Bugün düzenli olarak takip ettiğim blogları okurken bizim Suskun‘un günlüğünde “Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler” adında güzel bir yazı ile karşılaştım. Yazıyı sonladığımda dudaklarımda bir tebessüm olduğunu fark ettim. Meğer hepimizin çocukluğunda kavrayamadığı birçok şey varmış ve bunlardan bazıları da ortak kavrayamadığımız şeylerdenmiş. Ben de bu yazımda çocukluğumda kavrayamadığım şeylerden bahsetmek istiyorum. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış misali bir mum uydurdum kendi kendime.
Suskun‘un yazısını mim olarak aldım kabul ettim, aldım kabul ettim, aldım kabul ettim.
Ben de birkaç kişiyi mimlemek istiyorum. Canları isterse yazar, memnun oluruz. Hem ne ilginç çocukluklar varmış onları öğreniriz
Çocukluk bambaşka bir şeydir. Küçük dünyamızda yeni yeni gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz şeyleri tanımlamaya çalışırız. Çoğunda yanlış tanımlamalarda bulunsak da yine de anlamlandırmaya çalışıyoruz her şeyi. Onun için değil midir ki her söylenen şeye defalarca “ne?”, “ne?” dememiz? Ya da bir elin her parmağını tek tek tutup, her birine “bu ne?”, “bu ne?”, “bu ne?” diye sormamız… Çocukluk gerçekten…



son yorumlar
anlık takip
Türk - İslâm sanatları ile ilgili takip ettiğim en mükemmel sitelerden bir tanesi. Türk - İslâm sanatına ait örneklere ve güncel haberlere ulaşabilirsiniz.