Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

Esîr-i dâm-ı aşkın olalı senden vefâ görmen
Seni her kanda görsem ehl-i derde âşinâ görmen (Fuzûlî)
Rss Aboneliği
Rss Nedir
Haz
05

türk lehçeleri arasında eş değerlik ve yalancı eş değerlik

Kategori: dil bilim | ahkâm kesilmemiş

Daha evvel şu yazımda bir süredir yazmadığımı ve yazamayacağımı affınıza sığınarak söylemiştim. Ayrıca Türkmence aktarımı ile uğraştığımı da bildirmiştim. Aktarımı yaparken lisansta gördüğüm bir konuyu da bu aktarımda daha iyi anlamış oldum. Konu Türk lehçelerinde eş değerlik konusu. Lisanstayken bize Yard. Doç. Dr. Ahmet Karadoğan “Türkmen Türkçesi ile Türkiye Türkçesi Arasında Kelime Eş değerliği” adı altında bir makale. Yanlış hatırlamıyorsam bu makale Karadoğan‘ın, Prof. Dr. Mehmet Kara‘nın danışmanlığında yaptığı “Türk Lehçeleri Arasında Aktarma Sorunları” isimli doktora tezinden bir bölüm. Yök’ün sayfasından tezin içeriğine ulaşamadığım için maalesef şimdilik detayını aktaramıyorum size. Ancak bu eş değerlik konusu güzel bir konu dedim ve hemen günlüğüme yazayım bunu dedim. Tabiî yazarken Karadoğan‘ın verdiği nottan da yararlanmayı ihmal etmedim. Özellikle örnekleri oradan seçtim. Balik bilmezse halik bilir demişler. :)

Eş değerliği kavramı, iki farklı dil birliği yani iki farklı lehçe arasında kelimelerin anlam yönünden bibirlerine eş olmalarıdır. Yani Türkiye Türkçesindeki bir kelimenin Türkmen Türkçesinde hangi anlamda ya da anlamlarda kullanıldığıdır. İki lehçedeki kelimenin eş değer olabilmesi için anlamlarının birebir örtüşmesi gerekmektedir. Oysa bazı kelimelerin birçok anlamından birisi bazılarının hiçbiri uymamaktadır. Hatta bazı kelimeler de yalancı eş değerlik dediğimiz yalancı anlamı karşılar.

1. Bire bir eş değerlik:

Bire bir eş değerlik kaynak lehçedeki (örneğin Türkiye Türkçesi) bir kelime ile hedef lehçedeki (örneğin Türkmence) bir kelimenin bire bir örtüşmesidir. Mesela ada kelimesi Türkmen Türkçesinde de “ada” şeklindedir ve aynı anlamdadır. Yine “emzik = emzik”‘tir, “gerekli = gerekli”, “iki = iki”, “ses = ses”, “toprak = toprak”‘tır. Bu kelimeler hem ses olarak hem de anlam olarak eş değerlidir.

2. Bire çok eş değerlik:

Kaynak lehçedeki bir kelimenin anlamı hedef leçedeki bir kelimenin değil de birden fazla kelimenin anlamı tarafından örtülebilir. Mesela Türkmen Türkçesindeki yetim kelimesi Türkiye Türkçesinde yetim ve öksüz kelimeleri ile karşılanır. Yine Türkiye Türkçesindeki “evlen-” fiilinin de Türkmen Türkçesinde iki farklı karşılığı vardır. Erkekler için “öylen-” kızlar için ise “durmuşa çık-” fiili kullanılır.

3. Yalancı eş değerlik:

Yalancı eş değerlik konusu ise daha bir ilgi çekicidir. Kaynak lehçedeki bir kelimenin ses ve yapı bakımından hedef lehçedeki kelime ile aynı olması ancak anlamının aynı olmamasıdır. Bu yalancı eş değerlik en çok metin aktarımlarında yani çevirilerde sıkıntı yaratmaktadır. Örnekleri verdiğimde ne demek istediğimi eminim ki anlayacaksınız.

Mesela Türkiye Türkçesindeki “çocuk” kelimesi ile Türkmen Türkçesindeki “coocuk” kelimesi aynı kökenden gelmektedir. Ancak bizde “küçük yaştaki oğlan veya kız” anlamı taşımasına rağmen Türkmencede ise “domuz yavrusu” anlamındadır. Yine bizim kullandığımız “para” kelimesi tüm Türk lehçelerinde “rüşvet” anlamındadır. :) Yani oradalarda birisinden para istemeye kalkmayın ya da para vermeye. :) Lehçelerde para kelimesinin yerine “pul” kelimesi kullanılır. Yine Türkçedeki “düşün-” fiili Türkmencede “anla-” anlamındadır.

Yazar: Kaan Fakılı | ahkâm kesilmemiş »

May
20

türkçenin esas zenginliği

Kategori: dil bilim, türkçe | 4 ahkâm kesilmiş

Efendim Türk Dili üzerine ihtisas gördüğüm üzre bu konuda daha fazla yazı yazmak istediğimi daha önceden belirtmiştim sanırım. Ancak bu konularda yazı yazmak için yeterli bilgi birikimini sağlamak, fikir sahibi olmak biraz zor. Ancak ben yine elimden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere Türkçenin esas zenginliğinden ya da zenginliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konuydu bu. Ancak bugüne nasip oldu.

İnternet dediğimiz bilgi çöplüğünde her türden mesnetsiz bilgiye rastlamamız mümkün. Az biraz mürekkep yalamış münevver -münevver diyeceğim bunlara çünkü gerçekten her söylenene inanmamak da bu devirde bir münevverlik örneği- insanlar bu kulaktan dolma şeylere itibar etmezler. Ancak bir konuda fikir sahibi olmayıp, bunu sadece başkalarından duyarak savunanlar ise ancak haber sitelerinde yorum yazarak birbirlerini kışkırtırlar. İşin kötü yanı bir de günlük yazarları da bu olaya karışır oldu. Türkçe hakkında herhangi bir bilgi birikimi olmayanlar, Türkçenin tarihi devirlerinden bîhaber olanlar bugün kalkıp Türkçenin ne kadar zayıf bir dil olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bizim ufo gören masum köylümüz aman vatandaşımız ise bunlara hemen itibar ediyor. Çok değil daha birkaç sene içinde bir bir iki yayın kuruluşunda TDK‘yi tiye almak için bir yerlerinden uydurarak yayınladıkları, “işte bu adamlar otobüse çok oturgaçlı götürgeç diyorlar, lokantaya otlangaç diyorlar” yazıları kısa bir sürede tüm internet dünyasına yayıldı. İşin acı yanı bu yanlış bilgininin yayılmasındaki hız, düzeltmedeki hızın yayılmasına sirayet etmemiş. 18 Eylül 2005 yılında Yeni Şafak gazetesinde Türk Dil Kurumu’nun açıklamasına rağmen bu haberler internette hâlâ yayınlanıyor. Daha bir iki gün evvel şurada haber olarak gördüm. Neyse girizgahtaki sitemkâr bölümü atlayalım ve yazının kendisine geçelim.

Türk Dili başka dillerle ya da daha ziyadesiyle İngilizce ile kıyaslanırken hep kelime dağarcığı göz önüne alınmış ve kelime sayısına bakarak Türkçenin, İngilizceden daha kısır bir dil olduğu söylenmiş. Haklı olarak da mürekkep yalamamış insanlar üstte de söylediğim gibi buna bel bağlamış ve Türkçenin gerçekten fakir bir dil olduğuna bağlanmış kalmışlar. Oysa dil bilimciler ısrarla bir dilin zenginliğinin dildeki söz varlığı ile alâkalı olmadığını söyleip duruyor. Biz de aşağıdaki maddeler ile bunu ispatlamaya çalışacağız. Ama önce gerçekten Türkçedeki kelime sayısı az mı ona bir bakalım… (more…)

Yazar: Kaan Fakılı | 4 ahkâm kesilmiş »

Reklam Alanı Reklam Alanı
  • kategoriler

    • bilişim
    • denemeler
    • dil bilim
    • garnitür
    • kısa kısa
    • kitap
    • klasik türk edebiyatı
    • mühim meseleler
    • sevgili günlük
    • şiir
    • sinema
    • tasavvuf
    • türkçe
  • son yorumlar

    • somut ve soyut nedir; somutlama ve soyutlama nasıl yapılır  (34)
      nagehan aytekin, furkan, süleyman doğan, eda polat, ceylan, mustafa [...]
    • gözbebeğim  (2)
      Kaan Fakılı, nagehan aytekin
    • papa: kriz ilahi bir uyarı  (1)
      Fibonacci
    • üniversite mezunlarına sınav rehberi  (4)
      Yasemin ÖZBEK, duygu çelen, Yavuz Tanyeri, wireless
    • türkiye'de "edebiyat" mezunu olmak  (40)
      serap, faruk, Kaan Fakılı, Ahmet ÖZDEMİR, serap, özge yılmaz [...]
    • ama bağlacı ve kullanım yerleri  (2)
      irem, recep hilmi tufan
  • son yazılar

    • papa: kriz ilahi bir uyarı
    • gözbebeğim
    • 13 bin sözleşmeli öğretmen atanacak
    • üniversite mezunlarına sınav rehberi
    • latin1′den latin5′e geçiş
    • mevlânâ ve şeb-i arûs
    • dolmasından baklavasına bayram havası
    • iPhone nedir ne değildir
    • varil görevi görmeye son
    • edebyahu.com yenilendi
  • ekmek teknesi

    • çiçekçi
    • çiçek siparişi
    • Lida
    • metin2
    • oyun hileleri
    • fx15
    • youtube
    • Burun estetiği
    • plastik cerrahi
    • müzik indir
    • Firmalar
    • oyunlar
    • evden eve nakliyat
  • benden

    • edeb yâ hû edebiyat
    • anadilim türkçe
  • anlık takip

    © Kaan Fakılı