Daha evvel öğretmenlik mesleğiyle yakından ya da uzaktan alakalı yazdığım yazılarda teknik olarak bu mesleğe girişin sorunları üzerine durmuştum [1][2][3]. Bu yazımda ise bu meslekte geçirdiğim 1 seneyi aşkın süreyi ve bu süreçte bu mesleğe dair düşündüklerimi henüz “aman bana ne”ciliğe düşmeden yazmak istiyorum.
Bu yazacağım yazı aslında hem sayın bakanımız Dinçer‘in söylemlerinden hareketle hem de öğretmenlik mesleğiyle ilgili medyada yer alan haberlere istinaden yazılanlardan oluşuyor. Zira hem Dinçer’in makama gelişinden bugüne “öğretmen” kavramını yerinden sarstığını, “öğretmen”in tanımını yapmaya çalıştığını, sağlam bir temele oturtmaya çalıştığını gözler oldum hem de son iki üç yıldır medyada öğretmenlik mesleğiyle ilgili onlarca haberi okur oldum.
Tezsiz yüksek lisans eğitimim sırasında değerli hocam Mustafa Gündüz‘ün bize verdiği bir makale* -ki o zaman tek düşüncemiz sınavda sorumlu olup olmadığımızdı- vasıtası ile aslında öğretmenlik mesleğinin ne olduğuyla ilgili bilinçli ya da…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »
çekidüzen vermeliyim kendime.
kendime çekidüzen vermeliyim.
vermeliyim, kendime çekidüzen.
neresinden tutarsanız tutun, üzerinde ne kadar postmodernite denerseniz deneyin, aynı kapıya çıkıyor. hasılı kendime biraz çekidüzen vermem gerekiyor. biraz plân yapıp, hayatımı yoluna sokmam gerekiyor.
son günlerde radikal kararlar aldım almasına ama tam olarak düzene girmedi her şey. acaba hayatım her zaman böyle dağınık mıydı diye sorguluyorum kendimi. ya da son zamanlarda mı böyle oldu. gerçi benim gibi yatağını toplamayan bir adamın hayatı da dağınık olsa gerek. mizaç diyoruz ya hani, her durumda yerine oturuyor.
kendi kendime plân yaptım durdum. ne iş yapayım, plânım ne olmalı, neler için çabalamalıyım gibi bir sürü soru sordum ve bir güzel plânımı yaptım kafamda:
öncelikle yök‘ü ve meb‘i etkin bir şekilde takip edecek, bir kanun değişikliği yapar da formasyonsuz atama yaparsa hemen başvuracaktım. hoş taban puanı yine yüksek tutar ve yüksek sayıda kişi alırsa kanun değişmeden de atanma ihtimalim var ya.
formasyon almayacak,…
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Malûm, bir eğitim öğretim sezonunun daha sonuna geldik. Hummalı çalışmaların, yazılıların ve sözlülerin ardından bir karne telaşı aldı öğrencileri. Ancak nerede eski karne heyecanları…
Biliyorsunuz birkaç senedir e-okul ilköğretimde kullanılıyordu. Tam olarak öğrencilerin notlarının girildiği, devamsızlıklarının takip edildiği bir sistem. Bu seneden itibaren ortaöğretimde de kullanılmaya başlandı. Bizzat kullanıyorum.
İlk başta sistem bana güzel gelse de şimdi pek hoşuma gitmiyor.
Son hafta, tüm hocaların not girme telaşı, idarecilerin devamsızlık girme telaşı ve öğrencilerin not hesaplama telaşı ile e-okul’a yüklenmesi maalesef bizim not girişimizi yavaşlattı. Düşünsenize 30 kişilik bir sınıfın notlarını gireceksiniz, aynı anda 3. yazılıları ve iki de sözlü notu giriyorsunuz. Hepsini girdiniz ve kaydet dediğinizde sayfa görüntülenemiyor hatası alıyorsunuz. Çıldırmamak elde mi? Meb’in bence biraz daha bütçe ayırması gerekiyor bu işe. En azından karne dönemleri birkaç ek sunucu ile destek verebilirler e-okula.
Aslında işin maddî boyutundan ziyade beni daha çok üzen…
Tamamını oku |
7 ahkâm kesilmiş »
Artık eskisi kadar sık sık yazamadığımı ve yazamayacağımı kabullenmenin vakti geldi sanırım. Okulun yoğunluğu, yazılı telaşları ve kişisel uğraşlar neticesinde günlüğe bir şeyler karalamak biraz lüks kaçıyor benim hayatımda. Ama arada öyle ihtiyaç duyuyorum ki, tıpkı bugün gibi.
Bugün MEB‘de geçirdiğim ilk öğretmenler günü idi. Geçen sene dershanede bu günü yaşayacak olmama rağmen o gün izinli olmam sanırım bugün yaşadığım günü daha anlamlı kılıyor. Yazım ile tüm günü yaşadığım gibi anlatabilmeyi beceremeyeceğimi düşünüyorum. Siz yazdıklarımı okurken hissettiklerinizin on katını ben bugün bizzat hissettim.
Genellikle tebessüm ettiğimden ve sürekli mutlu bir öğretmen havası çizdiğimden bugün de benim için diğerlerinden farklı başlamadı. Yine etrafa neşe saçıyor, öğrencilerin pozitif neşe kaynağı oluyordum. İlk kutlama servise bindiğimde, servisteki öğrencilerimden geldi. Hepsinin tek bir ağızdan “öğretmenler gününüz kutlu olsun hocam.” demeleri sanırım yüzümdeki tebessümü bir kez daha arttırdı.
Öğrenci iken öğretmenler günü bana anlamsız gelen faaliyetlerden bir tanesi gibi gözükürdü. Sıradan, gereği olmayan ve öğrencileri…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »