<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; film</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/film/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>p.s. i love you (not: seni seviyorum)</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/ps-i-love-you-not-seni-seviyorum/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/ps-i-love-you-not-seni-seviyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 02:35:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[duygusallık]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[Gerard Butler]]></category>
		<category><![CDATA[Hilary Swank]]></category>
		<category><![CDATA[ıssız adam]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="ps i love you" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/12/ps-i-love-you.jpg" alt="ps i love you" /></p>
<p>Son zamanlarda izlediğim en harika filmlerden bir tanesi. Genelde arkadaşların tavsiyesi üzerine film izlediğim için, izlediklerim daima güzel filmler oluyor. <strong>P.S I Love You</strong> filmi de genel olarak izlediğim ender kalitede filmlerden birisi. <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank"><strong>Suskun</strong></a>&#8216;un tavsiyesi üzerine listele almış, indirmiştim.</p>
<p>Kurgusu değişik olan ve <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/psikoloji" target="_blank"><strong>psikoloji</strong></a>k olanlar filmleri sevdiğimi sık sık tekrar ederim. Eğer bu ikisi birlikte bir filmde verilmiş ise demeyin keyfime gitsin. Hele bir de <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/duygusal" target="_blank">duygusal</a>lık varsa filmde&#8230; Gerçi psikolojik filmlerin zeminini duygusallık oluşturuyor o ayrı mesele.</p>
<p>Sevdiğiniz insanın öldüğünü düşünün. Onun ölümü ile başlayan ve bir sene sonrasına kadar süren <strong>&#8220;onsuzluk&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;onluluk&#8221;</strong> çelişkisini düşünün. Onsuzluğun verdiği acı, küskün hayatı üzerinizden atma çabanızı düşünün&#8230; Hiç de kolay olmasa gerek. Bir de sevdiğiniz kişi ile kusursuz bir ilişkiniz var ise&#8230;</p>
<p>Film boyunca beni hep etkisi altında tutan şey iki kişinin birbirine olan aşkı idi: <strong>Gerry </strong>ve <strong>Holly</strong>&#8216;nin aşkı. Ve bundan daha&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="ps i love you" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/12/ps-i-love-you.jpg" alt="ps i love you" /></p>
<p>Son zamanlarda izlediğim en harika filmlerden bir tanesi. Genelde arkadaşların tavsiyesi üzerine film izlediğim için, izlediklerim daima güzel filmler oluyor. <strong>P.S I Love You</strong> filmi de genel olarak izlediğim ender kalitede filmlerden birisi. <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank"><strong>Suskun</strong></a>&#8216;un tavsiyesi üzerine listele almış, indirmiştim.</p>
<p>Kurgusu değişik olan ve <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/psikoloji" target="_blank"><strong>psikoloji</strong></a>k olanlar filmleri sevdiğimi sık sık tekrar ederim. Eğer bu ikisi birlikte bir filmde verilmiş ise demeyin keyfime gitsin. Hele bir de <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/duygusal" target="_blank">duygusal</a>lık varsa filmde&#8230; Gerçi psikolojik filmlerin zeminini duygusallık oluşturuyor o ayrı mesele.</p>
<p>Sevdiğiniz insanın öldüğünü düşünün. Onun ölümü ile başlayan ve bir sene sonrasına kadar süren <strong>&#8220;onsuzluk&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;onluluk&#8221;</strong> çelişkisini düşünün. Onsuzluğun verdiği acı, küskün hayatı üzerinizden atma çabanızı düşünün&#8230; Hiç de kolay olmasa gerek. Bir de sevdiğiniz kişi ile kusursuz bir ilişkiniz var ise&#8230;</p>
<p>Film boyunca beni hep etkisi altında tutan şey iki kişinin birbirine olan aşkı idi: <strong>Gerry </strong>ve <strong>Holly</strong>&#8216;nin aşkı. Ve bundan daha mühimi de <strong>Gery</strong>&#8216;nin <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/tumor" target="_blank"><strong>tümör</strong></a>den ölmesine rağmen 9 yıllık eşinin hayatını öldükten sonra şekillendirecek kadar eşini çok sevmesi. Nasıl oluyor bu diyorsunuz değil mi? Öyle güzel oluyor ki&#8230; Film sürprizler etrafına kurulmuş. Gery&#8217;nin öldükten sonra eşine yaptığı bir sürü sürpriz insanı o kadar etkiliyor ki&#8230; Bu filmi mutlaka ama mutlaka izlemenizi istiyorum. Ve belki siz de benim gibi etkisinden kurtulamayacaksınız.</p>
<p>İnsanların <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/issiz-adam" target="_blank"><strong>Issız Adam</strong></a> filmine dair yorumlarını hep sağda solda okuyorum ya da duyuyorum. Hep film bittikten sonra herkesin eski sevgilisini aradıklarından bahsedip duruyorlar. Ve belki ben bu yüzden bu filmi izlemek istemiyordum. Ancak bugünden sonra en<strong> ıssız adam</strong> olup en ıssız filmleri izleyeceğime eminim.</p>
<p>Filmdeki iki karakteri benim hafızamdan silmeyecek iki özellikleri var. Birisi Gerry&#8217;yi canlandıran <strong>Gerard Butler</strong>&#8216;in o muhteşem, doygun sesi. Öteki de Holly&#8217;yi canlandıran <strong>Hilary Swank</strong>&#8216;ın mimikleri.</p>
<p>Uzunca bir süre tiyatro ile ilgilenmiş olduğumdan duyguları yansıtmanın ne kadar zor olduğunu bilirim. Birisine gülen adam yap dediğinizde rahatlıkla yapacaktır. Üzgün adam yap dediğinde rahatlıkla yapacaktır. Ama aynı kişiye, kocası ölen bir kadının aradan birkaç ay geçince bir başka adamla yatması ve yatakta kocasını özlem ve sevgi ile hatırladığında hissettiklerini surat ifadene yansıt dediğinizde bunu yapamayacaktır.</p>
<p>Ve yazıyı Gerry&#8217;nin Holly&#8217;ye yolladığı bir mektuptan bir parça ile bitirmek istiyorum:</p>
<p><em>&#8220;Mesele,  hatıraların dar yollarında takılıp kalman ya da eve lamba alman değil, bu konularda benim desteğim olmadan da başının çaresine bakabilirsin. Anlatmak istediğim, beni nasıl etkilediğin, beni nasıl değiştirdiğin. Beni severek bir erkek yaptın, Holly, ve bu yüzden sana, hiç abartmadan, sonsuza kadar, müteşekkirim. Bana bir konuda söz verebilirsen eğer, şunun sözünü ver:</em></p>
<p><em>Üzgün olduğun ya da kendine güvenini kaybettiğin ya da inancını tamamen yitirdiğinde, kendine benim bakış açımdan bakmayı deneyeceksin. Karım olma onurunu bana bahşettiğin için teşekkür ederim.</em> Hayatımda hiçbir şeyden pişmanlık duymadım. Ne kadar şanslıyım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/ps-i-love-you-not-seni-seviyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>vanilla sky ve bir rüya</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/vanilla-sky-ve-bir-ruya/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/vanilla-sky-ve-bir-ruya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 22:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[altıncı his]]></category>
		<category><![CDATA[cameron diyaz]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[penelope cruz]]></category>
		<category><![CDATA[ruya]]></category>
		<category><![CDATA[the sixth sense]]></category>
		<category><![CDATA[tom cruise]]></category>
		<category><![CDATA[vanilla sky]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=468</guid>
		<description><![CDATA[<p><img title="Vanilla sky" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/vanilla-sky-poster.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" />Her yazıma <strong>&#8220;epeydir bir şeyler yazamıyorum&#8221;</strong> diye başlamak istemiyorum artık. Ancak şu durumda diyeceğim başka bir söz de yok sanırım. Arada sırada yazmak beni huzursuz etse de sanırım böylesi daha güzel oluyor. Zira her gördüğüm, duyduğum şeyi artık doğal karşıladığım için pek olağanüstülük sezemiyor ve günlüğe işleme ihtiyacı hissetmiyorum. Ancak işte arada sırada kendimi zorladığım ve &#8220;düşündüğüm&#8221; zamanlar hayatta ilginçlikler buluyor ve onları yazıyorum.</p>
<p>Bugün her şeyden biraz fırsat bulup bir film izleyeyim dedim. Film tercihlerim arasında genelde kurgusu biraz karışık, izlerken düşündüren ve sonuna kadar seni ekran başından ayırmayan filmler var. Ara ara kendime neden vurdulu kırdılı filmleri sevmiyorum diye sorsam da cevap alamazdım. Ancak bugün birazdan bahsedeceğim filmi izlerken şunu anladım ki, ben izlediğim filmin beni düşündürmesini, zorlamasını, günlük hayatta yaşadıklarımla bağlantı kurdurmasını vs. seviyorum. Dünyanın en mükemmel macera, aksiyon filmleri de olsa bana pek cazip gelmiyor. Evet onda da ekran başına kenetleniyorsunuz, film bitene kadar bir solukta&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="Vanilla sky" src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/09/vanilla-sky-poster.jpg" alt="" hspace="10" vspace="10" align="left" />Her yazıma <strong>&#8220;epeydir bir şeyler yazamıyorum&#8221;</strong> diye başlamak istemiyorum artık. Ancak şu durumda diyeceğim başka bir söz de yok sanırım. Arada sırada yazmak beni huzursuz etse de sanırım böylesi daha güzel oluyor. Zira her gördüğüm, duyduğum şeyi artık doğal karşıladığım için pek olağanüstülük sezemiyor ve günlüğe işleme ihtiyacı hissetmiyorum. Ancak işte arada sırada kendimi zorladığım ve &#8220;düşündüğüm&#8221; zamanlar hayatta ilginçlikler buluyor ve onları yazıyorum.</p>
<p>Bugün her şeyden biraz fırsat bulup bir film izleyeyim dedim. Film tercihlerim arasında genelde kurgusu biraz karışık, izlerken düşündüren ve sonuna kadar seni ekran başından ayırmayan filmler var. Ara ara kendime neden vurdulu kırdılı filmleri sevmiyorum diye sorsam da cevap alamazdım. Ancak bugün birazdan bahsedeceğim filmi izlerken şunu anladım ki, ben izlediğim filmin beni düşündürmesini, zorlamasını, günlük hayatta yaşadıklarımla bağlantı kurdurmasını vs. seviyorum. Dünyanın en mükemmel macera, aksiyon filmleri de olsa bana pek cazip gelmiyor. Evet onda da ekran başına kenetleniyorsunuz, film bitene kadar bir solukta izliyorsunuz ancak bence onların size kattığı pek bir şey yok. Filmin sonuna kadar katilin kim olduğunu anlamaktan başka hiçbir zihinsel faaliyete girişmeden filmi izliyorsunuz. Filmi kapatıp yatağınıza yattığınızda kafanızda düşüncelerden ziyade sadece filmin gürültüsü kalıyor. Sabah kalktığınızda ise filmden eser kalmamış.</p>
<p>Bugün epey önce seyrettiğim <a title="Vanilla Sky" href="http://www.imdb.com/title/tt0259711/" target="_blank"><strong>Vanilla Sky</strong></a> filmini tekrar seyredeyim dedim. <strong>Tom Cruise</strong>&#8216;nin ve <strong>Penelope Cruz</strong>&#8216;un başrollerini paylaştığı harika bir film.<strong> Cameron Diyaz</strong> da bu filmde oynuyor ancak film boyunca pek hoş sahnelerde onu anamadığım için adını söylemeye bile tenezzül etmiyorum. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> <strong> Vanilla Sky</strong>, <strong>2001 yılı</strong>nda <strong>Cameron Crowe</strong> tarafından çekilmiş bir film. <a title="imdb" href="http://www.imdb.com" target="_blank"><strong>IMDB</strong></a>&#8216;de neden ilk 250 arasına giremediğine şaşırdım doğrusu.</p>
<p>Filmin konusunu her zamanki gibi size anlatmakla uğraşmayacağım. Zaten filmin konusunu, filmde ne olup bittiğini tıpkı <a href="http://www.imdb.com/title/tt0167404/" target="_blank"><strong>6. His ( The Sixth Sense)</strong></a>&#8216;te olduğu gibi filmin sonunda anlıyorsunuz. <strong>Altıncı His</strong> kadar basit bir kurgusu olmasa da yine de onun gibi şaşırtıcı bir film bence. Filmi övme faslını atlattıktan sonra filmin bende düşündürdüklerini sizinle paylaşmak istiyorum. Eğer filmi izlemeden aşağıdaki yazıları okursanız pek bir şey anlamazsınız. Bence öncelikle bir filmi izleyin derim. <span id="more-468"></span></p>
<p><strong>İnsan hayatı</strong>nı düşündüm filmin başından sonuna kadar. İnsan hayatını ve<strong> alışkanlıklarımız</strong>ı düşündüm. <strong>Bağlılıklarımız</strong>ı, <strong>tutku derecesinde sevmelerimiz</strong>i düşündüm. Şöyle düşünün siz de, sürekli bir <strong>yalnızlık</strong> çekiyorsunuz. <strong>Kalabalık içinde yalnızlık</strong>. Güvendiğiniz kimse yok, dostunuz yok. İşte tam o anda bir kadın hayatınıza giriyor ve sizin hayata bakışınızı birden değiştiriyor. Doğal olarak o kadına aşık oluyorsunuz, ona güveniyorsunuz. Onun için bir sürü mücadele veriyorsunuz. Onunla güzel şeyler yaşıyorsunuz. Sonra bir gün yataktan kalktığınızda aslında öyle birinin hiç olmadığını bilmek size kendinizi nasıl hissettirirdi? Bakın dikkat edin, onu hiç olmamış gibi düşünmeyeceksiniz. Onunla yaşadığınız her şeyi iliklerinize kadar hissedecek ancak bir sabah yataktan kalktığınızda onun sadece bir hayal olduğunu bileceksiniz. İşte bu nasıl bir duygudur size? Biraz rüyalarımıza benziyor değil mi. Hani şu hiç uyanmamak istediğiniz rüyalarınıza.</p>
<p>Hayatta imkânsız olan birçok şeyi rüyalarımızda görüyoruz. Belki kötülüklerle dolu bir rüya belki de güzelliklerle dolu. Kötülüklerle dolu rüyadan uyanırken çok şükür diyoruz, bu bir rüyaymış. Ancak iyiliklerle dolu olan rüyadan uyandığınızda da böyle diyor musunuz acaba ? Korkarım hayır.</p>
<p>Geçenlerde hep olmasını istediğim bir rüya gördüm. Her şey çok güzeldi. Tam istediğim gibiydi. Bir ara rüyamda kafamı salladığımı hatırlıyorum. Kafamı sallarken ne diyordum biliyor musunuz? &#8220;Allah&#8217;ım bu bir rüya değildir inşallah. Allah&#8217;ım ne olur bu bir rüya olmasın.&#8221; Bakın rüya görürken bile bunun bir rüya olmaması için dua ediyorsunuz, ne kadar ilginç değil mi? Ve bir ara şükrediyordum, bu bir rüya değilmiş diyordum. Ancak tam o sırada alarmın sesine uyandım. Uyandığım zaman nasıl bir ruh hali içerisinde olduğumu siz düşünün lütfen&#8230;</p>
<p>Evet, hayatın bir rüya olduğunu düşündüm film boyunca. Gördüğümüz, gerçek sandığımız her şeyin bir rüya olduğunu düşündüm. Zaten insan ömrü bir rüya değil mi dedim kendi kendime. Zaten biz ne için yaşıyoruz ki? Gelip geçici değil miyiz. Bizim için var olan mükemmel bir dünya tahayyül etmiyor muyuz hep. Alnımızı her secdeye götürdüğümüzde, avuçlarımızı her açtığımızda bu mükemmel dünya için yalvarmıyor muyuz ? O zaman dostlarım, işte bu rüyadan bir gün uyanacak gibi yaşamalıyız diyorum ben. Önce kendime tabiî&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/vanilla-sky-ve-bir-ruya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>stranger than fiction&#8217;dan hareketle birkaç kelâm</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/stranger-than-fictiondan-hareketle-birkac-kelam/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/stranger-than-fictiondan-hareketle-birkac-kelam/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 00:43:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[enel hak]]></category>
		<category><![CDATA[erhan]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[hallacı mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[never back down]]></category>
		<category><![CDATA[stranger than fiction]]></category>
		<category><![CDATA[yakuter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[<p><img src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/stranger-than-fiction-201x300.jpg" alt="stranger than fiction" hspace="10" vspace="10" width="201" height="300" align="left" /></p>
<p>İki gündür bilgisayar başında yazı yazmak dışında pek bir işim olmadığından internet bağlantısını sonuna kadar kullanarak birkaç film indireyim dedim. En azından canım sıkıldığında seyrediyorum, güzel oluyor. 2 gündür üç tane film indirmişim. Bunlardan ilki <a title="Erhan" href="http://www.yakuter.com" target="_blank">Erhan</a>&#8216;ın tavsiyesi ile indirdiğim <a title="Never Back Down" href="http://www.imdb.com/title/tt1023111/" target="_blank">Never Back Down</a>&#8216;dı. Film güzel hoş, gerçekten vurdulu kırdılı bir şeyler izlemek isteyenler için ideal bir film. Ancak ben biraz daha psikolojik, kurgusu biraz daha karmaşık filmler izlemeyi seven birisi olduğum için pek hoşuma gitmedi doğrusu. İndirdiğim ikinci film ise bugün izlediğim <a href="http://www.imdb.com/title/tt0420223/" target="_blank">Stranger Than Fiction</a> idi. <a href="http://www.google.com.tr/search?q=Stranger+Than+Fiction&#38;ie=utf-8&#38;oe=utf-8&#38;aq=t&#38;rls=org.mozilla:tr:official&#38;client=firefox-a" target="_blank">Google</a>&#8216;da aradım ancak Türkçe çeviri adına rastlamadım. Pek de bir önemi yok zaten.</p>
<p>Son zamanlarda izlediğim güzel filmlerden bir tanesi. Bu filme de geçen gece Barış&#8217;ın <a href="http://beyn.org/stranger-than-fiction-2006/" target="_blank">şurada </a>yaptığı tanıtım sayfasından ulaştım ve indirdim. Belki <a href="http://www.beyn.org" target="_blank">Barış</a>&#8216;ın üslûbundan etkilendiğimden midir (çok saçma bir kurgu hikâyesi var demiş) nedir bilemiyorum ancak&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kaanfakili.com.tr/wp-content/uploads/2008/08/stranger-than-fiction-201x300.jpg" alt="stranger than fiction" hspace="10" vspace="10" width="201" height="300" align="left" /></p>
<p>İki gündür bilgisayar başında yazı yazmak dışında pek bir işim olmadığından internet bağlantısını sonuna kadar kullanarak birkaç film indireyim dedim. En azından canım sıkıldığında seyrediyorum, güzel oluyor. 2 gündür üç tane film indirmişim. Bunlardan ilki <a title="Erhan" href="http://www.yakuter.com" target="_blank">Erhan</a>&#8216;ın tavsiyesi ile indirdiğim <a title="Never Back Down" href="http://www.imdb.com/title/tt1023111/" target="_blank">Never Back Down</a>&#8216;dı. Film güzel hoş, gerçekten vurdulu kırdılı bir şeyler izlemek isteyenler için ideal bir film. Ancak ben biraz daha psikolojik, kurgusu biraz daha karmaşık filmler izlemeyi seven birisi olduğum için pek hoşuma gitmedi doğrusu. İndirdiğim ikinci film ise bugün izlediğim <a href="http://www.imdb.com/title/tt0420223/" target="_blank">Stranger Than Fiction</a> idi. <a href="http://www.google.com.tr/search?q=Stranger+Than+Fiction&amp;ie=utf-8&amp;oe=utf-8&amp;aq=t&amp;rls=org.mozilla:tr:official&amp;client=firefox-a" target="_blank">Google</a>&#8216;da aradım ancak Türkçe çeviri adına rastlamadım. Pek de bir önemi yok zaten.</p>
<p>Son zamanlarda izlediğim güzel filmlerden bir tanesi. Bu filme de geçen gece Barış&#8217;ın <a href="http://beyn.org/stranger-than-fiction-2006/" target="_blank">şurada </a>yaptığı tanıtım sayfasından ulaştım ve indirdim. Belki <a href="http://www.beyn.org" target="_blank">Barış</a>&#8216;ın üslûbundan etkilendiğimden midir (çok saçma bir kurgu hikâyesi var demiş) nedir bilemiyorum ancak filmi izlemeye biraz önyargı ile başladım. Ancak filmi bitirip, film oynatıcıyı kapattığımda bir daha önyargılı davranmamak konusunda kendime sıkı bir telkinde bulundum.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0420223/" target="_blank">Stranger Than Fiction</a>, son zamanlarda izlediğim filmler arasında kurgusu en iyi olan film diyebilirim. Yani hikâyesi. Hikâye aslında basit gibi duruyor ancak yönetmenin hikâyeyi böylesine güzel işlemesine şaşırdım ben. Aslında filmin başlangıcında bizim ana karakterin sıradan birisi olması bana <a href="http://www.imdb.com/title/tt0169547/" target="_blank">American Beauty </a>filmini çağrıştırdı hemen. O filmde de başına türlü olaylar gelecek olan baba filmin başında sıradan birisiydi. İşte bizim ilgili filmimizde bu adamın başına garip olaylar geliyor ve bir gün bakıyor, kendisini bir romanın ana karakteri olduğunu fark ediyor. Film de zaten burada başlıyor ve sürpriz gelişmelerle devam ediyor.</p>
<p>Aslında ben bu yazıyı filmi tanıtmak amacıyla yazmak istemediğim için filmle ilgili pek bir şey anlatmayacağım size. Ben yine filmi izlerken filmin bana çağrıştırdıklarından bahsedeceğim size. Durmuyor bir türlü beynim ve ruhum, sürekli bir devinim içerisinde. Düşünüyor, hissediyor. Sürekli gördüğü, izlediği şeylerden yeni yeni kurgular üretiyor. İzlediği şeyleri hayatına adapte ediyor vs.</p>
<p>Bir gün birisi çıkıp size, hayatınızı değiştirmenizin kendi elinizde olduğunu söylese ne yapardınız? Hayatınızın bir roman olduğunu, sizin de bu romanda ana karakter olduğunuzu söylese, romanınızı sizin yazmanızı istese neler yazardınız acaba? Ya da hangi romanın ana karakteri olmak isterdiniz?</p>
<p>Filmi izlerken hayatımızın aslında bir roman olduğunu düşündüm ben. Belki saçma gelecektir size, ancak ben öyle düşündüm. Ya da öyle inanmak istediğim için düşündüm. Belki de gerçek hayattan biraz olsun uzaklaşıp, kurgu dünyasında yaşamak istediğim için ya da hayatımda değişiklik istediğim için istemişimdir bunu değil mi?</p>
<p>Filmlerde gördüğüm birçok şeye özenen birisiyim ben. Mesela bu filmde adamın tek hayali bir gitar alıp onu çalmaktır. Ben de bir aralar keman çalmaya heveslenmiştim. Gittim Çin malı bir keman aldım, birkaç da nota öğrendim ve bir iki parçayı acemice çalar hâle geldim. İşte bu filmdeki adamı izleyince yarın kemanı kutusundan tekrar çıkarıp çalsam mı diye düşündüm uzun uzun&#8230; Belki de güzel fikirdir ne dersiniz? Kemanın ve ney&#8217;in diğer müzik aletlerinden ayrı bir yeri vardır benim için. Onları özel bir müzik aleti olarak görürüm. Belki de müzik aleti değil de, bir insan olarak görürüm onları. Ney&#8217;in tasavvuftaki yerini bilmeyen yoktur sanırım.<strong> </strong>Mevlânâ der ya, bu ney kamışlıktan koparıldığı için, sürekli kamışlığa bir özlem duyar ve ondan böyle sürekli feryat figan eder. Ve arkasından ekler, biz insanlar da Allah&#8217;tan koptuğumuz, dünyaya geldiğimiz için sürekli bir ıstırap içerisindeyiz. Ne zaman ki ona döneriz, yani vahdet-i vücûda kavuşuruz, o zaman mutlu oluruz. O zaman bir oluruz, o zaman tam oluruz.</p>
<p>Peki ya keman? Kemanın tarihi hakkında pek bir fikrim yok. Ancak onun da sesinin ney gibi insanın koparılmışlığını, feryadını dile getirdiğini düşünüyorum. Belki söyleyemediklerimizi, yazamadıklarımızı bu iki elçi aracılığıyla söyleriz değil mi? Suskunluğumuzu belki bu iki elçi bozar. Yüreğimizin en derinine hapsettiğimiz, üzerine kırk kilit vurduğumuz duygularımızı bu iki elçi gün ışığına çıkarır değil mi?</p>
<p>&#8220;İki müzik aletinden bu kadar hüner beklemek biraz saçmalıktır. &#8221; Belki marksist, maddeci birisi olsam ben de böyle düşünürdüm. Ancak hayatı mânâ olarak gördüğüm için bana pek de öyle gelmiyor. Eğer bizde Allah&#8217;ın ruhundan bir ruh varsa, bize de kendi sıfatlarından üflemişse bizde de bir mânâ var demektir. Belki de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hallac-%C4%B1_Mansur" target="_blank">Hallac-ı Mansur</a> işte bu mânâyı keşfettiği için <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/En-el_Hak" target="_blank">&#8220;En-el Hak&#8221;</a> demiştir. Belki de biz ya da onu astıran kimseler anlamamıştır onun ne kadar mânâda gizli bir insan olduğunu değil mi?</p>
<p>Keşke şu bizi hayata tek yönlü bakmaya sevkeden at gözlüklerimizi çıkartabilsek. Keşke hissettiklerimize, düşündüklerimize ve yaşadıklarımıza 360 derece bakabilsek. Keşke her insanı anlayabilsek. Keşke empati denen kelimeyi gerekli kılan tüm unsurlar ortadan kalsak da birbirimizi anlayabilsek&#8230;</p>
<p>Bu yazıda da yine bir yerden girdim bir yerden çıktım. Beni affedin ne olur. Aklıma bir şey geldi mi yazmazsam bir daha yazamıyorum. En azından bu aklıma gelenleri kontrollü bir şekilde yazmayı öğrenene kadar beni affedin.</p>
<p>Selametle.</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>bişnev in ney çün hikâyet mîküned<br />
ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned</em><br />
dinle, bu ney neler hikâyet eder,<br />
ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/stranger-than-fictiondan-hareketle-birkac-kelam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
