Şöyle yazı yazma tarihlerime bir göz gezdireyim dedim de, son iki üç aydır yazdığım yazılar arasındaki tarih farkının gittikçe açıldığını fark ettim. Eskiden günde bir yazı yazarken, şimdi neredeyse ayda bir yazıya düşmenin ne kötü bir şey olduğunu tahmin edersiniz sanırım.
Aslında sürekli böyle dert yanan yazılar yazıp, malumun ilanı yapmak istemiyorum, papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum ama yine de böylelikle günah çıkardığımı düşünüyor ve beni takip eden -etmeye çalışan- arkadaşlardan da özür dilediğimi hissediyorum.
Ne meşgul adammışsın sen de kardeşim, dediğinizi duyar gibiyim. Tekrar tekrar söylüyorum, meşgullüğüm çok fazla işimin olmasından değil kafamı toplayamamamdan kaynaklanıyor.
Peki ne yapıyorum ben son zamanlarda? Ne yiyor, ne içiyor nerelerde geziyorum.
“Filaş filaş filaş”.
2 aydır KPSS telaşına düştüğümü sekiz memeli serçe hatun bile öğrendi Artık ondan bahsetmek istemiyorum. Ama genel gidişatımı sorarsanız matematik dışında derece yapacak gibiyim.
Tamamını oku |
10 ahkâm kesilmiş »
İngilizce çalışmaktan kaçmak için son çırpınışlarımı harcadığım şu günlerde, belki biraz olsun vicdan azabımı gideririm diye bol bol alt yazılı İngilizce filmler izliyorum. Yaklaşık 1 haftadır her gün en az bir film izliyorum. İzlediğim filmleri genelde IMDB‘nin en iyi 250 filmi arasından seçiyorum. Tam olarak o sırayı neye göre oluşturduklarını bilmiyorum ancak gerçekten kaliteli filmler var.
Her güne bir film diye isimlendirdiğim projemden bugün ağıma “Pulp Fiction” takıldı. Bir zamanlar Türkçeye “Ucuz Roman” diye çevirisi yapılmış bir film. Aslında filmi bir iki sene önce duymuş olmama rağmen bir türlü alıp izlemeye fırsatım olmamıştı. Bayağı methedilen bu filmin adı bana pek çağrışım yapmadığı için internette hakkında yapılmış yorumları okumayı düşündüm. Okuduğum yorumlar bana çok ilginç geldi. Yorumların çoğu genelde bu filmi çok başarılı bulmuş ve yere göğe sığdıramamış.
Pulp Fiction, Quentin Tarantino tarafından yönetilmiş, Roger Avary
…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »