<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; i am legend</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/i-am-legend/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>the pursuit of happyness ve bizim hayat yolu</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/the-pursuit-of-happyness-ve-bizim-hayat-yolu/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/the-pursuit-of-happyness-ve-bizim-hayat-yolu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 00:10:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[chris]]></category>
		<category><![CDATA[dram]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[hancock]]></category>
		<category><![CDATA[i am legend]]></category>
		<category><![CDATA[prison break]]></category>
		<category><![CDATA[umudunu kaybetme]]></category>
		<category><![CDATA[will smith]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=480</guid>
		<description><![CDATA[<p><img title="the pursuit of happyness" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/pursuit.jpg" alt="the pursuit of happyness" hspace="10" vspace="10" align="left" />Yine yazı yazmayalı uzun zaman oldu diye başlamak istiyorum sözlerime. Klâsikleşti artık, benim de hoşuma gidiyor böylesi. En azından nasıl bir giriş yapacağımı düşünmeden başlıyorum sözlerime. Sonra birkaç kelam ile meramımı anlatıyor ve ondan sonra da mevzuya geçiyorum. Siz eğer bu acıtasyon kısımları okumak istemiyorsanız benim yazılarımda genelde okumaya ikinci paragraftan başlayın derim ben size.</p>
<p>Epeydir film izlemiyordum. İzlediğim tek şey <a title="Prison Break" href="http://www.kaanfakili.com.tr/prison-break/" target="_blank"><strong>Prison Break</strong></a> dizisiydi. Hani şu <a href="http://www.cnbce.com/" target="_blank"><strong>CNBC-E</strong></a> dizilerinden birisi. <strong>Hapishaneden kaçış</strong>. Güzel dizi hoş dizi , herkese tavsiye ederim. Ancak her zaman dediğim gibi beni o tarz diziler ya da filmler pek tatmin etmiyor doğrusu. Daha evvel de sıkça söylediğim gibi film dediğin biraz düşündürmeli, öğretmeli. Epey önce indirdiğim filmlerden birisini izleyim dedim bugün. <a href="http://www.imdb.com/title/tt0454921/" target="_blank"><strong>The Pursuit Of Happyness</strong></a> filmin orijinal adı. Bizdeki adı ise<strong> &#8220;Umudunu Kaybetme&#8221;</strong>. Aslında birebir çeviri yaptığınızda <strong>&#8220;Mutluluk Yolu&#8221;</strong> gibi bir şey çıkıyor ortaya. Ancak <strong>&#8220;Umudunu Kaybetme&#8221;</strong> bence filmin&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="the pursuit of happyness" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/pursuit.jpg" alt="the pursuit of happyness" hspace="10" vspace="10" align="left" />Yine yazı yazmayalı uzun zaman oldu diye başlamak istiyorum sözlerime. Klâsikleşti artık, benim de hoşuma gidiyor böylesi. En azından nasıl bir giriş yapacağımı düşünmeden başlıyorum sözlerime. Sonra birkaç kelam ile meramımı anlatıyor ve ondan sonra da mevzuya geçiyorum. Siz eğer bu acıtasyon kısımları okumak istemiyorsanız benim yazılarımda genelde okumaya ikinci paragraftan başlayın derim ben size.</p>
<p>Epeydir film izlemiyordum. İzlediğim tek şey <a title="Prison Break" href="http://www.kaanfakili.com.tr/prison-break/" target="_blank"><strong>Prison Break</strong></a> dizisiydi. Hani şu <a href="http://www.cnbce.com/" target="_blank"><strong>CNBC-E</strong></a> dizilerinden birisi. <strong>Hapishaneden kaçış</strong>. Güzel dizi hoş dizi , herkese tavsiye ederim. Ancak her zaman dediğim gibi beni o tarz diziler ya da filmler pek tatmin etmiyor doğrusu. Daha evvel de sıkça söylediğim gibi film dediğin biraz düşündürmeli, öğretmeli. Epey önce indirdiğim filmlerden birisini izleyim dedim bugün. <a href="http://www.imdb.com/title/tt0454921/" target="_blank"><strong>The Pursuit Of Happyness</strong></a> filmin orijinal adı. Bizdeki adı ise<strong> &#8220;Umudunu Kaybetme&#8221;</strong>. Aslında birebir çeviri yaptığınızda <strong>&#8220;Mutluluk Yolu&#8221;</strong> gibi bir şey çıkıyor ortaya. Ancak <strong>&#8220;Umudunu Kaybetme&#8221;</strong> bence filmin muhtevasına birebir uyuyor. İzleyen varsa ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır.</p>
<p>Filmin başrolünde şu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0448157/" target="_blank"><strong>Hancock</strong></a>, <strong><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/i-am-legend-ben-efsaneyim/" target="_blank">I am Legend</a> </strong>filmlerinden de hatırlayacağınız birisi oynuyor: <strong>Will Smith</strong>. Aslında bu adamın bu filme uyup uymadığını henüz tam anlamış değilim. <strong>Will Smith</strong> biraz daha aksiyon içerikli filmlerin adamı bence. Ancak bu filmde de oyunculuk kabiliyeti fevkalade bence. Filmi izleyen arkadaşlar bilecektir, şu tuvalet sahnesi bir harika. Hani şu tuvalette ağladığı sahne. İşte o an bence filmin doruk noktasıydı. Filmi hücrelerinize kadar hissettiren bir sahne idi. Film benim tarzımda olduğundan yine pek olay yok filmde. Fakir bir adam ve çocuğunun hayatı anlatılıyor. Adamın başarısı anlatılıyor. Öyle de güzel işleniyor ki&#8230;</p>
<p>Filmin başından sonuna kadar siz olay olacak diye bekliyorsunuz. Mutlaka bir şeyler olacak diye. Ama hiçbir şey olmuyor. Bu adamın başarma sahneleri falan da o kadar sade yapılmış ki inanamazsınız. Şöyle anlatayım o halde. Şimdi sizin hayatınızı benim yazdığımı düşünün. Siz bir yazar olmak istiyorsunuz ve bunun ilk adımı olarak da bir dergiye yazı gönderiyorsunuz. Ve sonunda da bu yazınız yayımlanıyor ve seviniyorsunuz. Ben şimdi bunları yazarken birkaç zirve yaşatırım okuyucuya değil mi? Mesela öyküyü yazarken ki ruh haliniz, hattâ öyküyü yazarken tıkanmanızı sağlar ve mühim bir olay ile o tıkanıklığınızı çözmeye çalışırım. Ne bileyim öyküyü yarışmaya son dakika yetiştirmenizi sağlar ve okuyanı heyecanlandırırım. İşte bu filmde o türden pek bir şey yok. Filmin sonunda adamın başaracağını biliyorsunuz. Durum yavaş yavaş gelişiyor, ancak filmde sizi çeken bir şey var ve heyecanınızı hiç yitirmiyorsunuz. Ne demek istediğimi, neler gevelediğimi bence filmi izledikten sonra bir kez daha düşününce iyice anlarsınız.</p>
<p>Bu paragrafı yazıya sonradan ekliyorum, öyle bir şeye ihtiyaç duydum çünkü. Adamın hayal ettiği şey için, başarmak istediği şey için yaptıklarını düşündüm de şu an belki ben olsam o kadar şey yapamazdım dedim kendi kendime. Başarmak için çok çile çekmek gerekiyor, gerçekten.</p>
<p><strong>Ve filmi izlerken ben&#8230;</strong></p>
<p>Her zaman bunu yapıyorum değil mi? Filmi izlerken düşünmeyi hiç ihmal etmiyorum. Belki düşünmeyi sevdiğim için, düşünce dünyamı genişletmeyi sevdiğim için izlediğim her filmi kendimle bağdaştırmayı seviyorum. Bu filmde de böyle olmadı desem yalan olur. Filmi izlerken birkaç şey düşündüm. Ancak öncelikle şunu söyleyim size, buradan aşağıda kendimden hareketle filmi tahlil edeceğim. Gerçekten filmi izlemeyi düşünüyorsanız filmi izledikten sonra okuyun bu kısmı.</p>
<p><strong>Will Smith</strong>&#8216;in, yani <strong>Chris</strong>&#8216;in karısını düşündüm bir an. Öyle bir eşe sahip olmanın ne kadar üzücü bir şey olduğunu. Bunun üzerinde pek durmayacağım ama öyle dar bir anımda beni terkeden bir eşimin olmasını hiç istemezdim doğrusu. Eş dediğin, sevdiğim dediğin insan senin en zor anında yanında olabilmeli, bencil olmamalı ve senin için gerekirse canını vermeli. Hoş öyle insanı bulmak biraz zor olsa gerek.</p>
<p>Baba olduğumu düşündüm filmi izlerken. Bir baba olsam nasıl olurdum acaba diye. Becerebilir miydim baba olmayı, bunu sorguladım hep. Yer yer baba olmayı o kadar istedim ki anlatamam size. Belki bir çocuğun sorumluluğunu kaldırabilecek yaşta değilim henüz. Belki de orada baba olmak isteyişim bir çocuk sevgisinden değil de çocuğu olmanın insanı ne kadar farklı birisi yapacağını düşündüğümdendir. Yani bencilce bir yaklaşım olsa gerek. Çocuğum olduğunda ne kadar fedakâr olabileceğimi düşündüm. Bir de çocuğum olduğunda olaylara daha bir farklı açılardan bakabileceğimi düşündüm. Gerçekten iyi bir baba olurum ben, gerçekten.</p>
<p>Gelelim filmin özüne, <strong>&#8220;umudunu kaybetme&#8221;</strong>. Umut dediğimiz şey ne garip değil mi? Aslında biraz havada kalmış bir kelime. Herkes umutludur ancak imkânsız durumda umut etmeyi kaç kişi başarabilir? Ve başaracağına inanmayı kaç kişi başarabilir?  Açıkçası ben son zamanlarda yaşadığım birçok sıkıntılı durumdan ve bilhassa iş durumundan dolayı birçok konuda umudunu kaybetmiş birisiyim. Bir işe girip çalışacağımı düşünüyorum elbette ancak bu iş benim idealimdeki iş olacak mı olmayacak mı işte o konuda umudumu yitirmiş durumdayım doğrusu. Allah gönlüme yeniden bir umut ışığı yakar inşallah. Buna o kadar ihtiyacım var ki.</p>
<p>Şimdilik yazacağım şeyler bu kadar. Yoksa zihnimden kopup gelirdi. Sanırım bu kadar uzun süren aralıklarla yazmamın nedeni de bu olsa gerek. Kendimi yazmak için zorlamıyorum. Bir işaret bekliyorum ya da bir ilham diyelim ona.  Mesela bir filmi izliyorum ve duygularım birden parmaklarıma birikiyor ve yazıyorum. Tâ ki yazının sonucunu bağlayana kadar öyle devam ediyor. Yazıyı nerede noktalayacağıma dahi o ilham karar veriyor. Ve işte son.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/the-pursuit-of-happyness-ve-bizim-hayat-yolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>i am legend ( ben efsaneyim )</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/i-am-legend-ben-efsaneyim/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/i-am-legend-ben-efsaneyim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 10:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[alone]]></category>
		<category><![CDATA[ben efsaneyim]]></category>
		<category><![CDATA[francais lawrence]]></category>
		<category><![CDATA[i am legend]]></category>
		<category><![CDATA[will smith]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[<p><img title="i am legend" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/i_am_legend-202x300.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="202" height="300" align="left" />Uzun süre evvel birkaç günlükte görmüştüm bu filmi. Ancak afişinde adamın elinde silah falan olunca hoşlanmadığım filmlerdendir diyerek pek kaale almamıştım. Ancak bir iki arkadaşla filmler üzerinde sohbet ederken bana şiddetle önerdiği bu filmin öyle sıradan vurdulu kırdılı filmlerden olmadığını söyledi. Sanırım biraz benim sevdiğim psikolojik tarzda filmlerdenmiş. Ben de hemen indireyim dedim, attım listeye.</p>
<p>İki gece evvel izlemiştim bu filmi. Bir önyargı ile başladım ancak film gerçekten tüm önyargılarımı yıkmaya yetti. Şimdi aşağıda film hakkında biraz detaylı bilgi vereceğim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  E okuyunca filmi izlemiş kadar olacaksınız bende demesi. Ancak ben okusam da izlemek bana ayrı zevk verir derseniz buyurun devam edelim.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0480249/" target="_blank">&#8220;<strong>I am Legend</strong>&#8220;</a> yani Türkçe adıyla &#8220;<a href="http://www.filmservisi.com/Ben-Efsaneyim-F2004.html" target="_blank"><strong>Ben Efsaneyim</strong></a>&#8221; 2007 yılında çekilmiş ve yönetmeni <a href="http://www.imdb.com/name/nm1349376/" target="_blank"><strong>Francais Lawrence</strong>.</a> Başrölünde ise bizim kaliteli oyunculardan <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000226/" target="_blank"><strong>Will Smith</strong></a> var. Zaten filmde genellikle pek insan yok. <strong>Will Smith</strong>&#8216;in yani <strong>Dr. Robert Neville</strong>&#8216;nin bir de köpeği&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="i am legend" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/i_am_legend-202x300.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" width="202" height="300" align="left" />Uzun süre evvel birkaç günlükte görmüştüm bu filmi. Ancak afişinde adamın elinde silah falan olunca hoşlanmadığım filmlerdendir diyerek pek kaale almamıştım. Ancak bir iki arkadaşla filmler üzerinde sohbet ederken bana şiddetle önerdiği bu filmin öyle sıradan vurdulu kırdılı filmlerden olmadığını söyledi. Sanırım biraz benim sevdiğim psikolojik tarzda filmlerdenmiş. Ben de hemen indireyim dedim, attım listeye.</p>
<p>İki gece evvel izlemiştim bu filmi. Bir önyargı ile başladım ancak film gerçekten tüm önyargılarımı yıkmaya yetti. Şimdi aşağıda film hakkında biraz detaylı bilgi vereceğim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  E okuyunca filmi izlemiş kadar olacaksınız bende demesi. Ancak ben okusam da izlemek bana ayrı zevk verir derseniz buyurun devam edelim.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0480249/" target="_blank">&#8220;<strong>I am Legend</strong>&#8220;</a> yani Türkçe adıyla &#8220;<a href="http://www.filmservisi.com/Ben-Efsaneyim-F2004.html" target="_blank"><strong>Ben Efsaneyim</strong></a>&#8221; 2007 yılında çekilmiş ve yönetmeni <a href="http://www.imdb.com/name/nm1349376/" target="_blank"><strong>Francais Lawrence</strong>.</a> Başrölünde ise bizim kaliteli oyunculardan <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000226/" target="_blank"><strong>Will Smith</strong></a> var. Zaten filmde genellikle pek insan yok. <strong>Will Smith</strong>&#8216;in yani <strong>Dr. Robert Neville</strong>&#8216;nin bir de köpeği var Sam adında o kadar. İkisinin maceraları. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Film bir şirketin kanserli insanlar üzerinde denediği bir ilacın virüs şeklinde ortalıkta yayılması ile başlıyor. Bu virüs insanların vahşileşmesine, insanlık vasıflarını terk etmesine neden oluyor. Valla zombi desen zombi değil, vampir desen o da değil. Kuduz gibi bir şeyler. Gündüz güneşe çıkamıyorlar ve evlerde karanlık yerlerde barınıyorlar. Geceleri ise dışarı çıkıp avlanıyorlar.  Neyse bu virüs kan yolu ile ve hava yolu ile insanlara bulaşıyor. Virüs öyle yayılıyor ki, dünyadaki herkes bu virüsten kapıyor. <strong>Robert (Will Smith)</strong> ise ABD&#8217;de bir şehirde doktor yarbay. Onun vücudu yaptığı aşılar neticesinde bu virüse karşı bağışıklık kazanıyor. Gündüzleri dışarda gezerek şehirde sağ kalan birileri var mı diye arıyor geceleri ise evde duruyor.</p>
<p>Filmi sıradan yaratık (tam olarak ne olduklarını bilemediğim için yaratık diyorum) filmlerinden ayıran en önemli unsuru birazdan söyleyeceğim. Ancak bu unsurun dışında gerçekten ince düşünülmüş ayrıntılar var. Bu filmde yaratıklar diğer filmlerdekilere göre biraz zeki. Sadece kan kokusuna gitmiyorlar. Aynı zamanda yaşayan birisini daha gördüğünde onu günlerce takip edebiliyor ve ona tuzak kurabiliyorlar. Yani oldukça zekiler. İnsanlıklarına ait bazı özelliklerini hâlâ yitirmemişler. Yani tam bir canavar değil sizin anlayacağınız.</p>
<p>Gelelim en önemli unsura. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Film aslında bu yaratıkları pek konu edinmiyor. Yani yaratıklar filmin asıl konusunu ön plâna çıkarmak için, asıl konuyu vurgulamak için ortaya çıkarılmış bir ayrıntı diyelim. Filmin asıl konusu &#8220;yalnızlık&#8221;. Virüsün yayıldığı anda tüm insanlar bu virüsü kapıyor ya da bu virüsü kapan yaratıklara yem oluyor. Haliyle şehirde yaşayan kimse kalmıyor. Robert ise artık yalnızlık çekmeye başlıyor. Gidip cansız mankenlerle konuşacak duruma kadar götürüyor o işi. Bir de başına gelen üzücü bir olay onun bu yalnızlık duygusunu tetikliyor. Yalnızlığın insana neler yaptırabileceğini bu filmde rahatlıkla görebilirsiniz bence.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/i-am-legend-ben-efsaneyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
