Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır (Fuzûlî)
Rss Aboneliği
Rss Nedir
Nis
15

hay’dan gelen hû’ya gider

kategori tasavvuf |

Bir ara “hay’dan gelen hû’ya gider” sözü ile ilgili bir şeyler yazmak istedimse de bir türlü yazmaya fırsatım olmadı. Bugün bilgisayarım elimde yürüyüş yaparken aklıma birden niye bunu yazmadığım geldi. Artık eve gidince yazarım diye geçirdim içimden ve şimdi bilgisayar başındayım. :)

Halk arasında “hay’dan gelip hû’ya gitmek” kolay kazanılan bir şeyin çabuk tükeneceği anlamında kullanılıyor. Hattâ kumarda, piyangoda vs. emek siz kazanılan bir paranın hemen tükeneceğini, tükenirken de zarar vereceğini anlatmak için kullanılır. Aslında böyle kullanmak doğru mudur bilmiyorum ancak gerçek anlamını bilerek, kullanıp kullanmamak size kalmış. :)

Hay ve Hû Allah’ın isimlerindendir. Hay diri demektir. Hû ise gözle görülmesi mümkün olmayan ama varlığı bilinen (tam emin değilim) demektir. Benim yorumuma göre, diri olan her şey bir gün ölecek ve gözle görülemeyene kavuşacaktır. Yani Allah’tan gelen yine Allah’a dönecektir. Zaten tasavvuf inancına göre insanlar Allah’ın birer tecellisidir yani yansımasıdır. Hepimiz birden yani tek olan, mutlak varlık olan Allah’tan kopmuş birer varlıklarız. Ve öldüğümüz zaman yine tekliğe ulaşacağız. Yine Allah’a kavuşacağız. Buradan hareketle Allah’tan gelen yine Allah’a ulaşacak sözünü doğrulamış oluyoruz.

Allah’ın isimlerine bakmak isteyenler şuraya bakabilirler.

Ha bir de bu sözün biz edebiyat öğrencileri tarafından yeni “jenerasyon” için uyarlanmış bir hâli daha var. Hay’dan gelen edeb yâ hû‘ya gider. :)

Etiketler : allah'ın isimleri, esmaül hüsna, hay, haydan gelip huya gitmek, hu

yorumlara abone ol   
atıf  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
   15 Nisan 2008, 19:13
 tasavvuf
 bugün 2 kez, toplam 29 kez okundu

6 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. Resat
    15 Nisan 2008, 20:00

    Yeni birşey(ler) daha öğrenmiş olduk, teşekkürler ;)

  2. AhmetAli
    16 Nisan 2008, 20:53

    “Hû”, Arapça’daki “Hûve” (O) zamirinin kısa yazılmış halidir bildiğim kadarıyla.
    Bütün yollar O’na (Allah’a -cellecelalühü-) çıktığı için, Hû deyince hep O anlaşılmıştır.

    Dediğim gibi, kelimelerin deyimlerin kökünden ziyade milletin verdiği mana/ses önemli.

    Belki de bir gün bir sofi çevresini aydınlatırken, “Hayy^dan gelen Hû’ya gider” demiştir de bunu anlamayan birisi, bambaşka bir anlam yükleyerek kullanmıştır. Ve bu “yanlış anlam” güzel bir surette daha yaygın hale gelmiştir.
    Kelimelerin de bir yaşam hikayeleri var değil mi? ;)

  3. Kaan Fakılı
    16 Nisan 2008, 21:15

    Sözün kökenini bilmek için biraz kaynak karıştırmak gerekiyor. Yine tasavvufa dayandığı aşikâr.

    Her milletin kendi genetik yapısı için belirli bir dili vardır. Bu bilimsel bir şeydir. Bir dil en güzel kendi milletine melodik gelir. :)

  4. Çağrı sümer
    17 Nisan 2008, 11:44

    “Siz Ha iseniz biz de Ha’yız,
    Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz,
    Hayy’dan gelen Hu’ya gider.”

    Erkan Oğur_ İ.Hakkı Demircioğlu
    Zahit bizi tan eyleme parçasında geçiyor. Çok etkilenmiştim ilk dinlediğimde. Güzel bir noktaya değinip, güzel bir yazı yazmışsın. Eline sağlık.

  5. Kaan Fakılı
    17 Nisan 2008, 21:03

    Tasavvufa girip de etkilenmemek elde değil Çağrı. Her bir adımda sayısız güzellikle gönüller coşuyor.

  6. Deli Profesör
    18 Nisan 2008, 09:59

    Bünyeyi ileride tasavvufa vereceğim.Altında acayip sağlam bi felsefe var gümbür gümbür.

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Reklam Alanı Reklam Alanı
  • kategoriler

    • bilişim
    • denemeler
    • dil bilim
    • garnitür
    • kısa kısa
    • kitap
    • klasik türk edebiyatı
    • mühim meseleler
    • sevgili günlük
    • şiir
    • sinema
    • tasavvuf
    • türkçe
  • son yorumlar

    • 2008 KPSS soru ve cevapları  (112)
      zelimhan aktay, heya döver, ibrahim, lalezar, gözde, lalezar [...]
    • gazi üniversitesi tezsiz yüksek lisans sonuçları  (15)
      Kaan Fakılı, Gülşah Yanardağ, ayse nur ulutas, ahsen ayaz, Kaan Fakılı, ahsen ayaz [...]
    • ziyaretçi defteri  (23)
      tuba koçal, Kaan Fakılı, Muzaffer TAYHAN, Emrah Çiçek, h. kübra şimşek, Kaan Fakılı [...]
    • biz madde ikliminin köleleriyiz  (3)
      Kaan Fakılı, Erkan Hirik, Fibonacci
    • i am legend ( ben efsaneyim )  (2)
      Erkan Hirik, Heartsmagic
    • orhun abideleri ve fevkalade türk dili  (6)
      Gülşah Yanardağ, Kaan Fakılı, Karilenkov, ibrahim çınar, Heartsmagic, Kaan
  • son yazılar

    • i am legend ( ben efsaneyim )
    • biz madde ikliminin köleleriyiz
    • stranger than fiction’dan hareketle birkaç kelâm
    • kördüğüm gibi
    • içimden gelen her şeyi yazdım
    • anadilim.org yenileniyor
    • orhun abideleri ve fevkalade türk dili
    • yeni temam ve eksiklikler
    • ,
    • bir rüyaya ağıt (requiem for a dream)
  • anlık takip

    • etkileşim





        Add to Technorati Favorites
    • Bağlantılar

      • anadilim
      • azizce
      • cafekonomi
      • erkan hirik
      • ilahi
      • kalem güzeli
      • melih ablak
      • suskun
      • yemek sitesi
      • yukarı kayalar

    © Kaan Fakılı