<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; suskun</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/suskun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>vaveyla</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/vaveyla/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/vaveyla/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 21:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Okuma Kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=895</guid>
		<description><![CDATA[<p>“her sağlıklı ve dolaysız bildirişim şiirin doğmasını gerektiren pürüzleri ortadan kaldırır. şiir bize düzyazının vermediğini sağlar dediğimiz zaman, kullandığımız dilin asıl insanca bildiriyi ulaştırmakta yetersiz kaldığını itiraf etmiş oluyoruz.”(şiir okuma kılavuzu,vsayfa 18)</p>
<p>&#8220;insan kendi insanlığını tartışmak istediği zaman, insanların birbiriyle olan bağlantılarını tartışma alanına sokmak istediği zaman, <em>kendini çevreleyen nesnelerle olan bağlantısının vehametini kavradığı zaman</em> şiir canlılık kazanır. bireyin hayatında da, toplumların hayatında da şiir &#8220;critique&#8221; dönemlerin sanatıdır.&#8221; (şiir okuma kılavuzu, sayfa 21)</p>
<p>yukarıdaki satırları anlamak o kadar güç olmasa gerek. okumaktan az çok anlayan, hayatında &#8220;cin ali&#8221; dışında birkaç kitap okumuş kişiler bu cümlelerden az ya da çok bir şeyler anlayacaktır. ancak hakkıyla anlamak, hissetmek için bu cümleleri bizzat yaşamak gerekiyor.</p>
<p>şiir,  iletişimsizlik anında ortaya çıkar. insanlar birbirleriyle rahatlıkla iletişim kurabildiklerinde, dertlerini en net biçimde ifade ettiklerinde şiir dediğimiz şey ortaya çıkmaz. şiir, insanın kendini ifade edemediği zamanlarda başvurduğu bir &#8220;şey&#8221;dir. bir kendini ifade etme aracıdır, biçimidir, şiir. söylemek&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“her sağlıklı ve dolaysız bildirişim şiirin doğmasını gerektiren pürüzleri ortadan kaldırır. şiir bize düzyazının vermediğini sağlar dediğimiz zaman, kullandığımız dilin asıl insanca bildiriyi ulaştırmakta yetersiz kaldığını itiraf etmiş oluyoruz.”(şiir okuma kılavuzu,vsayfa 18)</p>
<p>&#8220;insan kendi insanlığını tartışmak istediği zaman, insanların birbiriyle olan bağlantılarını tartışma alanına sokmak istediği zaman, <em>kendini çevreleyen nesnelerle olan bağlantısının vehametini kavradığı zaman</em> şiir canlılık kazanır. bireyin hayatında da, toplumların hayatında da şiir &#8220;critique&#8221; dönemlerin sanatıdır.&#8221; (şiir okuma kılavuzu, sayfa 21)</p>
<p>yukarıdaki satırları anlamak o kadar güç olmasa gerek. okumaktan az çok anlayan, hayatında &#8220;cin ali&#8221; dışında birkaç kitap okumuş kişiler bu cümlelerden az ya da çok bir şeyler anlayacaktır. ancak hakkıyla anlamak, hissetmek için bu cümleleri bizzat yaşamak gerekiyor.</p>
<p>şiir,  iletişimsizlik anında ortaya çıkar. insanlar birbirleriyle rahatlıkla iletişim kurabildiklerinde, dertlerini en net biçimde ifade ettiklerinde şiir dediğimiz şey ortaya çıkmaz. şiir, insanın kendini ifade edemediği zamanlarda başvurduğu bir &#8220;şey&#8221;dir. bir kendini ifade etme aracıdır, biçimidir, şiir. söylemek istediklerinizi kimsenin anlayamayacağını düşündüğünüzde başvurduğunuz bir şeydir. bir karalamadır belki. içinizden sövmek geldiğinde sövebildiğiniz; övmek geldiğinde övebildiğiniz bir şeydir. bazen bir isyanın resmidir, bir çığlığın satırlarıdır şiir. bazen hırsınızın görünen yüzüdür, bazen de suskunluğunuzun şahidi. bir şekilde anlatamadığınız ne varsa, şiir odur işte.</p>
<p>insan her şeyden kuşkuya düştüğünde, varlığını sorguladığında, her şeyden tiksinmeye başladığında, insanların birbiriyle olan münasebetlerinden endişelendiğinde, kendisi ile etrafındakiler arasında bir husumet olduğunda şiire sığınır.</p>
<p>ismet özel&#8217;in yorumlarından yola çıkarak -hattâ bizzat onu yorumlayarak- kendimce şiir hakkında bir şeyler söyledim. aslında söylemek istediğim şiirin &#8220;ne&#8221;liği hususu değildi belki. ama bir öykünün ya da bir romanın ne olduğunu böylelikle izah edebilecek kadar kitap okumadım. tek bildiğim şiirse ben de şiirin tanımıyla anlatırım duygularımı.</p>
<p>bazen çaresiz kalabiliyor insan. bir şeyler söylemek istiyor, ama susturuyorlar, dinlemiyorlar. bir şeylere değinmek istiyor ama değindiği şeyi orada bulamıyor. bir şeylerden bahsetmek istiyor ama bu bir şeylerin neler olduğunu bilemiyor. hepsinden de öte bir şeylerden bahsetse bile <em>muhatapları anlamıyor bu &#8220;bir şeyler&#8221;</em> neler. dinlemek ve anlamak istemiyorlar. zaten dinlemek ve anlamak isteseler iletişim problemi olmayacak.</p>
<p>karşıdakini yargılamak ne kadar kolay. karşındaki hakkında hüküm vermek. karşındakinin düşüncesini dinlemeden- zerre kadar değer vermeden- karara varmak. ne kadar kolay tek doğruyu kendi bildiği sanmak. çok kolay, çok.</p>
<p>bazen susmayı tercih eder insan. bırakın öyle zamanlarda, sussun. sizlere anlatacağı bir şeyi olmadığından değil, susmak istediği için susmuştur. anlatma isteği duymamıştır. canı istemiyordur.</p>
<p>insan sustuğunda da birçok şeyi söyler. yargılamayın onu. aldırmıyor, bilmiyor, istemiyor, görmüyor, duymuyor, dokunmuyor, hissetmiyor, sevmiyor vs. vs. vs. bildiğiniz ne kadar olumsuzluk varsa yüklemeyin ona. belki sizden daha fazla şey biliyordur, ama konuşmak istemiyordur. susmayı tercih ediyordur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/vaveyla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>günlüğüm (blog&#8217;um) ve yeni görünümü</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/gunlugum-blogum-ve-yeni-gorunumu/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/gunlugum-blogum-ve-yeni-gorunumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 08:59:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[gunluk]]></category>
		<category><![CDATA[kaanfakili.com.tr]]></category>
		<category><![CDATA[pardonan]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[tarık]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[vaveyla]]></category>
		<category><![CDATA[yeni tema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[<p>Uzunca bir süredir yazamadığımı ve günlüğü başıboş bıraktığımın farkındayım. Ancak bu sefer hakikaten geçerli sebeplerim var. Yalnız bu sebepleri anlatmaya ve günlüğün yeni görünümü hakkında yazacaklarıma başlamadan evvel biraz yazmaya ısınmam gerekiyor, bir çeşit idman yani. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler ki, yazılarımda hiç giriş yapmayı beceremiyor ve ancak böyle laf kalabalığı ile birkaç şey söylüyor ve ondan sonra anlatacaklarımı anlatmaya başlıyoru. Tıpkı bunun gibi&#8230;</p>
<p>Yaklaşık 10 gündür üzerinde çalıştığım, günlüğümün yeni görüntüsünü dün gece itibariyle yayına soktum. Epey uğraştan, kararsızlıktan sonra tema bu halini aldı. Alana kadar da gerek benim, gerekse bana yardımcı olan arkadaşlarımın canını çıkardı. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Belki yazarlık kimliğimden, belki de kendini beğenmiş yönümden dolayı bu sefer temamda cesaretli davranarak kendi fotoğrafımı kullanma kararı aldım. Nasıl göründüğümü, sakalımdaki yamukluğu falan bir kenara bırakırsak, üst kısımda bir kitap kapağı havası vermeye çalıştım. Hani şu yeni yeni çıkan kitapların kapaklarında yazarların fotoğraflarını falan kullanıyorlar&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzunca bir süredir yazamadığımı ve günlüğü başıboş bıraktığımın farkındayım. Ancak bu sefer hakikaten geçerli sebeplerim var. Yalnız bu sebepleri anlatmaya ve günlüğün yeni görünümü hakkında yazacaklarıma başlamadan evvel biraz yazmaya ısınmam gerekiyor, bir çeşit idman yani. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler ki, yazılarımda hiç giriş yapmayı beceremiyor ve ancak böyle laf kalabalığı ile birkaç şey söylüyor ve ondan sonra anlatacaklarımı anlatmaya başlıyoru. Tıpkı bunun gibi&#8230;</p>
<p>Yaklaşık 10 gündür üzerinde çalıştığım, günlüğümün yeni görüntüsünü dün gece itibariyle yayına soktum. Epey uğraştan, kararsızlıktan sonra tema bu halini aldı. Alana kadar da gerek benim, gerekse bana yardımcı olan arkadaşlarımın canını çıkardı. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Belki yazarlık kimliğimden, belki de kendini beğenmiş yönümden dolayı bu sefer temamda cesaretli davranarak kendi fotoğrafımı kullanma kararı aldım. Nasıl göründüğümü, sakalımdaki yamukluğu falan bir kenara bırakırsak, üst kısımda bir kitap kapağı havası vermeye çalıştım. Hani şu yeni yeni çıkan kitapların kapaklarında yazarların fotoğraflarını falan kullanıyorlar ya, işte pek sevmesem de o kapaklara benzetmeye çalıştım. Yazdıklarımı okuyanların, beğenenlerin yazanı da görmesini istedim. İstedim ki yazan ile yazılanı özesinler, bezesinler. İstedim ki, bu yazıları bu çocuk yazıyor desinler.</p>
<p>Öncelikle neden &#8220;siyah-pembe&#8221; ikilisine ağırlık verdiğim konusuna açıklık getireyim: Seviyorum. Bir erkeğin pembe rengi sevmesi kötü bir şey olabilir mi? <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ben de seviyorum arkadaşlar. Siyah ile pembe ikilisini seviyorum. Bu yüzden bu ikisini yeni temamda kullandım. Öyle pembe bayan rengidir, mavi erkek rengidir gibi takıntılarım yok benim.</p>
<p>Öncelikle <strong><a title="Evren Günlüğü" href="http://www.evrengunlugu.net" target="_blank">Evren</a></strong>&#8216;e böylesine güzel bir fotoğraf çektiği için ve fotoğrafı işlediği için teşekkür ediyorum. Ardından fotoğrafla ilgili bana fikirler veren, hattâ fotoğrafın yanındaki duvar desenlerini yapan ve kendi sitesindeki renk paletini kullanmama müsade eden <strong><a title="Pardonan" href="http://www.pardonan.com" target="_blank">Pardonan </a></strong>&#8216;a, daha sonra siteyi hızlandırma adına birkaç saatini gözden çıkarıp benimle uğraşan <strong><a title="Vaveyla" href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun</a></strong>&#8216;a, onun akabinde fotoğraf üzerinde olsun, genel olarak renklerde olsun benden yardımını esirgemeyen <strong><a title="Günalp" href="http://www.gunalp.net" target="_blank">Tarık</a></strong>&#8216;a ve bir de kendisinin haberi olmasa da arka plânını izinsiz aldığım ama bir şey demeyeceğini bildiğim <a title="Yakuter" href="http://www.yakuter.com" target="_blank"><strong>Erhan</strong></a>&#8216;a buradan teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun.</p>
<p>Burada öylece oturup tema yaparken neler yaptığımı pek anlatmayacağım aslında. Ancak bu temada önemsediğim en önemli yer yazı sayfaları idi. Yazı sayfalarında sağdaki blokları kaldırdım ve yazı kısmını genişleterek daha rahat okunabilir hale getirdim. Böylesinin güzel olacağını düşünüyorum.</p>
<p>İnşallah bundan sonra yoğunluk içinde de olsa sık sık yazacağıma emin olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/gunlugum-blogum-ve-yeni-gorunumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>edebyahu.com yenilendi</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/edebyahucom-yenilendi/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/edebyahucom-yenilendi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 00:49:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebyahu]]></category>
		<category><![CDATA[joomla]]></category>
		<category><![CDATA[mysql]]></category>
		<category><![CDATA[php]]></category>
		<category><![CDATA[php nuke]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=490</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yine bu kaçak uzun süredir nerelerde, nelerle meşgul, neden yazmıyor bu günlüğüne gibi muhtelif sorular soruyor olabilirsiniz kendinize. İşte bu sorularınızın yanıtlarını verecek esas oğlan da nihayet, 12 gün aradan sonra sizin dergahınıza teşrif edebildi. Bu ayrılığın elbet kayda değecek bir sebebi olmalı değil mi?</p>
<p>2005 yılında açtığımız <a title="edebiyat" href="http://www.edebyahu.com" target="_blank"><strong>edeb yâ hû</strong></a> isimli edebiyat sitemizi sürekli yeniledik durduk. Kimi zaman <a title="php nuke" href="http://www.phpnuke.org" target="_blank"><strong>Php Nuke</strong></a> oldu, kimi zaman <a title="joomla" href="http://www.joomla.org" target="_blank"><strong>Joomla </strong></a>ve kimi zaman da <a title="wordpress" href="http://www.wordpress-tr.com" target="_blank"><strong>WordPress</strong></a>. Ancak hiçbirinde sebat edemedik. Bize yeterli gelmeyen bazı şeyler vardı hep. Yok şurası şöyle, burası böyle gibi çeşit çeşit kulp taktığımız bu sistemler bir türlü ihtiyacımızı karşılayamıyordu. Biz de bir türlü kendimizi adapte edemiyorduk bu siteye. Hep bir şeyler eksikti&#8230; Nihayet şu son 15 günlük, yoğun bir çalışma ile <a href="http://www.edebyahu.com" target="_blank">edeb yâ hû</a>&#8216;yu tamamen yeniledik.</p>
<p>Gerek tasarımı, gerekse de altyapısı ile sizlere harika bir edeb yâ&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bu kaçak uzun süredir nerelerde, nelerle meşgul, neden yazmıyor bu günlüğüne gibi muhtelif sorular soruyor olabilirsiniz kendinize. İşte bu sorularınızın yanıtlarını verecek esas oğlan da nihayet, 12 gün aradan sonra sizin dergahınıza teşrif edebildi. Bu ayrılığın elbet kayda değecek bir sebebi olmalı değil mi?</p>
<p>2005 yılında açtığımız <a title="edebiyat" href="http://www.edebyahu.com" target="_blank"><strong>edeb yâ hû</strong></a> isimli edebiyat sitemizi sürekli yeniledik durduk. Kimi zaman <a title="php nuke" href="http://www.phpnuke.org" target="_blank"><strong>Php Nuke</strong></a> oldu, kimi zaman <a title="joomla" href="http://www.joomla.org" target="_blank"><strong>Joomla </strong></a>ve kimi zaman da <a title="wordpress" href="http://www.wordpress-tr.com" target="_blank"><strong>WordPress</strong></a>. Ancak hiçbirinde sebat edemedik. Bize yeterli gelmeyen bazı şeyler vardı hep. Yok şurası şöyle, burası böyle gibi çeşit çeşit kulp taktığımız bu sistemler bir türlü ihtiyacımızı karşılayamıyordu. Biz de bir türlü kendimizi adapte edemiyorduk bu siteye. Hep bir şeyler eksikti&#8230; Nihayet şu son 15 günlük, yoğun bir çalışma ile <a href="http://www.edebyahu.com" target="_blank">edeb yâ hû</a>&#8216;yu tamamen yeniledik.</p>
<p>Gerek tasarımı, gerekse de altyapısı ile sizlere harika bir edeb yâ hû sunduk. Yenilenen sistemde neler yok ki? İşte yenilenen <strong>edeb yâ hû</strong> için detayı <a href="http://www.edebyahu.com/haber/221/edeb-ya-hu-yenilendi" target="_blank">buradan </a>öğrenin.</p>
<p>Son 15 gündür yemeden, içmeden ve okumadan sadec edeb yâ hû ile uğraştım. İşte tüm bu sebeplerden dolayı günlüğü biraz ihmal ettim. Ancak günlükte öyle beklediğim kötü gelişmeler değil de aksine güzel gelişmeler yaşandı. 2 gün önce öğrendiğim kadarıyla sitenin <a title="pagerank" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/pagerank" target="_blank">PageRank</a>&#8216;ı 6 olmuş. Bunun ne demek olduğunu belki siz okuyucularım bilmez ancak bugün Türkiye&#8217;de <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/pagerank" target="_blank">PageRank</a>&#8216;ı 6 olan çok fazla site yok. Bu da günlüğümün Türkiye&#8217;nin sayılı siteleri arasında olduğunu gösterir. Bir de sitemdeki bağlantılar kısmınında değişiklik yapacağım. Daha evvel <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank"><strong>Suskun</strong></a>&#8216;un da yaptığı gibi bağlantılarda takip ettiğim sitelerden sadece bir tanesinin adını ve tanıtıcı bilgisini yazacağım. Bu site sayfa her yenilendiğinde değişecek. Örneği için <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank"><strong>Suskun</strong></a>&#8216;un sitesine bakabilirsiniz.</p>
<p>Neyse efendim, konuyu fazla uzatmayayım ben. En kısa zamnda yepyeni yazılar ile karşınızda olacağım.</p>
<p>Takipte olun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/edebyahucom-yenilendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>içimden gelen her şeyi yazdım</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/icimden-gelen-her-seyi-yazdim/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/icimden-gelen-her-seyi-yazdim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 00:32:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[büyümek]]></category>
		<category><![CDATA[dağ evi]]></category>
		<category><![CDATA[gunluk]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[haleti ruhiye]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf]]></category>
		<category><![CDATA[reçel]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[tereyağı]]></category>
		<category><![CDATA[üzüntü]]></category>
		<category><![CDATA[vaveyla]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=432</guid>
		<description><![CDATA[<p>Aslında yazacaklarımı ve yazdıklarımı öykü formatında yazmayı istemişimdir hep. Söyleyeceklerim öyle sıradan, süssüz şeyler olmasın demişimdir. Hattâ hayatımın bir deminde daktilo kullanmışlığım bile vardır. Belki birkaç gün belki de birkaç ay. Ancak elim değmiştir o alete. Bilgisayar ile aramda henüz yeni yeni bir bağ oluşurken daktilonun o eşsiz &#8220;tık tık&#8221; sesinin insana ilham verdiğini ta o zaman keşfettim ben. Harflere bastıkça yazacaklarınızın ardı arkası kesilmiyor. Ve o an anlıyorsunuz büyük yazarların ne hissettiklerini, yazmanın ne hissettirdiğini.</p>
<p>Biz edebiyat teorisi dersinde bir yazma tekniği görmüştük. Tam olarak adını hatırlayamıyorum şu an. Hattâ Peyami Safa, Yalnızız romanında bunu sık sık kullanmıştı. Tamam hatırladım şimdi, &#8220;bilinç akışı tekniği&#8221;. Bu teknik ile yazar aklın a o an gelen her şeyi kâğıda geçiriyor. Sonradan düzeltme ihtiyacı falan da hissetmiyor. Genelde romanda karakter iç hesaplaşmaları bu şekilde yaşıyor. Yalnızız romanında da romanın esas karakterlerinden birisi olan ve romanda sık sık iç hesaplaşma yaşayan Meral&#8217;in konuşmalarında da&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında yazacaklarımı ve yazdıklarımı öykü formatında yazmayı istemişimdir hep. Söyleyeceklerim öyle sıradan, süssüz şeyler olmasın demişimdir. Hattâ hayatımın bir deminde daktilo kullanmışlığım bile vardır. Belki birkaç gün belki de birkaç ay. Ancak elim değmiştir o alete. Bilgisayar ile aramda henüz yeni yeni bir bağ oluşurken daktilonun o eşsiz &#8220;tık tık&#8221; sesinin insana ilham verdiğini ta o zaman keşfettim ben. Harflere bastıkça yazacaklarınızın ardı arkası kesilmiyor. Ve o an anlıyorsunuz büyük yazarların ne hissettiklerini, yazmanın ne hissettirdiğini.</p>
<p>Biz edebiyat teorisi dersinde bir yazma tekniği görmüştük. Tam olarak adını hatırlayamıyorum şu an. Hattâ Peyami Safa, Yalnızız romanında bunu sık sık kullanmıştı. Tamam hatırladım şimdi, &#8220;bilinç akışı tekniği&#8221;. Bu teknik ile yazar aklın a o an gelen her şeyi kâğıda geçiriyor. Sonradan düzeltme ihtiyacı falan da hissetmiyor. Genelde romanda karakter iç hesaplaşmaları bu şekilde yaşıyor. Yalnızız romanında da romanın esas karakterlerinden birisi olan ve romanda sık sık iç hesaplaşma yaşayan Meral&#8217;in konuşmalarında da bu taktiği kullanmış Safa. Eğer romanı pür dikkat okuyorsanız ve gerçekten hissediyorsanız, yazarın bu taktiği kullandığını hissedebiliyorsunuz. Zira roman karakteri sizinle konuşur gibi oluyor. Evet, uzunca bir edebiyat dersinin ardından kendime geçeyim yine. Zira bencilce de olsa burası benim günlüğüm değil mi? <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben yazı yazarken sanırım bu taktiği kullanmayı seviyorum. Cümlelerimi düzeltmeyi, anlatım bozukluklarını ve hattâ imlâ hatalarını dahi düzeltmeyi pek sevmiyorum. Çünkü yazdığım yazıdan bir şeyleri kötü diye sonradan çıkarmak istemiyorum. Samimiyetimi azalttığını düşünüyorum. Belki de bu yüzden hiç öykü yazmaya çalışmadım. Ya da yazmaya çalıştığımd bu öykü bir ya da en fazla iki paragrafın üzerine çıkamadı. Ancak bir edebiyatçı olarak ve yazar olmayı hayal eden birisi olarak bir öykü yazamamanın ıstırabını da yer yer duymuyor değilim. Neyse, ben de şimdilik içimdekileri yarı öykü, yarı deneme ve yarı hatırat türünden destek alarak anlatırım, ne yapayım.</p>
<p>Son günlerde büyüdüğümü hissediyorum. İçinizden belki eşek kadar oldun, daha ne büyümesi gibi düşünceler geçirenler olabilir, hak veriyorum. Ancak insan bazen bazı durumlarda büyüdüğünü gerçekten hissedebiliyor.</p>
<p>Büyümeyi anlamanın nasıl bir duygu olduğunu anlatmayacağım size. Zira bunu yaşamadan da anlamayacağınızı düşünüyorum. İnsan büyürken yalnız olduğunu hisseder. Kalabalıklar içerisinde yalnız. Aile içerisinde yalnız, arkadaş yanında yalnız. Bazen aynaya baktığı zaman dahi yalnız hisseder kendini. Karşılaştığı sorunlar, yaşadığı zorluklar onu büyümeye sevk etmiştir. Yaşının üzerindeki bir insanın kaldırabileceği sıkıntılarla hem de bir anda karşılaştığı zaman insan büyüdüğünü hissediyor. Hani bu rüyanızda birisi ağzınızı kapatır ama siz çığlık atarsınız. Hemen önünüzde anneniz ya da babanız durur, ama siz attığınız o çığlıkla sesinizi duyuramazsınız ya. Belki o duygulardan bir tanesidir büyümek. Çığlık atmak istersiniz, ancak atamazsınız. Bunun tezatını en iyi yaşayan dostlardan birisi sanırım <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun</a>&#8216;dur. Her yazımda ona atıfta bulunmayı alışkanlık haline getirdim belki ancak onun yazılarını okuduğum zaman bağırmak isteyen ancak bağıramayan birisi olduğunu hissediyorum. Belki de ondan <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Vaveyla</a>&#8216;dır sitesinin adı değil mi ?</p>
<p>İnsan kalabalıklar içinde bir başına kaldığı zaman hayal ettiğini yaşamak istiyor. Bir dağ köyünde olmak, sabah uyandığında o oksijeni ciğerlerinin en ücra köşesine kadar çekmek istiyor. Sonra spor kıyafetlerini giyip koşu yolunda biraz koşmak, sonra eve gelip güzelce bir banyo yapıp şöyle tereyeğ-bal eşliğinde kahvaltı yapmak istiyor. Hem de o tahtadan evin, tahtadan balkonunda. Yanına da güzel bir bardak çay&#8230; Belki duygusal birisi olduğumdan yaşıtlarım gibi Antalya, ya da Bodrum gibi cıvıl cıvıl yerlerde tatil yapma özlemi duymuyorum hiç. Benim gezdiğim yerlerde, benim soluduğum yerlerde yapay hayatlar olmamalı. Her şey, ama her şey en safından olmalı. İnsanların size hizmetleri cebinizde para ile sınırlı kalmamalı. Belki insanlardan bu derece soğuduğumdan, onlara kolay kolay güvenemememden böyle konuşuyor olabilirim, ancak ne fark eder ki. Bu sonucu değiştirmiyor değil mi ?</p>
<p>Bazen artık büyümenin, duygusal değil güçlü olmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Ne olursa olsun üzücü şeyler karşısında güçlü olmalı ve &#8220;umursamamalısın&#8221; diyorum kendi kendime. Çoğu zaman da bunu başarıyorum. Ancak an geliyor ki ufak bir şey bile beni yerle bir etmeye yetiyor. Hemen o güçlü adam modundan çıkıp bir acizlik dönemi başlıyor. İnsan aciz olduğunda sokakta maç yapan çocuğun gözünde dahi o yardımı istiyor değil mi? İnsan acizken çöp kovasından yemek toplayan kedilere dahi bakıp ağlayabiliyor. Ya da insan acizken daha bir duyarlı oluyor. Daha bir etrafına bakıp algılıyor her şeyi&#8230;</p>
<p>Uzunca bir iç dökme merasimi geçirdik doğrusu değil mi? Bazen bu kadar karışık ve bu kadar her şeyi yazmayım diyorum kendi kendime. Açayım başka bir günlük, adım sanım bilinmesin, yazayım orada her şeyi diyorum. O zaman da yaptığım işe sadık kalmayacağımı düşünüyorum. Ne de olsa bu günlük ve ben de günlük tutuyorum değil mi? Adım, sanım belli. Hem diyorum madem yazar olmak istiyorum ve yazdıklarımın samimi olmasını istiyorum, herçekten hissettikleimi yazmak istiyorum, o zaman varsın kalbimden çıkıp, dilimden dökülen her şey kaydolsun bu günlükte&#8230;</p>
<p>Son olarak da sizlerle bir şarkıyı paylaşmak istiyorum. Podcast ya da buna benzer bir müzik dinletme eklentisi kuramadım henüz. Ancak adresi vereyim, siz indirin onu bir güzel dinleyin. Güzel bir keman taksimi diyelim. Beğeneceğinizden adım gibi eminim.</p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/indir/keman.mp3">buyurun, buradan indirin</a></p>
<p style="text-align: right;"><strong>yalnız iki yoldaş uyanık,<br />
biri ben, biri de serseri kaldırımlar&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/icimden-gelen-her-seyi-yazdim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
<enclosure url="http://www.kaanfakili.com.tr/indir/keman.mp3" length="3212730" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>yeni temam ve eksiklikler</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/yeni-temam-ve-eksiklikler/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/yeni-temam-ve-eksiklikler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 20:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[arama]]></category>
		<category><![CDATA[arayuz]]></category>
		<category><![CDATA[cafer]]></category>
		<category><![CDATA[eburhan]]></category>
		<category><![CDATA[erhan]]></category>
		<category><![CDATA[güher]]></category>
		<category><![CDATA[kaan fakılı]]></category>
		<category><![CDATA[kördüğüm]]></category>
		<category><![CDATA[site inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress tema]]></category>
		<category><![CDATA[yakuter]]></category>
		<category><![CDATA[yeni tema]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[<p>Aslında uzun bir süre önce <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/biraz-mola/" target="_blank">şu yazı</a>da <a title="ankara" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ankara" target="_blank">Ankara</a>&#8216;dan biraz uzaklaşmak istediğimi, biraz kafa dinlemek istediğimi söyleyerek sahalardan uzak kalacağımın sinyalini vermiştim. Birkaç günlüğüne <a title="ankara" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ankara" target="_blank">Ankara</a>&#8216;ya yakın bir ilde biraz gezdim, tozdum. Tebdil-i mekânda rahatlık vardır derler ya, aslında pek de öyle değilmiş, onu anladım. Tebdil ettirdiğiniz eğer bedeniniz ise sizde pek bir değişiklik vaki olmuyor. İllâ ki ruhunuzu tebdil ettirmelisiniz. Biz de onu becerebilecek olgunlukta olmadığımızdan yaptığımız tebdil biraz hüsranla sonuçlandı. Nitekim Ankara&#8217;ya geldikten sonra da kaçışım devam etti. Neyse, bu konuda ve aklıma şu an gelmeyen onlarca konuda ileriki günlerde bir şeyler yazacağım. Bu yazıda ise günlüğümün arayüzünü/temasını değiştirdiğimi bildirmek niyetindeyim ve aklımda olan eksiklikleri saymak istiyorum.</p>
<p>Yeni arayüzü yapma fikri epey bir süre evvel oluştu bende. Eski arayüz ile oynarken artık sıkıldığımı ve değişiklik yapmak istediğimi fark ettim. Önceki arayüz  grafik tabanlı bir arayüz olmadığı için üzerine işlediğim grafikler epey sırıtıyordu.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında uzun bir süre önce <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/biraz-mola/" target="_blank">şu yazı</a>da <a title="ankara" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ankara" target="_blank">Ankara</a>&#8216;dan biraz uzaklaşmak istediğimi, biraz kafa dinlemek istediğimi söyleyerek sahalardan uzak kalacağımın sinyalini vermiştim. Birkaç günlüğüne <a title="ankara" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ankara" target="_blank">Ankara</a>&#8216;ya yakın bir ilde biraz gezdim, tozdum. Tebdil-i mekânda rahatlık vardır derler ya, aslında pek de öyle değilmiş, onu anladım. Tebdil ettirdiğiniz eğer bedeniniz ise sizde pek bir değişiklik vaki olmuyor. İllâ ki ruhunuzu tebdil ettirmelisiniz. Biz de onu becerebilecek olgunlukta olmadığımızdan yaptığımız tebdil biraz hüsranla sonuçlandı. Nitekim Ankara&#8217;ya geldikten sonra da kaçışım devam etti. Neyse, bu konuda ve aklıma şu an gelmeyen onlarca konuda ileriki günlerde bir şeyler yazacağım. Bu yazıda ise günlüğümün arayüzünü/temasını değiştirdiğimi bildirmek niyetindeyim ve aklımda olan eksiklikleri saymak istiyorum.</p>
<p>Yeni arayüzü yapma fikri epey bir süre evvel oluştu bende. Eski arayüz ile oynarken artık sıkıldığımı ve değişiklik yapmak istediğimi fark ettim. Önceki arayüz  grafik tabanlı bir arayüz olmadığı için üzerine işlediğim grafikler epey sırıtıyordu. Ben burada fazlayım ağabey, diyordu adeta. Ben de bir iki hafta gibi bir süre acaba ne yapayım diye düşünürken sağ olsun <a title="Site İnceleme" href="http://www.siteinceleme.com" target="_blank">Cafer</a>, bana bir arayüz tasarladı ve psd&#8217;sini verdi. Ben de daha evvel hiç psd&#8217;den <a title="wordpress" href="http://www.wordpress-tr.com" target="_blank">WordPress</a>&#8216;e aktarım yapmadığım için epeyce zorlanacağımı biliyordum ve kolları sıvadım, çalışmalara başladım. Bu çalışmalara başlamadan evvel sağ olsun <a title="Erhan Yakut" href="http://www.yakuter.com" target="_blank">Erhan</a>, <a title="Hüseyin Mert" href="http://www.hmert.com" target="_blank">Hüseyin </a>ve <a title="Eburhan" href="http://www.eburhan.com" target="_blank">Eburhan</a>&#8216;dan birkaç tavsiye aldım, sordum soruşturdum. Bu psd&#8217;yi birkaç farklı temaya oturtmaya çalıştım ancak üst menüler beni deli etti ve bir türlü beceremedim. Ben de madem tema siteye uymuyor, siteyi temaya uydurayım dedim ve başladım benim psd&#8217;ye göre bir tema aramaya. Nihayetinde<strong> times ricer</strong>&#8216;den evvel kullandığım ve<strong> </strong><a title="eches" href="http://blog.eches.net/" target="_blank"><strong>Eches.Ne</strong>t</a> tarafından yapılan <strong><a title="o2" href="http://eches.net/test/" target="_blank">O2</a></strong> arayüzünü temel alarak yeni temamı oluşturdum. Bir hafta gibi bir sürede epey bir geliştirdim, bir yandan da <a title="css dersleri" href="http://mutasyon.net/dersoku.asp?id=56" target="_blank">CSS </a>öğrendim durdum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Nihayet bu uzun çalışmalar neticesinde şu anki temama kavuştum. Ancak temada birçok eksiklik var. Onlara da değineceğim. Bu temayı yaparken söylemeliyim ki en çok zorlandığım şey şu yazı tipi oldu. Bu temanın mevcut yazı tipi biraz ufak kalıyordu. Bir de <strong>times ricer</strong>&#8216;den dolayı büyük yazı karakterlerine alışkın olduğum için, küçük yazı tipleri gözüme pek kötü geldi. Neyse <strong>K2 </strong>arayüzünün yazı tipi hoşuma gidiyordu ancak o da ufaktı. Allem ettim, kallem ettim sonunda bu yazı tipinde karar kıldım. Şu an bile hatırlamıyorum hangi yazı tipinde olduğunu, ancak okuyucular eğer &#8220;değiştir, değiştir, değiştir&#8221; nidaları ile beynimin etciklerini kemirirse neden değiştirmeyim değil mi?</p>
<p>Temanın yorum kısmı şu an için beni pek tatmin etmiyor. <a title="Gravatar" href="http://www.gravatar.com" target="_blank">Gravatar </a>özelliği ekleyeceğim. Bir de yorumlara sıra numarası vereceğim ama beceremedim. <a title="css dersleri" href="http://mutasyon.net/dersoku.asp?id=56" target="_blank">CSS</a>&#8216;den dolayı olmadı, adım gibi biliyorum. İlk işlerim bu bölümler ile uğraşmak olacak, emin olabilirsiniz.</p>
<p>Siz de fark etmişsinizdir, henüz bir arama kutucuğu yok. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a title="Site İnceleme" href="http://www.siteinceleme.com" target="_blank">Cafer</a>&#8216;in yaptığı arayüzde arama kutusu şu yukarıdaki <strong>rss </strong>ve <strong>rss nedir</strong> simgelerinin hemen üzerinde. Ancak biraz görsel olduğu için tam oturtamadım oraya. Bunu da mutlaka yapacağım, meret deli ediyor beni.</p>
<p>Son günlerin en gözde özelliği olan, hani şu milletin <strong>web 2.0</strong> yok 3.0 falan dedikleri şey olan <strong><a title="Twitter" href="http://www.twitter.com" target="_blank">Twitter</a></strong>&#8216;ı <a href="https://twitter.com/kaanfakili" target="_blank">ben</a> de kullanmaya karar verdim. Malûm <strong>times ricer</strong>&#8216;i kullanırken <strong>&#8220;mini post&#8221;</strong> eklentisi kullanıyordum ve yazdığım ufak şeyleri oradan paylaşıyordum. Şimdilik <strong>Twitter </strong>kullanmaya karar verdim bunun yerine, ileride ne kullanırım pek bilmiyorum. Şimdilik yeteceğini düşünüyorum.</p>
<p>Resimli bağlantı kutularının güzel olduğunu düşünüyorum, ancak pek kimseye bağlantı vermediğim için ihtiyaç duymuyorum şu an. Ancak ileride belki o da olacaktır.</p>
<p>Söylemeyi unuttum, birçok sabit sayfa hazırlamam gerekiyor. Mesela reklâm sayfası. Kısmetse biraz para kazanalım değil mi? <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bir de <strong>&#8220;rss nedir&#8221; </strong>sayfası, <strong>&#8220;projeler&#8221;</strong> sayfası falan yapmam gerekiyor. Yani anlayacağınız üzre biraz değişiklik istiyorum hayatımda ya hu. Çok şey mi istiyorum?</p>
<p><strong>Podcast </strong>tarzı bir şeyler kurup yazılarımı şarkılarla süslemek istiyorum. Ha bir de abimin fotoğraf makinesini kaçırabildiğim zamanlarda da biraz fotoğraf çekip, yazılarımı kendi çektiğim fotoğraflarla süslemek istiyorum. Bu konuda <a title="Evren Günlüğü" href="http://www.evrengunlugu.net/" target="_blank">Evren</a>&#8216;i tek geçerim, gerçekten başarılı işler çıkarıyor. Kıskanmıyor değilim onu. Başarılı birisi, bir edebiyatçı diye söylemiyorum, inanın. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ha bir de, naçizane daha evvel güzel şiir okuduğum söylenirdi. Okulda birkaç şiir dinletisinde görev almıştım. Elhamdülillah hepsini de başarı ile yerine getirdim. Şimdi, eğer kendime uygun bir program bulabilirsem, hani şu mikrofona bir şeyler söylerken, patlayan sesler çıkarmayan, hışırtılar çıkarmayan bir program, işte o zaman güzel fonlarla güzel şiirler okuyacağım inşallah. Okuyacağım ilk şiir de <a title="Necip Fazıl Kısakürek" href="http://www.necipfazil.com/" target="_blank">Necip üstad</a>ımın <a title="kaldırımlar" href="http://www.siirgen.org/siir/n/necip_fazil_kisakurek/kaldirimlar.htm" target="_blank">&#8220;Kaldırımlar&#8221;</a> şiir olacak, emin olun. Pek bir güzel geliyor bu ara kulağıma o şiir.</p>
<p>Yazacak o kadar çok şeyim var ki, inanın şimdi bunları böyle bir yazıda harcamak istemiyorum. Nasıl olsa yazacak çok vaktimiz olacak.</p>
<p>Bir şeyi öğrendim şu geçtiğimiz ay içerisinde. İnsan ne olursa olsun yaşamda kendisini dinç tutan o elektriği görmeli. Rabbimizin bizler için verdiğini görmeli ve her şeyi kendi lehine çevirmeli. Ne demişler: &#8220;<strong>Bizi öldürmeyen şey bizi güçlendirir.&#8221; </strong>değil mi? Yaradan yarattığı ile beraber, bunu hiç unutmayalım.</p>
<p>Son olarak da bizim gönül adamı <a href="http://www.vaveyla.net/2008/08/07/kordugum-gibi.html" target="_blank">Suskun</a>&#8216;un aktardığı ve <a href="http://soldurenkler.blogcu.com/kordugum_19049531.html" target="_blank">Güher</a>&#8216;in günlüğünde paylaştığı şu güzel kıssayı okumanızı istiyorum. Ne hissedeceğinizi merak ediyorum doğrusu.</p>
<blockquote><p>Hz. Aişe, Peygamberimizle (a.s.m.) yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini; ne kadar ve nasıl sevdiğini merak etmekteydi. Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamberimizle (a.s.m.) konuşmadan edemedi. “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun? “Peygamberimiz: Evet, ya Aişe, tabi seviyorum! dedi.” Hz. Aişe nasıl sevdiğini de merak ediyordu? Hemen sordu. “Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı sevgili eşine: <strong>“Kördüğüm gibi“</strong>. Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe validemiz Peygamberimize sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne alemde?” Peygamberimiz, Hz. Aişe validemizi memnun eden cevabı verirdi her defasında: <strong>“ilk günkü gibi…</strong>“</p></blockquote>
<p>Yaratıcımız, hepimizi sevdiğimize bir kördüğüm gibi bağlasın, onu da bize&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/yeni-temam-ve-eksiklikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sigara yasağına evet ama&#8230;</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/sigara-yasagina-evet-ama/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/sigara-yasagina-evet-ama/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 May 2008 21:51:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[en az üç çocuk yapın]]></category>
		<category><![CDATA[ferhat]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigara dumanı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara yasağı]]></category>
		<category><![CDATA[sigaralı bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sigaranın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sigarasız bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[vaveyla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=352</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/05/no_smoking.jpg"><img title="Sigara adamı cehennemin dibine yollar" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/05/no_smoking-195x300.jpg" border="0" alt="Sigara adamı cehennemin dibine yollar" hspace="10" vspace="10" width="195" height="300" align="left" /></a>Son günlerde ülke birbirinden alâkasız bir sürü konu ile çalkalanıp duruyor. Başbakanın meydanlarda cır cır <strong>3 çocuk yapın</strong> <a title="en az üç çocuk yapın" href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8405007.asp?m=1" target="_blank">demesi</a>, bir sürü üst kurumun birbirine sarı kart gösterir gibi bildiri yayınlaması, <strong>AKP&#8217;nin kapatılma davas</strong>ı ve <strong>sigara yasağı</strong>. <strong>Akp&#8217;nin kapatılma davası</strong> meydana çıktığından beri medyanın laçkalaştığını ve haberlerin artık bana zevk vermediğini düşünüyorum. Hatta bunun bir kısmını <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/akpnin-kapatilmasi-icin-hazirlanan-iddianamenin-sifreleri/" target="_blank">şurada </a>da dile getirdim. Ancak şu <strong>sigara yasağı</strong> gündeme geldi geleli pek bir keyif alıyorum haberleri izlemekten. Gerçekten hoş oldu bu muhabbet.</p>
<p>Bugün bilgisayar başına oturmadan bu <strong>sigara yasağı</strong> ile ilgili bir şeyler yazmayı plânlamıştım. <a title="Kaan Fakılı" href="http://www.kaanfakili.com.tr" target="_blank">Günlüğüm</a>ün yazı yazma sayfasını açmadan sık sık takip ettiğim <a title="Suskun" href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun</a>&#8216;un sitesini bir ziyaret edeyim dedim. Sağ olsun o da <strong>sigara yasağı</strong> ile ilgili bir <a title="Suskun Sigara Yasağı" href="http://www.vaveyla.net/2008/05/22/sigara-yasagina-gicikvari-bir-yaklasim.html" target="_blank">yazı yazmış</a>. Onun yazıyı okuyup kendi günlüğüme bir şeyler yazarsam aklımdan geçenleri tam olarak yansıtamayacağımı&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/05/no_smoking.jpg"><img title="Sigara adamı cehennemin dibine yollar" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/05/no_smoking-195x300.jpg" border="0" alt="Sigara adamı cehennemin dibine yollar" hspace="10" vspace="10" width="195" height="300" align="left" /></a>Son günlerde ülke birbirinden alâkasız bir sürü konu ile çalkalanıp duruyor. Başbakanın meydanlarda cır cır <strong>3 çocuk yapın</strong> <a title="en az üç çocuk yapın" href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8405007.asp?m=1" target="_blank">demesi</a>, bir sürü üst kurumun birbirine sarı kart gösterir gibi bildiri yayınlaması, <strong>AKP&#8217;nin kapatılma davas</strong>ı ve <strong>sigara yasağı</strong>. <strong>Akp&#8217;nin kapatılma davası</strong> meydana çıktığından beri medyanın laçkalaştığını ve haberlerin artık bana zevk vermediğini düşünüyorum. Hatta bunun bir kısmını <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/akpnin-kapatilmasi-icin-hazirlanan-iddianamenin-sifreleri/" target="_blank">şurada </a>da dile getirdim. Ancak şu <strong>sigara yasağı</strong> gündeme geldi geleli pek bir keyif alıyorum haberleri izlemekten. Gerçekten hoş oldu bu muhabbet.</p>
<p>Bugün bilgisayar başına oturmadan bu <strong>sigara yasağı</strong> ile ilgili bir şeyler yazmayı plânlamıştım. <a title="Kaan Fakılı" href="http://www.kaanfakili.com.tr" target="_blank">Günlüğüm</a>ün yazı yazma sayfasını açmadan sık sık takip ettiğim <a title="Suskun" href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun</a>&#8216;un sitesini bir ziyaret edeyim dedim. Sağ olsun o da <strong>sigara yasağı</strong> ile ilgili bir <a title="Suskun Sigara Yasağı" href="http://www.vaveyla.net/2008/05/22/sigara-yasagina-gicikvari-bir-yaklasim.html" target="_blank">yazı yazmış</a>. Onun yazıyı okuyup kendi günlüğüme bir şeyler yazarsam aklımdan geçenleri tam olarak yansıtamayacağımı düşündüm. Hemen kendi günlüğüme başladım bir şeyler yazmaya. Bu yazı bitince onunkini de okuyacağım kısmetse. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben genel olarak yasaklara karşı olduğumu her ortamda söyleyen birisiyim. Yasakların hiçbir zaman tam çözüm olmadığını ancak caydırıcı nitelikte olduğunu düşünüyorum.<strong> Sigara yasağı</strong> da böyle bir şey. Aslında bu yasak mevzuuna değinmeden önce sigara içenle içmeyenin farkını bir görelim ve aslında hangisinin normal olması gerektiğini bilelim değil mi?</p>
<p>İnternet kafelerde ya da normal oturmalık kafelerde ara sıra dikkatimi çekmiştir<strong> &#8220;sigarasız bölüm&#8221;</strong> olayı. Hep komiğime gitmiştir benim. <strong>Sigara içmek</strong> mi normal yoksa içmemek mi? Biz doğuştan varsayılan yani default <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  olarak sigara gibi bir nesne ile herhangi bir bağımız olmadan doğarız. Ne adını biliriz ne ismini ne cismini vs. Yıllar geçtikçe kimimiz askerde alışırız, kimimiz okulda kimimiz de başka yerlerde. Şimdi burada durup kendimize sormak gerekiyor aslında. <strong>Sigara içmek</strong> mi normal içmemek mi? Bana sorarsanız &#8220;içmemek&#8221;. Yani bu kafelerde falan gördüğünüz <strong>&#8220;sigarasız bölüm&#8221;</strong> yazısı tamamiyle mantığa aykırı. Bunların hepsi &#8220;sigaralı bölüm&#8221; olmalı. Sigaralı bölüm fazladan olmalı. Her yerde varsayılan olarak sigarasız bölüm olmalı. Sigara içilecekse orada oranın adı &#8220;sigaralı bölüm&#8221; olmalı.</p>
<p>Şimdi gel <a title="kurufasülyenin faydaları" href="http://www.uludagsozluk.com/k/kuru-fasulyenin-faydalari/&amp;ba=gelelim%20kuru%20fasulyenin%20faydalarina" target="_blank">gelelim kurufasülyenin faidelerine</a>. Sigara içme yasağı gerçekten insanları sigara içmekten caydırır mı? Bence evet. İnsanlar bazen rahata alıştıklarında, yaptıkları şey süreklileştiğinde yani ona alıştıklarında o yaptıklarının normal olduğunu düşünürler. Ve saat başı ya da iki saatte bir sigara içmenin normal olduğunu düşünürler. Oysa onları bir şeyler engellese, bu isteklerini ertelemelerine doğal yoldan yardımcı olsa inanın içmeyecekler. Atıyorum bir alışveriş merkezinde ben en üst katta oturuyor olsam ve sigara bağımlısı olsam, sigara içmek için en alt kata inip, dışarı çıkıp sigara içmem. En azından birkaç saat içmem&#8230;</p>
<p>Sigara yasağına karşı olanları bir türlü anlamıyorum.<strong> Devlet baba</strong> sizin hayrınıza hatta biz içmeyenlerin iki kat hayrına bir şey yapmış siz hâlâ çemkiriyorsunuz&#8230; Ayıp size. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em><strong>Bu arada msn iletime &#8220;burada sigara içilmez&#8221; yazdım. Bizim <a title="Ferhatonair" href="http://www.ferhatonair.com/" target="_blank">Ferhat </a>arkadaş valla ben sigara da içiyorum, kahve de içiyorum diye benim damarıma damarıma bir şeyler yazdı msn&#8217;den. Onu da burada esefle kınadığımı belirtmek isterim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></em></p>
<p><a title="sigara paketleri için alternatif yazılar" href="http://www.sosyomat.com/etiket/sigara-paketleri-i%C3%A7in-alternatif-yaz%C4%B1lar" target="_blank">Şurada</a> da sigara paketleri için alternatif yazılar var, okuyun bence. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/sigara-yasagina-evet-ama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bloğumuz hakkında birkaç açıklama</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/blogumuz-hakkinda-birkac-aciklama/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/blogumuz-hakkinda-birkac-aciklama/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2008 21:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[arayuz]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[gunce]]></category>
		<category><![CDATA[gunluk]]></category>
		<category><![CDATA[nahnu]]></category>
		<category><![CDATA[sanal gunluk]]></category>
		<category><![CDATA[suskun]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[vaveyla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[<p>Başlık seçme özürlü olduğumu bu başlıktan da anlayabilirsiniz. Hislerimi ve yazımın ana metnini yansıtamıyorum bir türlü başlıkta. Anlatmak istediğim ile zıt bir yolda ilerliyor adeta. Neyse, başlıktan olumsuz şeyler anlasanız da <a title="kaan fakılı" href="http://www.kaanfakili.com.tr" target="_blank">bloğumun </a>son günlerde güzel şeyler yaşadığını belirteyim ve başta tema değişikliği olmak üzere açıklamak istediğim şeyleri açıklayayım.</p>
<ul>
<li>Efendim ilk önce neden temanı değiştirdin, eski temen güzeldi gibi soruların monitörler ardından bana sorulduğunu hissediyorum. Aslında eski temamı seviyordum. Bir blog yazarının isteyip de kolay kolay bulamayacağı bir temaydı. Ancak bazen duruluyor. Durulduğu zaman da değişiklik yaparak tekrar dinamikleşmek istiyor. Benimki de biraz öyle oldu. Duruldum, temamı değiştirdim ve yeniden bir yazma isteği geldi bana. Temamı değiştirmemin ikinci nedeni ise, &#8220;kısa kısa&#8221; bölümünü açmak istememdi. Kısa kısa bölümünü, anasayfada yayınlayıp, yer işgal ettirecek kadar mühim olmayan ancak ufak da olsa değinmek istediğim bir haberi, gelişmeyi vs. yayınlamak istediğim bir bölüm. Sempozyum duyuruları, haberler, dil bilim dünyasından</li></ul><p>&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlık seçme özürlü olduğumu bu başlıktan da anlayabilirsiniz. Hislerimi ve yazımın ana metnini yansıtamıyorum bir türlü başlıkta. Anlatmak istediğim ile zıt bir yolda ilerliyor adeta. Neyse, başlıktan olumsuz şeyler anlasanız da <a title="kaan fakılı" href="http://www.kaanfakili.com.tr" target="_blank">bloğumun </a>son günlerde güzel şeyler yaşadığını belirteyim ve başta tema değişikliği olmak üzere açıklamak istediğim şeyleri açıklayayım.</p>
<ul>
<li>Efendim ilk önce neden temanı değiştirdin, eski temen güzeldi gibi soruların monitörler ardından bana sorulduğunu hissediyorum. Aslında eski temamı seviyordum. Bir blog yazarının isteyip de kolay kolay bulamayacağı bir temaydı. Ancak bazen duruluyor. Durulduğu zaman da değişiklik yaparak tekrar dinamikleşmek istiyor. Benimki de biraz öyle oldu. Duruldum, temamı değiştirdim ve yeniden bir yazma isteği geldi bana. Temamı değiştirmemin ikinci nedeni ise, &#8220;kısa kısa&#8221; bölümünü açmak istememdi. Kısa kısa bölümünü, anasayfada yayınlayıp, yer işgal ettirecek kadar mühim olmayan ancak ufak da olsa değinmek istediğim bir haberi, gelişmeyi vs. yayınlamak istediğim bir bölüm. Sempozyum duyuruları, haberler, dil bilim dünyasından gelişmeler gibi ufak yazılar bu bölümde olacak bundan sonra. İşte eski temamda bunu yapmak biraz zor olduğu için bu temaya geçtim. <span id="more-281"></span>Temayı benden başka iki kişi daha kullanıyor: <a title="nahnu" href="http://www.nahnu.org" target="_blank">Nahnu </a>ve <a title="vaveyla" href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun </a>(Vaveyla). İlk işim ikisine de birer e-posta atıp aynı temayı kullanmamda bir mahsur var mı diye sormak oldu. Sağ olsun ikisi de bunda bir sakınca görmediler. Görmedikleri gibi, <a title="vaveyla" href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun </a>arkadaşım temanın dosyalarını yapımcının izninden sonra benimle paylaştı. Ve temayı bu hale getirene kadar attığım onca e-postama sabırlı bir şekilde cevap verdi. Buradan kendisine teşekkür etmeyi bir borç bilirim.</li>
</ul>
<ul>
<li>Yayına giren yeni temamda neden mor renk kullandığımı soranlar olacaktır. Kimileri kız rengi diye benimle dalga bile geçiyor. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  O kendilerine göre öyle. Bence mor gerçekten güzel bir renk. Başka bir amacım yok. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </li>
</ul>
<ul>
<li>Bundan sonra daha fazla edebiyatla ilgili yazılar yazmak istiyorum. Edebiyatla ilgili paylaşımlar yapmak istiyorum. <a title="dil bilim" href="http://www.kaanfakili.com.tr/kategori/dil-bilim/" target="_blank">Dil bilim</a> ile ilgili çalışmalarımı yayınlamak istiyorum.  <a title="kitap tanıtımı" href="http://www.kaanfakili.com.tr/kategori/kalemim/kitap/" target="_blank">Kitap </a>tanıtımlarına bol bol yer vermek istiyorum.</li>
</ul>
<p>Bu saydıklarım dışında son günlerde pek bir değişiklik yok bende. Ne var ne yok hepsini paylaşıyorum sizinle. Ancak artık daha fazla yazı yazacağımdan kuşkunuz olmasın. Şimdilik beni izlemeye devam edin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/blogumuz-hakkinda-birkac-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
