Efendim malûmunuz bir süredir formasyon telaşesi hepimizi aldı, yürüdü. Fen – edebiyat mezunlarının sıkıntısı haline gelen bu formasyon (tezsiz yüksek lisans) mevzuu, benim de peşimi bırakmayan lanetlenmiş bir şey haline geldi.
Hangi okullar açar, hangileri kapar, hangilerinde mülâkat var, hangilerinin ücreti ne kadar gibi gözleme hamuru gibi soruların ardı arkası kesilmiyor. Üzerine gittikçe genişliyor mübarek.
Neyse efendim ben de bir tek “Ankara Üniversitesi Tezsiz Yüksek Lisans” ilanına tamah ettim ve gittim bir güzel başvurumu yaptım. Benim tek sıkıntım acaba mülakatta ne soracaklar konusuydu. Mezun olalı iki sene olmuş, tamam birçok şeyi okulda anlattım, üzerinde kitaplar okudum. Ancak yine de bilmediğim o kadar çok şey vardı ki… Ne yapsam bilemiyordum. Hattâ mülakat günü (yani bugün)kazara uyuya kalmayı bile düşündüm.
Şöyle bilgilerimi iyice bir gözden geçirdikten sonra bastım gittim eğitim fakültesine. Bekledim mülakat sıramın gelmesini. Ben beş altı hocanın önünde olur diye tereddüt ediyordum. Ancak her bir branş için birkaç farklı oda ayarlamışlar, her odaya da iki tane hoca koymuşlar. Böylece zaman açısından fazla sıkıntımız olmadı.
Mülakata girdiğimde şöyle biraz heyecanımı attım sayılır. Ama hoca önüme başvuru formumu koyunca ve yaptığım hataların, anlatım bozuklukların altını çizince epey kendimden utandım. O kadar bariz iki tane hata yapmışım ki…
“Lisansüstü eğitiminize bşvurmak istiyorum.” Halbuki ben başvuruyu daha önce yapmıştım. Bu sadece niyet kompozisyonu idi.
“kaliteli bir öğretmen” İnsanlar için kaliteli kelimesi değil de nitelikli kelimesi kullanılmalı.
Buradan çıkardığım sonuç, yetmiyor azizim, yetmiyor. Okuduklarımız, öğrendiklerimiz Türkçeyi düzgün kullanabilmek için yetmiyor. Bizim gibi Türkçe öğretmenleri ya da Türkçeye gönül vermiş kişiler de dilimizi iyi kullanamıyorsa vay halimizde artık diyorum.

3 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler
16 Temmuz 2009, 15:08
Hocam olur böyle ufak anlatım bozuklukları. Bana öyle birisini gösterin ki hiç anlatım bozukluğu yapmasın. Ne kadar dikkat etsek olacak bu şey. Mesela iki hafta önce Almanya Konsolosluğuna vize başvurusu için gittim. Bana götürmem gereken evrakların listesinin yazdığı bir kağıt verdi ve o kağıtta şu yazıyordu: “2 adet biyografik resim” düşünsenize hocam böyle bir yanlışı böyle bir kurum yapıyorsa ve ben hata var resim değil fotoğraf doğru diye bir şikayet e-postası atıyorum ve kimse dikkate alıp cevap bile atmıyor. Aslında protesto olsun diye istedikleri gibi 45X35 2 adet resimi gerçekten bir ressama çizdirip götürmek lazım bence ancak o zaman anlarlar. Şimdi hocam ben böyle bir durumda “resim” yerine “fotoğraf” kullanılcağını bilmesem ilerdede ben bir şeyler yazarken veya söylerken “fotoğraf” verine “resim” dersem bu benim mi ayıbım olacak bunu “resim” olarak gördüğüm yerin mi? %100 eminim ki “kaliteli” ve “nitelikli” arasında da aynı bağ var. Bu yüzden bu bizim değil bize böyle öğretenlerin ayıbı hocam. En azından sizin kısa sürelide olsa öğrenciniz olduğum için anlatım bozukluğu konusuna önem verdiğinizi anladım. Kullandığınız kelimelere hep özen gösterirdiniz. Bana laf demek düşmez ama eminim ki bu hata size ait değil bu şekilde kullanda.
16 Temmuz 2009, 16:50
Fotoğraf yerine resim gerçekten de müthiş bir fikir. Bazen farklı olmalı.
Böyle birşeye nasıl tepki vereceklerini merak ediyorum.
17 Temmuz 2009, 16:00
Yapmasına yapacaktım ama verecekleri tepki belli:”Lütfen gerekli evrakları tam olarak hazırladıktan sonra istanbul’da ki IKS firmasının hattını arayıp 23 liralık ödemeyi yapıp yeni bir randevu alıp tekrar gelin” böyle bir durumda da hem 23 lira daha fazla gidecek ve vize işlemleri için 60 euro para yatıracağız ve orada çektiğimiz çile ve rezillikte cabası olacak kısacası onları protesto edip resim çizdirip götüreceğiz derken kendimize zarar vermiş olacağız. Ama yinede bir an aklıma gelmedi değil kendimiz cin ali tarzı bir şeyler karalayıp götüreyim diye ama ne yaparsın bazı işlerin hallolması için onlara malesef ki muhtacız.
· 2 adet biyometrik vesikalık resim
ikinci maddede hale bu yazıyor şikayet etmeme rağmen diyecek söz yok “yorumsuz” diye herhalde böyle şeylere diyorlar.
İSTERSENİZ SİZDE BAKIN
http://www.ankara.diplo.de/Ver.....etter.html
gerekli evrakların yazdığı bölümün adresi.
Bazen “türkçe off” serisinde feyza hepçilingirlerin yazdıklarını görünce doğrusunu söylemek gerekirse hepsi acaba gerçekten doğrumu diyesim geliyordu. Ama artık eminim ki o kitaplarda yazanlar garanti vardır.
http://www.ankara.diplo.de/Ver.....etter.html
NOT: İKİNCİ MADDEYE DİKKAT
)
· 2 adet biyometrik vesikalık resim(TAMAM ABİ RESSAMA ÇİZDİRECEĞİZ AMA GEREKLİ AÇIKLAMA TAM YOK KARAKALEM Mİ YOK SA RENKLİ BİR ÇALIŞMAMI OLSUN