Son günlerde yazdığım yazılara şöyle bir baktım da, sanırım istediğim günlük formatına biraz daha ulaştım gibi geliyor. Hani daha fazla kişisel yazıların yer aldığı, günlük hayatta karşılaştığım durumları daha fazla aktardığım bir format. Her ne kadar son günlerde yazma işini iyice seyreltsem de yine de yazılarımın bu biçim(format) içinde olması beni sevindiriyor. İşte bundan hareketle acaba diyorum hayatımı mı arşivlesem? Günlük hayatta karşılaştığım önemli şeyleri değil de her şeyi ama her şeyi mi yazsam? Bunu zaman gösterecek artık değil mi?
2 haftadır yaşadığım yoğunluktan dolayı kişisel işlerime pek vakit ayıramıyorum. Şöyle gönlüm alabildiğince gezemiyorum mesela. Otübüse binip de Kızılay‘da kitapçıları dolaşamıyorum. Her ne kadar bu durumdan şikayetçi gibi gözüksem de aslında memnunum hayatımdan. Yavaş yavaş okuluma uyum sağlamaya çalışıyor, öğrencilerimle diyaloglarımı biraz daha ilerletiyor ve tecrübeme tecrübe katmaya çalışıyorum. Bir süre sonra anlıyorum ki aslında benim hayatım bu imiş. Benin gönlümün alabildiği hunharca gezmek değil de öğrencilerle kaliteli,…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
Öğretmenliğimin ilk haftasının heyecanını henüz tam olarak üzerimden atamamışken -ki atmak istediğim de söylenemez- sizlere geçirdiğim son bir haftayı, öğretmenlik deneyimlerimi ve öğrencilerimi anlatmak istiyorum. Aslına bakarsanız öğrencilerime verdiğim söz üzere yazıyorum bu yazıyı. Onlara onları anlatmanın ne kadar zevkli bir şey olduğunu göstermek istiyorum. En azından Kaan Öğretmenlerinin gözünden değil de Kaan Fakılı‘nın gözünden nasıl göründüklerini bilmek isterler diye düşündüm.
Yaklaşık 1 hafta önce görevlendirme ile Ankara, Keçiören‘de güzel bir lisede öğretmenliğe başladım. Daha evvel Millî Eğitim‘de öğretmenlik yapmamış olmam, derslere girmeden önce bende biraz çekingenlik yarattı diyebilirim. Acaba öğrencilere yaklaşımım, öğrencilerin bana yaklaşımı nasıl olur diye düşünüyordum. Benden evvel ki öğretmenlerinin görevden ayrılması ve yerine benim gelmem acaba onlarda bir kırgınlık, bir küskünlük yaratır mı diye endişe ediyordum. Pazartesi sabah yataktan kalkarken, traş olurken, yüzümü yıkarken, takım elbisemi giyerken ve okula hafif adımlarla aheste revan giderken hep bunları düşündüm. Ve bir de…
Tamamını oku |
21 ahkâm kesilmiş »