Not: Sona yazmam gereken notu başa yazdığım için üzgünüm. Bunu mecburiyetten yapıyorum. Zira yazımın başlığını ve ilk birkaç satırını okuyup beni kâfirlikle suçlayanlar sık sık oluyor. O yüzden şimdiden bu yazının “ironik” bir üslûpla ele alındığını belirtmekte fayda var. Lütfen kalp sağlığınızdan endişe ediyorsanız ya da anlayış problemi yaşıyorsanız yazının devamını okumayın…

Elbette başlık her zamanki gibi, yazacağım yazıya göre biraz daha iddialı oldu. Ancak belki de yazımın içeriğini az çok anladığınızda yerinde bir başlık kullandığımı göreceksiniz.
Öncelikle tek tanrılık ya da çok tanrılık kavramına bir açıklık getirmek istiyorum. Tabiî bu açıklığı getirirken hepimizin ilköğretim ve ortaöğretimde okuduğu lise kitaplarındaki beşerî ve ilahî dinler gibi bir tasniften hareket etmeyeceğim. Aksine alışılmışın dışında bir tasnif yapmış olacağım. Her ne kadar bu tasnifin daha evvel yapılmış olma ihtimali olsa da şu an yaptığım şey tamamen kendi yazımdan yaptığım bir çıkarımın neticesidir.
Adından da anlaşılacağı gibi bu iki kavramın (tek…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »

Haritada bulmakta bile zorlandığımız bir devletin, tüm insanlık aleyhine yapmış olduğu bu zulme seyirci kalmamak için herkesi 6 Haziran 2010 Pazar günü Ankara Sıhhiye Meydanı‘ndaki Büyük Gazze Mitingi‘ne davet ediyorum.
Miting saat 16.00 ‘da başlayacaktır. Herkesin katılımı tüm insanlık adına önemlidir. Meselenin bir din, devlet, millet, ülkü meselesi değil; bir insanlık meselesi olduğunu göstermek için herkesin oraya gelmesini ümit ediyorum. Zalimin zulmüne boyun eğenler, onun yaptıklarını meşru kılarlar. O yüzden bir pazar günümüzü de insanlığımızın, milletimizin geleceğine ayırmak çok zor olmasa gerek.
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »

Bir süreden beri Türkiye’nin gündemini zaman zaman meşgul eden meselelerden bir tanesi Tekel İşçilerinin durumu. Birkaç ay önce başladıkları direnişleri henüz devam ediyor. Ankara‘da yaşayan birisi olarak, Sakarya Caddesi‘nden her geçişinizde oradaki durumu rahatlıkla görebiliyorsunuz.
Bu yazımda onların haklılıklarını ya da haksızlıkları hakkında uzun uzun beyanat verecek değilim. Sadece bir iki hususta fikrimi söyleyip, yazımı noktalayacağım, o kadar.
Şimdi tam olarak olayın içyüzünü detayıyla bilmemekle birlikte, bildiğim sadece; geçen yıllarda özelleşen Tekel‘in işçilerini 4-C kapsamında, yani özel şirket elemanına yakın bir statüde çalıştırmaya devam ettirilmek istemesi. 4-C kapsamında çalışmak istemeyene de bir miktar tazminat verip (40 milyar civarında sanıyorum) esnaflığa yönlendirilmesi meselesi .
Öncelikle Türkiye’de refah içinde, mutlu mesut yaşayabilmek için bir aileye ortalama 2500-3000 TL maaş girmesi gerekir değil mi? Yani 700-900 arası bir maaşla geçinen ailenin geçinmesi mümkün mü? Üstelik bu adam yıllarca 2500-3000 lira civarında bir maaş alıp da hayatlarını bu yönde plânlıyorsa…
Neyse…
Tamamını oku |
6 ahkâm kesilmiş »
Şöyle bir düşündüm de, birçok şeyi sevmiyormuşum aslında. Neleri sevdiğimi ya da sevmediğimi düzenli bir şekilde düşünmemiştim. Oysa ne çokmuş.
Bağnazları sevmiyorum: Dünyayı tek görüş etradında değerlendiren insanları sevmiyorum. Özellikle koyu Müslüman olanlarını. Bir de koyu dinsiz olanlar var ya, neyse. Efendim, hayat sadece Müslümanlıktan ibaret değildir. Müslüman olmayan kötü değildir. Müslüman da illâ iyi değildir. Falan filan işte. Ne dediğimi anlayan anladı.
Feministleri sevmiyorum: Hayatta daha ciddi meseleler var. Elbette, erkekler kadınları ezmemeli falan ama bir şeylerin de doğası var ya hu. Fıtrat meselesi var. Ben şahsen evin dışındaki hayatta eşimle aynı şartları taşımak istemem. Ben her zaman daha önde olmalıyım. Zira evin içi kadın içindir.
Çıkarlar için imâları sevmiyorum: Bırakın Allah aşkına. Biraz özünüz sözünüz bir olsun. Ne istiyorsanız söyleyin. Öyle kibarlık yaparak bir şeyleri örtbas edemezsiniz.
Burnumun akması sevmiyorum: Böyle yana yana akıyor ya, deli oluyorum. Kesip, atasım geliyor.
Irkçılığı da sevmiyorum aşırı Liberalliği de: Efendim, ırkçılığa…
Tamamını oku |
11 ahkâm kesilmiş »