Efendim Türk Dili üzerine ihtisas gördüğüm üzre bu konuda daha fazla yazı yazmak istediğimi daha önceden belirtmiştim sanırım. Ancak bu konularda yazı yazmak için yeterli bilgi birikimini sağlamak, fikir sahibi olmak biraz zor. Ancak ben yine elimden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere Türkçenin esas zenginliğinden ya da zenginliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konuydu bu. Ancak bugüne nasip oldu.
İnternet dediğimiz bilgi çöplüğünde her türden mesnetsiz bilgiye rastlamamız mümkün. Az biraz mürekkep yalamış münevver -münevver diyeceğim bunlara çünkü gerçekten her söylenene inanmamak da bu devirde bir münevverlik örneği- insanlar bu kulaktan dolma şeylere itibar etmezler. Ancak bir konuda fikir sahibi olmayıp, bunu sadece başkalarından duyarak savunanlar ise ancak haber sitelerinde yorum yazarak birbirlerini kışkırtırlar. İşin kötü yanı bir de günlük yazarları da bu olaya karışır oldu. Türkçe hakkında herhangi bir bilgi birikimi olmayanlar, Türkçenin tarihi devirlerinden bîhaber olanlar bugün kalkıp Türkçenin ne kadar zayıf bir dil olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bizim ufo gören…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
Dil bilimci olmak kelimelerle haşir neşir olmaktan geçer. Kelimelerin gösterdikleri şey değil, bizzat kelimenin kendisi önemlidir sizin için. Tarihî seyirde, hangi anlamlarda kullanılmış, hangi ses değişimlerine uğramış, kimlerden alınmış ya da kimlere verilmiş vs. gibi sorulara cevaplar arar durursunuz. Birkaç gün köken bilimle uğraşıverin artık rüyanızda kelimelerle dans eder ve kendinizi onların esrarlı dünyasında bulursunuz. Artık sizin için bir ilgi, zevk alma aracıdır kelimeler. Hele bir de ihtisasınızı bu konuda yapıyorsanız demeyin keyfinize.
Bugün ağzımızdan bir çırpıda çıkan kelimelerin yıllar içinde başlarından bir sürü hadise geçmiştir. Kimler kullanmamıştır ki o kelimeleri…
Dil bilimle uğraşan birisi olarak, sık sık etimoloji kitaplarını karıştırır, kafamı kurcalayan kelimelere bakarım. Bazen de bazı kelimelerin kökeni üzerine yazılmış makaleler okurum.
Bugün TDK‘nin çıkardığı Belleten‘in dvd olarak hazırlanmış halini kurcalarken güzel bir makale ile karşılaştım. Kırıkkale‘de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapmış olan ve şu an da Bozok Üniversitesi‘nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Yard. Doç. Dr. Seyfullah Türkmen‘e ait bu makale.…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
Dilimizdeki yanlışlardan sık sık söz eder dururuz. Ancak hepimiz bu yanlışarı -bazen farkında olmadan- yaparız. İşte “fotoğraf” ve “resim” kelimeleri ile yapılan bir yanlış da bu farkında olmadan yaptığımız yanlışlardandır.
Fotoğraf çekmek, fotoğraf makinesi ile bir görüntünün sabitlenerek makine içine saklanmasıdır. Resim çekmek ise, fotoğraf makinesi ile bir şeyin biçimini kâğıda geçirmek demektir. Oysa biz “fotoğraf çekmek” kelimesi yerine sürekli resim çekmek kelimesini kullanıyoruz. Unutmayalım ki, resim çizilir, fotoğraf ise çekilir. Fotoğraf bir görüntüyü anında sabitlemektir. Onu sabitlemek için makine dışında bir araç kullanmayız. Ancak resimi kâğıda geçirirken hayal gücümüzü kullanırız, parmaklarımızı kullanırız, resim tekniğinden yararlanırız vs.
Dilde kolaylık kanunu ile biz kolay söyleyebildiğimiz şeyleri tercih ederiz her zaman. Resim de fotoğraf kelimesine göre kolay söylendiği için “fotoğraf çekmek” ifadesini kullanacağımız yerde “resim çekmek” ifadesini kullanırız.
Demek ki neymiş; resim çizilir, fotoğraf da çekilirmiş.
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
Şimdi efendim, şu Türkçe yozlaşıyor da, vay Türkçe bozuluyor da anam bittik de, anam yittik de gibi çığırtkanlık yapan kişilerden olmamaya çalıştım her zaman. Bu konuda hep temkinli davranmaya çalıştım. Bana göre yozlaşan Türkçe değil, Türkçeyi konuşanlardır. Bozulan, yıpranan da [tdk]Türkçe[/tdk] değil Türkçeyi konuşanlardır. Türkçenin gerilemesi mümkün değilken insanların gerilemesi mümkündür. Bu nedenle ben Türkçenin gerçekten çok çok uzun yıllar yaşayacağına inanıyorum. Tabiî ki Türkçeyi savunanlardan ziyade Türkçeyi konuşanlar olduğu sürece.
Neyse, ilk paragrafta kısa da olsa bir nutuk attık, her zaman yaptığımızdan.
Bizde adet oldu zaten nutuk atmadan giriş yapmamak.
Türkçenin değil de Türkçeyi konuşanların yozlaştığını söylemiştim üst paragrafta. Buna bir örnek vereceğim.
Şimdi Türkçede insanların sık sık kullandığı "tabi" diye bir kelime var. Biz insanlar bunu genelde hangi durumlar için kullanıyoruz?
Anne: Ahmet bir bardak su getirir misin yavrucuğum? Hadi evladım, hadi annem...
Oğlu: "Tabi" anne.
İşte bu örnekte "tabi" kelimesi yanlış bir şekilde kullanışmıştır.Efendim "tabi" ve "tabii" olmak üzere 2 farklı kelimemiz…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
TDK'nin internet ortamında yaptığı sözlük çalışmaları son yıllarda hız kazandı. İlk önce Türkçe Sözlük ardından Yazım Kılavuzu, onun ardından Kişi Adları Sözlüğü TDK tarafından sanal ortama aktarıldı. Ardından Lehçeler Sözlüğü ve Yabancı Kelimeler Sözlüğü de internet ortamına aktarıldı. Son olarak da Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü sanal ortama aktarıldı. Bu çalışmalar dil bilim çalışmaları yapan araştırmacılar için oldukça faydalı olacaktır kanımca. Şimdiden herkese kolay gelsin.
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »