<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; türkiye</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>kocatepe kitap fuarı ve sonrası</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/kocatepe-kitap-fuari-ve-sonrasi/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/kocatepe-kitap-fuari-ve-sonrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 00:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Afâtu'l Lisan]]></category>
		<category><![CDATA[Derviş]]></category>
		<category><![CDATA[Dilimize nasıl Sahip Çıkabiliriz?]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Yusuf Macit]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[elifba]]></category>
		<category><![CDATA[fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Cibran]]></category>
		<category><![CDATA[İletişimde Model Olarak Hazreti Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[Irvın Yalom]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[kocatepe camii]]></category>
		<category><![CDATA[kocatepe kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Mürşit]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nietzsche Ağladığında]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Abdülhakim Yüce]]></category>
		<category><![CDATA[Tesbihât]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=798</guid>
		<description><![CDATA[<p>İnsanın bazen çok zamanı olunca hiçbir şeye ayıramıyor bunu. Çok defa tecrübe ettim ben. Zamanınız kısıtlı olduğunda, meşgul birisi olduğunuzda, birçok şeye zaman ayırabiliyorsunuz. Sanırım bunun en mühim sebebi kısa zamanda çok şey yapmak istemeniz ve işinizden ya da meşgalenizden arta kalan zamanı tasarruflu kullanmak için plân yapmanızdır. Yani olay neymiş,<strong><em> plân yapmak size zamanı nasıl kullanacağınızı öğretir. </em></strong></p>
<p>Son günlerde zaman bolluğum yüzünden hiçbir şey yapamıyorum. Yapacaklarımı ya da yapabileceklerimi şöyle yazmaya kalksam belki de normal bir insanın boyunu misli misli aşar. Ama ben miskinlik edip hiçbirini yapmıyorum. Hoş hakkımı yemeyim şimdi. Yaptığım birçok şey de var aslında. En önemlisi, her zaman olduğu gibi ders çalışmak. <strong>Osmanlıca </strong>okumak vs.</p>
<p>Efendim, her sene malûmunuz ramazan ayında Kocatepe Camii&#8217;nde kitap fuarı olur ve <strong>Türkiye</strong>&#8216;nin dört bir yanından -ki çoğunlukla <strong>İstanbul</strong>&#8216;dan- yayınevleri gelir ve bu fuarda birer stand açarlar. Siz de bu standları gezer ve kitapçılardaki satış fiyatından ucuza denk getirdiğiniz kitapları&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın bazen çok zamanı olunca hiçbir şeye ayıramıyor bunu. Çok defa tecrübe ettim ben. Zamanınız kısıtlı olduğunda, meşgul birisi olduğunuzda, birçok şeye zaman ayırabiliyorsunuz. Sanırım bunun en mühim sebebi kısa zamanda çok şey yapmak istemeniz ve işinizden ya da meşgalenizden arta kalan zamanı tasarruflu kullanmak için plân yapmanızdır. Yani olay neymiş,<strong><em> plân yapmak size zamanı nasıl kullanacağınızı öğretir. </em></strong></p>
<p>Son günlerde zaman bolluğum yüzünden hiçbir şey yapamıyorum. Yapacaklarımı ya da yapabileceklerimi şöyle yazmaya kalksam belki de normal bir insanın boyunu misli misli aşar. Ama ben miskinlik edip hiçbirini yapmıyorum. Hoş hakkımı yemeyim şimdi. Yaptığım birçok şey de var aslında. En önemlisi, her zaman olduğu gibi ders çalışmak. <strong>Osmanlıca </strong>okumak vs.</p>
<p>Efendim, her sene malûmunuz ramazan ayında Kocatepe Camii&#8217;nde kitap fuarı olur ve <strong>Türkiye</strong>&#8216;nin dört bir yanından -ki çoğunlukla <strong>İstanbul</strong>&#8216;dan- yayınevleri gelir ve bu fuarda birer stand açarlar. Siz de bu standları gezer ve kitapçılardaki satış fiyatından ucuza denk getirdiğiniz kitapları alırsınız. Ben de son zamanlarda bu fuara gitmeyi çok istiyordum ama bazen işim çıktığından ve bazen de miskinlik yaptığımdan fırsat olmamıştı, bugüne kadar.</p>
<p>Öğlen uyanıp, rutin işlerimi halletikten sonra ve biraz da Osmanlıca çalıştıktan sonra üstümü giydim, en sevdiğim parfümümü sıktım ve çıktım dışarı. Havanın sıcaklığına aldırmıyordum ama güneş gözlüğümü evde unutmuş olmam gözlerimin bir anda yanmasına neden oldu. Hemen evi arayıp balkondan güneş gözlüğümü atmalarını istedim!</p>
<p>Kocatepe&#8217;nin bahçesine gittiğimde saat 16.00 civarıydı. Hemen vakit kaybetmeden öğle namazını kıldım ve biraz oyalanarak ikindiyi cemaatle kılmak istedim. Malûm sabah namazında ve ikindi namazında cemaatle namaz kılmak, diğer vakitlere göre daha sevaptır. Zira <strong><em>melekler size eşlik eder. </em></strong></p>
<p>Namazı kıldıktan sonra hemen fuar kısmına geçtim ve sanırım biraz hayal kırıklığına uğradım. İçimde kitap kurcalama ve alma isteği yok gibiydi! Koca fuar alanını yirmi dakika gibi bir zamanda dolaştım, ama gözüme ilişen hiçbir kitap olmadı. Normalde böyle yerlere giderken kafamda plân yapar ve okumayacak olsam da şu kitabı ya da bu kitabı alayım derdim. Bu sefer de<strong> Halil Cibran</strong>&#8216;ın <strong>&#8220;Derviş&#8221; </strong>kitabı vardı aklımın bir ucunda(sağ olsun arkadaşım tavsiye etmişti) ama bir kitapçıda adamın bütün kitapları vardı, Derviş hariç.</p>
<p>İkinci turumu atarken bir kitapçının rafında çok güzel bir kitap dikkatimi çekti ve sanırım zihnimde bir yerde almaya uzun süredir istekli olduğumdan hemen alıp kurcaladım ve başka bir kitapla birlikte aldım: <strong>Dr. Yusuf Macit</strong>&#8216;in <strong>&#8220;İletişimde Model Olarak Hazreti Muhammed&#8221;</strong>.</p>
<p>Uzun zamandır kafamı kurcalıyor iletişim konusu. Acaba insanlarla iletişimimizde en çok nelere dikkat etmeliyiz, neleri yaparsak karşımızdakine derdimizi daha iyi anlatırız, ne şekilde davranırsak karşı tarafı incitmemiş oluruz. Bu soruların cevaplarını hep İslâmiyette arıyordum. Zira akıllı olan Müslüman&#8217;a her şey dinde vardı. Günlük yaşantıdan tutun da insanlar arasındaki iletişime kadar&#8230;</p>
<p>Aldığım diğer kitap ise <strong>Prof. Dr. Abdülhakim Yüce</strong>&#8216;nin <strong>&#8220;Tesbihât&#8221; </strong>kitabıydı. Allah&#8217;ı isimleriyle anmak, ona selam yollamak gibi fikirler son günlerde beni biraz meşgul etmişti. Bir de onun<em><strong> ism-i azâmını gün içinde sürekli düşünmek</strong></em>. Bu kitabı o yüzden aldım, sanırım.</p>
<p>Çarşıyı biraz dolaştıktan sonra iki kitap daha aldım. <strong>İmam Gazali</strong>&#8216;nin <strong>&#8220;Afâtu&#8217;l Lisan&#8221;</strong> yani<strong> &#8220;Dilimize nasıl Sahip Çıkabiliriz?&#8221;</strong> kitabı. Aslında &#8220;Türkçemize nasıl sahip çıkarız?&#8221; gibi bir çağrışımı var kitabın adının. Ama esası öyle değil. Genel olarak boş konuşmak, gıybet etmek, alay etmek gibi konulara değiniyor ve bunlardan sakınmamız için öneriler sunuyor.</p>
<p>Diğer kitap ise biraz daha hususî bir kitap. Şimdi ismini verip reklâm olmayayım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama yine iletişimle ilgili bir kitap. <em>Davranışlarımıza şekil verdirecek bir kitap. </em></p>
<p>Son olarak da biraz gezdikten sonra uzun süredir aklımda olan<strong> &#8220;Mürşit&#8221;</strong> yazılımının indirimde olduğunu gördüm ve hemen alıverdim. Zira 150 cilt İslâmî kaynak içeren bir yazılım bu. <strong>Kur&#8217;an-ı Kerim</strong>&#8216;in Arapçası ve Türkçe meali, hadis kaynakları, ilmihal, fıkıh, dua, tarih, namaz, elifba gibi bir sürü bölümü var. Ve bir nimet diyebilirim.</p>
<p>&#8220;Şimdi neden hiç roman almadın, Kaan?&#8221; diye soran olursa peşinen söyleyim: Evde okunmayı bekleyen onlarca roman var. Kafamda hepsini bir sıraya soktum ve onları bitirmeden almayacağım roman. Şu an <strong>Irvın Yalom</strong>&#8216;un <strong>Nietzsche Ağladığında</strong> kitabını okuyorum.</p>
<p>Neyse efendim, oradan da beni iftara davet eden öğrencimin evine gittim. Kalabalık bekliyordum ama aile nüfusu özünde kalabalık değilmiş. Öğrencim, babası ve annesi ile oturduk. Önce yemeklerimizi yedik, sonra da çaylarımızı içtik. Ve sonra da meyveler&#8230; Derken saatin 23.00 olduğunu fark ettim. Bu sırada o kadar konuşmuşuz, sohbet etmişiz ki zamanın nasıl ilerlediğinin farkında değildim. Her şey çok güzeldi. Yemeklerden tutun da sohbete varana kadar. Son zamanlarda hiç bu kadar mutlu olduğumu anımsamıyorum.</p>
<p>Eve geldiğimde aldığım şehit haberleri de olmasaydı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/kocatepe-kitap-fuari-ve-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>eyvah! lanetlendik</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/eyvah-lanetlendik/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/eyvah-lanetlendik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 10:26:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[bıkkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[lanet]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=782</guid>
		<description><![CDATA[<p>Başlıkta bu kadar çığırtkanlık yaptığıma bakmayın siz. Başlık demek, dikkat çekmek demekse, benim yaptığım da mübah sayılabilir zannımca.</p>
<p>İnternete girdiğimde genelde <strong>haber siteleri</strong>ne şöyle bir göz gezdiririm. Hoş haberlerin başlıklarını okumaktan öteye gittiğim pek söylenemez. Ancak başlıklarını okurum, güzel ülkemin sınırları içinde neler olmuş diye.</p>
<p>Bugün de böylesine sıradan bir günü yaşarken ve  haber sitelerini gezerken içimin birden  karardığını fark ettim: Açıyorsunuz bir sayfayı trafik kazası haberi. Ötekini açıyorsunuz bir şirket batmış onun haberi. Bir sayfa daha çeviriyorsunuz devletin üst kademesindeki sorunlar vs. vs.</p>
<p>Bu kadar olumsuz habere dayanamam ben ya hu! İnsan tatlı bir yaz sabahında gazeteyi eline alıp (bilgisayarı da olabilir), sayfaları gezmek ve havanın güzelliğine paralel güzel şeyler okumak istiyor. Ama maalesef biz gazeteyi bir açıyoruz on, on beş dakikada içimizin kararmasına yetiyor.</p>
<p>Yalvarırım bana güzel bir şeyler söyleyin. Bizim ülkemizde güneş ne zaman doğacak ya da insanlar ne zaman birbirlerini öldürmekten vazgeçecek? Paranın hükmü ne zaman&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlıkta bu kadar çığırtkanlık yaptığıma bakmayın siz. Başlık demek, dikkat çekmek demekse, benim yaptığım da mübah sayılabilir zannımca.</p>
<p>İnternete girdiğimde genelde <strong>haber siteleri</strong>ne şöyle bir göz gezdiririm. Hoş haberlerin başlıklarını okumaktan öteye gittiğim pek söylenemez. Ancak başlıklarını okurum, güzel ülkemin sınırları içinde neler olmuş diye.</p>
<p>Bugün de böylesine sıradan bir günü yaşarken ve  haber sitelerini gezerken içimin birden  karardığını fark ettim: Açıyorsunuz bir sayfayı trafik kazası haberi. Ötekini açıyorsunuz bir şirket batmış onun haberi. Bir sayfa daha çeviriyorsunuz devletin üst kademesindeki sorunlar vs. vs.</p>
<p>Bu kadar olumsuz habere dayanamam ben ya hu! İnsan tatlı bir yaz sabahında gazeteyi eline alıp (bilgisayarı da olabilir), sayfaları gezmek ve havanın güzelliğine paralel güzel şeyler okumak istiyor. Ama maalesef biz gazeteyi bir açıyoruz on, on beş dakikada içimizin kararmasına yetiyor.</p>
<p>Yalvarırım bana güzel bir şeyler söyleyin. Bizim ülkemizde güneş ne zaman doğacak ya da insanlar ne zaman birbirlerini öldürmekten vazgeçecek? Paranın hükmü ne zaman yerle bir olacak. Ve ne zaman insanlar gerçekten gönlünden gelenleri yapacak?</p>
<p>Var mı cevaplamak isteyen?!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/eyvah-lanetlendik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kendini gerçekleştirme</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/kendini-gerceklestirme/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/kendini-gerceklestirme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 15:37:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ait olma]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçlar hiyerarşisi]]></category>
		<category><![CDATA[kendini gerçekleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[maslow]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[sevilme]]></category>
		<category><![CDATA[sevme]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=739</guid>
		<description><![CDATA[<p>Eğitim bilimleri dersleri alan ya da birazcık mürekkep yalayan birçok kişi Maslow amcanın &#8220;ihtiyaçlar hiyerarşisi&#8221;ni bilecektir. Zira KPSS&#8217;ye çalışan ve öğretmen olmak isteyenler Maslow&#8217;un eğitim bilimleri için ne kadar önemli olduğunu rahatlıkla bilirler. İşte &#8220;kendini gerçekleştirme&#8221; Maslow&#8217;a ait bir terimdir.</p>
<p>İnsancıl yani Hümanist Kuram&#8217;ın öncülerinden olan Maslow genel hatlarıyla dünyaya gelen insanın hepsinin mükemmel olduğunu, her şeyden önce insan olduğu için değerli olduğunu söylüyor. Ve bununla birlikte insanın belli temel ihtiyaçları karşılanırsa kendini gerçekleştirebileceğinden bahsediyor. İşte bu ihtiyaçları piramit şeklinde bir hiyerarşi ile ifade ediyor. fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevme-sevilme, saygı-statü ve en üst basamakta da &#8220;kendini gerçekleştirme&#8221; yer alıyor.</p>
<p>Efendim her şey güzel hoş ancak nedir bu kendini gerçekleştiren adam? Aslında sorunun cevabı çok basit. Bir insan için ne kadar olumlu söylenecek şey varsa, kendini gerçekleştirmiş bir birey için onlar söylenebilir. Nitekim bu adam, kendini çok seven, artılarını ve eksilerini çok iyi bilen, karşısındakini olduğu gibi kabul eden kişidir. Yalnız&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim bilimleri dersleri alan ya da birazcık mürekkep yalayan birçok kişi Maslow amcanın &#8220;ihtiyaçlar hiyerarşisi&#8221;ni bilecektir. Zira KPSS&#8217;ye çalışan ve öğretmen olmak isteyenler Maslow&#8217;un eğitim bilimleri için ne kadar önemli olduğunu rahatlıkla bilirler. İşte &#8220;kendini gerçekleştirme&#8221; Maslow&#8217;a ait bir terimdir.</p>
<p>İnsancıl yani Hümanist Kuram&#8217;ın öncülerinden olan Maslow genel hatlarıyla dünyaya gelen insanın hepsinin mükemmel olduğunu, her şeyden önce insan olduğu için değerli olduğunu söylüyor. Ve bununla birlikte insanın belli temel ihtiyaçları karşılanırsa kendini gerçekleştirebileceğinden bahsediyor. İşte bu ihtiyaçları piramit şeklinde bir hiyerarşi ile ifade ediyor. fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevme-sevilme, saygı-statü ve en üst basamakta da &#8220;kendini gerçekleştirme&#8221; yer alıyor.</p>
<p>Efendim her şey güzel hoş ancak nedir bu kendini gerçekleştiren adam? Aslında sorunun cevabı çok basit. Bir insan için ne kadar olumlu söylenecek şey varsa, kendini gerçekleştirmiş bir birey için onlar söylenebilir. Nitekim bu adam, kendini çok seven, artılarını ve eksilerini çok iyi bilen, karşısındakini olduğu gibi kabul eden kişidir. Yalnız kalabilen, insanlara kolay uyum sağlayan, mizahi anlayışı kuvvetli birisidir. Az evvel de dediğim gibi kendini gerçekleştirmek için ise alt basamaklardaki ihtiyaçların giderilmesi gerekiyor.</p>
<p>Konuyu nereye bağlayacağımı eminim hepiniz merak ediyorsunuz. İsterseniz kestirmeden geleyim ve sonra her şeyi izah edeyim. Türkiye&#8217;de kendini gerçekleştiren insan yok denecek kadar az. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Çok güzel bağladım değil mi?</p>
<p>Efendim yıllarca mürekkep yalıyorsunuz, nemrut suratlı öğretmenlerin titreye titreye not verdikleri not defterinden alnınızın teriyle kurtuluyorsunuz, uzun uğraşlar sonucunda bir üniversiteye &#8220;severek ve isteyerek&#8221; yerleşiyorsunuz. Sonra üniversite bitiyor ve hayat sizi &#8220;kucağına&#8221; çağırıyor&#8230;</p>
<p>Bundan sonra problemler zinciri başlıyor işte. Daha maaşa geçmeden öğrenim kredisi, katkı kredisi borcunuzu nasıl ödeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Bunun akabinde sınavlara hazırlanıyorsunuz ve tam o sırada askerlik probleminiz çıkıyor. Acaba askerliği ne zaman yapsam, ne etsem de bir şeyler yapsam diye düşünüyorsunuz, düşünüyorsunuz, düşünüyorsunuz&#8230; İşin içinden çıkamıyorsunuz.</p>
<p>Tahmini 30 yaşınıza geldiğinizde eğer bulabildiyseniz sağlam bir işiniz oluyor ancak bu sefer de evlenemiyorsunuz ve ait olma, sevme-sevilme basamağını geçemiyorsunuz.</p>
<p>Neticede siz kendinizi gerçekleştiremiyorsunuz. O zaman ne yapmalıyız?</p>
<p>Son zamanlarda kafamda kurguladığım şeylerden bir tanesi de bu aslında. Maslow Müslüman olsaydı gerçekten layıkıyla bunu yerine getirirdi. Zira kendini gerçekleştiren adam İslâm&#8217;ın öngürdüğü İdeal Müslüman portresini oluşturuyor. Koşulsuz kabul, insanları olduğu gibi sevme, kendi potansiyellerini bilme -ki bir Müslüman ne olduğunu çok iyi bilir- vs. vs.</p>
<p>O zaman ne yapmamız gerekiyormuş? Maslow&#8217;un kitabı yerine Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i okumak ve onu özümsemek gerekiyormuş.</p>
<p>Benden size bir tüyo. Her şeyden önce namaz kılın. Namaz mühim bir mesele. Dinin direği. Zira namaz kılmaya başladığınızda hayatınızdaki birçok olumsuzluk kendiliğinden şekilleniyor ve gerçekten bir Müslüman kılığına girmeye başlıyorsunuz.</p>
<p>Son zamanlarda bu çocuk ne kadar çok İslâm&#8217;ın misyonerliğini yaptı diye düşünmüşsünüzdür. Vallahi art niyetim yok. Ne yaptıysam sizler için yaptım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Allah&#8217;a emanet olun ve bu yazının tamamını okuduysanız 27 Haziran&#8217;da gireceğim KPSS için bana dua edin. İsmen dua edin ama. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/kendini-gerceklestirme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>şeytanın bacağını kıracağım</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/seytanin-bacagini-kiracagim/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/seytanin-bacagini-kiracagim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 21:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ankara blog yazarları buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[ankara büyükşehir belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[davos]]></category>
		<category><![CDATA[günlük yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[imdb]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=637</guid>
		<description><![CDATA[<p>Şöyle yazı yazma tarihlerime bir göz gezdireyim dedim de, son iki üç aydır yazdığım yazılar arasındaki tarih farkının gittikçe açıldığını fark ettim. Eskiden günde bir yazı yazarken, şimdi neredeyse ayda bir yazıya düşmenin ne kötü bir şey olduğunu tahmin edersiniz sanırım.</p>
<p>Aslında sürekli böyle dert yanan yazılar yazıp, malumun ilanı yapmak istemiyorum, papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum ama yine de böylelikle günah çıkardığımı düşünüyor ve beni takip eden -etmeye çalışan- arkadaşlardan da özür dilediğimi hissediyorum.</p>
<p>Ne meşgul adammışsın sen de kardeşim, dediğinizi duyar gibiyim. Tekrar tekrar söylüyorum, meşgullüğüm çok fazla işimin olmasından değil kafamı toplayamamamdan kaynaklanıyor.</p>
<p>Peki ne yapıyorum ben son zamanlarda? Ne yiyor, ne içiyor nerelerde geziyorum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8220;Filaş filaş filaş&#8221;. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>2 aydır <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kpss" target="_blank">KPSS </a>telaşına düştüğümü sekiz memeli serçe hatun bile öğrendi Artık ondan bahsetmek istemiyorum. Ama genel gidişatımı sorarsanız matematik dışında derece yapacak gibiyim. <img&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şöyle yazı yazma tarihlerime bir göz gezdireyim dedim de, son iki üç aydır yazdığım yazılar arasındaki tarih farkının gittikçe açıldığını fark ettim. Eskiden günde bir yazı yazarken, şimdi neredeyse ayda bir yazıya düşmenin ne kötü bir şey olduğunu tahmin edersiniz sanırım.</p>
<p>Aslında sürekli böyle dert yanan yazılar yazıp, malumun ilanı yapmak istemiyorum, papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum ama yine de böylelikle günah çıkardığımı düşünüyor ve beni takip eden -etmeye çalışan- arkadaşlardan da özür dilediğimi hissediyorum.</p>
<p>Ne meşgul adammışsın sen de kardeşim, dediğinizi duyar gibiyim. Tekrar tekrar söylüyorum, meşgullüğüm çok fazla işimin olmasından değil kafamı toplayamamamdan kaynaklanıyor.</p>
<p>Peki ne yapıyorum ben son zamanlarda? Ne yiyor, ne içiyor nerelerde geziyorum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8220;Filaş filaş filaş&#8221;. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>2 aydır <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kpss" target="_blank">KPSS </a>telaşına düştüğümü sekiz memeli serçe hatun bile öğrendi Artık ondan bahsetmek istemiyorum. Ama genel gidişatımı sorarsanız matematik dışında derece yapacak gibiyim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Nedense bir türlü şu matematiği yapamıyorum. Yapsam da yapamıyorum. Yapamıyorum işte ya hu. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şu günlerde yapmayı düşündüğüm ve yaza kadar ertelediğim o kadar çok şey var ki, iki üç aylık yaz döneminin bunları yapmaya yetip yetmeyeceği konusunda düşünüyorum. Öncelikle <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/imdb" target="_blank">IMDB</a>&#8216;deki en iyi iki yüz elli filmi bir kere bitirmek istiyorum. Sonra bol bol kitap okuyacağım ve bol bol dizi izleyeceğim. Bir de haftada  en az 4 gün spora gitmeyi plânlıyorum. Bir yandan da diyetle desteklediğim zayıflama maratonumun sonunda tığ gibi bir delikanlı olacağımın hayalleri ile yanıp tutuşuyorum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Öncelikle sizlerden ricam, seçimler yaklaşıyor, oy vereceğiniz kişileri özenle seçmenizdir. Partilerin<a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ideoloji" target="_blank"> ideoloji</a>lerine lütfen ama lütfen takılmayın. Kişilere oy verin. Oy verdiğiniz kişinin kazanması mühim değil bana göre. Mühim olan safınızı belli etmektir. Bir oy bir oydur ve vatandaşlık görevimizdir. Ben şahsen <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kecioren" target="_blank">Keçiören</a>&#8216;de ve büyükşehirde farklı partinin adaylarına oy vermeyi plânlıyorum. Tekrar söylüyorum, lütfen ama lütfen ideolojilerde takılıp kalmayın ve lütfen devletin size yaptığı yardımları bir lütuf olarak düşünüp, &#8220;O bize ekmek verdi, biz de ona oy vereceğiz.&#8221; gibi bir zihniyetle hareket etmeyin. <strong>Sosyal devlet</strong>in özelliklerinden birisi de evet fakirleri doyurmaktır, yoksulları refaha kavuşturmaktır ama bunu yaparken günü kurtaracak yardımlar yapması mantıksızlıktır. Hükümetler ile sınırlı kalacaktır bu yardım. Bunun yerine  o paraya çok güzel iş imkânları sağlanabilir ve ülke ciddi bir hızla kalkınabilir.</p>
<p>Son olarak ben de Davos olayına kendi yorumumu getirmek istiyorum. Başbakan söylediklerinde haklıdır ama bunları söylemekle hata etmiştir. Fazlasıyla duygusal davranmıştır. Söyledikleri sonuna kadar doğrudur. Bu konu şek götürmez. Ancak Türkiye&#8217;nin dış politikasını olumsuz yönde etkileyecektir. Bugün dünyada, özellikle de Amerika&#8217;da Türkiye&#8217;nin hakkını en fazla savunan lobi Yahudi lobisidir. Zira bugün <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/amerika" target="_blank">Amerika</a>&#8216;da<strong> (sözde) Ermeni Soykırımı</strong> tasarısı söz konusu değilse bu Yahudi lobisi sayesindedir. Bir diğer husus da, Başbakan&#8217;ın yanlı davranmasıdır. Bugün sadece Filistin&#8217;de insanlar ölmüyor. Doğu Türkistan&#8217;da Çin esaretinde yaşayan onlarca Türk var. Sürekli zulüm altında yaşıyorlar. Yine Kuzey Irak&#8217;ta zulüm gören Türkmenler var. Var da var &#8230;</p>
<p>Gidişim sessiz oldu ama, dönüşüm muhteşem olacak. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/seytanin-bacagini-kiracagim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>son günlerde neler yapıyorum</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/son-gunlerde-neler-yapiyorum/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/son-gunlerde-neler-yapiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 20:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[erkan]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[gezmek]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[kör]]></category>
		<category><![CDATA[kthy]]></category>
		<category><![CDATA[nur]]></category>
		<category><![CDATA[ömer]]></category>
		<category><![CDATA[pegasus]]></category>
		<category><![CDATA[sağır]]></category>
		<category><![CDATA[servet]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yazmaya yine ara vereli uzun zaman oldu. Tamı tamına 14 gün, yani 2 hafta boyunca ellerim klavyeye gitmemiş ve bir şeyler yazamamışım. Henüz bendeki bu yazı yazamama sendromunu çözmüş değilim. Aslında sendrom falan değil de, bir süre yazı yazmayınca sonradan yazamadığımı fark ettim. Her gün bir sonraki güne erteliyorum yazacaklarımı. Bir de yazacak bir şeyler bulamadığımdan değil bu aslında. Her gün onlarca şey yaşıyorum ve yazmadığım zaman sanırım birikiyor, öylece kalıyor.</p>
<p>Neyse şimdi en azından yazmaya cesaret ettim ve bir şeyler yazmak istiyorum. Yaklaşık 2 hafta boyunca neler yaptığımı şöyle bir özetlemek istiyorum.</p>
<p>Herhalde geçtiğimiz hafta pazar gününden önce neler yaşadığımı sanırım pek hatırlamıyor gibiyim. Düşünüyorum, düşünüyorum pek aklıma gelmiyor. Pek önemli bir şey yaşamamışım sanırım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Geçtiğimiz hafta pazar günü, yani 19 Ekim 2008 &#8216;de hususî bir sebepten dolayı <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kibris" target="_blank"><strong>Kıbrıs</strong></a>&#8216;a gittim. Orada Cuma gününe kadar kaldım. Epey gezdim, tozdum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;de henüz&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazmaya yine ara vereli uzun zaman oldu. Tamı tamına 14 gün, yani 2 hafta boyunca ellerim klavyeye gitmemiş ve bir şeyler yazamamışım. Henüz bendeki bu yazı yazamama sendromunu çözmüş değilim. Aslında sendrom falan değil de, bir süre yazı yazmayınca sonradan yazamadığımı fark ettim. Her gün bir sonraki güne erteliyorum yazacaklarımı. Bir de yazacak bir şeyler bulamadığımdan değil bu aslında. Her gün onlarca şey yaşıyorum ve yazmadığım zaman sanırım birikiyor, öylece kalıyor.</p>
<p>Neyse şimdi en azından yazmaya cesaret ettim ve bir şeyler yazmak istiyorum. Yaklaşık 2 hafta boyunca neler yaptığımı şöyle bir özetlemek istiyorum.</p>
<p>Herhalde geçtiğimiz hafta pazar gününden önce neler yaşadığımı sanırım pek hatırlamıyor gibiyim. Düşünüyorum, düşünüyorum pek aklıma gelmiyor. Pek önemli bir şey yaşamamışım sanırım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Geçtiğimiz hafta pazar günü, yani 19 Ekim 2008 &#8216;de hususî bir sebepten dolayı <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kibris" target="_blank"><strong>Kıbrıs</strong></a>&#8216;a gittim. Orada Cuma gününe kadar kaldım. Epey gezdim, tozdum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;de henüz iller arası pek seyahat yapmamama rağmen nasıl bir cesaret ile Kıbrıs&#8217;a gittiğime ben de şaşıyorum doğrusu. Yaşadığım çok güzel birkaç anı var Kıbrıs&#8217;ta. Onlara değinmeden edemeyeceğim.</p>
<p>Arkadaşla <strong><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/girne" target="_blank">Girne </a>Kapısı</strong> diye bir bölgede gezinti yapıyorduk. Yapılar benim çok hoşuma gitmişti. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/rum" target="_blank">Rum</a>ların sanırım barış harekatından önce yaşadığı bölge olsa gerek diye kendi kendime yorum yapıyordum.<strong> <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ledra_Palace" target="_blank">Ledra Palace</a> </strong>diye bir yer hanı gezdik önce. Sonra da o güzel, sakin dar sokaklardan aheste revan adımlarla duvarlara baka baka yürüdük. İkimiz de sokakların o güzelliği ile, sakinleştirici özelliği ile büyülenmiş gibiydik ki köşedeki masada oturan 4-5 tane polisi ancak silkinip kendimize geldiğimizde fark ettik. Sonra acaba nereye geldik diye etrafa bir bakınınca Rum kesimine geçmek üzere olduğumuzu, tam sınırda olduğumuzu fark ettim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Eğer polisleri görmeyip yolumuza devam etseydik, sanırım pasaportsuz diğer tarafa geçen ilk çılgın <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkler" target="_blank">Türkler </a>biz olacaktık. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir de okulun servisinde yolculuk yaparken, gözlüklü bir adamın genç bir çocuk ile konuştuğunu fark ettim. Sanırım adres falan soruyordu. Birkaç durak sonra genç çocuk inmek için kapıya yaklaştı ve o sırada kapının yanında bir arkadaşını fark etti. Onunla biraz konuştuktan sonra tam inerken &#8220;abiye yardım et&#8221; dedi. Arkadaşım da bahsettiği abinin tam yanındaydı. Bana dönerek aynen, &#8220;ayyy, adam kör galiba&#8221; dediğini duydum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kendisi henüz yaptığı gafın farkında değildi sanırım ki, ben kulaklarına eğilip söyleyince fark etti rezilliğini:</p>
<p>&#8220;Adam kör olabilir de, sağır değildir sanırım.&#8221; <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kıbrıs&#8217;ı beğendim gerçekten. Tam yaşamak istediğim yerler gibi aslınad. Böyle sakin bir yer. Aynı tatil mekânları gibi. Hani ne araba gürültüsü vardır, ne birbirine karışan insanlar&#8230; Biraz da pahalı olmasa&#8230;</p>
<p>Bir de bu uçak yolculukları beni bitirdi vallahi. Giderken <a href="http://www.flypgs.com" target="_blank"><strong>Pegasus Hava Yolları</strong></a> ile yolculuk ettim. İlk defa uçağa bindiğim için ve daha önceden uçakların içini sadece filmlerde gördüğüm için ben şöyle geniş, ferah, aydınlık bir uçak bekliyorum. Efendim bizim çakma <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kirikkale" target="_blank"><strong>Kırıkkale </strong></a>servislerinden pek farkı yok gibiydi. Hani almışlar adamlar Avrupa&#8217;dan uçakları, koltukların arasını biraz sıkıştırmışlar ve arkaya iki tane daha atmışlar, durum bu. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Dönerken de <a href="http://www.kthy.net" target="_blank"><strong>Kıbrıs Türk Hava Yolları</strong></a>&#8216;nı tercih ettim. Biraz daha uçağa benzeyen bir havası vardı. Yalnız ne olursa olsun şunu anladım ki, inerken ve kalkarken kemer takmak hakikaten önemliydi. Bir ani hareketle koltuğa mıhlanıyorsunuz. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Uçakta beni etkileyen en güzel an ise, uçağın bir adğın eteğinden geçerken manevra almasıydı. Manevra alırken, yani dönerken tam dağın eteği ile camdan gözgöze geliyorsunuz ve bir an o dağın eteği size yaklaşıyor ve uzaklaşıyor. Korkudan gözleriniz pörtlüyor sanırım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Geldiğim gün ve ertesi gün sıkı bir uyku çektim. Bugün sabah da gerçekten çok iyi 3 insanla tanıştım. Üçü de birbirinden kaliteli ve eğlenceli insanlardı. Birisi uzun süredir merak ettiğim, görmeyi çok istediğim, meslektaşım, benzerim, duygusal kardeşim <a href="http://www.evrengunlugu.net" target="_blank"><strong>Evren </strong></a>idi. Sitesinden, fotoğraflarından takip ettiğim Evren&#8217;i nihayet görme, makinesinin kadrajına takılmak nasip oldu. Onunla birlikte <strong><a href="http://www.servettetik.com/" target="_blank">Servet </a></strong>ile tanıştım. Servet benim mezun olduğum liseden mezunmuş ve üniversiteyi de aynı yerde okumuşuz. O halen okumaya devam ediyormuş. Bir diğer arkadaş ise <strong>Nur </strong>idi. Nur da bir radyo kanalında <strong>(<a href="http://www.radyovizyon.com.tr" target="_blank">Radyo Vizyon 93.0</a> </strong>) haber spikerliği yapıyormuş. Aslında haber spikeri mi denir yoksa başka bir şey mi denir tam olarak bilemiyorum ama her saat başına 5 kala (Örn: 09.55, 10.55., 11.55) bu radyoda haberleri sunuyormuş. Sanırım daha önce bu radyoyu dinlemedim ama artık dinleyeceğim. Haberleri kaçırmayacağım. Vallahi ilk defa bir radyo sunucusu ile tanışma şerefine nail oldum. Ayrıca kendisinin çok iyi poz verdiğini buradan söylemeden edemeyeceğim.</p>
<p>Birkaç saat <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kizilay" target="_blank"><strong>Kızılay</strong></a>&#8216;da bir kafede oturduktan sonra <strong>Kocatepe Camii</strong> bahçesinde epey bir fotoğraf çekindik. O onu çekti, bu bunu çekti, hepimiz çekindik, ikimiz şekindik, üçümüz çekindik, tek ben çekindim derken saat 15.00 sularında vedalaştık. Daha sonra da bizim <a href="http://www.erkanhirik.com.tr" target="_blank"><strong>Erkan </strong></a>ve <a href="http://www.omersanlier.com" target="_blank"><strong>Ömer </strong></a>&#8216;i ziyarete gittim. Çok güzel çay demlemişler sağ olsunlar. Daha doğrusu Erkan demlemiş çayı. Ellerine de yakışıyor böyle şeyler. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Söylemeden edemeyeceğim, Kızılay&#8217;da karnımın epey acıktığını fark ettim ve hemen simit aldım, onu bir güzel yedim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdilik kalın sağlıcakla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/son-gunlerde-neler-yapiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>türkçeleştirme hareketinden hareketle bir deneme</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-hareketinden-hareketle-bir-deneme/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-hareketinden-hareketle-bir-deneme/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 17:59:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[canlı dil]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[genel ağ]]></category>
		<category><![CDATA[gunluk]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[tdk]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkmenistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=384</guid>
		<description><![CDATA[<p>Daha evvel de Türkçe ile ilgili birkaç deneme yazmış olmama rağmen sürekli bir şeyler yazma ihtiyacı duyuyorum. Bu da sanırım sanırım sürekli karşılaştığım birkaç pürüz ya da bana sorulan birkaç sorudan olsa gerek. İşte o yazdığım yazılardan bir tanesi de <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkce-yasasina-evet-ama/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkçe Yasasına Evet Ama&#8230;&#8221;</strong></a> başlıklı yazım idi. O yazıyı okumak için <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkce-yasasina-evet-ama/" target="_blank">şuraya </a>gözatabilirsiniz. Ya da <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkcenin-esas-zenginligi/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkçenin Esas Zenginliği&#8221;</strong></a> adıyla yazdığım yazıya da <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkcenin-esas-zenginligi/" target="_blank">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Efendim, önceki yazılarımı hatırlattıktan sonra bu yazıda ne yazacağımdan kısaca bahsedeyim size. Sizin de bildiğiniz gibi birkaç hafta önce &#8220;Türk <span style="text-decoration: line-through;">Blog </span>Yazarları&#8221; olarak 2. toplantımızı yapmıştık. Toplantıda birçok konuyu konuştuk ve bu konulardan en önemlisi &#8220;Bloglarda Türkçe&#8221; konusuydu. Neyse konunun sonunda <span style="text-decoration: line-through;">Blog</span> kelimesine <strong>Türkçe </strong>bir karşılık bulmak ve onu kullanmak ilk hedefimiz olacaktı. Akabinde hemen ben <a title="Türkçe" href="http://turkce.anadilim.org" target="_blank">şu sayfa</a>yı oluşturarak yazarların görüşlerini almaya başladım. İşte gelen görüşler arasında çok uç noktalarda olanlar&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha evvel de Türkçe ile ilgili birkaç deneme yazmış olmama rağmen sürekli bir şeyler yazma ihtiyacı duyuyorum. Bu da sanırım sanırım sürekli karşılaştığım birkaç pürüz ya da bana sorulan birkaç sorudan olsa gerek. İşte o yazdığım yazılardan bir tanesi de <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkce-yasasina-evet-ama/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkçe Yasasına Evet Ama&#8230;&#8221;</strong></a> başlıklı yazım idi. O yazıyı okumak için <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkce-yasasina-evet-ama/" target="_blank">şuraya </a>gözatabilirsiniz. Ya da <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkcenin-esas-zenginligi/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkçenin Esas Zenginliği&#8221;</strong></a> adıyla yazdığım yazıya da <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkcenin-esas-zenginligi/" target="_blank">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Efendim, önceki yazılarımı hatırlattıktan sonra bu yazıda ne yazacağımdan kısaca bahsedeyim size. Sizin de bildiğiniz gibi birkaç hafta önce &#8220;Türk <span style="text-decoration: line-through;">Blog </span>Yazarları&#8221; olarak 2. toplantımızı yapmıştık. Toplantıda birçok konuyu konuştuk ve bu konulardan en önemlisi &#8220;Bloglarda Türkçe&#8221; konusuydu. Neyse konunun sonunda <span style="text-decoration: line-through;">Blog</span> kelimesine <strong>Türkçe </strong>bir karşılık bulmak ve onu kullanmak ilk hedefimiz olacaktı. Akabinde hemen ben <a title="Türkçe" href="http://turkce.anadilim.org" target="_blank">şu sayfa</a>yı oluşturarak yazarların görüşlerini almaya başladım. İşte gelen görüşler arasında çok uç noktalarda olanlar da, bu kelimenin değişmemesini savunanlar da, hattâ yaptığımız işe &#8220;saçmalık&#8221; diyenler de vardı. Bu kelam benim sabrımı taşıran son damla olmakla birlikte ben de bir şeyler yazma gereği duydum. Şimdi milletin kafasında bulunan bazı noktaları gidermek istiyorum&#8230;</p>
<p><strong>Dilin Nedir ve Dilin Önemi<br />
</strong></p>
<p>Dil nedir ve neden önemlidir konusu ile ilgili bir kitaptan bir bölüm yazıyı <a title="dil nedir" href="http://www.kaanfakili.com.tr/dil-nedir/" target="_blank">şurada </a>yazmıştım. Lütfen üşenmeden <a title="dil nedir" href="http://www.kaanfakili.com.tr/dil-nedir/" target="_blank">orayı </a>okuyun.<br />
<strong><br />
Türkçeleştirme Nasıl Yapılır<br />
</strong><br />
<strong>Yabancı bir dilden Türkçeye giren bir kelime</strong> il önce dil bilimciler tarafından saptanır ve ona karşılık aranmaya başlanır. Karşılık aranmadan evvel bu kelimenin kavramı üzerinde epeyce bir tartışma yapılır. Kavram tüm dil bilimciler tarafından anlaşıldığı zaman Türkçenin eski devir sözlüklerine (mesela bilinen ilk sözlüğümüz <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ka%C5%9Fgarl%C4%B1_Mahmut" target="_blank"><strong>Kaşgarlı Mahmud</strong></a> tarafından yazılan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%AEv%C3%A2n%C3%BC_Lugati%E2%80%99t-T%C3%BCrk" target="_blank"><strong>Divân-ı Lügati&#8217;t-Türk</strong></a>) bakılır. Bu sözlükten tarama yapılarak bu kavram bizde daha evvelden kullanılmış mı diye bakılır. Eğer uygun bir kavram varsa bu kavram kullanılır. Mesela &#8220;<strong>Mortgage</strong>&#8221; kelimesi için &#8220;<strong>Tutulu Satış</strong>&#8221; karşılığı sanırım bu kitapki bir kelimeden hareketle bulunmuştu. Eğer bu sözlüklerde yoksa, Türkçenin diğer lehçelerindeki yani Türkmence, Azerice gibi lehçelerdeki sözcüklere bakılıyor. Bu sözlüklerden karşılık bulunmaya çalışılıyor. Eğer o da bulunamazsa ki genellikle yeni bir kavram ise bulunamıyor ve karşılık türetilmeye çalışılıyor. Türetilen karşılıklar Türkçe kök ve ekler vasıtası ile yapılıyor. Ayrıca karşılık bulunacak kelimeye ses olarak benzetilmeye çalışılıyor ki böylece değişim kolay yapılabilsin. Mesela &#8220;<strong>ekol</strong>&#8221; kelimesine karşılık olarak &#8220;<strong>okul</strong>&#8221; kelimeyi türetilmişti. Bu da kullanılan kelimelerden zaten.<span id="more-384"></span></p>
<p>Bugün Türkçeleştirilen birçok kelimenin Türkçesi kullanılmıyor. Çünkü siz de biliyorsunuz ki bunda geç kalındı. Mesela <a href="http://www.tdk.org.tr" target="_blank">TDK</a>, &#8220;<strong>internet</strong>&#8221; kelimesine karşılık olarak &#8220;<strong>genel ağ</strong>&#8221; kelimesini kullandı. Ancak internet kelimesi dilimize çok evvelden girdiği için ve her alanda kullanıldığı için buna karşılık olarak bulunan genel ağ kelimesi kullanılmadı. İnternet kafe, internet sitesi, internet tarayıcı, internet günlüğü, internet dünyası gibi birçok tamlamaya girdi ve artık Türkçeleşti. Ancak her kelime bu internet kelimesi gibi değildir. Mesela &#8220;blog&#8221; kelimesi henüz dilimize tam olarak yerleşmemiş, değiştirilmeye açık bir kelimedir. Çünkü birçok insan bu kelimenin ne olduğunu bile bilmiyor. Bu kelimeye bir karşılık üretilse ve çok değil 2 ay o karşılık kullanılsa o kelime Türkçeleşecektir.</p>
<p>Elbette Türkçeleştirilen kelime kullanılacak diye bir kural yoktur. Bu kelime halkın beğenisine sunulur. Birçok yazar, aydın tarafından bu kelime kullanılırsa ve halk da bu kelimeyi kullanmayı uygun görürse zaten bu kelime tutacak ve kullanılmaya devam edecektir.</p>
<p><strong>Neden Türkçeleştirelim?</strong></p>
<p>Her dilin kendine has bir yapısı vardır. Türkçenin de belli başlı kanunları vardır, melodisi vardır. Mesela Türkçede &#8220;lütf&#8221; gibi bir kelime kullanılmıyor ve araya bir &#8220;ü&#8221; sesi getiriliyor da, &#8220;Kürk, sirk&#8221; gibi kelimelere &#8220;i&#8221; getirilmiyor hiç düşündünüz mü? Çünkü Türkçede iki sessiz harf yanyana gelir ancak bir şartla gelir. Seslerden birisi sedalı olacak, diğeri ise sedasız olacak. &#8220;Türk, kürt, sirk&#8221; gibi kelimelerde yanyana gelen seslerden ilki sedalı, ikinci ses ise sedasızdır. Ancak &#8220;lütf&#8221; kelimesindeki &#8220;t&#8221; ve &#8220;f&#8221; sesleri sedasız olduğu için yanyana gelemezler. Mesela Türkçede &#8220;-l&#8221; ve &#8220;-n&#8221; diye iki tane edilgenlik eki vardır. Bir kelimede iki tane edilgenlik durumu olan kelime varsa bu eklerden önce bir tanesi, sonra da diğeri gelir. Çünkü aynı ek üst üste gelirse Türkçenin melodisine aykırılık yapacaktır.</p>
<p>Üstteki paragrafta bahsettiğim gibi, her dilin kendine özgü melodisi, kuralları vardır. Dillerin ağızlarında(Karadeniz, Doğu Anadolu, İç Anadolu, Ege vs.) bile diğer ağızlara ait kelimeyi insanlar söyleyemezken yabancı dillerden geçen kelimeleri söylemesi oldukça zor olacaktır. Türkçeye diğer dillerden geçen kelimeler de bugüne kadar hep Türkçenin kurallarına uydurulmuştur.</p>
<p>Her dilin bir anlam gücü vardır, anlam alanı vardır. Türkçe de şüphesiz yer yüzündeki dillerden anlam alanı en iyi diller arasına girecek kadar zengin bir dildir. &#8220;Blog&#8221; kavramının anlamını bilmeyen birisine, &#8220;Benim internette bloğum var.&#8221; ve &#8220;Benim internette günlüğüm var.&#8221; dediğiniz zaman ilk cümle insanda bir çağrışım yapmayacak ancak ikinci cümle bir çağrışım yapacakır. Okuyucu hemen &#8220;demek ki bu adam günlük bir şeyler yazıyor, yazılar falan yazıyor&#8221; diye zihninde çağrışım yaptıracaktır.</p>
<p>Elbette &#8220;günlük&#8221; kelimesi &#8220;blog&#8221; kelimesini tam karşılamıyor olabilir ancak Türkçede birçok kelime anlam daralmasına uğradığı gibi anlam genişlemesine de uğrayabilir ve yeni anlamlar kazanabilir.</p>
<p><strong>Dil Canlıdır O Yüzden Küreselleşmeye Mahkûmdur</strong></p>
<p>Evet, tüm diller canlıdır. Ancak küreselleşmeye mahkûm değildir. Yeryüzünde yaşayan her millet biribiri ile gerek kültürel, gerek siyasî ve gerekse de ekonomik ilişkiler içerisindedir. Bu ilişkiden kaynaklanan kelime alışverişi elbette olacaktır, kimse bunu inkâr edemez. Ancak bu durumun sebepleri iyice irdelenmelidir. Bugün dünyada evrensel dili konuşan İngilizler ile bizim ne gibi siyasî, ekonomik ve kültürel ilişkilerimiz vardır bunu hiç düşündünüz mü? Yani bu ilişkiler neticesinde mi biz İngilizce hayranı olmaya başladık?</p>
<p>İngiltere ve Amerika gibi batılı devletlerin bizim gibi geri kalmış ülkelere yaptığı bir dil sömürgeciliğidir bu. Kendi yaşayan dillerini, bizim ülkemizdeki insanlara özendirerek, öykündürerek kullandırma çabası içerisindedirler. Zira bugün bu aşağılık duygusu yüzünden birçok insan cümlelerinin arasına bilgisini(!) gösteren birçok İngilizce kelime serpmektedirler. Bu yanlış bir tutumdur.</p>
<p>Dünyada milletlerin doğuşundan bu yana her millet kendine has kültürü ile yeryüzünde var olmuştur. Kendi kültürünü kaybeden toplumların adı yeryüzünden silinir. Nitekim Macaristan civarında yaşayan birçok Türk, Hun Türk&#8217;ü asimile olmuş ve isimlerini yaşatamamışlardır. Kültürel soykırıma uğrayacak devletlerin başında da diline sahip çıkamayan devletler vardır.</p>
<p>Evet, biz birçok yönden küreselleşmeye karşı değiliz. Diğer dünya ülkeleri ile birçok ortak iş yapabiliriz ancak kendi kültürümüzü, geleneğimizi ve dilimizi müdafaa ettiğimiz sürece bunu başarırız. O zaman o devletler bizim üzerimizde hak iddia etmez ve bizim fikirlerimize itibar ederler. Unutmayalım ki, kendini yeryüzünde var edemeyen bir millete kimse var demez.</p>
<p><em>Arkadaşlar aslında yazacağım çok şey var ancak bu konu ile pek alâkalı olmadığı için yazamadım. Siz bana aklınıza takılan hangi soruyu sorarsanız onun cevabını bilahire yazacağım. Çünkü aslında yukarıda yazdığım her başlık ayrı ayrı irdelenmesi gereken bir konu. O yüzden böylesine özet gibi bir şeyler yazdım. Lütfen kusuruma bakmayın. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-hareketinden-hareketle-bir-deneme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çünkü onlar türk</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/cunku-onlar-turk/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/cunku-onlar-turk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 23:47:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa kupası]]></category>
		<category><![CDATA[çek cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[euro 2008]]></category>
		<category><![CDATA[euro2008]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[kupa]]></category>
		<category><![CDATA[milli maç]]></category>
		<category><![CDATA[milli ruh]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=370</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/06/turkiyeeuro20081.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-372 aligncenter" title="Türkiye Euro 2008" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/06/turkiyeeuro20081-300x175.jpg" alt="Türkiye Euro 2008" width="300" height="175" /></a></p>
<p><a title="The Sun" href="http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/" target="_blank">The Sun</a> gazetesinin<a title="Çek Cumhuriyeti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ek_Cumhuriyeti" target="_blank"> Çek Cumhuriyeti</a>&#8216;ni saf dışı bıraktığımız grup maçından sonra attığı başlık ile başlamak istedim yazıya. O kadar hoşuma gitmişti ki bu başlık, bugün de aynı hissiyatı yaşıyorum.</p>
<p>Birkaç yıldır maç izlemeyi pek sevmesem de millî maçlar olunca kaçırmamaya çalışırım. Nitekim <strong>2008 Avrupa Kupası (Euro 2008)</strong> da bu kaçırmadığım maçlardan bir tanesiydi. Diğer maçların sonuçları neler, hangi gruptan kim çıkmış, ya da kupayı kim alacak gibi fikir yürütmelerim yok benim ya da bir maçın ardından oturup saatlerce yorumları falan da izlemem. Ama şu <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;nin maçı yayınlanmıyor mu, hemen tüm işlerimi bir kenara bırakıp bu maça kenetleniyorum. İşte bu anlardan birini de bugün yaşadım&#8230;</p>
<p>Maçın 90 dakikası boyunca çok fazla heyecanlandığımı söyleyemem. Yer yer ayağa kalkmalarımı saymazsak tabiî ki. Uzatmalar başladığında ise Türkiye&#8217;nin yaptığı ataklar beni o 30 dakika boyunca hep ayakta tutmaya yetti.</p>
<p>Artık maç berabere kalıyor derken, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1rvatistan"&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/06/turkiyeeuro20081.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-372 aligncenter" title="Türkiye Euro 2008" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/06/turkiyeeuro20081-300x175.jpg" alt="Türkiye Euro 2008" width="300" height="175" /></a></p>
<p><a title="The Sun" href="http://www.thesun.co.uk/sol/homepage/" target="_blank">The Sun</a> gazetesinin<a title="Çek Cumhuriyeti" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ek_Cumhuriyeti" target="_blank"> Çek Cumhuriyeti</a>&#8216;ni saf dışı bıraktığımız grup maçından sonra attığı başlık ile başlamak istedim yazıya. O kadar hoşuma gitmişti ki bu başlık, bugün de aynı hissiyatı yaşıyorum.</p>
<p>Birkaç yıldır maç izlemeyi pek sevmesem de millî maçlar olunca kaçırmamaya çalışırım. Nitekim <strong>2008 Avrupa Kupası (Euro 2008)</strong> da bu kaçırmadığım maçlardan bir tanesiydi. Diğer maçların sonuçları neler, hangi gruptan kim çıkmış, ya da kupayı kim alacak gibi fikir yürütmelerim yok benim ya da bir maçın ardından oturup saatlerce yorumları falan da izlemem. Ama şu <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;nin maçı yayınlanmıyor mu, hemen tüm işlerimi bir kenara bırakıp bu maça kenetleniyorum. İşte bu anlardan birini de bugün yaşadım&#8230;</p>
<p>Maçın 90 dakikası boyunca çok fazla heyecanlandığımı söyleyemem. Yer yer ayağa kalkmalarımı saymazsak tabiî ki. Uzatmalar başladığında ise Türkiye&#8217;nin yaptığı ataklar beni o 30 dakika boyunca hep ayakta tutmaya yetti.</p>
<p>Artık maç berabere kalıyor derken, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1rvatistan" target="_blank">Hırvatların </a>ani atak yapması ve golü bulması bende umutların söndüğü andı. Belki maçın bitimine 5 dakika falan kalsaydı bu kadar umutsuzluk yaşamazdım ama işte son dakika olması bende artık her şeyin bittiğini düşündürdü. Derken Semih bir karambole getirerek bize beraberliği getiren golü <a title="Hırvatistan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C4%B1rvatistan" target="_blank">Hırvatistan </a>sahalarına yolladı. Allah&#8217;ım hayatımda böyle sevinç yaşadığımı hatırlamıyorum. Hani sanki sevgilinizden ayrılırsınız ve her şey sizin için biter ama son anda yaşanan bir olayla her şey eskisinden daha güzel olur ya, işte öyle bir şey. Yerimde duramıyordum, biraz gürbüz bir çocuk olduğum için pek zıplamamaya gayret ettim. Zira maçı kazanamazsak alttakiler şikayete gelebilirlerdi. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Penaltıları ise sizlere anlatmayacağım, neler hissettiğimi tahmin edebilirsiniz değil mi ?</p>
<p>Şu bir yılı geçkindir Türkiye&#8217;nin bir bunalım dönemine girdiğini hepimiz biliyoruz. Ve ben de bunu sıklıkla dile getiriyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimi, genel seçimler, parti kapatmaları, türban davası, işsizlik vs. derken ciddi ciddi sosjolojik bunalım Türkiye&#8217;nin üzerinde dolanıyordu. İnsanlarımızda bir bıkkınlık, her şeyi olacağına bırakma, agresiflik, küfürbazlık falan almış başını gidiyordu. Belki millet olduğumuzdan ilk defa bu kadar üzülür duruma gelmiştik. Millet olma bilincini yitirmiş, bizi biz yapan değerleri yitirmiş, gereksiz yere bizi birbirimize düşürülmek için plânlanan tezgahlara düşüyor ve sağdı, soldu, şuydu, buydu gibi mücadeleler veriyorduk. İşte bugünkü zafer sadece maç anlamında değil, millî birliğin, bütünlüğün de kopmasını engelleyici bir unsur olarak beliriyor. Maçtan sonra sokaklara dökülen vatandaşlar birbiriyle kucaklaşıyor. Hiç tanımadığınız bir insanı sarılıp öpesiniz geliyor. Yumruklarınızı birleştirip tek yumruk olmak istiyorsunuz. Bedenler farklı, ruhlar farklı, düşünceler farklı, görüşler farklı ama sevindiğimiz şey aynı. İşte bizi millet yapan şey de bu. Ortak şeyleri istiyor ve ortak şeylere sevinebiliyoruz. Hepimiz bir şeyler istiyor ama farklı şekillerde kazanmayı planlıyoruz.</p>
<p>Neyse, bu güzel duyguların aynısını Almanya maçından sonra da yaşamayı Allah bize nasip etsin. Gerçekten Türkiye bu <strong>2008 Avrupa Kupası</strong>nda belkide olmayacak birçok ihtimali yaşadı. 3 maç arka arkaya, hele ki son Hırvatistan maçında aleyhimize olan durumu lehimize çevirebildi. Bunun olma ihtimali nedir ki? Hem de arka arkaya 3 maçta&#8230; İnanın havsalam almıyor bunu. Buna ya Allah&#8217;ın işi diyoruz biz. 3 maçtır bize çok iyi moral veriyor&#8230;</p>
<p>İnşallah Almanya maçı da umduğumuz gibi sonuçlanır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/cunku-onlar-turk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ntvmsnbc: diyanet&#8217;ten itiraf: kadını karanlığa gömdük</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/ntvmsnbc-diyanetten-itiraf-kadini-karanliga-gomduk/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/ntvmsnbc-diyanetten-itiraf-kadini-karanliga-gomduk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2008 13:24:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[mühim meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[haber sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[islamda kadın]]></category>
		<category><![CDATA[ntvmsnbc]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[<p>Geçen sene yani 2007 Nisan ayından beri <a title="Türkiye" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;deki karışıklığı, karmaşayı, laf dalaşını vs. bilmeyen yoktur. Hani şu askeriyenin muhtıra vermesiyle başlayan kargaşa. Bugün de hâlâ onun sancılarını çekiyoruz maalesef. Ekonomik, siyasî sıkıntılar bir yana dursun bir de üç kâğıtçıların  lafları, kışkırtmaları ile uğraşıyoruz. <strong>Allah sonumuzu hayır etsin.</strong></p>
<p>Bugün haber sitelerini bir dolaşayım dedim, her zaman olduğu gibi <a title="NTVMSNBC" href="http://www.ntvmsnbc.com" target="_blank">Ntvmsnbc</a>&#8216;ye baktım ilkin. Bir haberin başlığı dikkatimi çekti:</p>
<blockquote><p><strong>Diyanet’ten itiraf: Kadını karanlığa gömdük</strong></p></blockquote>
<p>Bu başlığı gördüğümde acaba dedim Siyanet İslâm&#8217;ı mı kötülüyor, bir şey mi söylüyor dedim. Girip haberi okuduğumda başlık ile hiç alâkası olmayan bir haberle karşılaştım. Haberde Türk kadınının kendi benliğini unuttuğu, birey olduğunu unuttuğunu, dine karşı da cahil bir şekilde baktığını, din anlayışının sakat olduğunu  falan söylemiş.</p>
<p>Şimdi siz bu başlıkta bir art niyet aramaz mısınız ? Sanki İslâmiyet kadını karanlığa gömdü, sanki İslâmiyet kadına 2. sınıf vatandaş muamelesi yapıyor gibi bir intiba uyandırdı&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen sene yani 2007 Nisan ayından beri <a title="Türkiye" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;deki karışıklığı, karmaşayı, laf dalaşını vs. bilmeyen yoktur. Hani şu askeriyenin muhtıra vermesiyle başlayan kargaşa. Bugün de hâlâ onun sancılarını çekiyoruz maalesef. Ekonomik, siyasî sıkıntılar bir yana dursun bir de üç kâğıtçıların  lafları, kışkırtmaları ile uğraşıyoruz. <strong>Allah sonumuzu hayır etsin.</strong></p>
<p>Bugün haber sitelerini bir dolaşayım dedim, her zaman olduğu gibi <a title="NTVMSNBC" href="http://www.ntvmsnbc.com" target="_blank">Ntvmsnbc</a>&#8216;ye baktım ilkin. Bir haberin başlığı dikkatimi çekti:</p>
<blockquote><p><strong>Diyanet’ten itiraf: Kadını karanlığa gömdük</strong></p></blockquote>
<p>Bu başlığı gördüğümde acaba dedim Siyanet İslâm&#8217;ı mı kötülüyor, bir şey mi söylüyor dedim. Girip haberi okuduğumda başlık ile hiç alâkası olmayan bir haberle karşılaştım. Haberde Türk kadınının kendi benliğini unuttuğu, birey olduğunu unuttuğunu, dine karşı da cahil bir şekilde baktığını, din anlayışının sakat olduğunu  falan söylemiş.</p>
<p>Şimdi siz bu başlıkta bir art niyet aramaz mısınız ? Sanki İslâmiyet kadını karanlığa gömdü, sanki İslâmiyet kadına 2. sınıf vatandaş muamelesi yapıyor gibi bir intiba uyandırdı bende. Bir de haber resmine camiî resmi koymuşlar. Hey Allah&#8217;ım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/ntvmsnbc-diyanetten-itiraf-kadini-karanliga-gomduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
