Birkaç gündür günlüğüme bir şeyler yazmadığımı beni takip eden okuyucularım varsa bilirler. Onlardan ilkin özür diliyorum ardından da gerekçemi sunmak istiyorum. Bilirsiniz ki okulların kapanma dönemine girdiğinde herkeste bir final bir ödev telaşı olur. Efendim aynen biz de o telaşa girdik. Bir yandan 20 sayfalık Türkmence bir kitabın Türkiye Türkçesine aktarımını yapmak, bir yandan final sınavlarına çalışmak bir yandan webdeki işlerimizi yürütmek derken bir türlü günlüğe yazı yazmaya zaman kalmıyor. Ayrıca ilginçtir ki aklıma yazacak bir şey de gelmiyor. O derece kafam meşgulmüş bunu fark ettim. Fark ettiğim bir diğer şey ise şu oldu, günlüğe bir şeyler yazmayınca içim rahat etmiyor maalesef. Sürekli beni dürten bir şeyler oluyor. Ne zaman bir iş yapacak olsam içimden bir ses “günlüğe de bir şeyler yazmadın hatırlatayım” diyor ve beni dürtüklüyor. Belki bu izahı yaparsam içimdeki sesin beni birkaç gün terk edeceğini düşündüm. İnşallah düşünebildiğim zaman tekrar yazmaya başlayacağım. Bu bugün de olabilir 5…
Tamamını oku |
8 ahkâm kesilmiş »
Son günlerde bir şey yazamadığım için yazı yazmaya nereden başlayacağımı unuttum sanırım. Bari bildiri özeti yazar gibi, bu yazımızda şundan bundan bahsedeceğiz diyeyim, ne dersiniz.
Neyse, bu yazımda son günlerde günlüğümün neden kapalı kaldığı ile ilgili birkaç kelam edeceğim.
Günlüğümün müdavimi olanlar birkaç gündür günlüğümün kapalı olduğunu biliyor, merak ediyor. Günlüğün durumunu merak edip soran her arkadaşa teşekkür ederim ilkin.
Birkaç gün evvel günlüğe ulaşamadığımı fark edince hemen benim barıdırma (hosting) sağlayıcım Ankabt ile görüşmeye başladım. Tabiî ki sahibi de bizim Şaho.
O da bana sunucuyu başka bir veri merkezine (datacenter) taşıdığını ve sitelerin bir iki gün içerisinde açılacağını söyledi. Ben de bu taşıma işi ani olduğu için siteyi geçici olarak başka sunucuya taşıyamadım ve maalesef bu süre içerisinde de sitem kapalı kaldı. Artık kusura bakmazsınız değil mi?
İnsanın alışkanlıklarından vazgeçmesi gerçekten zor oluyormuş. Alışkanlıkları onun bir adım ötesine gittiğinde onu özlüyormuş. Benim de öyle oldu sanırım. Günlüğüm açık olmayınca düşüncelerim, duygularım…
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »
Başlık seçme özürlü olduğumu bu başlıktan da anlayabilirsiniz. Hislerimi ve yazımın ana metnini yansıtamıyorum bir türlü başlıkta. Anlatmak istediğim ile zıt bir yolda ilerliyor adeta. Neyse, başlıktan olumsuz şeyler anlasanız da bloğumun son günlerde güzel şeyler yaşadığını belirteyim ve başta tema değişikliği olmak üzere açıklamak istediğim şeyleri açıklayayım.
- Efendim ilk önce neden temanı değiştirdin, eski temen güzeldi gibi soruların monitörler ardından bana sorulduğunu hissediyorum. Aslında eski temamı seviyordum. Bir blog yazarının isteyip de kolay kolay bulamayacağı bir temaydı. Ancak bazen duruluyor. Durulduğu zaman da değişiklik yaparak tekrar dinamikleşmek istiyor. Benimki de biraz öyle oldu. Duruldum, temamı değiştirdim ve yeniden bir yazma isteği geldi bana. Temamı değiştirmemin ikinci nedeni ise, “kısa kısa” bölümünü açmak istememdi. Kısa kısa bölümünü, anasayfada yayınlayıp, yer işgal ettirecek kadar mühim olmayan ancak ufak da olsa değinmek istediğim bir haberi, gelişmeyi vs. yayınlamak istediğim bir bölüm. Sempozyum duyuruları, haberler, dil bilim dünyasından gelişmeler gibi ufak yazılar bu bölümde…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
Türkiye’nin nüfusunun çoğunluğu İstanbul‘da yaşıyor. Özellikle de internetle uğraşan nüfusun çoğunluğu. Bu nedenle internetten tanıştığınız kişilerin ( “chat” falan değil yanlış anlamayın:) ) çoğunluğunun İstanbul‘dan çıkması tahmin edersiniz ki bir tesadüf değil. Herhangi bir siteye üye olursunuz, o sitenin üyeleri ile zamanla kaynaşır ve buluşma düzenlersiniz. Bir bakarsınız ki buluşma İstanbul‘da, hevesiniz kursağınızda kalır, oturursunuz kıçınızın üstüne. İşte blog yazarlarının da buluşmaları, toplantıları genelde İstanbul‘da oluyor. Biz Ankaralılar maalesef buradan sadece buluşma günü ile ilgili yazılanları okumakla yetiniyoruz.
Neyse ki, Ankara‘dan da bir babayiğit, Ankara‘da oturan Türk Blog Yazarlarını bir araya getirmeye çalışıyor. Nicelik olarak çok fazla katılımcı olmasa da nitelik olarak ciddi katılım olacağa benziyor. Bunlardan bir tanesi de benim.
Neyse, sözü uzatmadan sizleri de bu buluşmaya davet etmek istiyoruz. Hepinizi bekleriz. Ayrıntılı bilgi aşağıda. Buluşmayı Facebook üzerinden takip etmek için şurayı tıklayınız.
Tarih: 12 Nisan 2008, Cumartesi
Saat: 14.00 - 16.00 arası
Yer: Seyir Cafe (yerini tam bilmiyorum, öğrenince eklerim.)
…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »