Bir ara “hay’dan gelen hû’ya gider” sözü ile ilgili bir şeyler yazmak istedimse de bir türlü yazmaya fırsatım olmadı. Bugün bilgisayarım elimde yürüyüş yaparken aklıma birden niye bunu yazmadığım geldi. Artık eve gidince yazarım diye geçirdim içimden ve şimdi bilgisayar başındayım.
Halk arasında “hay’dan gelip hû’ya gitmek” kolay kazanılan bir şeyin çabuk tükeneceği anlamında kullanılıyor. Hattâ kumarda, piyangoda vs. emek siz kazanılan bir paranın hemen tükeneceğini, tükenirken de zarar vereceğini anlatmak için kullanılır. Aslında böyle kullanmak doğru mudur bilmiyorum ancak gerçek anlamını bilerek, kullanıp kullanmamak size kalmış.
Hay ve Hû Allah’ın isimlerindendir. Hay diri demektir. Hû ise gözle görülmesi mümkün olmayan ama varlığı bilinen (tam emin değilim) demektir. Benim yorumuma göre, diri olan her şey bir gün ölecek ve gözle görülemeyene kavuşacaktır. Yani Allah’tan gelen yine Allah’a dönecektir. Zaten tasavvuf inancına göre insanlar Allah’ın birer tecellisidir yani yansımasıdır. Hepimiz birden yani tek olan, mutlak varlık olan Allah’tan kopmuş birer varlıklarız. Ve öldüğümüz zaman yine tekliğe ulaşacağız. Yine Allah’a kavuşacağız. Buradan hareketle Allah’tan gelen yine Allah’a ulaşacak sözünü doğrulamış oluyoruz.
Allah’ın isimlerine bakmak isteyenler şuraya bakabilirler.
Ha bir de bu sözün biz edebiyat öğrencileri tarafından yeni “jenerasyon” için uyarlanmış bir hâli daha var. Hay’dan gelen edeb yâ hû‘ya gider. ![]()

7 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler
15 Nisan 2008, 20:00
Yeni birşey(ler) daha öğrenmiş olduk, teşekkürler
16 Nisan 2008, 20:53
“Hû”, Arapça’daki “Hûve” (O) zamirinin kısa yazılmış halidir bildiğim kadarıyla.
Bütün yollar O’na (Allah’a -cellecelalühü-) çıktığı için, Hû deyince hep O anlaşılmıştır.
Dediğim gibi, kelimelerin deyimlerin kökünden ziyade milletin verdiği mana/ses önemli.
Belki de bir gün bir sofi çevresini aydınlatırken, “Hayy^dan gelen Hû’ya gider” demiştir de bunu anlamayan birisi, bambaşka bir anlam yükleyerek kullanmıştır. Ve bu “yanlış anlam” güzel bir surette daha yaygın hale gelmiştir.
Kelimelerin de bir yaşam hikayeleri var değil mi?
16 Nisan 2008, 21:15
Sözün kökenini bilmek için biraz kaynak karıştırmak gerekiyor. Yine tasavvufa dayandığı aşikâr.
Her milletin kendi genetik yapısı için belirli bir dili vardır. Bu bilimsel bir şeydir. Bir dil en güzel kendi milletine melodik gelir.
17 Nisan 2008, 11:44
“Siz Ha iseniz biz de Ha’yız,
Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz,
Hayy’dan gelen Hu’ya gider.”
Erkan Oğur_ İ.Hakkı Demircioğlu
Zahit bizi tan eyleme parçasında geçiyor. Çok etkilenmiştim ilk dinlediğimde. Güzel bir noktaya değinip, güzel bir yazı yazmışsın. Eline sağlık.
17 Nisan 2008, 21:03
Tasavvufa girip de etkilenmemek elde değil Çağrı. Her bir adımda sayısız güzellikle gönüller coşuyor.
18 Nisan 2008, 09:59
Bünyeyi ileride tasavvufa vereceğim.Altında acayip sağlam bi felsefe var gümbür gümbür.
29 Ağustos 2008, 17:43
Gündelik yaşamda ağzımızdan çıkışı esnasında bile farkına varamadığımız kelimelerden biri … Ne dediğimizi aslında bilmiyoruz çoğunlukla ; çünkü öğretilmiş olanların baskınlığı var üzerimizde …
HEr kelimenin aslında kendi için bambaşka bir dünyası var …
Boş konuşmak belki de bu anlamda daha doğru … Kullandığımız kelimenin ne anlama geldiğini bilmemekte bir çeşit boş konuşma değil midir (:
İnce noktalara gösterdiğiniz bu hassasiyet sayesinde blogunuzu keşfettim … Ama çok eski bir okuyucunuzum (:
Çizgide hiçbir sapma asla ve asla düşünmemiştik ki aynı şekil ile karşılaşmak oldukça mutlu edici …
Hayırlı akşamlar dilerim…