
Son günlerde yazma konusunda çok fazla sıkıntı duymuyorum. Kanımca bu aldığım bir kararın neticesinde oldu. Herhangi bir yerde oturmuş düşünürken aklıma onlarca fikir ve bundan daha güzeli de onlarca söz geliyor. Ve hepsi zihnimden zaman içerisinde silinip gidiyor. Ben de bunları yabana atmamak için her ne kadar teknolojiye karşı olsam da telefonu çıkarıyorum ve notlar bölümüne kaydediyorum. Böylece eve gelip bilgisayar başına oturduğumda yazacak konu sıkıntısı çekmiyorum.
Benim nasıl yazdığımı bilseniz bu tarz küçük olayların benim için çok önemli olduğunu siz de düşünürdünüz. Benim için ufak bir söz bile sayfalar tutacak bir yazının tetikleyicisi olabiliyor.
Herkes gibi oturup Ramazan Bayramı mı yoksa Şeker Bayramı mı münakaşasına girmeyeceğim. Bayram olsun da isterse resmî bayram olsun.
Her bayram öncesinde bayramların artık eski bayramlar olmadığını söyler dururuz. Peki neden bayramlar eski bayramlar değildir?
Hayatta her şey değişir. Değişmeyen tek şey değişimin olduğu gerçeğidir. A, değişmeyen bir şey var ki o da bu söz. Yediğimiz yemekten tutun da giyim tarzımıza…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »

Şurada da ramazanların eski ramazanlar ve akabinde bayramların da eski bayramlar olmadığından bahsettim. Her fırsatta da bundan bahsedip duruyorum. Bahsetmeye de devam edeceğim. Belki biz bayram havasını tadacak yaşı aştığımızdan belki de bayramların gerçekten eski bayramlar olmadığından bayramlarda bayram tadı yok. Evet, gerçekten de bayramlara bayram tadı yok. Eğer olsa idi ben bu gece saat 12 olmadan derin bir uykuya hazırlanıyor olurdum. Oysa saat şu an sabahın 5′i ve ben bayramların bayram olmadığından bahsedip durmakla meşgulüm. 2 saat sonra bayram namazı vaktinin girecek olmasına rağmen burada gönül eğlendiriyorum.
Bayramda bayram kutlamak adettendir diye yazmak istedim bu yazıyı. Biraz da bayramdan nasıl tat alabileceğimizden bahsetmek istedim aslında. Benim için bayramlar yeni hatta gıcır kıyafetleri alıp akrabaları dolaşmaktan ibaretti küçükken. Hattâ çoğu zaman bayramlık elbiselerimi başucuma koyuyor öyle yatıyordum. Sabah camiye giderken dahi onları giyebilecek olmanın hevesi ile evden çıkıyor ve yine aynı hevesle koşa koşa eve geliyordum. Tabiî yolda bir bakkala uğrayıp…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »