
Eskiden yazarlar ve şairler kahvehane, çay ocağı gibi değişik yerlerde toplanırlar, edebiyat, sanat ve düşünce üzerine sohbet ederlermiş. İşte böyle yerlere mahfil denirmiş. Böyle yerler kültür merkezi diye düşünülür ve adına yakışır şekilde davranılmaktan da hiçbir zaman vazgeçilmezmiş. Büyük şairler ve yazarlar mahfilde büyümüştür.
Biz, modern insanın bir mahfile ihtiyacı varsa ki bu mahfil kendi mahfili olmalıdır. Kendisiyle konuştuğu, kendi ile sohbet ettiği bir mahfildir bu. Çünkü modern insan, kalabalıklar arasında yalnızken en çok kendini düşünmeye ihtiyacı vardır. İşte benim de böyle bir mahfilim var en nihayetinde. Kendimi zaman zaman da olsa dinleyebildiğiğm bir yer.
Burada oturup kitap okurken bir amca geliyor. Ben mutfaktan kendim çay almaya gidince bana, “Sen burada mı çalışıyorsun?” diye soruyor. Ben de henüz öğrenci olduğumu söylüyorum (iş muhabbeti yapmak istemediğim kişilere genelde bunu söylerim, zira akıl veren çoktur iş hususunda; şunu yapsaydın ya, bunu yapsaydın ya…). Sonra başlıyor amca koyu bir sohbete.…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
Lise yıllarında arkadaşlar arasında bir moda vardı. Herkes eline aldığı bir ajandayı arkadaşına götürür yazdığı sorulara cevap vermesini isterdi. Biraz saçma sorular olurdu bunlarda. Mesela benim çok iyi hatırladığım bir soru: “Duygusal mısınız, gerçekçi mi?”. O zaman daha duygusallığın ya da gerçekçiliğin ne olduğunu bile tam olarak bilemediğimiz yıllardı. Kimliklerimiz yeni yeni oturuyordu zaten. Hatta deftere yazı yazarken başlardık, “bana kalbin kadar beyaz sayfayı…” O zaman hiç de saçma gelmezdi bunlar değil mi? Kimbilir belki birçoğunuzun lise yıllarına ait birkaç ajandası bile vardır. Özellikle de kızların… Konuyu yine dağıtmakta üzerime yok değil mi? Şuraya gelmek istiyorum. Genellikle bu defterlerde saçma ama bir o kadar da anlamlı bir soru daha olur: “Şu an kendinizi bir kelime ile ifade etmek isteseniz bu hangi kelime olurdu ?”…
Bu soruya cevap verebilmek için şöyle durup kendinize bir bakmanız gerekiyor. Neyim ben, kimim, neyi yaşıyorum, nasıl yaşıyorum, ne olmak istiyorum, ne yolunda gidiyorum gibi bir…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »