Daha evvel öğretmenlik mesleğiyle yakından ya da uzaktan alakalı yazdığım yazılarda teknik olarak bu mesleğe girişin sorunları üzerine durmuştum [1][2][3]. Bu yazımda ise bu meslekte geçirdiğim 1 seneyi aşkın süreyi ve bu süreçte bu mesleğe dair düşündüklerimi henüz “aman bana ne”ciliğe düşmeden yazmak istiyorum.
Bu yazacağım yazı aslında hem sayın bakanımız Dinçer‘in söylemlerinden hareketle hem de öğretmenlik mesleğiyle ilgili medyada yer alan haberlere istinaden yazılanlardan oluşuyor. Zira hem Dinçer’in makama gelişinden bugüne “öğretmen” kavramını yerinden sarstığını, “öğretmen”in tanımını yapmaya çalıştığını, sağlam bir temele oturtmaya çalıştığını gözler oldum hem de son iki üç yıldır medyada öğretmenlik mesleğiyle ilgili onlarca haberi okur oldum.
Tezsiz yüksek lisans eğitimim sırasında değerli hocam Mustafa Gündüz‘ün bize verdiği bir makale* -ki o zaman tek düşüncemiz sınavda sorumlu olup olmadığımızdı- vasıtası ile aslında öğretmenlik mesleğinin ne olduğuyla ilgili bilinçli ya da…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
Son günlerde yazdığım yazılara şöyle bir baktım da, sanırım istediğim günlük formatına biraz daha ulaştım gibi geliyor. Hani daha fazla kişisel yazıların yer aldığı, günlük hayatta karşılaştığım durumları daha fazla aktardığım bir format. Her ne kadar son günlerde yazma işini iyice seyreltsem de yine de yazılarımın bu biçim(format) içinde olması beni sevindiriyor. İşte bundan hareketle acaba diyorum hayatımı mı arşivlesem? Günlük hayatta karşılaştığım önemli şeyleri değil de her şeyi ama her şeyi mi yazsam? Bunu zaman gösterecek artık değil mi?
2 haftadır yaşadığım yoğunluktan dolayı kişisel işlerime pek vakit ayıramıyorum. Şöyle gönlüm alabildiğince gezemiyorum mesela. Otübüse binip de Kızılay‘da kitapçıları dolaşamıyorum. Her ne kadar bu durumdan şikayetçi gibi gözüksem de aslında memnunum hayatımdan. Yavaş yavaş okuluma uyum sağlamaya çalışıyor, öğrencilerimle diyaloglarımı biraz daha ilerletiyor ve tecrübeme tecrübe katmaya çalışıyorum. Bir süre sonra anlıyorum ki aslında benim hayatım bu imiş. Benin gönlümün alabildiği hunharca gezmek değil de öğrencilerle kaliteli,…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »