Çok şükür şu sınav derdini atlattık. Beklediğim kadar güzel geçmese bile bana zor gelen matematik ve vatandaşlık sorularının herkese zor geldiğini bilmek sevindirici bir haber. Artık o kadar dua ile girdiğim sınav sonucu güzel gelecek inşallah. Bugünden sonra özgür bir Kaan olarak aylardır yapmayı plânladığım işlerin listesini çıkarmak istiyorum.
Plânsız programsız yaşamak gibisi var mı ya?
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Eğitim bilimleri dersleri alan ya da birazcık mürekkep yalayan birçok kişi Maslow amcanın “ihtiyaçlar hiyerarşisi”ni bilecektir. Zira KPSS’ye çalışan ve öğretmen olmak isteyenler Maslow’un eğitim bilimleri için ne kadar önemli olduğunu rahatlıkla bilirler. İşte “kendini gerçekleştirme” Maslow’a ait bir terimdir.
İnsancıl yani Hümanist Kuram’ın öncülerinden olan Maslow genel hatlarıyla dünyaya gelen insanın hepsinin mükemmel olduğunu, her şeyden önce insan olduğu için değerli olduğunu söylüyor. Ve bununla birlikte insanın belli temel ihtiyaçları karşılanırsa kendini gerçekleştirebileceğinden bahsediyor. İşte bu ihtiyaçları piramit şeklinde bir hiyerarşi ile ifade ediyor. fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevme-sevilme, saygı-statü ve en üst basamakta da “kendini gerçekleştirme” yer alıyor.
Efendim her şey güzel hoş ancak nedir bu kendini gerçekleştiren adam? Aslında sorunun cevabı çok basit. Bir insan için ne kadar olumlu söylenecek şey varsa, kendini gerçekleştirmiş bir birey için onlar söylenebilir. Nitekim bu adam, kendini çok seven, artılarını ve eksilerini çok iyi bilen, karşısındakini olduğu gibi kabul eden kişidir. Yalnız kalabilen, insanlara…
Tamamını oku |
6 ahkâm kesilmiş »
KPSS‘nin yaklaştığı bu günlerde sıcak havanın da etkisi ile rehavete çok çabuk kapılabiliyor insan. Zira her sabah uyandığımda “Bırakın, lütfen biraz daha uyuyayım.” diye telefonun alarmına bir şeyler söylemem de bunu ispatlıyor olsa gerek.
Sabah 9 - akşam 9 dershanede olunca insan ister istemez bir nefeslik havaya muhtaç oluyor. Yaklaşık 10 gündür yoğun bir tempoyla ders çalışırken bugün saat 20.00 ‘ı gösterince artık pilimin bittiğini anladım ve kendimi hemen dışarıya attım. Evin kapısı unuttuğumu biliyordum ama nedense eve de gitmek istemiyordum. Bir şey yapmalı ama ne yapmalı…
Telefonuma baktım ve akşam namazına 19 dakika kaldığını fark ettim. Bir yandan gönlüm evde kılmamı, bir yandan da dışarıda kılmamı söylüyordu. En iyisi en sıkıntılı olduğum anlarda yaptığım gibi Kocatepe Camii‘ne gideyim ve bir güzel cemaatle kılayım. Koştur koştur, ensemden terler akıtarak camiye gittim, güzelce bir abdest aldım -ki abdest sinirleri alıyor- ve namazımı kıldım. Camiden çıkınca derin bir nefes aldım ve işte o an “Yaşıyorum…
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Bazen dünyanın en güzel görünümüne sahip bir siteniz de olsa değişiklik yapmak istiyorsunuz. Çok köklü değişiklikler olmasa da ufak tefek değişiklikler içinizi açıyor. Ben de en son birkaç ay evvel değiştirdiğim görünümümü (benim değil sitenin görünümü
) biraz değiştirmek istedim. Temel olarak aynı kalmakla birlikte birkaç renk değişikliği ve en önemlisi fotoğraf (resim değil fotoğraf) değişikliği ile yeni görünümü hayata geçirdim.
Aslında ben kendimi sıkıldıkça saç rengini değiştiren kadınlara benzetiyorum.
Şimdi onları daha iyi anlamaya başladım. Neden sıkıldıkça değişiklik yapmak istediklerini. Demek ki neymiş, kadınlar çiçektir, çiçekler su ister.
Bu değildi, kadınlar değişikliği sever.
Vallahi, kendimle dalga geçmeyi seviyorum aslında. Kimse benimle dalga geçmeden evvel ben kendimle geçeyim ki, kendimle barışık birisi olduğum düşünülsün.
Uzun zamandır aynı fotoğrafa bakmaktan sıkılmıştım. Benimle aynı düşünceyi paylaşan başkaları da vardır eminim. Ben de acaba artık hangi fotoğrafı kullansam diye düşünürken aklıma “kömüş” gibi çimlere uzandığım fotoğrafım geldi. Bir de renk olarak pembe-siyah ikilisinden gri-kırmızı…
Tamamını oku |
10 ahkâm kesilmiş »
Şöyle yazı yazma tarihlerime bir göz gezdireyim dedim de, son iki üç aydır yazdığım yazılar arasındaki tarih farkının gittikçe açıldığını fark ettim. Eskiden günde bir yazı yazarken, şimdi neredeyse ayda bir yazıya düşmenin ne kötü bir şey olduğunu tahmin edersiniz sanırım.
Aslında sürekli böyle dert yanan yazılar yazıp, malumun ilanı yapmak istemiyorum, papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum ama yine de böylelikle günah çıkardığımı düşünüyor ve beni takip eden -etmeye çalışan- arkadaşlardan da özür dilediğimi hissediyorum.
Ne meşgul adammışsın sen de kardeşim, dediğinizi duyar gibiyim. Tekrar tekrar söylüyorum, meşgullüğüm çok fazla işimin olmasından değil kafamı toplayamamamdan kaynaklanıyor.
Peki ne yapıyorum ben son zamanlarda? Ne yiyor, ne içiyor nerelerde geziyorum.
“Filaş filaş filaş”.
2 aydır KPSS telaşına düştüğümü sekiz memeli serçe hatun bile öğrendi Artık ondan bahsetmek istemiyorum. Ama genel gidişatımı sorarsanız matematik dışında derece yapacak gibiyim.
Nedense bir türlü şu matematiği yapamıyorum. Yapsam da yapamıyorum. Yapamıyorum işte ya hu.
Şu günlerde yapmayı düşündüğüm…
Tamamını oku |
10 ahkâm kesilmiş »