Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • ziyaretçi defteri
  • muntazaman
  • bana ulaşın

hakeme sözlük, gözüne gözlük

sağlık her şeyden önemli demişlerdi de inanmamıştım. ya da inanmıştım da başıma gelmeyene kadar pek üzerime alınmamıştım.

son zamanlarda yüksek lisans ödevleri, yazar okulu ödevleri ve kpss derken, günün birçok saati kafa eğilmiş, kitap okur vaziyette geçiyor. sabah 9-10 gibi evden çıkıyorum. ankara‘da bir üniversitenin kütüphanesine gidiyor ve güzelce bir bardak sütlü kahvemi içtikten sonra ders çalışmaya başlıyorum. kafamı önüme bir eğiyorum, başla.

birkaç saat kpss‘ye çalıştıktan sonra yüksek lisans ödevleri ile haşir neşir oluyorum. sonra da eve gelince bilgisayarda öykü yazmayla falan uğraşıyorum.

bu gözler ve boyun ne olur bu haldeyken?

şükür, boynuma pek bir şey olmadı. hafif hafif ağrı var. ama gözler, -sanırım- sizlere ömür. kitaptaki yazıları okumaya başlayınca bir sulanma, bir bulanıklık oluyor ki sormayın. yazıları seçeceğim diye bir de kendimi zorluyorum, o da iyice ağrı yapıyor. vallahi kaç gündür kendimi zorlamaktan gözlerim epey ağrımaya başladı.

sabah kalkıp önce sağlık karnesi çıkartmaya gideceğim -malûmunuz lisanstan sonra örgün eğitimdeki kariyerime bir iki sene ara vermiştim. haliyle sağlık karnem iptal olmuştu.-. sağlık karnemi çıkarabilirsem hemen gidip bir göz muayenesi olacağım.

benim için dua edin lütfen. gözlük takıp takmamak problem değil. gözlüğü ben oldum olası sevmişimdir. gözlerimin ağrısı geçsin kâfi.

bir de geçenlerde imza gününe gitmiştim. murat menteş‘in. televizyon programlarını pek takip etmediğimden olsa gerek pek tanımıyordum kendisini - hattâ hiç-. bir arkadaş kitap imzalatacaktı, o yüzden gittim ben de. neyse efendim, adam sağ olsun hoş geldin falan etti. gayet de samimi karşıladı beni:

dedim, ben, sizi pek tanımıyorum, ama bir gün sizi okuyacağım. farklı bir tarzınız varmış sanırım. valla dedi murat abi, sen oku, kendin karar ver.

efendim, aradan birkaç gün geçti. bizim tenekeci ödevi için kâmil yeşil hoca’ya danışıyordum. ne yapayım, ne edeyim gibisinden. o da “klark” programına çıkmıştı tenekeci, dedi. bir izle istersen.

eve gelip hemen klark programına baktım video sitelerinden. ne göreyim?! aman allah’ım… tenekeci ve murat menteş abi. :)

abi, affına sığınıyorum. gittim hemen kiatbını aldım. kitabın kapağı çok güzel. bir çırpıda okuyacağım ve özellikle istanbul’a gelip, seni bulacağım ve kitap için imza isteyeceğim.

oluyor, arada böyle şeyler.

Etiketler : ankara, göz muayenesi, İbrahim Tenekeci, klark, kpss, murat menteş, öykü, sağlık karnesi, sağlık karnesi çıkartma, sütlü kahve, tenekeci, yazar okulu, yüksek lisans



Bu yazıyı beğendin mi? O hâlde arkadaşlarınla paylaşabilirsin:

Tweet

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 28 Aralık 2009, 01:59
 sevgili günlük
 bugün 2 kez, toplam 1.569 kez okundu
« rüyalar da olmasa
türk gerçekten “türk” mü? »

benzer yazılar

  • Adam Olayım Dedim, Bürokrasiye Takıldım
  • Varoluşçu Psikoterapi - Irvin Yalom
  • nerede kalmıştık ?
  • "Tekel" İşçileri
  • ismet özel ve özel ben

son yazılar

    • Ders.net.tr açıldı
    • Bir “uzun hikâye”
    • Öğretmenlik mesleği
    • Hayatta bazen
    • İnsanın şiir saati




diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".
tercüme, makina kılavuzu, psikolog, özel ders, african mango,

© Kaan Fakılı