sağlık her şeyden önemli demişlerdi de inanmamıştım. ya da inanmıştım da başıma gelmeyene kadar pek üzerime alınmamıştım.
son zamanlarda yüksek lisans ödevleri, yazar okulu ödevleri ve kpss derken, günün birçok saati kafa eğilmiş, kitap okur vaziyette geçiyor. sabah 9-10 gibi evden çıkıyorum. ankara‘da bir üniversitenin kütüphanesine gidiyor ve güzelce bir bardak sütlü kahvemi içtikten sonra ders çalışmaya başlıyorum. kafamı önüme bir eğiyorum, başla.
birkaç saat kpss‘ye çalıştıktan sonra yüksek lisans ödevleri ile haşir neşir oluyorum. sonra da eve gelince bilgisayarda öykü yazmayla falan uğraşıyorum.
bu gözler ve boyun ne olur bu haldeyken?
şükür, boynuma pek bir şey olmadı. hafif hafif ağrı var. ama gözler, -sanırım- sizlere ömür. kitaptaki yazıları okumaya başlayınca bir sulanma, bir bulanıklık oluyor ki sormayın. yazıları seçeceğim diye bir de kendimi zorluyorum, o da iyice ağrı yapıyor. vallahi kaç gündür kendimi zorlamaktan gözlerim epey ağrımaya başladı.
sabah kalkıp önce sağlık karnesi çıkartmaya gideceğim -malûmunuz lisanstan sonra örgün eğitimdeki kariyerime bir iki sene ara vermiştim. haliyle sağlık karnem iptal olmuştu.-. sağlık karnemi çıkarabilirsem hemen gidip bir göz muayenesi olacağım.
benim için dua edin lütfen. gözlük takıp takmamak problem değil. gözlüğü ben oldum olası sevmişimdir. gözlerimin ağrısı geçsin kâfi.
bir de geçenlerde imza gününe gitmiştim. murat menteş‘in. televizyon programlarını pek takip etmediğimden olsa gerek pek tanımıyordum kendisini - hattâ hiç-. bir arkadaş kitap imzalatacaktı, o yüzden gittim ben de. neyse efendim, adam sağ olsun hoş geldin falan etti. gayet de samimi karşıladı beni:
dedim, ben, sizi pek tanımıyorum, ama bir gün sizi okuyacağım. farklı bir tarzınız varmış sanırım. valla dedi murat abi, sen oku, kendin karar ver.
efendim, aradan birkaç gün geçti. bizim tenekeci ödevi için kâmil yeşil hoca’ya danışıyordum. ne yapayım, ne edeyim gibisinden. o da “klark” programına çıkmıştı tenekeci, dedi. bir izle istersen.
eve gelip hemen klark programına baktım video sitelerinden. ne göreyim?! aman allah’ım… tenekeci ve murat menteş abi.
abi, affına sığınıyorum. gittim hemen kiatbını aldım. kitabın kapağı çok güzel. bir çırpıda okuyacağım ve özellikle istanbul’a gelip, seni bulacağım ve kitap için imza isteyeceğim.
oluyor, arada böyle şeyler.

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum