Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler
  • rss nedir
Eyl
03

vanilla sky ve bir rüya

Kategori: sinema | 4 ahkâm kesilmiş

Her yazıma “epeydir bir şeyler yazamıyorum” diye başlamak istemiyorum artık. Ancak şu durumda diyeceğim başka bir söz de yok sanırım. Arada sırada yazmak beni huzursuz etse de sanırım böylesi daha güzel oluyor. Zira her gördüğüm, duyduğum şeyi artık doğal karşıladığım için pek olağanüstülük sezemiyor ve günlüğe işleme ihtiyacı hissetmiyorum. Ancak işte arada sırada kendimi zorladığım ve “düşündüğüm” zamanlar hayatta ilginçlikler buluyor ve onları yazıyorum.

Bugün her şeyden biraz fırsat bulup bir film izleyeyim dedim. Film tercihlerim arasında genelde kurgusu biraz karışık, izlerken düşündüren ve sonuna kadar seni ekran başından ayırmayan filmler var. Ara ara kendime neden vurdulu kırdılı filmleri sevmiyorum diye sorsam da cevap alamazdım. Ancak bugün birazdan bahsedeceğim filmi izlerken şunu anladım ki, ben izlediğim filmin beni düşündürmesini, zorlamasını, günlük hayatta yaşadıklarımla bağlantı kurdurmasını vs. seviyorum. Dünyanın en mükemmel macera, aksiyon filmleri de olsa bana pek cazip gelmiyor. Evet onda da ekran başına kenetleniyorsunuz, film bitene kadar bir solukta…

Tamamını oku | 4 ahkâm kesilmiş »

Ağu
13

içimden gelen her şeyi yazdım

Kategori: sevgili günlük | 8 ahkâm kesilmiş

Aslında yazacaklarımı ve yazdıklarımı öykü formatında yazmayı istemişimdir hep. Söyleyeceklerim öyle sıradan, süssüz şeyler olmasın demişimdir. Hattâ hayatımın bir deminde daktilo kullanmışlığım bile vardır. Belki birkaç gün belki de birkaç ay. Ancak elim değmiştir o alete. Bilgisayar ile aramda henüz yeni yeni bir bağ oluşurken daktilonun o eşsiz “tık tık” sesinin insana ilham verdiğini ta o zaman keşfettim ben. Harflere bastıkça yazacaklarınızın ardı arkası kesilmiyor. Ve o an anlıyorsunuz büyük yazarların ne hissettiklerini, yazmanın ne hissettirdiğini.

Biz edebiyat teorisi dersinde bir yazma tekniği görmüştük. Tam olarak adını hatırlayamıyorum şu an. Hattâ Peyami Safa, Yalnızız romanında bunu sık sık kullanmıştı. Tamam hatırladım şimdi, “bilinç akışı tekniği”. Bu teknik ile yazar aklın a o an gelen her şeyi kâğıda geçiriyor. Sonradan düzeltme ihtiyacı falan da hissetmiyor. Genelde romanda karakter iç hesaplaşmaları bu şekilde yaşıyor. Yalnızız romanında da romanın esas karakterlerinden birisi olan ve romanda sık sık iç hesaplaşma yaşayan Meral’in konuşmalarında da…

Tamamını oku | 8 ahkâm kesilmiş »



Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

yazılarımı rss ile takip edebilirsiniz
rss nedir?

arama yap

kategoriler

  • bilişim
  • denemeler
  • dil bilim
  • garnitür
  • kısa kısa
  • kitap
  • klasik türk edebiyatı
  • mühim meseleler
  • sevgili günlük
  • şiir
  • sinema
  • tasavvuf
  • türkçe

son yazılar

  • Çok Tanrılı Dine İnanıyorum
  • hayatı kolaylaştıran icatlar
  • Duyulmayan Anlam Çığlığı*
  • nerede kalmıştık ?
  • ANKARA BÜYÜK GAZZE MİTİNGİ
  • seviyorum.
  • Müzik kültürüm ve dinlediklerim hakkında
  • “Tekel” İşçileri
  • sevmiyorum.
  • evden eve taşıma, nakliyat haberleri ve nakliyatçılar sektörü

  • son yorumlar

  • anlık takip

    • dost siteler

      • moliva, boşanma, boy uzatıcı, kilo aldırıcı, estetik , Kartuş Dolum Seti , kilo alma, boy uzatma, telefon dinleme, altın çilek, Acı Meksika Biber Kapsülü Resmi Satış Sitesidir.
    • hayranlar

    © Kaan Fakılı