Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

gözbebeğim

Adını Baba ve Piç meselesi ile duyduğum Elif Şafak‘ın Pinhan kitabına kadar daha evvel hiç kitabını okumamıştım. Sanırım Baba ve Piç kitabı ile gündemde bir süre olumsuz şekilde kalmasından dolayı bende bir önyargı oluştu ve okumadım Elif Şafak. Orhan Pamuk gibi ona da önyargı ile baktık ama şimdi düşünüyorum da sanırım biraz fazla hissiyat takılmışız. Milliyetçiliği fazlaca yapmışız. Neyse amacım burada bu konulara girmek değil aslında. Sadece Elif Şafak’a karşı benim gibi önyargısı olup da kitaplarını okumayanlar varsa çok şey kaçırdıklarını bilsinler diye söylüyorum.

Pinhan kitabının bitmesine birkaç sayfa kaldı. Hazır Elif Şafak‘tan bir kitap okumuşken diğer kitaplarına da bir göz gezdireyim dedim bugün. Aslında bana Nagehan‘ın tavsiyesi ile okumuştum Pinhan’ı. Bugün kitabın bitmeye yakın olduğunu söyleyip yeni tavsiye istedim. O da Mahrem kitabını tarif etti bana. Bir de Amin Maalouf‘un Yüzüncü Ad kitabını önerdi.

Yarın kitap alma bahanesi ile Kızılay‘a inmeyi düşündüğüm için hemen bu kitapların tanıtımına bakayım dedim ve kitapyurdu‘na girdim. Girip Mahrem‘in tanıtım yazısını okuyunca sanırım yüzümde güller açtı. Bir iki sene evvel Yeni Türk edebiyatı dersinde işlediğimiz herhangi bir dersin bir beş dakikasında hocanın anlattığı o ufak epigrafı gördüm. Aylardır bunu arıyordum aslında. Çok hoşuma gitmişti. Ve bu epigrafı burada görmenin mutluluğunu yaşıyorum şu an.  İşte o epigraf:

Gözbebeği: İnsanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçimde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.

Âşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka “gözbebeğim” diye hitap edilir.

Etiketler : amin maalouf, elif şafak, kızılay, mahrem, nagehan, orhan pamuk, pinhan, roman, yüzüncü ad

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 6 Ekim 2008, 00:06
 kitap
 bugün 5 kez, toplam 515 kez okundu
« 13 bin sözleşmeli öğretmen atanacak
papa: kriz ilahi bir uyarı »

benzer yazılar

  • mutluluk bir varış değil yolculuktur

son yazılar

    • mutluluk bir varış değil yolculuktur
    • ALES 2008 kasım dönemi soru ve yanıtları
    • bir kere sevdaya tutulmaya gör
    • ben ve tiyatro, bir de köşebaşı oyunu
    • bir haftam, öğretmenliğim ve öğrencilerim


3 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. nagehan aytekin
    6 Ekim 2008, 21:18

    Demek yüzünde güller açtı ha,o güller kitabı okuduktan sonra da aynen devam eder inşallah :)Tavsiyelerimi dikkate aldığın için teşekkür ederim ne de olsa çömün sayılırım değil mi üstad ;)

  2. Kaan Fakılı
    6 Ekim 2008, 21:26

    Üstad ne demek. :) Çömlük keşke aradaki sınıf farkı ile olsaydı. Birimiz üniversiteyi bitirince meslektaş sayılıyoruz. Sen benim kıymetli bir meslektaşımsın. :) Tavsiyelerine elbette uyacağım. Sağ ol tekrardan.

  3. Guher
    8 Ekim 2008, 13:31

    Elif Şafak kitabı okumak nasip olmadı henüz.siyah süt kitabını okumayı istiyorum inş.
    bazen tevafuken duyduğumuz sözler,yazılar vardır,dikkatimizi çeker hoşluğuyla.benim de “Ayın,Şın,Kaf imiş her nevar alemde..” sözü hoşuma gitmişti.paylaşayım dedim (:

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

© Kaan Fakılı