Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
May
02

üç mayıs türkçüler günü

Kategori: mühim meseleler | 3 ahkâm kesilmiş

TürkçülükAnlamı kişiden kişiye değişen kelimelerden bir tanesi de “Türkçülük” kelimesidir. Acaba biz Ziya Gökalp‘in “Türkçülüğün Esasları”(e-kitap) kitabında da tarif ettiği bir Türkçülüğü mü esas almalıyız yoksa bugünkü Türkçülerin Türkçülüğünü mü esas almalıyız bilemiyorum. Ancak bildiğim tek şey Türklüğüm ile iftihar etmemdir.

Türkçülük kavramına kendi yüklediğim anlam, Türk ırkını seven, onun ilerlemesi için çabalayan kişilere verilen bir isimdir. Bir ırkı bir ırktan üstün görmek benim dinî anlayışıma aykırı olacağı gibi ilmen de saçma gelir diyebilirim.

Nedir bu Türkçüler günü?

Türkçülerin “ata” olarak niteledikleri Nihal Atsız’a dayanır bu günün temeli. Hüseyin Nihal Atsız, büyük Türkçülerimizdendir. Kendisi Türkçülüğün önderi sayılabilir. Ancak hiçbir zaman unutmamak gerekir ki Atsız, bir Osmanlı araştırmacısıdır. Osmanlı’yı reddetmemiştir. Dini reddetmemiştir. Türkçülük dinsizlik demek değildir.

Konuyu pek dağıtmak istemiyorum. Onun için 3 Mayıs Türkçüler Gününün oluşumu hakkında bir şeyler yazmak istiyorum.

Tamamını oku | 3 ahkâm kesilmiş »

Nis
30

sosyal güvenlik reformu

Kategori: kısa kısa | 1 ahkâm kesilmiş

Son birkaç aydır herkesin dilinde bu sosyal güvenlik reformu meselesi. Kimse tam olarak ne olduğunu henüz bilmiyor. Sanırım bize batan birçok diken gibi bu diken de zamanla acısını hissettirecek. Daha 2 gün evvel mezarda emeklilik için son gün diye bağırıyorlardı gazeteler. Son günmüş, sigorta girişi yaptırmak için. Yaptırmayanlar 65 yaşında emekli olacakmış falan. Neyse, asıl konu bu değil aslında. :) Bizim Samet’ten sosyal güvenlik reformu ile ilgili bir yazı yazmasını istemiştim. O da beni kırmamış yazmış. Sağ olsun herkesin anlayabilmesi için basite indirgemiş. Buyurun buradan…

Tamamını oku | 1 ahkâm kesilmiş »

Nis
29

ilber ortaylı’dan tarih dersleri

Kategori: kısa kısa | ahkâm kesilmemiş

Türkiye’de tarihçiliğin ikiye ayrıldığını düşünüyorum. Birisi yazılan tarihi savunan tarihçiler, diğeri ise doğru ve yanlışı ile birlikte gerçek tarihi savunanlar. İşte İlber Ortaylı da bu gerçek tarihi savunanlardan bir tanesi. Sözlerini dobra dobra söylemesi ile tanınan Ortaylı özellikle Osmanlı dönemi üzerinde ihtisas sahibidir. Kendisi bundan böyle NTV‘de her çarşamba akşamı tarih dersi verecekmiş. İlk haftanın konusu da “modernleşme” imiş. Ben kaçırmamaya çalışacağım. Sizlere de tavsiye ederim.

Tamamını oku | ahkâm kesilmemiş »

Nis
29

fark edemediğim(iz) türkülerimiz

Kategori: garnitür, sevgili günlük | 2 ahkâm kesilmiş

Yıllardır üzerinde yaşadığımız cennet vatanımızın jeolojik önemini papağan gibi tekrarlar dururuz. İki kıta arasında köprü olduğunu falan filan işte. Ancak bu vatanın kültürel güzelliklerini nedense sadece işimize geldiğimiz zaman, reklâm malzemesi yapmak istediğimiz zaman fark ederiz. Oysa tam bir kültür deryası üzerinde oturduğumuzu, bu kültür deryasından faydalanmamız gerektiğini düşünüyorum. İnsan ruhuna dinginlik veren, insan ruhunu coşturan vs. her duygunun bir karşılığı var bizim dünyamızda.

Türkülerden bahsetmek istiyorum aslında. O kültürümüzün özünü yansıtan türküler. Türkülerin diğer müzik türlerinden ayrılan bir yönü var: Yaşanmış olmaları. O ezgilerini, sözlerini, her notasını bir yaşanmışlıktan almışlar. Her yöremizin, her türden insanın yaşadığı her hissi yansıtan türkülerimiz. İşte biz bu türkülerimizin farkında değiliz aslında. Popüler bir kültürün peşinde sürüklenip duruyoruz. Oysa öyle güzel türkülerimiz var ki…

Bilinmeyen türkülerimizi bizlere hatırlatma açısından televizyon dizilerinin yerini yadırgayamayız. Günümüz dizilerinden birçoğu batı özentisi diziler olsa da içlerinden birkaç diziyi istisna tutarak bu tezimi doğrulamak istiyorum. Bundan bir iki sene evvel Kurtlar…

Tamamını oku | 2 ahkâm kesilmiş »

Nis
26

klâsik türk edebiyatında “şarap”

Kategori: klasik türk edebiyatı | 4 ahkâm kesilmiş

Üzüm ve ŞarapEdebiyat bölümü öğrencilerinin derinlerine girdikçe farklı zevklere aşina olduğu bir alandır Klâsik Türk edebiyatı. Görünürde süslü ve anlamsız kelimelerden oluşan ve şarap gibi, kadın sevgisi gibi bir sürü saçma sapan konuları işleyen bir edebiyattır. Tabiî bu günümüz edebiyat anlayışının Klâsik Türk edebiyatına bakışını özetler. Ancak derinlerinde bir ömrün serencamını anlatan bu edebiyatımızdan ancak bilen kişilerin zevk alacağını söylemek istiyorum. O anlamını bilmediğimiz kelimelerin arkasından birazcık koşabilsek bizi ne diyarlara götürdüğüne hepimiz rahatlıkla şahit olabiliriz.

Klâsik Türk edebiyatı, imgelerin yani mazmunların edebiyatıdır. Sembollerle halleri tasvir etmenin edebiyatıdır. İşte “şarap” da bu sembollerden bir tanesidir. Günümüz insanının Klâsik Türk edebiyatındaki şarabı bugünkü şarap ile aynı zannetmeleri tamamen bu mazmunun anlamını bilmedikleri içindir. İşte Prof. Dr. Ahmet Kartal hocamızın Eski Türk Edebiyatı dersine ait ders notlarından aklımda kalanları sizlere aktarmak istiyorum.

Anadoluda benimsenen klasik tarz şiirin temelinde Horasan erenlerinin bir dünya görüşü ve hayat felsefesi olarak benimsedikleri melâmet, yani kendini insanlara hor gösterip kınandırma fikri yatar. Buna göre…

Tamamını oku | 4 ahkâm kesilmiş »

« ilk...«12131415161718192021»...son sayfa »

yazılarımı rss ile takip edebilirsiniz
rss nedir?

kategoriler

  • bilişim
  • denemeler
  • dil bilim
  • garnitür
  • kısa kısa
  • kitap
  • klasik türk edebiyatı
  • mühim meseleler
  • sevgili günlük
  • şiir
  • sinema
  • tasavvuf
  • türkçe

son yazılar

  • mutluluk bir varış değil yolculuktur
  • ALES 2008 kasım dönemi soru ve yanıtları
  • bir kere sevdaya tutulmaya gör
  • ben ve tiyatro, bir de köşebaşı oyunu
  • bir haftam, öğretmenliğim ve öğrencilerim
  • günlüğüm (blog’um) ve yeni görünümü
  • eternal sunshine of the spotless mind (sil baştan)
  • pek gömlek giymem
  • türksat 3a frenkansları
  • son günlerde neler yapıyorum
  • son yorumlar

    • "-de/-da" eki ve "de/da" bağlacının yazımı  (4)
      a.kaan sarıtaş, cemre, yakuq, HEPSİ 1
    • yansıma sözcükler  (2)
      irem naz kuzum, ayça ay
    • ALES 2008 kasım dönemi soru ve yanıtları  (21)
      nihan güven, ahmet zahit, tarık gülgör, nilgun çağlı, şebnem, bugraerdem [...]
    • mutluluk bir varış değil yolculuktur  (2)
      Onur ÖZÇELİK, Suskun
    • ziyaretçi defteri  (60)
      z@h!d£, merveyazıcı, özlem yağız, Kaan Fakılı, fatih, damla [...]
    • bir haftam, öğretmenliğim ve öğrencilerim  (16)
      X-öğrenci, yasemin, Melih ABLAK, Kaan Fakılı, yasemin, Kaan Fakılı [...]
  • son yazılar

    • mutluluk bir varış değil yolculuktur
    • ALES 2008 kasım dönemi soru ve yanıtları
    • bir kere sevdaya tutulmaya gör
    • ben ve tiyatro, bir de köşebaşı oyunu
    • bir haftam, öğretmenliğim ve öğrencilerim
    • günlüğüm (blog’um) ve yeni görünümü
    • eternal sunshine of the spotless mind (sil baştan)
    • pek gömlek giymem
    • türksat 3a frenkansları
    • son günlerde neler yapıyorum
  • dost siteler

    • Estetik
    • Gömlek
    • estetik
    • webmaster forumu
    • metin2
    • oyun hileleri
    • plastik cerrahi
    • müzik indir
    • Firmalar
    • Film İzle
    • Dantel
    • adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması
  • anlık takip

    • okuduklarım

       vaveyla
      Siyasî konular başta olmak üzere, birçok alanda yazdığı yazılar ile bizleri aydınlatan ve zaman zaman da kitaplardan alıntılar yapan Suskun, oldukça yardımsever, paylaşımcı ve kültürlü birisidir.

    © Kaan Fakılı