son yazılarımda artık bir şeyleri düzeltmeye başlamanın zamanı geldiğini epeyce hissettirmiştim. hissettirmenin de ötesinde aleni söylemiştim bunu. arka arkaya yazdığım yazılarda sürekli bunu dile getirmem bu durumdan oldukça rahatsız olduğum içindir. ve bu yazıyı yazmamın da temel nedeni bu belki.
hayatımda artık biraz değişiklik yapmam gerektiğini düşündüm. her gün bilgisayarı açtığımda belli başlı siteleri gezmek, belli bir kalıba girmek gibi bir şey oldu benim için. bu da ruhumu gıdıklamaya başladı. neler mi yaptım…
öncelikle teknolojiye karşı birisi olarak, bilgisayarımı kaldırıp çöpe atabilsem diyorum hep, ama bir türlü beceremiyorum. bir iş aracı olarak kullanıyorum bilgisayarımı. ama keşke kullanmaya ihtiyaç duymasam…
internette biraz zaman geçirenler sosyal ağların pençesine bir kere düşerler. friendfeed dediğim bir siteden bahsediyorum ben. kullanıcıların anlık iletiler ile düşüncelerini -cirolarını ve pazarlarını- herkese duyurabildiği ve herkesin bu düşünceyi beğenme, yorum -ve yalakalık- yapma gibi katılımlarının olduğu bir site. gülmek, eğlenmek için fevkâlade güzel bir site. belki iş yapmak için de öyle. ama benim gibi maddeye çok önem vermek istemeyen -vermeyen diyemiyorum maalesef- birisi için çok üst numara bir yer. insanların kendilerini pazarladıkları, kendi reklâmlarını yaptıkları bir yer. klavye arkasında özgüven taklası attıkları bir yer. şirketlerinin cirosunu ne kadar senede ne kadar katladıkları ile hayatın anlamını bulduklarını düşünen insanlar, dört beş tane kitap okumadan hemen “yeni girişimcilere, genç iş adamlarına…” gibi başlıklar açan insanlar… hepsi ve daha fazlası burada. durmak istemediğimi keşfettim ve sildim üyeliğimi.
bir de artık blog takip etmeyeceğim. her akşam insanların web sitelerini tek tek ziyaret etmek artık sıkmaya başladı. bu yüzden uzun süredir kullanmadığım “google reader“i tekrar etkin bir şekilde kullanacağım. ve artık sadece hislerime yazanları takip edeceğim. bu arkadaşım acaba ne yazmıştır, bu tanıdığım gibi ithamlarda bulunmadan sadece hislerime hitap edenleri ekleyeceğim. diğer arkadaşların yazısını da bir ara sitelerine uğradığımda görür, okurum.
bir pikap edinmeliyim kendime. 45′lik takıp dinlemeliyim. o doygun sesi hissetmeliyim.
yaşadığım her şey, okuduğum kitaplar, dinlediğim müzikler, izlediğim filmler beni ben yapıyor sanırım. her gün, her kitap, her müzik ve her film bana öylesine çok şey katıyor ki. anlayana.

3 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler
20 Kasım 2009, 16:30
Sen kaybedersin, hacım. Bazen kaçmak yerine düzene sokmayı denemek daha iyi olabilir.
20 Kasım 2009, 16:36
Canım kardeşim, seni anlayamamakla beraber sana kızmıyorum. Hayatında değişiklik yapmak güzeldir fakat biz seni bizim olduğumuz yerlerde de namın bile olsa kalmanı istiyoruz. Sevgilerimle.
21 Kasım 2009, 00:05
yasin, belki kaçtığım yalnızca kendimdir. ne dersin?
hüseyin, sen buradasın işte. ben de buradayım. biz buradayız o halde. ve başka yerlerde.