Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir

fatih harbiye ve kadın

Peyami Safa’nın mükemmel romanlarından bir tanesi… Fatih – Harbiye. Tanzimat ile birlikte Türk insanına yerleşen batılılaşma hareketlerinin Türk insanındaki etkilerini çok iyi anlattığı bir roman. Ruhî tasvirleri ile, karakter ve durum analizleri ile tam bir psikolog edası ile romanlarını yazan Safa’nın bu romanında da “kadın”ı nasıl tahlil ettiğini bir görelim isterim.

Neriman o gün Şinasi’i mektepte aradı, buldu ve beraber çıktılar. Artık onunla daha açık konuşmak cesaretini kendinde buluyordu. Koluna girdi ve onu çekti. Bu kuvvet ona babasının teklifini kabul etmiş olmaktan geliyordu.

- Babam bana bir mesele açtı, dedi.

Şinasi anlamıştı. Gene sesini çıkarmıyordu. Neriman devam etti:

- Bilmem sana da açtı mı? Şinasi kısaca:

- Evet, dedi.

- Sen ne cevap verdi?

- Tabiî itiraz edemezdim.

- Ben de itiraz edemezdim. Yalnız iki üç ay müsade istedim.

Şinasi bunun sebebini öğretmek istemedi ve sustu. Onun bu sükûtu Neriman’a çok mânalı ve karışık görünmüştü. Fakat, Şinasi “Niçin?” diye sormuş gibi Neriman cevap verdi:

- Ben de niçin bunun acele olmasını istemediğimi bilmiyorum. Fakat biraz vakit geçmesi daha münasip görünüyor; buna, sen ne dersin?

- Münasip.

- Niçin münasip?

- Sen münasip gördüğün için.

İşte, Şinasi artık Neriman için anlaşılmaz bir hale gelmişti ve bir sırrı olan ruhların büyüklüğü ile Neriman’ı eziyordu. Genç kız, hayatında hiçbir zaman Şinasi’ye karşı bu kadar hayranlık ve öfke duymamıştı. Kendi kendii hapsetmeye muktedir bir adamın tesirini yapan Şinasi, bir hükümdardan daha kuvvetli görünüyordu.

Etiketler : batılılaşma, fatih harbiye, kadın, peyami safa, tanzimat

yorumlara abone ol   
atıf  
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
 
 6 Aralık 2008, 12:38
 sevgili günlük
 bugün 0 kez, toplam 1,904 kez okundu
« son günlerde ben
e-vren günlüğü kasım ayı misafir kalemiyim »

benzer yazılar

  • doğunun limanları
  • e-okul çıktı, mertlik bozuldu
  • yazarken arınıyor musunuz?
  • tabii ve tabi arasındaki fark

son yazılar

    • Çok Tanrılı Dine İnanıyorum
    • hayatı kolaylaştıran icatlar
    • Duyulmayan Anlam Çığlığı*
    • nerede kalmıştık ?
    • ANKARA BÜYÜK GAZZE MİTİNGİ




11 ahkâm kesilmiş, ilkin okuyayım, sonra ben de yazarım bir şeyler

  1. x-öğrenci
    7 Aralık 2008, 15:12

    hocam bayramınız mübarek olsun

  2. i_schea
    7 Aralık 2008, 16:57

    Tahlil dediniz açalım o halde.kadın profilini ele alırsak şayet doğru bir tespitle yazmış Safa.Didikleyen ayrıntılara inmeye meyilli ,fikrinin desteklendiğini görse dahi yine de arkasında neden arayan.Ya Şinasi o da temsil ettiği cinslerinin özelliklerini yansıtıyor.konuşmayı tercih etmek yerine kendi içinde çözmeye çalışıyor problemi.daha çok açılım yapmaya çalışmaktan vazgeçiyorum çünkü kitabı okumalı çözümleme yapmak için.okumak nasip olursa okur paylaşırım inşallah

  3. Kaan Fakılı
    7 Aralık 2008, 17:25

    Teşekkür ederim x-öğrenci. Senin de bayramın mübarek olsun.

    i_schea, benim bu sayfanın tamamını vermem muhabbetin gelişni göstermek içindir. Aslına bakarsanız Şinasi’nin yukarıda yazdığım tavrı genel tavrını göstermiyor. En azından yaşadıkları bir olaya kadar Şinasi yukarıdaki Şinasi değil. Bu olaydan sonra Şinasi daha çok yaşadıklarını içine atma gibi bir girişimde bulunuyor. Aslına bakarsanız birkaç sayfa sonrasında Şinasi’nin arkadaşı Ferit de Şinasi’nin yaşadıklarını kendi içinde yorumlamasını ve Neriman ile konuşmamasını yanlış buluyor. Sonuç olarak sizin bakış açınız da takdire şayan bence. Sanırım erkek olduğum için ve beni bizzat ilgilendiren neriman’ın tavrı olduğu için orayı gözden kaçırdım. Benim burada dikkatimi çeken ise Şinasi’nin değiştiğini düşünerek Neriman onu gözünde büyütüyor. Onu bir hükümdardan daha yüce görüyor. İşte burası çok önemli bence. Belki yaşadığım bir hadiseden dolayı bu olay bana çok ilgi çekici geldi.

  4. i_schea
    7 Aralık 2008, 17:37

    hanımlarla ile erkeklerin arasındaki fark burada aşikar oluyor sanırım.bir hanım bir erkeğe çok şey yükleyebilir merkeze alabilir onu.erkek tavrı böyle olmaz genel itibariyle.ama hanımların bu tavrını duygu dünyalarıyla alakalı doğrudan.tecrübe biriktirdiklerimizdir ya hani insan yaşadıklarından doğru şeyleri ayırıp yanlışları biriktirirse hal bu hal olur.ve dediğiniz üzre kadın dünyasıyla alakalıdır bu hissettikleri başka bir şey değil; ki büyütülen vardır ortada(haketmese dahi).merak ettim açıkçası şimdi kitabı.neyse efendim okuyup tekrar tartışırız :)

  5. Kaan Fakılı
    7 Aralık 2008, 17:50

    İnce bir kitap zaten, 125 sayfa falan. Bence alın, mutlaka okuyun. :) O zaman daha hassas tartışmalara girişebiliriz efendim. :) sabırsızlıkla bekliyorum.

    Saygılar.

  6. gülçin g.
    7 Aralık 2008, 19:48

    güzel bir özet olmus… emeğinize sağlık… :)

    bayramınız kutlu olsun. herşey gönlünüzce olsun…

  7. yasemin
    13 Aralık 2008, 18:33

    Hakikaten güzel bir romandır.Lise yıllarımda okumuştum.Kaan Bey sizin romanı anlattığınız yazınızda ve i_schea adlı şahsın yorumlarında yazım yanlışları ve anlatım bozuklukları çok dikkatimi çekti.Paylaşmak istedim…

  8. Kaan Fakılı
    13 Aralık 2008, 19:21

    Yasemin, anlatım bozukluklarını yazılmış bir yazıda bulmak kolay oluyor da, yazarken anlatım bozukluğu yapmamak hakikaten zor oluyor. :) İşte bunun içindir ki büyük yazarlar kitaplarını yazdıktan sonra bir de tashih ettiriyorlar. Gözden geçirtiyorlar. Anlatım bozukluklarını, mantık hatalarını bulduruyorlar. Şimdi benim yazıyı yazdıktan sonra tekrar okuma gibi bir durumum olmadığı için böylesine fazla anlatım bozukluğunun olması normal gibi gözüküyor. Tabiî ki temennimiz anlatım bozukluğunun olmadığı bir dünyada yaşamak. :)

  9. i_schea
    17 Aralık 2008, 18:45

    Öncelikle i_schea isimli şahıs olarak bitirdiğim kitapla ilgili kadın erkek fikriyatı ve halleri üzerine bir kaç kelam etmek istiyorum.imlâ hatalarımı kabul edebilirim teşekkür ederim hatta değer verip okuduğunuz için tabiî bir de ama bana ait kelamların probleminin nedeni adına bir tespitte bulunayım izninizle;devrik cümleler..
    Dolayısıyla ban ait yazılarda bu konuyu atlamayın derim şayet okumaya dair buluyorsanız:))

    romana başladıktan sonra kafamda ilk oluşan şey şu oldu; insan kendini tanımaktan ,kendini çözümlemekten kaçtığı kadar karşı tarafa dönüyor yüzünü.bunu diyerek şunu kastediyorum neriman’ı incelemek pek yakın durduğum bi tavır olmadı örneğin.kitabın son satırına dek şinasi ile ilgili ayrıntılara takıldığımı farkettim.
    buradan ilk ortak nokta ortaya çıkıyor sayın fakılı ile;o da neriman’a takıldığını ifade etmişti:)
    gelgelelim romana:
    efendim romanda yaşanan döneme dair izleri görmek hoştu açıkçası.(bendeniz roman okumaktan fazla hazetmem)

    efendim romanda birkaç ana karakter mevcut ama dönemi anlatma anlamında iki cihet var:şark ve garp.
    şark şinasi garp macit demek.ve tercih etme durumunda kalan Neriman.ve bence kadın demek duygu demek dolayısıyla iki blok arasında yani şark ve garbın arasında kalan insan duygularını neriman üstlenmiş.ben neriman’ı burada bu iki blok arasında sıkışıp kalmış insanın duygularını anlatıyor olduğunu sezdim cümleler boyunca..

    şinasi’ye dair o kadar çok şey var ki nerimanda ama alışkanlık mı diyor zamanla Neriman ikisi arasına sıkışıp..
    neriman’ı Şinasi ve Macit arasında bırakan duygu bana alışkanlıklara dönüşen ve dolayısıyla manasını kavramaktan vazgeçtiklerimizi hatırlattı.vazgeçiyoruz
    vazgeçtikçe de anlamsızlaşıyorlar. bu anlamsızlaşma alışkanlık halini alsa da yaşananlar bir gün kopmaya dek vardırabiliyor yolları.
    demek ki farkında olarak yaşıyor olmaya devam etmeli günü güne eş değil ileri kılarak devam etmeli ;)

    öncelikle burada bir ara verip tekrar devam edeyim.umarım karman çorman bir hal almamıştır kafanızda olaylar temennisiyle.bir nisa tavrıyla hareket ettiğimi de ekleyerek elbette ;ayrıntılarda boğulduğumu farkederek…

  10. ZaH!De
    19 Aralık 2008, 16:16

    hocam güzel bir özet olmuş.Bu kitabı geçen sene okumuştum,güzel bir kitap bence de okunması gerekiyor:)

  11. İbrahim KILIÇ
    3 Haziran 2009, 21:43

    Peyami Safa psikolojik romanlar konusunda usta bir yazar. Bu romanını okumadım ama eminim ki diğer romanları kadar güzeldir… Teşekkürler…

diyeceklerim var, ben de ahkâm kesmek istiyorum

Yapacağınız yorumların, benim ve okuyucularım için değerli olacağını unutmamalısınız. Biz, yazdığınız her şeyi ciddiye alırız. Yorum yazarken kimseyi rencide etmeden yazmanızı, aşağılayıcı, rencide edici şeyler yazmamanızı temenni ederim. Türkçe yazım kurallarını ihmâl etmezseniz sevinirim. Zira "aslan yattığı yerden belli olur".

Bağlantılar
moliva, boşanma, boy uzatıcı, kilo aldırıcı, estetik , Kartuş Dolum Seti , kilo alma, boy uzatma, telefon dinleme, altın çilek, Acı Meksika Biber Kapsülü Resmi Satış Sitesidir.

© Kaan Fakılı