
Gençlik geldi geçti bir günlük süstü
Nefsim doyamamaktan dünyaya küstü
Yozgat’ta doğdum ben. Ankara’da çocuk oldum.
İlk kez Ankara’da koştuğumu hatırlıyorum ve ilk kez Ankara’da altıma ettiğimi. Bir bardaktan sonra çay içmemem gerektiğini ilk kez Ankara’da öğrendim ben. İlk salçalı ekmeğimi Ankara’da yedim. İlk “kames” topum Ankara’da oldu benim. Paylaşmayı ilk Ankara’da öğrendim ben, yaşamayı… Neyi öğrenmedim ki Ankara’da ben…
(more…)
Yazar: Kaan Fakılı |
1 ahkâm kesilmiş »
Bize bahşedilen bu hayatın hangi basamağındayız kim bilir… Kaç gecemiz geçmiş var oluşumuzdan ya da kaç gecemiz kalmış sonlandırmaya nefsimizi. Ve kaç adım tepmeliyiz kavuşmak için… Ey Sevgili! Kaç gece daha aldanacağım bu yalancı yıldızların pusulasında. Ve kaç gece kat edeceğim yol diye saçlarını… Ey sevgili! Kaç gece gözyaşım akacak vuslatına nail olmak için harcadığım ömrümün bu deminde, kaç gece …
Nuri Kaan Fakılı
13.10.2006
04.00
Yazar: Kaan Fakılı |
ahkâm kesilmemiş »
Tarifini kat’i surette beceremediğim bu ruh-i haliyetim ve bu ruh-i haliyetimin beni vuslatı meçhul bir yolculuğa çıkarması, vuslatında ölümün bile gayet büyük bir mutluluk ile selamlanacak olması senin yüreğimde yarattığın o gizli intibânın ne kadar da kayda değer bir şey olduğunu gösteriyor sanırım.
Farklı ve kötü zamanlarımda gelmenin, bende sana karşı bir nefret oluşturmasının yanı sıra, sana da aidiyetsizlik duygusunun en üst sınırını aşıladığının bilincindeyim. Var olma sebebime dair sorulara cevap aradığım şu zamanlarda aklî düşüncelerin beni bertaraf etmesi tamamen şaşılacak şey değildir! Bu soru cevap karmaşası sonunda her şeyin ne kadar mükemmel olacağını düşünmek ve bu mükemmelliğin hayalinden bir nebze cesaret almak ise bu oyunun hilelerinden biridir sanırım. (more…)
Yazar: Kaan Fakılı |
ahkâm kesilmemiş »