Efendim bugün Haber 7 ‘nin internet sitesini okurken bir yazı ile karşılaştım. Biraz toplama bir yazı olmuş ama fikirler güzel ifade edilmiş. Haber 7‘yi de bu yüzden seviyorum zaten.
Yazıya göre Akşam gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut: “Türkiye’de ‘ahlâk’ kavramını kızların örtünmesiyle bağlantılı gören ve örtünmeyen kızları ‘ahlâksız’ gibi göstermeye çalışan bir zihniyetin var olduğu gerçek.” gibi bir şeyler söylemiş sanırım. Aslında Akşam gazetesinin sitesine baktığımda böyle bir şey yoktu ama ben söylediğini düşünerek birkaç bir şey söyleme gereği duydum doğrusu.
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Yazdığımız Türkçe anlatımları beğenmiş olacaklar ki bizden bazı konularda istekte bulunan okuyucularımız oluyor.
Esra hanım -ki eki ve ki bağlacı ile ilgili yazımızda bizden “ama” bağlacını anlatmamızı istemiş. Bize düşen de onları kırmamaktır. İşte bu yazımızda da karşıtlık bağlaçlarından olan “ama” bağlacını işleyeceğiz.
“ama” bağlacı yukarıda da belirttiğimiz gibi karşıtlık bildiren bağlaçlarımızdandır. Yani “lâkin, fakat, ancak, yalnız, ne var ki, ne yazık ki” bağlaçları ile hemen hemen aynı özelliktedir.
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Semazenler hep ilgimi çekmiştir. Yaptıkları her hareketin bir anlamı vardır. Oturdukları yerleri öpmeleri, bir ellerini havaya diğerini yere doğru tutmaları vs. Bir el yukarı doğrudur, Allah’an alındığını belli etmek için; diğer el aşağı doğrudur, Allah’tan alınanın insanlara verildiğini simgeler. Semazenleri en güzel remzeden çiçek lale’dir. Lale birliği, tevhidi remzeder. Tekliği remzeder. İşte birbirinden güzel semazen fotoğrafları ve lale:
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
Yazının başlığından da anlaşılacağı gibi şu türban(başörtü) meselesi ile ilgili kendimce birkaç söz söylemek istiyorum. İlk olarak başlıkta hem başörtü hem de türban kelimesini bir arada almam bu ikisinin farklı şeyler olmadığını vurgulamak istememden kaynaklanıyor. Bugün sadece bu iki kelime ile değil de sıkmabaş, çarşaf gibi farklı isimlerin de telaffuz edilmesi ile bir kavram kargaşası yaşıyoruz ve maalesef bu sadece inanan insanların aleyhine oluyor.
İlk önce türbanın (şu satırdan sonra başörtünün ya da türbanın benim için farkı olmadığını sadece ikisini birden yazmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm için türban dediğim zaman her ikisini kastedeceğimi anlarsınız umarım) siyasal bir simge olup olmadığına bakalım…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Dağıstan ve Kumuk Türkleri adı altında yayın yapan ağ sayfası Kumuk Türkleri ile ilgili bilinen ilk ağ sayfasıdır. Sayfayı Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Pekacar hazırlamıştır.
Kumuk Türkleri, bugün büyük çoğunluğu (1992 tahminine göre 250000 kişi) Rusya Federasyonuna bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyetinde, geriye kalan kısmı (yaklaşık 50000 kişi) Çeçen ve Osetya Özerk Cumhuriyetlerinde yaşayan, Azerbaycan Türklerinden sonra Kafkaslardaki en kalabalık Türk kavmidir. Kumuk Türkçesi Türkçenin Kuzey-Batı(Kıpçak) grubuna dahildir. Coğrafî konuşları nedeniyle Güney grubundaki Azerbaycan Türkçesi ile benzer yakınlıklar göstermektedir( şuradan bakınız).
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »