Erkan’dan gelen iki mimin bir tanesina ancak bugün cevap yazma fırsatı bulabiliyorum. Erkan‘ın yazdığı mimin benim yönetim panelinde uyarı şeklinde gözükmesi yetmiyor bir de adam sözlü bir şekilde uyarıyor beni. Korkarım birkaç gün daha bir şeyler yazmasam herhalde evin kapısını aşındıracak.
Şaka bir yana geciktirdiğim için özür dilliyorum.
“Mim” kelimesinin ne olduğunu öncelikle bilmeyenler için aydınlatayım: Bir günlük yazarı tarafından ortaya bir konu atılıyor. Bu günlük yazarı daha sonra bu konu ile ilgili diğer günlük yazarlarının da fikirlerini merak ediyor, ve onları mimledim, onlara pas attım diyor. İşte Erkan da bana “son günlerde türk günlüklerinde (blog) neler oluyor, bir durgunluk var mı, yoksa aynı mükemmellikte devam mı ediyor” konulu bir mim göndermiş. Ona da değerli meslekteşım Zuzu yollamış. Konunun birkaç soru etrafında aydınlatılması isteniyor. Sorular:
Sorular:
1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog…
Tamamını oku |
2 ahkâm kesilmiş »
Yazmaya yine ara vereli uzun zaman oldu. Tamı tamına 14 gün, yani 2 hafta boyunca ellerim klavyeye gitmemiş ve bir şeyler yazamamışım. Henüz bendeki bu yazı yazamama sendromunu çözmüş değilim. Aslında sendrom falan değil de, bir süre yazı yazmayınca sonradan yazamadığımı fark ettim. Her gün bir sonraki güne erteliyorum yazacaklarımı. Bir de yazacak bir şeyler bulamadığımdan değil bu aslında. Her gün onlarca şey yaşıyorum ve yazmadığım zaman sanırım birikiyor, öylece kalıyor.
Neyse şimdi en azından yazmaya cesaret ettim ve bir şeyler yazmak istiyorum. Yaklaşık 2 hafta boyunca neler yaptığımı şöyle bir özetlemek istiyorum.
Herhalde geçtiğimiz hafta pazar gününden önce neler yaşadığımı sanırım pek hatırlamıyor gibiyim. Düşünüyorum, düşünüyorum pek aklıma gelmiyor. Pek önemli bir şey yaşamamışım sanırım.
Geçtiğimiz hafta pazar günü, yani 19 Ekim 2008 ‘de hususî bir sebepten dolayı Kıbrıs‘a gittim. Orada Cuma gününe kadar kaldım. Epey gezdim, tozdum. Türkiye‘de henüz iller arası pek seyahat yapmamama rağmen nasıl bir cesaret ile Kıbrıs’a…
Tamamını oku |
7 ahkâm kesilmiş »
Aslında ironik bir başlık ile giriş yapmamın herhangi bir sebebi falan yok. Canım öyle istedi sadece. Son sahuru anlatmak için “son sahur” gibi klâsik bir başlık atmak istemedim. Ramazan boyunca geceleri en çok tekrar ettiğimiz bir sözü başlık yaparak biraz nüktedanlık yapmaya çalıştım kanımca.
Aslında böyle bir yazı yazmak aklımda yoktu. Ama bizim Erkan‘ın şurada yazdığı yazıyı okuyunca benim de ramazana dair birkaç kelamının olduğunu hatırladım ve geldiğinde bir şey yazamadık, bari gittiğinde bir güle güle diyelim diye düşünerek bu yazıyı yazmaya başladım.
Efendim, nerde o eski ramazanlar değil mi? Siz de benim gibi eski ramazanları özleyenlerden iseniz sizi yatıştıracak, telkin edecek birkaç kelamım var. Tartışmalarda sık sık söylerim bunu. Neden eski ramazanların tadı yok mevzuu. Efendim, bir kere her şey değişiyor. Yediklerimiz değişiyor, içtiklerimiz değişiyor, giydiklerimiz değişiyor, kısaca hayatımız değişiyor. Kısaca bu değişiklik hayatımızın her alanını etkiliyor. İşte ramazan ayı da bu değişimlerden etkilenen bir ay. Ramazanı yaşayış şeklimiz değişiyor. Hattâ oruca…
Tamamını oku |
5 ahkâm kesilmiş »
Bir iki hafta evvel Bilgehan Hocamızın ricası üzerine Erkan ile birlikte Karam Yayıncılık‘ın web sitesini yenilemeye başladık. Yenileme çalışmalarında bize sağ olsun Yahya Hocam, yardımcı oldu. Bir iki hafta işlerimizin yoğunluğundan dolayı ara vermiş olsak da sonra bir hışımla siteyi yayına soktuk. Karam Yayıncılık‘ın web sitesi iki bölümden oluşuyor. Birisi KaraM Yayıncılık‘ın kitaplarının olduğu bölüm, diğeri ise hakemli bir dergi olan Karadeniz Araştırmaları Dergisi’nin sayfası. Girişte bu iki bölüme gidilen yolları birer resim ile belirttik. Daha sonra başladım php kodlamaya. Site bu hale geldi işte. Baktık site güzel oldu, ilgi var, sitenin İngilizcesini yapmaya da karar verdik. O da yakında yayında olacak.
Yahya Hocamla ve Erkanla bol sohbetli, bol çaylı bir uğraşın akabinde böyle güzel bir çalışma ortaya koyduğumuz için seviniyorum. İkisine de teşekkür ederim.
Tamamını oku |
ahkâm kesilmemiş »