‘mühim meseleler’ konusu hakkında yazılanlara göz atıyorsunuz
add mitingleri başlamış
Temmuz 19th, 2008 • mühim meseleler • No comments
Tags: add, atatürkçü düşünce derneği, cumhuriyet, demokrasi, ergenekon, miting
mülk allah’ındır
Temmuz 3rd, 2008 • mühim meseleler • No comments
Tags: allah, ibrahim peygamber, kandil, mülk allahındır
Şimdi bu adam durdu durdu dinî konularda da bir şeyler yazdı diye bir şeyler söylemeyin sakın ha yorumlarda.
Ben sadece gördüklerimi, yorumladıklarımı ve hissettiklerimi yazıyorum o kadar.
Son günlerde sık sık karşılaştığım cümlelerden bir tanesi de bu cümle; “Mülk Allah’ındır.”. Kimilerine göre “islamist sosyalizm” kimilerine göre de “islami komünizm” gibi bir şey bu cümle. Ancak cümleyi kullananlara ve bununla birlikte bu cümleyi hissedenlere soracak olursanız o zaman durum değişecektir.
Dünyanın ve dahi tüm kâinatın tek yaratıcısı Allah’tır. Bunu bilen, buna inanan herkes için her şeyin sahibi Allah’tır. Ruhlar aleminden dünyaya ve dünyadan da ahirete kadar tüm varlığımızın en ufak zerresine kadar sahibi Allah’tır.
Büyük uğraşlarla kazandığımız parayı, satın aldığımız eşyayı ve mülkü hep kendi mahsulümüz sanar dururuz. Bize bir başkası, bir yaratıcı tarafından verilen akıl ile övünür ve umulmadık işler yaparız. Bunları kazanamazsak da şanssız olduğumuzu düşünür, isyan eder ve üzülürüz. Oysa bizi biz eden, bize ruh veren yaratıcının işlevini bir kenara bırakmak bizim için dibe vurmak gibi bir şeydir.
Bizi 21. günde anne rahmine düşüren o eşsiz ve yek yaratıcı o 21. günden itibaren nefes almamıza müsade eder. Bize türlü güzellikler nasip eder. Sırf günde 50 milyon kazanamadık diye o aldığımız nefesin tek sebebini unutmak yakışır mı bize?
Çok sevdiğimiz sevgilimize -beşerî- , bizi mutlu ediyor diye bağlanmak, onun ayaklarına kapanmak, onun varlığı ile var olmak, o olmadığı zaman dünyaya küsmek ve o bizi terk ettiği zaman bir boşluğa düşecek kadar küçülmek gibi türlü türlü acziyetler yapıyoruz da bir olan Allah’ı hatırlayıp acaba ibadetlerimizi tam olarak yapıyor muyuz? Bırakın bizim mutlu olmamızın nedeni olmasını, bizim nefes almamız dahi ona bağlıyken acaba ona biz yeterince bağlanıyor ve varlığımızın tek nedenini onda buluyor muyuz?
Evet dostlarım, Allah istediği zaman istediği kuluna malı, mülkü, parayı ve dahi bütün güzellikleri nasip eder. Etmediği zaman da İbrahim peygamber gibi yapıp “kusurumuzdandır” demeliyiz:
“Yakmazsa lütfundan, yakarsa da kusurumuzdandır.”
Böylesine güzel bir cümleyi hayatımızın her alanına iliştirmek ve kendimizi dünyevî hırslardan arındırmak tamamen bizim elimizde. Yeter ki, biraz hissedelim.
Allah herkesin Regaip Kandili’ni mübarek etsin inşallah, hayırlara vesile olması temennisiyle.
ntvmsnbc: diyanet’ten itiraf: kadını karanlığa gömdük
Haziran 10th, 2008 • mühim meseleler • 5 comments
Tags: diyanet, haber sitesi, islamda kadın, ntvmsnbc, türkiye
Geçen sene yani 2007 Nisan ayından beri Türkiye‘deki karışıklığı, karmaşayı, laf dalaşını vs. bilmeyen yoktur. Hani şu askeriyenin muhtıra vermesiyle başlayan kargaşa. Bugün de hâlâ onun sancılarını çekiyoruz maalesef. Ekonomik, siyasî sıkıntılar bir yana dursun bir de üç kâğıtçıların lafları, kışkırtmaları ile uğraşıyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin.
Bugün haber sitelerini bir dolaşayım dedim, her zaman olduğu gibi Ntvmsnbc‘ye baktım ilkin. Bir haberin başlığı dikkatimi çekti:
Diyanet’ten itiraf: Kadını karanlığa gömdük
Bu başlığı gördüğümde acaba dedim Siyanet İslâm’ı mı kötülüyor, bir şey mi söylüyor dedim. Girip haberi okuduğumda başlık ile hiç alâkası olmayan bir haberle karşılaştım. Haberde Türk kadınının kendi benliğini unuttuğu, birey olduğunu unuttuğunu, dine karşı da cahil bir şekilde baktığını, din anlayışının sakat olduğunu falan söylemiş.
Şimdi siz bu başlıkta bir art niyet aramaz mısınız ? Sanki İslâmiyet kadını karanlığa gömdü, sanki İslâmiyet kadına 2. sınıf vatandaş muamelesi yapıyor gibi bir intiba uyandırdı bende. Bir de haber resmine camiî resmi koymuşlar. Hey Allah’ım.
üç mayıs türkçüler günü
Mayıs 2nd, 2008 • mühim meseleler • 3 comments
Tags: atsız ata, h. nihal atsız, hüseyin nihal atsız, nihal atsız, osmanlı, türkçüler günü, türkçülük, ziya gökalp
Anlamı kişiden kişiye değişen kelimelerden bir tanesi de “Türkçülük” kelimesidir. Acaba biz Ziya Gökalp‘in “Türkçülüğün Esasları”(e-kitap) kitabında da tarif ettiği bir Türkçülüğü mü esas almalıyız yoksa bugünkü Türkçülerin Türkçülüğünü mü esas almalıyız bilemiyorum. Ancak bildiğim tek şey Türklüğüm ile iftihar etmemdir.
Türkçülük kavramına kendi yüklediğim anlam, Türk ırkını seven, onun ilerlemesi için çabalayan kişilere verilen bir isimdir. Bir ırkı bir ırktan üstün görmek benim dinî anlayışıma aykırı olacağı gibi ilmen de saçma gelir diyebilirim.
Nedir bu Türkçüler günü?
Türkçülerin “ata” olarak niteledikleri Nihal Atsız’a dayanır bu günün temeli. Hüseyin Nihal Atsız, büyük Türkçülerimizdendir. Kendisi Türkçülüğün önderi sayılabilir. Ancak hiçbir zaman unutmamak gerekir ki Atsız, bir Osmanlı araştırmacısıdır. Osmanlı’yı reddetmemiştir. Dini reddetmemiştir. Türkçülük dinsizlik demek değildir.
Konuyu pek dağıtmak istemiyorum. Onun için 3 Mayıs Türkçüler Gününün oluşumu hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Read more »
evlilik programları
Nisan 18th, 2008 • mühim meseleler • 4 comments
Tags: bbg, biri bizi gözetliyor, evlilik, evlilik programları, fox tv, show tv, songül karlı, su gibi, uğur arslan
Kitle iletişim araçlarının günlük yaşamımıza etkisini sürekli tartışır dururuz. Yararlı ve zararlı yanlarını bir masaya rahatlıkla yatırmamıza rağmen bir türlü bu zararları üzerine bir çözüm yolu sunamayız. Çünkü hiçbirimiz bu programlara bakmayız. Biz hep belgesel seyrederiz. Eğitici şeyler yayınlanmasını isteriz. Ancak bu öyle bir tezattır ki, bu programlar belgesellerden daha fazla izlenir. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu olayı…
Kitle iletişim araçlarından televizyonun mu yoksa internetin mi daha zararlı olduğu ise hâlâ bir muamma… Ama bana kalırsa televizyon daha fazla kitleye hitap ettiği için (en azından şimdilik) daha zararlı gibi gözüküyor. Bu sebeple televizyon programlarını ciddi anlamda eleştirmek gerektiğini düşünüyorum.
İnsan hayatını ucuzlaştıran televizyon programlarının ilki “biri bizi gözetliyor” programıydı. Belki bugünkü programlara oranla daha bir edepli olan bu programın Türk örf ve adetlerine aykırı bir sürü yanı var. Şimdi bunları bir çığırtkan gibi burada çığıracak değilim. Zira benim bu yazıda üzülerek değinmek istediğim başka bir program var. “Biri bizi gözetliyor” furyasının arkasından, “ben evleniyorum, beni evlendirin, kocasız kaldım, erksiz kaldım, beni alenî bir şekilde pazarlayın” gibi bir sürü saçma salak televizyon programları ile karşılaştık. Bu programların her birine bu tarzda yayın yapan en uç program desek de maalesef gün geçtikçe yeni bir program peyda oluyor. Read more »



son yorumlar