<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; farsça</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>edebiyat mezunlarına umut ışığı</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2008 00:40:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[mühim meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[adam öykü]]></category>
		<category><![CDATA[akademik kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat mezunları]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat mezunu]]></category>
		<category><![CDATA[farsça]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okumak]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[türkbilig]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteli olmak]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[<p>Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">şu yazıya</a> yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong></a> başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan  öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.</p>
<p>Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">diğer yazıda</a> olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">şu yazıya</a> yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank"><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de edebiyat mezunu olmak&#8221;</strong></a> başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan  öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.</p>
<p>Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/turkiyede-edebiyat-mezunu-olmak/" target="_blank">diğer yazıda</a> olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.</p>
<p>Daha evvel de bahsettiğim gibi ben <a title="Kırıkkale Üniversitesi" href="http://www.kku.edu.tr" target="_blank"><strong>Kırıkkale Üniversitesi</strong></a>,<strong> Türk Dili ve Edebiyatı</strong> bölümünden mezun oldum. Okuduğum bölümü kendim tercih ettim. Kazara falan düşmedim. Yaptığım 23 tercihin tamamı <strong>&#8220;Türk Dili ve Edebiyatı&#8221;</strong> bölümüydü. Şu an bu bölümden mezun olup da işsiz olmama rağmen yaptığım tercihlerde zerre kadar pişman değilim. Zira şu an <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/oss" target="_blank"><strong>ÖSS</strong></a>&#8216;ye girecek olsam ve gerekli puanı alsam yine aynı bölümü tercih ederdim. Sanırım benim mesleğimi ne kadar çok sevdiğimi tahmin etmişsinizdir.</p>
<p><strong>Şimdi öncelikle edebiyat bölümünü kazanan arkadaşlar ne yapmalılar?</strong></p>
<p><strong>1. <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/osmanlica" target="_blank">Osmanlıca</a>yı sular seller gibi öğrenin:</strong></p>
<p>Bir edebiyat bölümünün vazgeçilmezi<strong> Osmanlıca</strong>dır arkadaşlar. Osmanlıca dediğimiz şey -bilmeyene- Türkçenin bir devresidir. Bugünkü Türkçeden farkı; içinde bir miktar <strong><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça</a> </strong>ve <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank"><strong>Farsça </strong></a>kelimelerin bulunması ile birlikte alfabenin de <strong>Arap alfabesi</strong> olmasıdır. Yani siz Osmanlıca <strong>&#8220;Kaan&#8221; </strong>ne demek diye bir soru soramazsınız. Ancak, Osmanlıca &#8220;Kaan&#8221; nasıl yazılır dersiniz ve Arap harfleri ile yazarsınız. Yani Osmanlıca bir dil değil, bir alfabedir.</p>
<p>İşte <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/edebiyat" target="_blank"><strong>edebiyat </strong></a>bölümünün temelinde Osmanlıca yatmaktadır. Zira Eski Türk edebiyatı dersinden tutun da Yeni Türk edebiyatı dersine kadar birçok dersin temelinde Osmanlıca vardır. Osmanlıcayı sular seller gibi öğrenmeden bu işin üstesinden gelemeyeceğinize adım gibi eminim. Bakın ben gelemedim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Osmanlıcada kalıp bulma, vezin bulma, kelime türetme</strong> bir yere kadar önemli. Esas önemli olan şey gördüğünüz metni zorluk çekmeden okuyabilmenizdir. Zira 3. sınıfa geçtiğinizde okuyacağınız metinlerin hem yazı tipi (<strong>rika, siyâkat, kûfi</strong> vs.) hem de içindeki dış unsurlar yani yabancı kelimeler yoğunlukta olacaktır. Terkipler fazla olacaktır ve okumakta zorlanacaksınızdır. Bunun için benim size önerim, 1. sınıfta çok zorlansanız da, çok vaktinizi alsa da günde en az  1 saat okuma ve yarım saat de yazma pratiği yapmanız. Bu şekilde 1 senede, hatta 1 dönemde mükemmel bir şekilde Osmanlıcanızı geliştirirsiniz.<span id="more-535"></span></p>
<p><strong>2. Mutlaka ama mutlaka kitap okuyun:</strong></p>
<p>Bir edebiyat bölümü mezunu olarak sanırım bizim en büyük eksikliğimiz kitap okumamak olsa gerek. Bunun acısını her yanımda çok fazla hissediyorum maalesef. Size önerim üniversiteyi bitirene kadar okuyabildiğiniz kadar fazla kitap okumaktır. Zira kitap okumak hem mesleğinizde size faydalı olacak hem de ufkunuzu açacaktır.</p>
<p>Üniversitelerde (en azından bizim üniversitede bu böyleydi) derslerin bir işleniş sırası vardır. Mesele <strong>Yeni Türk edebiyatı </strong>dersinde 1. sınıfta  <strong>Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı</strong>nı işledik biz. 2. sınıfta ise <strong>Servet-i Fünûn Edebiyatı</strong>nı. 3. sınıfta <strong>Millî Edebiyat</strong>ı ve 4. sınıfta da <strong>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı</strong>nı işledik. Yani her dönem birbirini takip etti. İşte sizin tek yapmanız gereken her sene hangi dönemi işliyorsanız o döneme ait kitapları okumak.  Tabiî bununla birlikte güncel romanları okumalı, siyaset kitaplarını okumalısınız. Benim tavsiyem siyaset içerikli kitaplardan uzak durmanız. Zira kitap okumayı romanlar sevdiriyor insana. Üniversite bitince ve işsiz kalınca zaten bol bol siyaset içerikli, sosyal içerikli kitaplar okuyacaksınız. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>3. Düzenli olarak en az iki tane dergi takip edin:</strong></p>
<p>Biz paşa çocuğu muyuz, biz memur çocuğuyuz dediğiniz duyar gibi oluyorum. Zira biz de 1. sınıfta hocalarımıza böyle serzenişlerde bulunuyorduk. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Size tavsiyem, hangi alanla ilgileniyorsanız o alanla ilgili en az iki dergi takip edin. Mesela dille ilgileniyorsanız <a href="http://www.turkbilig.hacettepe.edu.tr" target="_blank"><strong>&#8220;Türkbilig&#8221;</strong></a> ve <a href="http://www.edebyahu.com/kitap/34/turk-dili-arastirmalari-yilligi-belleten" target="_blank"><strong>&#8220;Belleten&#8221;</strong></a> sizin için bulunmaz bir nimettir. Ya da yazı yazmaktan hoşlanıyor, öyküyü, denemeyi falan seviyorsanız piyasada onlarca dergi var. Bunlardan birisini mutlaka takip edin. Benim önerim <a href="http://www.turkedebiyati.com.tr/" target="_blank"><strong>Türk Edebiyatı </strong></a>dergisi olabilir. Bir de öyküyü sevenlere <strong>Adam Öykü</strong> dergisi.</p>
<p><strong>4. E-postaya resim ekleyecek kadar bilgisayar öğrenin:</strong></p>
<p>Her ne kadar başlıkta şakacı bir cümle kullansam da maalesef ülkemizdeki gençlerin bilgisayar bilgilerini anlatmakta üstüne yok bu cümlenin. Günümüzde bilgisayarı sadece &#8220;<a href="http://www.facebook.com" target="_blank"><strong>facebook&#8221;</strong></a> olarak gören gençlerden olmayın lütfen. Tamam facebook&#8217;a girin, chat yapın, kız tavlayın falan ama yine de bilgisayar kullanmadaki aslî amacınız bu olmasın. Ya da sadece<strong> &#8220;iddaa&#8221;</strong> sonuçlarına bakmak için kullanmayın interneti. Word&#8217;de yazı yazacak, tablo yapacak ve çıktı alacak kadar bilgisayar bilmenizi öneririm size. İnternette sitelere üye olabilmeli, edebiyat sitelerini ve bilhassa <a title="edebiyat" href="http://www.edebyahu.com" target="_blank"><strong>&#8220;edebyahu.com&#8221;</strong></a>u takip etmenizi öneririm.</p>
<p><strong>5. Hiç yoktan 3. sınıfta İngilizce öğrenmeye başlayın:</strong></p>
<p>Aman, ben öğretmen olacağım, ne işime yarar <a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ingilizce" target="_blank"><strong>İngilizce </strong></a>gibi bir düşünceye asla ve asla kapılmayın lütfen. Çünkü İngilizce dediğimiz şey size ömür boyu lazım olacaktır. Şöyle düşünün, siz bir edebiyat mezunu alacaksınız işe. Bir bakıyorsunuz ikisinin de notları falan aynı, başarıları aynı. Ancak birisinin İngilizce fazlası var. Elemanlarınızın İngilizce bilmesinin hiçbir işinize yaramayacağını bilseniz dahi siz hangisini tercih ederdiniz? İngilizce bileni değil mi? İşte gün geçtikçe seçici olma kriterleri artıyor maalesef. Sırf bu yüzden bile İngilizce öğrenmek gereklidir. Ancak <strong>akademik kariyer</strong> yapmayı düşünüyorsanız mutlaka ve mutlaka İngilizce öğreneceksiniz. Başka çıkış yolunuz yok. O yüzden İngilizce çalışmaya erkenden başlamanız sizin için avantaj olacaktır.</p>
<p><strong>6. Okul bitse de kurtulsam diye düşünmemelisiniz:</strong></p>
<p>Bu biraz keyfi bir madde olacak ama ben yine de yazayım. 2. sınıftan sonra birçok öğrenci &#8220;okul bitse de kurtulsam&#8221; diye yırtınır durur. Ancak bunu bizzat yaşayan birisi olarak, okul bittiğinde bir şeylerden kurtulduğumuzu değik daha çok o şeylerin içine girdiğimizi söylemek istiyorum size. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hayat okul bittikten sonra başlıyor arkadaşlar. Bu yüzden siz yatın kalkın okuduğunuz için şükredin&#8230;</p>
<p>İnşallah eksik bir şeyler yazmamışımdır. Tüm bunları yazarken inanın tüm samimiyetim ile yazdım.</p>
<ul>
<li>Belki kitap almaya paranız olmayabilir ama kütüphaneler ne güne duruyor?</li>
<li>Belki İngilizce kursuna gitmeye paranız olmayabilir ama kitaplar ne güne duruyor?</li>
<li>Belki arkadaşınız küçükken Kur&#8217;an kursuna gittiği için Osmanlıcayı kolay öğreniyor ama sizin öğrenmeniz için engel mi bu?</li>
<li>Okurken okuldaki kitapları okumak sizin başka kitapları okumanıza engel mi?</li>
</ul>
<p>Bir şeyleri ertelemeyin arkadaşlar. Bir şeyleri yapmak için lütfen yarınları beklemeyin. En güzel gün bugündür. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur derler hep. Gerçekten de öyledir. Mutlu olmak için bir nesneye, kişiye, zamana bağlanmayın. Mutlu olmak için bir şeylere şartlanmayın. Bir dersten 100 aldığınızda, teziniz kabul edildiğinde, ücretli öğretmenlik başvurunuz kabul edildiğinde, araba aldığınızda, ev aldığınızda, evlendiğinizde vs. mutlu olacağınızı düşünmeyin lütfen. Her zaman içinde bulunduğunuz andan zevk almaya, o anda mutlu olmaya bakın. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için en güzel zaman içinde bulunduğunuz zamandır, unutmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/edebiyat-mezunlarina-umut-isigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>üniversite mezunlarına sınav rehberi</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/universite-mezunlarina-sinav-rehberi/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/universite-mezunlarina-sinav-rehberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 12:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[mühim meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[ales]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[asistan]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat mezunu]]></category>
		<category><![CDATA[farsça]]></category>
		<category><![CDATA[formasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[kpds]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[okutman]]></category>
		<category><![CDATA[osym]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlar]]></category>
		<category><![CDATA[tezli yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[tezsiz yüksek lisans]]></category>
		<category><![CDATA[üds]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek lisans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[<p>Çok iddialı bir başlık oldu sanırım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Neyse, aslında yazıda anlatacaklarımı tam olarak ifade etmedi başlık ama daha uygun bir başlık da bulamadım maalesef. Uzun süre evvel yazdığım şu iki yazıya onlarca yorum geldi. Bu yorumlarda benim gözlemlediğim kadarıyla bizim üniversite mezunu arkadaşlar son sınıfa gelene kadar hangi sınav ne işe yarıyor, <strong>ALES nedir</strong>, <strong>KPSS nedir</strong>, <strong>KPDS nedir</strong> gibi soruların cevabını bilmiyor. Öğrenme gereği de duymuyor. Bu doğal bir şey. Ben istedim ki bana sağda solda yönlendirilen soruların cevabını buradan toplu halde vereyim ki herkesin bir işine yarasın. Gelecek kaygısı maalesef ülkemiz gençlerinin hepsinde var. Aynı meslekten onlarca mezun var ve bu mezunlar arkadaşlarınız dahi olsa gün geliyor sizin rakipleriniz oluyor. İşte bu sebeple siz kendinizi rakiplerinizden bir adım önde tutmak için onlardan fazla şeyler bilmeniz gerekiyor. Belki edebiyat, matematik gibi bölümler için değil (elbette önemlidir ama diğer bölümler kadar değil) ama, iktisat, işletme, kamu yönetimi&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok iddialı bir başlık oldu sanırım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Neyse, aslında yazıda anlatacaklarımı tam olarak ifade etmedi başlık ama daha uygun bir başlık da bulamadım maalesef. Uzun süre evvel yazdığım şu iki yazıya onlarca yorum geldi. Bu yorumlarda benim gözlemlediğim kadarıyla bizim üniversite mezunu arkadaşlar son sınıfa gelene kadar hangi sınav ne işe yarıyor, <strong>ALES nedir</strong>, <strong>KPSS nedir</strong>, <strong>KPDS nedir</strong> gibi soruların cevabını bilmiyor. Öğrenme gereği de duymuyor. Bu doğal bir şey. Ben istedim ki bana sağda solda yönlendirilen soruların cevabını buradan toplu halde vereyim ki herkesin bir işine yarasın. Gelecek kaygısı maalesef ülkemiz gençlerinin hepsinde var. Aynı meslekten onlarca mezun var ve bu mezunlar arkadaşlarınız dahi olsa gün geliyor sizin rakipleriniz oluyor. İşte bu sebeple siz kendinizi rakiplerinizden bir adım önde tutmak için onlardan fazla şeyler bilmeniz gerekiyor. Belki edebiyat, matematik gibi bölümler için değil (elbette önemlidir ama diğer bölümler kadar değil) ama, iktisat, işletme, kamu yönetimi gibi bölümler için İngilizce bilmek büyük bir avantajdır ve seçilmek için iyi bir kriterdir. Her neyse, ben kafanıza takılabilecek soruların cevaplarını aşağıya yazmaya çalışacağım. İnşallah hepimizin işine yarar.</p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ales" target="_blank"><strong>ALES</strong></a></p>
<p><strong>ALES nedir?</strong></p>
<p>Ales, açılımı ile<strong> Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı</strong> &#8216;dır. ALES ile sadece iki şey yapabilirsiniz. İlki yüksek lisans yapmak ikincisi ise akademik personel olmak.</p>
<p><strong>Yüksek lisans</strong>tan kasıt, herhangi bir üniversitenin <strong>tezli</strong> ya da <strong>tezsiz yüksek lisans programı</strong>dır. Mesela <strong>edebiyattan tezli yüksek lisans yapmak için</strong> ALES şarttır. Sonra <strong>formasyon </strong>almak için yani <strong>ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans</strong>ı yapmak için ALES şarttır. <strong>Araştırma görevlisi </strong>olmak (<strong>asistan olmak</strong>), <strong>okutman olmak, öğretim görevlisi olmak</strong> için ALES şarttır. ALES bunlardan başka bir işe yaramaz. Eğer akademik kariyer yapmak ya da formasyon almak istiyorsanız ALES&#8217;e mutlaka girmelisiniz.</p>
<p><strong>ALES ne zaman yapılır, başvurular ne zaman olur?</strong></p>
<p>ALES, bahar ve güz dönemi olmak üzere senede iki defa yapılır. Genelde güz dönemi kasım ayında, bahar dönemi ise nisan ayında yapılır. Başvurular da genelde ALES yapılmadan 1 ay evvel falan yapılır. Başvuru süreleri <a href="http://www.osym.gov.tr" target="_blank"><strong>ÖSYM </strong></a>tarafından duyurulur.</p>
<p><strong>ALES barajı kaçtır?</strong></p>
<p>Aslında ALES&#8217;ten baraj 55 olsa da her sınavda olduğu gibi bunda da barajı epey bir aşmak gerekiyor. Mesela üniversitelerde akademik personel olmak için ALES&#8217;ten en az 70 almak gibi bir zorunluluk vardır. Bugün edebiyat bölümünden mezun olan birisinin ALES&#8217;ten mutlaka 80 üzerinde bir not alması gerekir.</p>
<p><strong>ALES &#8216;in içeriği nedir?</strong></p>
<p>ALES&#8217;te 80 sözel ve 80 sayısal olmak üzere toplam 160 soru vardır. ALES geçtiğimiz sene bahar dönemine (<strong>2008 Bahar Dönemi</strong>) kadar iki oturum halinde yapılmakta idi. Yani sözelci ve sayısalcı ayırmaksızın ilk 1,5 saat sayısal kitapçık dağıtılmakta, kalan 1,5 saatte de sözel kitapçık dağıtılmakta idi. Geçtiğimiz bahar dönemi ile birlikte arka arkaya iki oturum yerine tek oturumda tek kitapçık dağıtıldı ve herkes istediği bölümden başlayabildi. 80 sayılsal sorusu da 40&#8242;ı Sayısal 1 ve 40&#8242;ı da Sayısal 2 olmak üzere iki bölüme ayrıldı. Bir sözelcinin Sayısal 1&#8242;de yaptığı soru başına alacağı puan, Sayısal 2&#8242;de yaptığı sorununkinden daha fazladır.</p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/uds" target="_blank"><strong>ÜDS</strong></a></p>
<p><strong>ÜDS nedir?</strong></p>
<p>ÜDS&#8217;nin açılımı, <strong>Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı</strong> &#8216;dır. ÜDS, adından da belli olacağı gibi yabancı dil sınavıdır. Üniversitelerde akademik kariyer yapmak için, akademik personel olmak için ALES&#8217;ten yeterli puanı almanın yanında ÜDS&#8217;den de en az 50 almak gerekmektedir. Tabiî <strong>araştırma görevlisi</strong> ve <strong>okutman kadroları</strong> için 50 barajı vardır. Doçent olabilmek için ise ÜDS&#8217;den en az 65 almak gerekmektedir.</p>
<p>ÜDS ekim ve mart ayları olmak üzere yılda 2 defa yapılmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kpds" target="_blank"><strong>KPDS</strong></a></p>
<p><strong>KPDS nedir?</strong></p>
<p>KPDS&#8217;nin açılımı da <strong>Kamu Personeli Dil Sınavı</strong>&#8216;dır. KPDS de gerek akademik personel olmak için gerekse de herhangi bir işe girmek için İngilizce isteyenlere göstereceğiniz belgeyi alabilmek için yapılmış bir sınavdır. Sadece <strong>İngilizce </strong>değil <strong>Farsça, Almanca, Arapça</strong> gibi sınavlar da KPDS &#8216;nin bünyesindedir. Atıyorum bir üniversitede Eski Türk edebiyatı bilim dalından yardımcı doçent olacak birisi için KPDS&#8217;nin Farsça dil sınavından 65 almak gerekmektedir.</p>
<p>KPDS kasım ve nisan ayları olmak üzere, yılda 2 defa yapılmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kpss" target="_blank"><strong>KPSS</strong></a></p>
<p><strong>KPSS nedir?</strong></p>
<p>Aslında saydığım ve sayacağım sınavlar arasında en karışık olan sınav KPSS&#8217;dir. Çünkü adam gibi bir işe girmek isteyen lise, önlisans ve lisans mezunlarının hepsinin başının belasıdır. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ben KPSS&#8217;den kısaca bahsetmek istiyorum. <strong>KPSS lise ve önlisans (iki yıllık üniversite, yüksekokul) mezunları</strong> için her sene bir defa yapılmaktadır. Bir de <strong>lisans (4 yıllık üniversite, fakülte) mezunları </strong>için yılda bir defa yapılmaktadır.</p>
<p>Devlet personeli olmak için yapılan bir sınavdır. Zaten açılımı da, <strong>Kamu Personeli Seçme Sınavı</strong>&#8216;dır. Gerek iktisat işletme gibi bölümleren mezun olun, gerek edebiyattan mezun olun gerekse de farklı bölümlerden mezun olun bir kere KPSS&#8217;ye girmeniz gerekiyor. KPSS&#8217;de üniversite mezunu düz devlet memuru aldıkları gibi herkesin kendi alanına has sınavlar yaparak meslekî devlet memurları alıyorlar. Mesela <strong>edebiyat bölümü mezunu</strong> birisi <strong>Eğitim Bilimleri</strong> oturumuna girerek öğretmenlik için yarışabiliyor.</p>
<p>KPSS haftasonu iki gün yapılıyor. Cumartesi sabah <strong>genel kültür ve genel yetenek sınavı</strong>, öğleden sonra <strong>eğitim bilimleri sınavı</strong> yapılıyor. Pazar günü sabah ve öğlen oturumlarında ise <strong>ekonomi, hukuk</strong> gibi diğer alanların sınavları yapılıyor.</p>
<p>Şimdilik benim aklıma gelen ve en çok ihtiyacımız olan sınavlar bunlar. Talep geldiği taktirde araştırıp yenilerini de ekleyebilirim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/universite-mezunlarina-sinav-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>33</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>türkçeleştirme çabaları</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-cabalari/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-cabalari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2008 21:17:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[dil bilim]]></category>
		<category><![CDATA[arapça]]></category>
		<category><![CDATA[farsça]]></category>
		<category><![CDATA[kısakollu]]></category>
		<category><![CDATA[sweet]]></category>
		<category><![CDATA[t-shirt]]></category>
		<category><![CDATA[turk dil kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[türk dili]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeleştirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-cabalari/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Türkçenin belirli dönemlerinde yabancı dillerden biraz fazla kelime aldığını hepimiz biliyoruz sanırım. <a title="osmanlı" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/osmanli" target="_blank">Osmanlı </a>döneminde <a title="arapça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça</a>dan ve <a title="farsça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank">Farsça</a>dan almışız, daha evvel <a title="mogolca" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/mogolca" target="_blank">Moğolca</a>dan almışız, efendim <a title="cumhuriyet" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/cumhuriyet" target="_blank">Cumhuriyet </a>döneminde <a title="fransızca" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/fransizca" target="_blank">Fransızca</a>dan almışız, işte bugünlerde de İngilizceden alıyoruz.</p>
<p>Bir dilin başka bir dilden kelime alması ya da ona kelime vermesi beni pek korkutan bir olay değildir. Nitekim sürekli etkileşim içerisinde bulunan her millet birbirinden bırakın kelime almayı, kültür, örf ve adet de almışlardır. Bunlar gayet olağan şeyler gibi geliyor bana. Ha işin suyu çıkarılmamış mı, yer yer çıkarıldığı da olmuş.</p>
<p>Türkçemizde ilk Türkçeleştirme hareketleri  1932 yılında <a title="atatürk" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ataturk" target="_blank">Atatürk</a>&#8216;ün önderliğini yaptığı <a title="dil devrimi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_Devrimi" target="_blank">dil devrimi</a> ile başlıyor. Dilimizdeki <a title="arapça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça </a>ve <a title="farsça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank">Farsça </a>kelimeler birer birer temizlenmeye çalışılıyor. Alfabemiz değiştiriliyor, halk yeni alfabeye alıştırılıyor vs. <a title="dil devrimi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_Devrimi" target="_blank">Dil devrimi</a>&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçenin belirli dönemlerinde yabancı dillerden biraz fazla kelime aldığını hepimiz biliyoruz sanırım. <a title="osmanlı" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/osmanli" target="_blank">Osmanlı </a>döneminde <a title="arapça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça</a>dan ve <a title="farsça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank">Farsça</a>dan almışız, daha evvel <a title="mogolca" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/mogolca" target="_blank">Moğolca</a>dan almışız, efendim <a title="cumhuriyet" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/cumhuriyet" target="_blank">Cumhuriyet </a>döneminde <a title="fransızca" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/fransizca" target="_blank">Fransızca</a>dan almışız, işte bugünlerde de İngilizceden alıyoruz.</p>
<p>Bir dilin başka bir dilden kelime alması ya da ona kelime vermesi beni pek korkutan bir olay değildir. Nitekim sürekli etkileşim içerisinde bulunan her millet birbirinden bırakın kelime almayı, kültür, örf ve adet de almışlardır. Bunlar gayet olağan şeyler gibi geliyor bana. Ha işin suyu çıkarılmamış mı, yer yer çıkarıldığı da olmuş.</p>
<p>Türkçemizde ilk Türkçeleştirme hareketleri  1932 yılında <a title="atatürk" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/ataturk" target="_blank">Atatürk</a>&#8216;ün önderliğini yaptığı <a title="dil devrimi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_Devrimi" target="_blank">dil devrimi</a> ile başlıyor. Dilimizdeki <a title="arapça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça </a>ve <a title="farsça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank">Farsça </a>kelimeler birer birer temizlenmeye çalışılıyor. Alfabemiz değiştiriliyor, halk yeni alfabeye alıştırılıyor vs. <a title="dil devrimi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil_Devrimi" target="_blank">Dil devrimi</a> konusunu daha başka bir konu altında detaylı bir şekilde incelemek gerekir. Ancak ben bu devrim sırasında yapılan bir yanlışlığın hâlen devam ettirildiğini düşünüyorum. Nedir o yanlış?<span id="more-256"></span></p>
<p>Bu devrimin özünü oluşturan tasfiye çalışmaları, <a title="türkçe" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkce" target="_blank">Türkçe</a>deki <a title="arapça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/arapca" target="_blank">Arapça </a>ve <a title="farsça" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/farsca" target="_blank">Farsça </a>kelimeleri temizlemektir. E bu kelimeleri temizlerken siz bunların yerine <a title="türkçe" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/turkce" target="_blank">Türkçe </a>olan bir şeyler üreteceksiniz değil mi? İşte mesele de burada kendini gösteriyor. Efendim bazı akıllılar  sırf Arapça kullanmayalım diye tutmuşlar Fransızcadan bir sürü abuk subuk kelime almış ve bunları bize sanki Türkçeymiş gibi yutturmuşlar. Bu kelimeler halen bugün de tartışılır. İşte bu şekilde Türkçeye bir sürü uydurma sözcük girmiş ve abuk sabuk yöntemlerle kelime türetme işini meslek edinir hale gelmişiz. Nitekim bugün de bu olay böyle sürüp gidiyor.</p>
<p>Biz Türkçeleştirme çalışmaları yaparken yöntem olarak hep şu yolu benimsedik:</p>
<p>- Dilimize yerleşmiş yabancı kökenli kelimelere Türkçe karşılıklar bulmak yerine ilk önce dilimize yeni yeni girmeye çalışan yabancı kelimelerle mücadele ettik. Atıyorum internete tutup bir karşılık türetmek yerine hostinge (kaldı ki buna bile yetişemedik) karşılıklar aradık. Henüz dilimizde tam kullanılmayan kelimeleri Türkçeleştirmeye çalıştık.</p>
<p>- Bir kelimeye Türkçe karşılık bulacağız diye ahenksiz şeyler kullanmamaya gayret ettik. İnsanların gözüne batacak şeyler kullanmaktan kaçındık.  Atıyorum t-shirt ya da tişört yerine <a title="kısakollu" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/kisakollu" target="_blank">kısakollu </a>dedik. Sweet ya da svit yerine <a title="uzunkollu" href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/uzunkollu" target="_blank">uzunkollu </a>dedik.</p>
<p>- Bulduğumuz karşılıkları samimi bir şekilde, her yerde göğsümüzü gere gere kullandık. Uzunkollu, kısakollu gibi.</p>
<p>Kısaca insanlara itici gelmeyen şeyler yapmaya çalıştık. Ancak bazı kişiler Türkçeleştirme çalışması yapacağız diye Türkçeyi alt üst ediyorlar. Atıyorum sayfa yerine &#8220;yaprak&#8221; kullanıyorlar. Ya da haber yerine &#8220;çav&#8221; diyorlar. Buna da ortak dil çalışması yapıyoruz gibi bir kılıf uyduruyorlar. Şahsen ben dil bilimle uğraşmayan birisi olsam bu çalışmalara sadece güler geçerdim.  Bana itici gelen şeyleri nasıl samimiyetle kullanayım ki?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/turkcelestirme-cabalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
