Bugün kanalları şöyle bir gezeyim derken bizim meşhur reklâm eleştirmenimiz, GAG‘dan mütevellid yakından tanıdığımız Gülse Birsel’in oynadığı bir bulaşık makinesi reklâmını gördüm. Aslında daha evvel de bu reklâmı görüyor olmama rağmen bugün reklâmdaki ince bir ayrıntı dikkatimi çekti doğrusu. Reklâmın hangi marka için çekildiğini bilmediğim için internette reklâmın videosunu bulup koyamadığım siteye. Ancak reklâmı bulan arkadaşlar olursa bana adresini yollasınlar, onların adına yayınlayım falan
Efendim, reklâm dediğimiz iş çok ciddi bir iştir. Milyonlarca YTL (bakın YTL diyorum) harcayıp piyasaya sürdüğünüz bir ürünün adam gibi tanıtımını yapamazsanız ürününüz elinizde patlar ve ağlaya ağlaya anne bana reçelli ekmek ver dersiniz. Reklâm vardır, üç beş bin YTL’ye mâl olan bir üründen size milyonlarca YTL ekmek yedirir. Vergi rekortmeni bile olur, boy boy fotoğraf yayınlatırsınız. Peki reklâmcılıkta başarı nedir, başarıyı ne getirir, başarısızlık nerede başlar? Ben bir reklâmcı olmadığım için her soruya yeterince cevap veremeyeceğim ancak reklâm çözümlemeleri göstergebilimin konusuna girdiği için ve ben de üzerinde az çok düşündüğüm için bir şeyler söyleme gereği duydum.
Reklâmdaki olayın ya da durumun yaşandığı mekân, mekânın içerisindeki dekorlar -dikkatinizi çekerim, en ince ayrıntısına kadar her şey-, reklâmda oynayan kişinin el ve kol hareketleri, duruşu, mimikleri, reklâmda kullandığınız ağırlıklı renkler, reklâm sloganları, ürünü vurgulayıcı resimler falan hep reklâmın başarısını etkileyen şeylerdir. İşte reklâmcılıkta asıl başarı da -bana göre- bu tamamının bir arada verilmesi ile olur. İzleyici reklâmdaki bu unsurları reklâmı izlerken farkında olmadan algılar. Reklâmda eğer bu unsurlar varsa reklâm izleyici gözünde başarıya ulaşır. Ancak bilinçsiz -bilinçsizden kasıt, reklâm çözümlemesi hakkında fikir sahibi olmayan- izleyici bu unsurların varlığından habersiz bir şekilde beğenir bu reklâmları.
Benim de son zanlarda izlediğim bu Gülse Birsel‘in reklâmı hoşuma gidiyordu. Özellikle tüm kirlerin söküldüğünü anlatan bölüm. Malûmunuz burada tüm kirlerin bundan hoşlanmayacağını söyleyen Birsel, kendi suratını da asar ve kendinin de bir kir olduğunu imâ eder.
Reklâm bu yönleriyle güzeldir, ancak gözden kaçan bir şey vardır. Eğer yakalayanlar varsa -ki bu yetmiş milyonda birdir
- gerçekten zeki ve dikkatli kişilerdir. Reklâmda bizim malûm kişimiz Birse, duş kabininden çıkınca her tarafından su akar işte başlar bu tazyikli suyun kirleri nasıl derinden çıkardığını falan anlatmaya. Ama ne hikmettir ki, kendisinin yüzüneki makyaj bir gram dağılmamış, bozulmamıştır. Üstüne üstlük suratından da bir sürü su akmasına rağmen…Kadın olmadığım için makyajların bu kadar uzun süre ve bu kadar suya rağmen kalıp kalamayacağını bilemediğim için şimdilik susma hakkımı kullanıyorum.
Bizim GAG programımızın güzel sunucusu, acaba bu gözden kaçan ayrıntıyı fark etti mi dersiniz? Ettiyse acaba milletin ahını aldım da demiş midir? ![]()

6 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler
21 Haziran 2008, 21:33
Gülse’nin resmi siteye ayrı bir hava katmış.Avrupa Yakası’nı izleme sebebimdir sevgili ablanız!!!
Reklam Whirlpool için çekildi.Reklamı bulamadım ama reklamda belirttiğin o ayrıntı içinde şunu soyleyeyim. Kozmetik dünyası uçmuş durumda hacı. Sabahtan akşama kadar denizden çıkmayan hatunların suratlarından damla makyaj akmıyor. Kaldı ki reklam için yarım dakika ya kaldı ya kalmadı duşta.
Uzun lafın kısası Whirlpool herşeyi söyleyin Gülse’ye laf yok
21 Haziran 2008, 21:36
Fotoğrafın arka plânı gerçekten yakışmış değil mi? Yeşil renk… Bu rengi sitede bir yerlerde kullanmalıyım.
Whirpool için çekilen reklâm değil sanırım. Başka bir markaydı.
Hacı, reklâm metninde kirleri kökünden söktüğü falan yazıyor, kadın da bunları söylüyor. E bunları söylerken makyajın akmaması saçma değil mi ?Yani o kadar tazyikten bahsederken…
21 Haziran 2008, 22:02
Yeşil renk hem siteni açmış hem Gülse’yi.
Hazır reklam dünyasından söz açılmışken reklam sektörü inanılmaz gelişme gösterdi son yıllarda.Artık kısa belgesel tadında. İzleyenleri ürüne nasıl çekebileceklerini çok iyi biliyorlar.Ya da kandırabileceklerini.
Ayrıca; Gülse’nin suratındaki kir değil ki aksın onlar nur nur!!
23 Haziran 2008, 06:32
Valla fibonacci haklı, makyaj olayı fena aştı (tekip edene !) kullanılan malzemeler artık suya dayanıklı olabiliyor. Ağlayınca o çirkin üstü çirkin görüntü yaratan kara lekeler (rimel, kalem vs.) yok kalmadı…
Ve evet reklam Whirlpool’un Powerclean teknoloji ile ürettiği tazyikli su ile tüm kirleri söküp attığını, lekesiz bulaşık yıkadığını iddia ettikleri bulaşık makinesinin reklamı. Whirlpool reklamları serii halde devam ediyor ve tüm serii de oynayan tek kişi de Gülse Hatun’dur ki bence çok da yakışıyor…
İşte bu da tüm reklamlarını izleyebileceğin adres : http://www.whirlpool.com.tr/wh.....amlar.aspx (E daha ne olsun
10 Temmuz 2008, 17:36
Benim bildiğim kadarıyla akmayan makyaj malzemeleri artık çok yaygın.yani olabilir.
29 Ağustos 2008, 17:35
Aslında yeni bir reklam çıkmıştı Ajda Pekkan’ın oynadığı … Sanırım Gülen Boya reklamı idi . Ve orda yağan yağmura inat Ajda Hanım’ın makyajında gram bozulma yoktu (:
Sanıyorum üretildi böyle bir makjay malzemesi …
(o reklamda asıl konu makyaj değil cephe boyası idi;şimdi onunla ne alakası var denmesin diye açıklama gereği duydum nedense (: )