‘osmanlı’ kelimesi ile ilgili yazılara göz atıyorsunuz
google’dan gelenlere cevaplar 1
Temmuz 9th, 2008 • sevgili günlük • 3 comments
Tags: 2008 kpss, 2008 öss, arama motoru, aşk sözleri, bbg, bbg kaan, biri bizi gözetliyor, blog, blog nedir, blog yazarlığı, bozok, bozok kelimesinin kökeni, bozoklar, google, google analytics, güzel bir söz, kaan, kpss, oğuzlar, osmanlı, öss, tdk, türkçe, üçoklar
Yazı için ne tür bir başlık uygun olur diye uzun uzun düşündüm, ancak bulduğum başlıklar hep uzun olanlardı. Kısaca ifade etmek gerekirse, bu yazıda birkaç aylık bir zaman dilimi içerisinde Google‘dan, ani dünyanın en ünlü ve kaliteli arama motorundan, siteme gelen ziyaretçilerin, hangi anahtar kelimeleri kullanarak geldiklerinin analizini çıkardım ve genelde soru soranlara bu başlık altında cevap vermek istedim. Böyle bir harekete girişmemin nedeni, bugün Google Analytics‘i incelerken, bazı ziyaretçilerin sitemin içeriğinde olmayan ama içerikle alâkalı bir şeyler aratıp gelmelerini görmem idi. Mesela, “bozok kelimesinin kökeni nedir?” diye sorgulatıp gelmiş bir arkadaş. Ancak benim günlükte köken tahlilleri yani etimolojik tahliller olsa da “bozok” kelimesinin tahlili yok.Netice itibariyle amacım ziyaretçileri memnun etmek. Hadi bakalım, bismillah.
Bozok Kelimesinin Kökeni Nedir?
Şüphesiz “bozok” kelimesinin nereden geldiğini her Türk az çok bilecektir. “Bozoklar” Oğuzların ana iki kolundan bir tanesidir. Diğer kolu ise üçoklardır. Oğuz boylarının tarihi şeması:

“Bozok” kelimesinin etimolojik kökenine gelirsek; “boz” ve “ok” kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğini düşünebiliriz. “boz” kelimesi, TDK‘nin sözlüğünde birkaç anlamıyla yer almaktadır. Benim en çok dikkatimi çeken anlamı ise, “açılmamış, sürülmemiş toprak” anlamıdır. Muhtemelen “bozok” koluna “Dış Oğuzlar” denmesinin nedeni de budur. Ayrıca Bozoklar, Oğuzların sağ koludur.
2008 ÖSS Kolay mıydı?
Vallahi, bunu birçok arkadaş aramış. Ancak ÖSS‘ye girmediğim için ve ÖSS düzeyini birkaç yaş geçtiğim için tam olarak yardımcı olamayacağım sana. Ancak şu sayfada, ÖSS hakkında yapılmış 200′e yakın yorum var. Oradan incelediğim kadarıyla bu seneki ÖSS zordu. Yani puanlar düşebilir, ayı çıkabilir.
Read more »
üç mayıs türkçüler günü
Mayıs 2nd, 2008 • mühim meseleler • 3 comments
Tags: atsız ata, h. nihal atsız, hüseyin nihal atsız, nihal atsız, osmanlı, türkçüler günü, türkçülük, ziya gökalp
Anlamı kişiden kişiye değişen kelimelerden bir tanesi de “Türkçülük” kelimesidir. Acaba biz Ziya Gökalp‘in “Türkçülüğün Esasları”(e-kitap) kitabında da tarif ettiği bir Türkçülüğü mü esas almalıyız yoksa bugünkü Türkçülerin Türkçülüğünü mü esas almalıyız bilemiyorum. Ancak bildiğim tek şey Türklüğüm ile iftihar etmemdir.
Türkçülük kavramına kendi yüklediğim anlam, Türk ırkını seven, onun ilerlemesi için çabalayan kişilere verilen bir isimdir. Bir ırkı bir ırktan üstün görmek benim dinî anlayışıma aykırı olacağı gibi ilmen de saçma gelir diyebilirim.
Nedir bu Türkçüler günü?
Türkçülerin “ata” olarak niteledikleri Nihal Atsız’a dayanır bu günün temeli. Hüseyin Nihal Atsız, büyük Türkçülerimizdendir. Kendisi Türkçülüğün önderi sayılabilir. Ancak hiçbir zaman unutmamak gerekir ki Atsız, bir Osmanlı araştırmacısıdır. Osmanlı’yı reddetmemiştir. Dini reddetmemiştir. Türkçülük dinsizlik demek değildir.
Konuyu pek dağıtmak istemiyorum. Onun için 3 Mayıs Türkçüler Gününün oluşumu hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Read more »
türk kültürü strateji oyununda
Şubat 23rd, 2008 • sevgili günlük • 1 comment
Tags: bilgisayar oyunu, harezm, hunlar, köktürkler, memluk, osmanlı, selçuklu, strateji oyunu, türk islam, türk kültürü
Teknoloji dünyasında ve internette Türklerin hep geri kaldığını söyler dururum. İnsanlar internet üzerinde harıl harıl ticaret yapıp para kazanırken, bilgisayarın ve internetin imkânlarını sonuna kadar sömürürken biz ise 72 model Şahin‘e biner gibi hâlâ Mirc gibi sohbet(chat) programlarında vakit öldürüyoruz, hımbıllık yapıyoruz. Tamam teknoloji konusunda birçok imkânsızlığımız var, gerek maddî olarak gerekse de manevî olarak. Ancak bilgisayarın sadece Mirc programından ve msn’den ibaret olmadığını da bir an önce idrak etmemiz gerekiyor.
Bilgisayar dediğimiz alet ile binlerce insanın binlerce yılda yapabileceği işi 1 dakikaya kadar indirebiliyoruz. Bir nevî seri üretim yapıyoruz. Hem işgücünden hem de zamandan oldukça tasarruf etmemizi sağlıyor. Bakın ÖSYM internet tabanlı sisteme geçtiğinden beri artık sınav başvuruları eziyet olmaktan çıktı. İnternete giriyorsunuz hemen formu doldurup gönderiyorsunuz, bu kadar. Yine büfeye gidip gazete almak yerine oturduğumuz yerden yüzlerce gazeteyi okuyabiliyoruz. Üstüne üstlük yabancı yayınları bile. Yine akademik araştırmamız için yurtdışında bulunan bir kütüphaneyi burada bilgisayarımızın başında rahatlıkla gezebiliyoruz…
Bilgisayarın günlük hayatımızı kolaylaştırıcı özelliklerinin yanında eğlendirici unsurlara da değinmeden edemeyeceğim.
“Bilgisayar oyunlarını oynamayı hiç sevmem.” diyen bir kişinin bile en azından oynadığı bir iki oyun vardır. Zira ben de GTA‘yı, Counter‘ı, Revolt‘u çok severdim. Read more »



son yorumlar