Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

ilk öğretmenler günüm

Artık eskisi kadar sık sık yazamadığımı ve yazamayacağımı kabullenmenin vakti geldi sanırım. Okulun yoğunluğu, yazılı telaşları ve kişisel uğraşlar neticesinde günlüğe bir şeyler karalamak biraz lüks kaçıyor benim hayatımda. Ama arada öyle ihtiyaç duyuyorum ki, tıpkı bugün gibi.

Bugün MEB‘de geçirdiğim ilk öğretmenler günü idi. Geçen sene dershanede bu günü yaşayacak olmama rağmen o gün izinli olmam sanırım bugün yaşadığım günü daha anlamlı kılıyor. Yazım ile tüm günü yaşadığım gibi anlatabilmeyi beceremeyeceğimi düşünüyorum. Siz yazdıklarımı okurken hissettiklerinizin on katını ben bugün bizzat hissettim.

Genellikle tebessüm ettiğimden ve sürekli mutlu bir öğretmen havası çizdiğimden bugün de benim için diğerlerinden farklı başlamadı. Yine etrafa neşe saçıyor, öğrencilerin pozitif neşe kaynağı oluyordum. İlk kutlama servise bindiğimde, servisteki öğrencilerimden geldi. Hepsinin tek bir ağızdan “öğretmenler gününüz kutlu olsun hocam.” demeleri sanırım yüzümdeki tebessümü bir kez daha arttırdı.

Öğrenci iken öğretmenler günü bana anlamsız gelen faaliyetlerden bir tanesi gibi gözükürdü. Sıradan, gereği olmayan ve öğrencileri bir yere toplayıp, anlamsız şiirler okuttukları bir gün… Ancak öğretmen olduğunda durum değişiyormuş. Onlar gibi o kalabalık içinde değil de, ön saflarda, sizin için hazırlanmış sandalyelerde oturduğunuzda öğretmenliğinizin farkına varıyor ve bu günün gerçekten sizin için bambaşka bir gün olduğunu, duygularınızı, içinizdeki kıpırtıyı harekete geçirdiğinizi anlıyorsunuz.

Genç olmam hasebiyle pek yerimde oturan birisi değilim. Sürekli gezmeye, öğrenciler arasına katılmaya, onlarla sohbet etmeye daha çok meğilli bir yapım var. Dersler bitince de pek sınıfı terk edip öğretmenler odasına inmiyorum. Sınıfta öğrencilerle birlikte oturmak, onlarla sohbet etmek, onları dinlemek ve onlara anlatmak benim çok özel zevklerimin arasında yer almaya başladı. İşte bugün de o günlerden farklı değildi. Yine öğrenciler arasında dolaştım, onlara laf attım, onlarla sohbet ettim…

Törenin, kutlamanın en güzel yanı öğretmen koltuğuna oturup, öğrenciler için hazırlanan “öğretmenlerinizin küçüklükleri” isimli slayt gösterilerini izlemekti. Bir hatıra cümbüşü olan bu slayt gösterisini izlerken birden kendi fotoğrafımı görünce hüzünlenmedim değil. O fotoğrafı çektirdiğim günü çok iyi hatırlıyorum. İlkokul 1. sınıftayken akşam okul çıkışında eve geldiğimi, ağabeyimin üzerimi çıkartmadan beni fotoğraf çektirmeye götürdüğünü çok iyi hatırlıyorum. Altıma giydiğim kumaş pantolonumu, ve o iskarpin ayakkabımı dün gibi hatırlıyorum. Belki geçen sene bu fotoğraf benim için pek bir şey ifade etmezdi, ancak “ilk pilot kalem” tutmaya başladığım bu günde “ilk kurşun kalem” tuttuğum günü görmek, o anı hatırlamak ve o anda yaşamak sanırım harika bir şey olsa gerek…

Günün en güzel yanlarından birisi de 10 Fen A sınıfındaki öğrencilerimin benim için hazırladıkları yaş pasta sürprizi idi. Beni muzipçe o pasta börek deryasından kaçırıp yukarıya, sınıflarına çağırmaları ve benim için, benim ilk öğretmenlik yılım için aldıkları pastayı görmek, beni öylesine heyecanlandırdı ki… Aşağıda elli-yüz kişiye yetecek kadar pasta börek olmasına rağmen, bu gençlerin kimbilir okul harçlıklarından, yemek paralarından bir kenara ayırıp da benim için aldıkları bu pasta bana dünyadaki bütün pastalardan daha tatlı geldi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Duygularımı, yaşadıklarımı coşkulu bir dille anlatsam da gün boyunca çok fazla duygulu anlar yaşadım. Çok fazla düşündüm. Çok fazla hüzünlendim. Bir o kadar da coştum, eğlendim.

Bu güzel günü tertip eden herkese teker teker teşekkürlerimi sunuyorum.

Etiketler : 10 fen a, duygusallık, genç öğretmen, genç öğretmenler, hüzün, meb, mutluluk, öğretmenler günü

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 24 Kasım 2008, 21:14
 sevgili günlük
 bugün 6 kez, toplam 567 kez okundu
« mutluluk bir varış değil yolculuktur
son günlerde ben »

benzer yazılar

  • p.s. i love you (not: seni seviyorum)
  • mutluluk bir varış değil yolculuktur
  • bir kere sevdaya tutulmaya gör
  • vanilla sky ve bir rüya

son yazılar

    • lida, lida satışı, lida nedir
    • Düm Tek Tek - Hadise - Crazy For You
    • hayat karmaşası
    • p.s. i love you (not: seni seviyorum)
    • türk günlüklerinde neler oluyor


7 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Recep Hilmi Tufan
    25 Kasım 2008, 06:44

    Geçmiş gününüz kutlu olsun hocam…

  2. kalderavolkan
    25 Kasım 2008, 06:53

    Dün kutlamak niyetindeydim ama itiraf ediyorum “takip ettiklerimin içinde öğretmen olan bir arkadaş vardı kimdi yaaaa, offf” dedim durdum :/ Berbat hafızam için özür diliyor GEÇMİŞ ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZÜ SİZ İSTEDİĞİNİZ SÜRECE DEVAM ETMESİ DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM…

  3. Yeliz Erdoğan
    25 Kasım 2008, 15:26

    Sizi mutlu edebilmekti amacımız. Sanırım amacımıza ulaştık. Biz size teşekkür ederiz hocam. :)

  4. JerenCe
    25 Kasım 2008, 17:31

    Benden de bir gecikmiş kutlama, ilk öğretmeler günün kutlu olsun hocam:)

  5. Ahmet Alp Balkan
    25 Kasım 2008, 20:42

    Öyleyse biz de diyelim:
    “Öğretmenler gününüz kutlu olsun hocam.” :)

  6. yasemin
    13 Aralık 2008, 18:59

    Kaan Bey,çok geç olacak ama ilk öğretmenler gününüzü ben de kutlamak istiyorum.:)Kusuruma bakmayın ilk yorumumda da dediğim gibi o günlerde yoğun bir vize telaşı içindeydim.:(Rabbim bu çok özel günü her daim yaşatmayı nasip eylesin size. (Amin)

  7. Kaan Fakılı
    13 Aralık 2008, 19:33

    Geç de olsa ben de teşekkür ediyorum. :)

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

© Kaan Fakılı