Aslında ironik bir başlık ile giriş yapmamın herhangi bir sebebi falan yok. Canım öyle istedi sadece. Son sahuru anlatmak için “son sahur” gibi klâsik bir başlık atmak istemedim. Ramazan boyunca geceleri en çok tekrar ettiğimiz bir sözü başlık yaparak biraz nüktedanlık yapmaya çalıştım kanımca.
Aslında böyle bir yazı yazmak aklımda yoktu. Ama bizim Erkan‘ın şurada yazdığı yazıyı okuyunca benim de ramazana dair birkaç kelamının olduğunu hatırladım ve geldiğinde bir şey yazamadık, bari gittiğinde bir güle güle diyelim diye düşünerek bu yazıyı yazmaya başladım.
Efendim, nerde o eski ramazanlar değil mi? Siz de benim gibi eski ramazanları özleyenlerden iseniz sizi yatıştıracak, telkin edecek birkaç kelamım var. Tartışmalarda sık sık söylerim bunu. Neden eski ramazanların tadı yok mevzuu. Efendim, bir kere her şey değişiyor. Yediklerimiz değişiyor, içtiklerimiz değişiyor, giydiklerimiz değişiyor, kısaca hayatımız değişiyor. Kısaca bu değişiklik hayatımızın her alanını etkiliyor. İşte ramazan ayı da bu değişimlerden etkilenen bir ay. Ramazanı yaşayış şeklimiz değişiyor. Hattâ oruca…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
Google arama motorundan kaanfakili.com.tr’ye en çok hangi kelimeler aranarak gelmiş bu yazıda onun analizini yaptım. Ziyaretçilerime “nedir” ile başlayan soruların cevaplarını vermeye çalıştım.
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
Daha evvel de Türkçe ile ilgili birkaç deneme yazmış olmama rağmen sürekli bir şeyler yazma ihtiyacı duyuyorum. Bu da sanırım sanırım sürekli karşılaştığım birkaç pürüz ya da bana sorulan birkaç sorudan olsa gerek. İşte o yazdığım yazılardan bir tanesi de “Türkçe Yasasına Evet Ama…” başlıklı yazım idi. O yazıyı okumak için şuraya gözatabilirsiniz. Ya da “Türkçenin Esas Zenginliği” adıyla yazdığım yazıya da şuradan ulaşabilirsiniz.
Efendim, önceki yazılarımı hatırlattıktan sonra bu yazıda ne yazacağımdan kısaca bahsedeyim size. Sizin de bildiğiniz gibi birkaç hafta önce “Türk Blog Yazarları” olarak 2. toplantımızı yapmıştık. Toplantıda birçok konuyu konuştuk ve bu konulardan en önemlisi “Bloglarda Türkçe” konusuydu. Neyse konunun sonunda Blog kelimesine Türkçe bir karşılık bulmak ve onu kullanmak ilk hedefimiz olacaktı. Akabinde hemen ben şu sayfayı oluşturarak yazarların görüşlerini almaya başladım. İşte gelen görüşler arasında çok uç noktalarda olanlar da, bu kelimenin değişmemesini savunanlar da, hattâ yaptığımız işe “saçmalık” diyenler de vardı. Bu kelam benim sabrımı taşıran son damla…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Efendim Türk Dili üzerine ihtisas gördüğüm üzre bu konuda daha fazla yazı yazmak istediğimi daha önceden belirtmiştim sanırım. Ancak bu konularda yazı yazmak için yeterli bilgi birikimini sağlamak, fikir sahibi olmak biraz zor. Ancak ben yine elimden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere Türkçenin esas zenginliğinden ya da zenginliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konuydu bu. Ancak bugüne nasip oldu.
İnternet dediğimiz bilgi çöplüğünde her türden mesnetsiz bilgiye rastlamamız mümkün. Az biraz mürekkep yalamış münevver -münevver diyeceğim bunlara çünkü gerçekten her söylenene inanmamak da bu devirde bir münevverlik örneği- insanlar bu kulaktan dolma şeylere itibar etmezler. Ancak bir konuda fikir sahibi olmayıp, bunu sadece başkalarından duyarak savunanlar ise ancak haber sitelerinde yorum yazarak birbirlerini kışkırtırlar. İşin kötü yanı bir de günlük yazarları da bu olaya karışır oldu. Türkçe hakkında herhangi bir bilgi birikimi olmayanlar, Türkçenin tarihi devirlerinden bîhaber olanlar bugün kalkıp Türkçenin ne kadar zayıf bir dil olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bizim ufo gören…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
Dil bilimci olmak kelimelerle haşir neşir olmaktan geçer. Kelimelerin gösterdikleri şey değil, bizzat kelimenin kendisi önemlidir sizin için. Tarihî seyirde, hangi anlamlarda kullanılmış, hangi ses değişimlerine uğramış, kimlerden alınmış ya da kimlere verilmiş vs. gibi sorulara cevaplar arar durursunuz. Birkaç gün köken bilimle uğraşıverin artık rüyanızda kelimelerle dans eder ve kendinizi onların esrarlı dünyasında bulursunuz. Artık sizin için bir ilgi, zevk alma aracıdır kelimeler. Hele bir de ihtisasınızı bu konuda yapıyorsanız demeyin keyfinize.
Bugün ağzımızdan bir çırpıda çıkan kelimelerin yıllar içinde başlarından bir sürü hadise geçmiştir. Kimler kullanmamıştır ki o kelimeleri…
Dil bilimle uğraşan birisi olarak, sık sık etimoloji kitaplarını karıştırır, kafamı kurcalayan kelimelere bakarım. Bazen de bazı kelimelerin kökeni üzerine yazılmış makaleler okurum.
Bugün TDK‘nin çıkardığı Belleten‘in dvd olarak hazırlanmış halini kurcalarken güzel bir makale ile karşılaştım. Kırıkkale‘de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapmış olan ve şu an da Bozok Üniversitesi‘nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Yard. Doç. Dr. Seyfullah Türkmen‘e ait bu makale.…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »