, kanımca yanlış anlamalar ve hisler doğuracak şekilde dile getirilmekte veya dinleyiciler tarafından böyle algılanmaktadır. Konu özellikle Türkiye’de bıraktığı olumsuz etkiler açısından önemlidir. Önceki günlerde Mevlânâ’yı anmak için düzenlenen bir panelin ardından 18 Ocak 2007 günü, ‘‘Şimdi İngilizce, Geçmişte Farsça ve Arapça’’ başlığıyla yapılan bir haber bunun ilginç bir örneğidir. Haberdeki alıntıda, Mevlânâ’nın eserlerinin Farsça olduğu, o dönemde de Türkçe’nin bir kenara itildiği belirtilmekteydi. Haberin ve alıntının vardığı nokta başlıkla birlikte okunmalıdır: “Şimdi İngilizce, geçmişte Farsça ve Arapça. Sakın ecdadınıza kızmayın.”Bu ve benzeri ifadeler sonucunda Türkçe konuşanların zihninde şu algılamalar oluşabilmektedir:
bazı kelime ve eklerin yazılışı
Ocak 19th, 2007 • türkçe • yorum yazayım
Bağlaç Olan da, de’nin Yazılışı
Bağlaç olan da, de ayrı yazılır. Kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar: Kızı da geldi gelini de. Durumu oğluna da bildirdi. Sen de mi kardeşim? Güç de olsa. Konuşur da konuşur.
UYARI : Ayrı yazılan da, de hiçbir zaman ta, te biçiminde yazılmaz.
devamını okuyayım »



son yorumlar