Orhun Abideleri
Lise yıllarında Türkçe dersinde hocalarımızın bize üzerine basa basa öğrettikleri Orhun Abideleri bildiğiniz gibi Türk Dilinin bilinen ilk yazılı kaynaklarıdır. Efendim, Türkler daha evvel de konuşuyorlardı, birbirleri ile sohbet ediyorlardı ancak bunu ilk defa Orhun Abideleri ile yazı haline getirdiler. İşte bu abideler/yazıtlar/kitabeler Türk Dilinin bilinen ilk yazılı kaynaklarıdır.
Aslında Orhun Abideleri kavramı zihnimizde lise yıllarından beri var olan bir kavramdır. Peki Orhun Abideleri kavramı ile ne anlatılmak istenmektedir?
Eski Türkler yaptıkları işleri ve kendinden evvelki hakanın ya da büyüğünün yaptığı işleri bir taşa yazarlar. Bu taşlara bengü taşlar denir. Bengü, sonu olmayan, ebedî anlamındadır. Türklerde Köktürklerin ikinci döneminden kalma 10 kadar bengü taşı vardır. Bunlar; Çoyr, Hoytu Tamir, Ongin, Köl İç Çor, Altun Tamgan Tarkan, Tonyukuk, Kül Tigin, Bilge Kağan, İhe Nûr, Hangiday.
Bu yukarıda adını verdiğim bengü taşlar Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde dikilmişlerdir. İşte bunlardan Orhun Abideleri diye adlandırdığımız 3 bengü…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
Daha evvel de Türkçe ile ilgili birkaç deneme yazmış olmama rağmen sürekli bir şeyler yazma ihtiyacı duyuyorum. Bu da sanırım sanırım sürekli karşılaştığım birkaç pürüz ya da bana sorulan birkaç sorudan olsa gerek. İşte o yazdığım yazılardan bir tanesi de “Türkçe Yasasına Evet Ama…” başlıklı yazım idi. O yazıyı okumak için şuraya gözatabilirsiniz. Ya da “Türkçenin Esas Zenginliği” adıyla yazdığım yazıya da şuradan ulaşabilirsiniz.
Efendim, önceki yazılarımı hatırlattıktan sonra bu yazıda ne yazacağımdan kısaca bahsedeyim size. Sizin de bildiğiniz gibi birkaç hafta önce “Türk Blog Yazarları” olarak 2. toplantımızı yapmıştık. Toplantıda birçok konuyu konuştuk ve bu konulardan en önemlisi “Bloglarda Türkçe” konusuydu. Neyse konunun sonunda Blog kelimesine Türkçe bir karşılık bulmak ve onu kullanmak ilk hedefimiz olacaktı. Akabinde hemen ben şu sayfayı oluşturarak yazarların görüşlerini almaya başladım. İşte gelen görüşler arasında çok uç noktalarda olanlar…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Türkçenin günden güne yabancı kelimeler yığınına dönmesini hepimiz uzaktan izliyoruz. Müdahale etmek isteyenlere de “o oturmuş, bu geçmiş, bu bunu karşılamıyor, o çok komik” gibi ipe sapa gelmeyen bahaneler sunarak insanı Türkçeleştirme hareketinden soğutuyorlar.
Efendim bildiğiniz gibi geçen pazar Türk “Blog” Yazarları ile Ankara Bahçeli’de Cafe Bistro‘da buluşmuş çeşitli konular üzerine sohbet etmiş ve fikirlerimizi beyan etmiştik. O toplantıya dair düşüncelerimi şurada da yazmıştım. Toplantıda aldığımız bir karar üzerine de “blog” kelimesi yerine Türkçe bir kelime bulacak ve onu kullanacaktık. Ben de eve gelir gelmez vakit kaybetmeyerek benim anadilim.org’da bir alt alan(subdomain) oluşturdum ve burada bu kelimeyi Türkçeleştirmek isteyenlerin görüşlerini almak istedim. Şu anki gelişmeler, yazarların birçoğunun bu kelime yerine Türkçesini kullanmak istedikleri yönünde. Ben ise bu kelimeye Türkçe bir karşılığı yakında önereceğim. Henüz araştırma aşamasındayım.
Efendim bahsettiğim gibi Türkçeleştirme hareketleri bir yandan bizim tarafımızdan da hız…
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Efendim Türk Dili üzerine ihtisas gördüğüm üzre bu konuda daha fazla yazı yazmak istediğimi daha önceden belirtmiştim sanırım. Ancak bu konularda yazı yazmak için yeterli bilgi birikimini sağlamak, fikir sahibi olmak biraz zor. Ancak ben yine elimden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere Türkçenin esas zenginliğinden ya da zenginliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konuydu bu. Ancak bugüne nasip oldu.
İnternet dediğimiz bilgi çöplüğünde her türden mesnetsiz bilgiye rastlamamız mümkün. Az biraz mürekkep yalamış münevver -münevver diyeceğim bunlara çünkü gerçekten her söylenene inanmamak da bu devirde bir münevverlik örneği- insanlar bu kulaktan dolma şeylere itibar etmezler. Ancak bir konuda fikir sahibi olmayıp, bunu sadece başkalarından duyarak savunanlar ise ancak haber sitelerinde yorum yazarak birbirlerini kışkırtırlar. İşin kötü yanı bir de günlük yazarları da bu olaya karışır oldu. Türkçe hakkında herhangi bir bilgi birikimi olmayanlar, Türkçenin tarihi devirlerinden…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »