Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde şu yazıya yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. “Türkiye’de edebiyat mezunu olmak” başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.
Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, diğer yazıda olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.
Daha evvel de bahsettiğim gibi ben Kırıkkale Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden…
Tamamını oku |
17 ahkâm kesilmiş »
Çok iddialı bir başlık oldu sanırım.
Neyse, aslında yazıda anlatacaklarımı tam olarak ifade etmedi başlık ama daha uygun bir başlık da bulamadım maalesef. Uzun süre evvel yazdığım şu iki yazıya onlarca yorum geldi. Bu yorumlarda benim gözlemlediğim kadarıyla bizim üniversite mezunu arkadaşlar son sınıfa gelene kadar hangi sınav ne işe yarıyor, ALES nedir, KPSS nedir, KPDS nedir gibi soruların cevabını bilmiyor. Öğrenme gereği de duymuyor. Bu doğal bir şey. Ben istedim ki bana sağda solda yönlendirilen soruların cevabını buradan toplu halde vereyim ki herkesin bir işine yarasın. Gelecek kaygısı maalesef ülkemiz gençlerinin hepsinde var. Aynı meslekten onlarca mezun var ve bu mezunlar arkadaşlarınız dahi olsa gün geliyor sizin rakipleriniz oluyor. İşte bu sebeple siz kendinizi rakiplerinizden bir adım önde tutmak için onlardan fazla şeyler bilmeniz gerekiyor. Belki edebiyat, matematik gibi bölümler için değil (elbette önemlidir ama diğer bölümler kadar değil) ama, iktisat, işletme, kamu yönetimi gibi bölümler için İngilizce bilmek büyük…
Tamamını oku |
33 ahkâm kesilmiş »
İşbu yazı ilk paragraftan son paragrafa kadar yer yer gerek devlet kurumlarına, gerek özel kurumlara ve gerekse de başka şeylere ağır ithamlar içermektedir. Bu ithamlar muhtelif zamanlarda küfre doğru kayacak ve haddi aşacaktır. Lütfen Türkiye‘de herhangi bir üniversitede okumayı düşünmediyseniz ve henüz liseyi bitirmediyseniz bu yazıyı okumamanınızı öneririm. Zira yazıdan sonra Türkiye’de üniversite okumaktan vazgeçebilirsiniz. Lütfen bu durumda kabahati bende aramayın.
Yazacağım yazıda bizzat yaşadıklarımı farklı bir bakışla anlatmaya çalışacak, zamanla farklı farklı insanların gözünden aktarmalar yapmaya çalışacağım. Bu yazı bir serzenişin, bir gücenmenin ve bir zora gitmenin yazısı olacağından biraz uzun ve duygusal içerikli olacaktır. Eğer bu tarz yazılara katlanamıyorsanız sayfanın köşesindeki çarpı işareti ile sayfayı kapatabilirsiniz, teşekkür ederim.
Yazımda bizzat kendimi hareket noktası almayı düşündüğüm için başlığı “edebiyat mezunu olmak” şeklinde koydum. Ancak yazıyı Türkiye‘de edebiyat dışında farklı bölümlerden mezun olanlar okuduğunda benden pek farklı hissiyatlara kapılmayacak ve zaman zaman bana hak verecektir. Bu sebeple bu yazıda herkesin duygularına tercümân olmayı istiyorum.
Araya…
Tamamını oku |
110 ahkâm kesilmiş »
Efendim Türk Dili üzerine ihtisas gördüğüm üzre bu konuda daha fazla yazı yazmak istediğimi daha önceden belirtmiştim sanırım. Ancak bu konularda yazı yazmak için yeterli bilgi birikimini sağlamak, fikir sahibi olmak biraz zor. Ancak ben yine elimden geldiğince, klavyem döndüğünce sizlere Türkçenin esas zenginliğinden ya da zenginliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konuydu bu. Ancak bugüne nasip oldu.
İnternet dediğimiz bilgi çöplüğünde her türden mesnetsiz bilgiye rastlamamız mümkün. Az biraz mürekkep yalamış münevver -münevver diyeceğim bunlara çünkü gerçekten her söylenene inanmamak da bu devirde bir münevverlik örneği- insanlar bu kulaktan dolma şeylere itibar etmezler. Ancak bir konuda fikir sahibi olmayıp, bunu sadece başkalarından duyarak savunanlar ise ancak haber sitelerinde yorum yazarak birbirlerini kışkırtırlar. İşin kötü yanı bir de günlük yazarları da bu olaya karışır oldu. Türkçe hakkında herhangi bir bilgi birikimi olmayanlar, Türkçenin tarihi devirlerinden bîhaber olanlar bugün kalkıp Türkçenin ne kadar zayıf bir dil olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyorlar. Bizim ufo gören…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
ÜDS’den düşük bir puan aldığımı görünce hemen hırs yaptım kendi kendime. Yaza ertelediğim İngilizce çalışma düşüncemi hemen bu ay ortasına çekmeye karar verdim.
O kadar bir telaş oldu ki bende, sonuçlar açıklandıktan sonra hemen internette döküman aramaya karar verdim. Neyse bir iki güzel döküman buldum. Yarın gidip sıfırdan İngilizce gramer seti alacağım, bir şeyler yapacağım
Limasollu Naci Öğretim Yayınları’nın internet sitesindeki döküman sizin de işinize yarayacaktır. Bende basit ama öğretici hazırlanmış konular var. İsteyen işte şuradan ziyaret etsin. Kolay gelsin herkese.
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »