Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

Irmak suyunu tümden içmenin imkânı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkânı yok. (Mevlânâ)
Rss Aboneliği
Rss Nedir
Haz
21

gülse birsel’den bulaşık makinesi reklâmı

Kategori: garnitür | 6 ahkâm kesilmiş

Gülse BirselBugün kanalları şöyle bir gezeyim derken bizim meşhur reklâm eleştirmenimiz, GAG‘dan mütevellid yakından tanıdığımız Gülse Birsel’in oynadığı bir bulaşık makinesi reklâmını gördüm. Aslında daha evvel de bu reklâmı görüyor olmama rağmen bugün reklâmdaki ince bir ayrıntı dikkatimi çekti doğrusu. Reklâmın hangi marka için çekildiğini bilmediğim için internette reklâmın videosunu bulup koyamadığım siteye. Ancak reklâmı bulan arkadaşlar olursa bana adresini yollasınlar, onların adına yayınlayım falan :P

Efendim, reklâm dediğimiz iş çok ciddi bir iştir. Milyonlarca YTL (bakın YTL diyorum) harcayıp piyasaya sürdüğünüz bir ürünün adam gibi tanıtımını yapamazsanız ürününüz elinizde patlar ve ağlaya ağlaya anne bana reçelli ekmek ver dersiniz. Reklâm vardır, üç beş bin YTL’ye mâl olan bir üründen size milyonlarca YTL ekmek yedirir. Vergi rekortmeni bile olur, boy boy fotoğraf yayınlatırsınız. Peki reklâmcılıkta başarı nedir, başarıyı ne getirir, başarısızlık nerede başlar? Ben bir reklâmcı olmadığım için her soruya yeterince cevap veremeyeceğim ancak reklâm çözümlemeleri göstergebilimin konusuna girdiği için ve ben de üzerinde az çok düşündüğüm için bir şeyler söyleme gereği duydum.

Reklâmdaki olayın ya da durumun yaşandığı mekân, mekânın içerisindeki dekorlar -dikkatinizi çekerim, en ince ayrıntısına kadar her şey-, reklâmda oynayan kişinin el ve kol hareketleri, duruşu, mimikleri, reklâmda kullandığınız ağırlıklı renkler, reklâm sloganları, ürünü vurgulayıcı resimler falan hep reklâmın başarısını etkileyen şeylerdir. İşte reklâmcılıkta asıl başarı da -bana göre- bu tamamının bir arada verilmesi ile olur. İzleyici reklâmdaki bu unsurları reklâmı izlerken farkında olmadan algılar. Reklâmda eğer bu unsurlar varsa reklâm izleyici gözünde başarıya ulaşır. Ancak bilinçsiz -bilinçsizden kasıt, reklâm çözümlemesi hakkında fikir sahibi olmayan- izleyici bu unsurların varlığından habersiz bir şekilde beğenir bu reklâmları.

Benim de son zanlarda izlediğim bu Gülse Birsel‘in reklâmı hoşuma gidiyordu. Özellikle tüm kirlerin söküldüğünü anlatan bölüm. Malûmunuz burada tüm kirlerin bundan hoşlanmayacağını söyleyen Birsel, kendi suratını da asar ve kendinin de bir kir olduğunu imâ eder.

Reklâm bu yönleriyle güzeldir, ancak gözden kaçan bir şey vardır. Eğer yakalayanlar varsa -ki bu yetmiş milyonda birdir :) - gerçekten zeki ve dikkatli kişilerdir. Reklâmda bizim malûm kişimiz Birse, duş kabininden çıkınca her tarafından su akar işte başlar bu tazyikli suyun kirleri nasıl derinden çıkardığını falan anlatmaya. Ama ne hikmettir ki, kendisinin yüzüneki makyaj bir gram dağılmamış, bozulmamıştır. Üstüne üstlük suratından da bir sürü su akmasına rağmen…Kadın olmadığım için makyajların bu kadar uzun süre ve bu kadar suya rağmen kalıp kalamayacağını bilemediğim için şimdilik susma hakkımı kullanıyorum. :)

Bizim GAG programımızın güzel sunucusu, acaba bu gözden kaçan ayrıntıyı fark etti mi dersiniz? Ettiyse acaba milletin ahını aldım da demiş midir? :)

Yazar: Kaan Fakılı | 6 ahkâm kesilmiş »

May
29

hazırladığım adsense reklam filtresi

Kategori: sevgili günlük | 4 ahkâm kesilmiş

Bildiğiniz gibi adsense Google‘ın web site sahiplerine ve kendine para kazandırmak için internet dünyasına sunduğu bir reklâm yayımı hizmeti. Türk web sitesi sahipleri son birkaç ayda bedava kontor yağmurcuları, ringofoncular, kız arkadaş bul gibi gerizekâlılar yüzünden gelirlerinin epey düştüklerini bilirler. Hazırladığım şu listede bu sitelerin adresleri var. İsteyenler indirip “rekabetçi reklam filtresi”ne ekleyebilirler.

Yazar: Kaan Fakılı | 4 ahkâm kesilmiş »

May
23

mecnûnlu siberalem reklâmı

Kategori: sevgili günlük | 6 ahkâm kesilmiş

Türklerin yaptığı reklâmların son derece ilgi çekici olduğunu ben dahil herkes rahatlıkla söyler sanırım. Türkiye’de bu işinçok güzel yapılmaya başlandığını konuştuğumuz zamanı ben hatırlıyorum aslında. Hani şu iki tane hademe ismi lazım olmayan bir bankayı silerken birbiri ile sohbet ediyorlar, işte birisi kameraya gelip “anlayışı farklı, kültürü farklı” diye bir şeyler söylüyor ya, işte o reklam. O reklâmdan sonra Türkiye’de reklâmcılığın ne kadar gelişmeye başladığı konuşulmaya başlandı. O günden bugüne Türkiye’de reklam piyasası gerçekten çok ama çok gelişti. O zamana nazaran reklâm yayınlama süreleri de iki katına çıktı neredeyse. Benim hatırladığım kadarıyla o zamanlar 12-13 reklâm olurdu ve yaklaşık 5 dakika sürerdi. Bunların son iki üç reklâmı da o kanala ait gazetenin kuponla verdiği şeylere dair olurdu. Şimdi ise bu reklâmların sayısı ve süresi daha fazla. Neyse, işin özü Türkiye’de reklâmcılığın gelişmesinin sevindirici olduğu ama bir yandan da kültürümüze, gelenek ve göreneklerimize bir şekilde zarar verdiğidir. Aşağıda videosunu vereceğim reklâmın ne zaman yayınlanmaya başladığını pek hatırlayamıyorum. Televizyonu fazla seyretmediğim için sağdan soldan duyuyorum işte. Neyse bu reklâm siberalem diye bir arkadaşlık sitesinin reklâmı. Hemen reklâmı izleyin yorumumuza öyle geçelim.

Aslında şekil olarak baktığınızda güzel düşünülmüş bir senaryo. Ancak işin özüne girdiğinizde hiç de öyle güzel bir şeyle karşılaşmıyorsunuz. Aşkın ne olduğu, insana ne hisseetirdiği, sevginin kime duyulacağı, doğallığı, zarifliği her şeyi ama her şeyi ayaklar altına alınıyor bence bu arkadaşlık sitelerinde. Böylesi bir sitenin reklâmını izlemek inanın bana çok korkutucu geliyor. Hem de bizim yüzyıllardır bildiğimiz efsaneleşmiş Leylâ ile Mecnûn buna alet edilirse…

Senaryoya göre çöle düşen Mecnûn Leylâ’sını aramaktadır. Peki sizce bizim hikâyelerimizdeki Mecnûn sevgilisi Leylâ‘yı mı arıyordu? Tabiî ki hayır. Beşerî aşktan Allah aşkına giden bir süreçtir Mecnûn’un çöl süreci. Leylâ’nın aşkı ile kendini çöllere atmış ve orada asıl aradığının Leylâ değil Mevlâ olduğunu anlamıştır Mecnûn. Nitekim Leylâ ona dönüp geldiğinde onu tanımamış ve ona; “Eğer sen Leylâ isen bu benim içimdeki kim?” demiştir. Size şimdi samimi bir şekilde soruyorum… Böylesine samimi bir ilâhi aşkın böylesine basit bir arkadaşlık sitesine köle edilmesini mideniz kaldırıyor mu?

Yazar: Kaan Fakılı | 6 ahkâm kesilmiş »

12»
Reklam Alanı Reklam Alanı
  • kategoriler

    • bilişim
    • denemeler
    • dil bilim
    • garnitür
    • kısa kısa
    • kitap
    • klasik türk edebiyatı
    • mühim meseleler
    • sevgili günlük
    • şiir
    • sinema
    • tasavvuf
    • türkçe
  • son yorumlar

    • gazi üniversitesi tezsiz yüksek lisans sonuçları  (37)
      ibrahim akyıldız, merwe merve, merwe merve, Kaan Fakılı, merveyazıcı, Kaan Fakılı [...]
    • vanilla sky ve bir rüya  (3)
      Ceyda, Kaan Fakılı, serefraz
    • semazen resimleri (semazen fotoğrafları)  (4)
      elif, Azab-ı Mukaddes, ayla tanpınar, semih
    • ziyaretçi defteri  (31)
      Kaan Fakılı, deniz, ebrar eylül, Kaan, Meltem, Yasin [...]
    • türkiye'de "edebiyat" mezunu olmak  (16)
      Kaan Fakılı, Gülşah Yanardağ, pınar cansız, Kaan Fakılı, pınar cansız, pınar cansız [...]
    • afganistan'da hazara türkleri  (12)
      günay ütük, hasan, Hazara-2, ahmed shir, hazara, kaan [...]
  • son yazılar

    • vanilla sky ve bir rüya
    • türkiye’de “edebiyat” mezunu olmak
    • ummadığın anda elektrikler kesilse
    • i am legend ( ben efsaneyim )
    • biz madde ikliminin köleleriyiz
    • stranger than fiction’dan hareketle birkaç kelâm
    • kördüğüm gibi
    • içimden gelen her şeyi yazdım
    • anadilim.org yenileniyor
    • orhun abideleri ve fevkalade türk dili
  • anlık takip

    • etkileşim





        Add to Technorati Favorites
    • Bağlantılar

      • anadilim
      • azizce
      • cafekonomi
      • edeb ya hû
      • erkan hirik
      • ilahi
      • kalem güzeli
      • melih ablak
      • suskun
      • yemek sitesi
      • yukarı kayalar

    © Kaan Fakılı