Kaan Fakılı
  • anasayfa
  • kim bu kaan?
  • bana ulaşın
  • takip ettiklerim
  • ziyaretçi defteri
  • projeler

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehri dermândadır (Fuzûlî)
Rss Aboneliği
Rss Nedir
Ağu
15

biz madde ikliminin köleleriyiz

Kategori: sevgili günlük | 6 ahkâm kesilmiş

Aslında uzun zamandır madde ve mânâ ile ilgili aklımda tasarladığım şeyleri yazıya dökmeyi düşünüyordum. Ancak bugün gördüğüm ve hissettiğim şeyler bardağı taşıran son şeyler oldu ve yazma isteğinden kendimi alıkoyamadım.

Bugün birkaç hususî işlerimden dolayı bir iki arkadaşla birlikte sabah saat 10-10.30 gibi Eskişehir‘e doğru yola çıktık. Güzel ama yakıcı ve yorucu bir yolculuğun ardından 12.50 sularında Eskişehir’in girişine ulaştık. O sırada ben camdan kafamı çıkarıp gökyüzüne baktığımda güneşin açısını fark ettim ve hemen sağda müsait bir camiye çek, Cumayı eda edelim dedim. :) Eskişehir‘in girişinde, giderken sağda, dönerken solda bulunan ve böyle dışarıdan tarihî gibi görünen ufak camiide namazı kılalım dedik. Arabadan inip caminin avlusuna doğru giderken kapıda A4 kâğıda basılmış bir yazı dikkatimi çekti. Yazıda özetle, arabanızın içerisinde değerli bir eşya bırakmayın buralarda hırsızlık olayı fazla yazıyordu. Biz de tekrar arabaya döndük ve cüzdanımızı falan bir çantaya koyup yanımızda aldık. Ben tabiî yeni aldığım ayakkabılarımın -gıcır gıcır- çalınma korkusu ile yandım durdum namaz boyu :)

Eskiden camiler çok güzel olurdu. Hele biz küçükken cuma namazları bir başka güzel olurdu. Çocuk yüreğimizin saflığı ile kılardık namazımızı. Belki namaz kılarken arkadaşımıza bakmak en büyük eğlencemizdi ama en büyük günahımızdı da. Ne sırtımızda bir servet sokardık içeri, ne mal düşünürdük, ne mülk düşünürdük ne de plân proje vardı kafamızda. İşlediğimiz en büyük günah, yanımızdaki arkadaşımıza bakıp kıs kıs gülmekti. Aradan yıllar geçti, biz büyüdük, şimdi camiiye girerken maddeye dair ne varsa kalbimizde, elimizde götürüyoruz. Namaz kılarken aklımızda o günün plânını yapıyoruz. nasıl para kazanacağımızı, nerede işe gireceğimizi düşünüyoruz. Nerede tatil yapacağımızı, kimle nerede sürteceğimizi düşünüyoruz. Ya da aklımız raftaki ayakkabımızda oluyor, acaba çalacaklar mı diye…

Şimdi düşünüyorum da, camiye arınmak için girerken bile bin bir dünya malı ile giriyoruz, acaba gündelik yaşamımızda neler yapıyoruz değil mi? Ne tür günahlara batıp çıkıyoruz. Hiç samimi değiliz azizim, hiç hem de. Diyanet’in atadığı imam deseniz hak getire. Hiç mi hitabet yeteneği olmaz bu imamlarda. Buna bilgisayar çıktısı ile verilen vaazları, hutbeleri hiç mi hutbeden evvel bir iki kez okumaz bu imamlar. Tamlama bozuklukları, tonlama hataları, kesik kesik cümleler… Hele bir de bu adamların sayfayı katlama şekli hep aynıdır. Yukarıdan aşağı doğru değil de sağdan sola doğru ikiye katlarlar. Haliyle bir bölümden diğer bölüme geçerken kelime bölünmüşse orada takılırlar ve tonlamayı hatalı söylerler. Zaten Cuma vaazları merkezî yayın ile verimeye başladı başlayalı vaaz dinlemeye gitmez oldum. Bir adam gözümün içerisine bakmadan konuşursa ne kadar inandırıcı olur ki değil mi?

Hayatımız hep madde üzerine kurulu fark edebiliyor musunuz_ Mânâya dair hiçbir şey yok. Her şey ama her şey madde. Kalbimizi arındıralım, Allah’a ibadet etmek için camiye gidelim diyoruz, orada da dünya hayatı bizimle birlikte geliyor. Dua ediyoruz onda da samimi değiliz. Samimi olmak için dua ediyoruz, onda bile samimi değiliz…

Güncelleme: Size söylemeyi unuttuğum bir şey daha var. Sabah evden çıkarken banyo yaptığım için abdestli sayılıyorum biliyorsunuz. Camiye girerken oh ne güzel abdestim var diye gidip şadırvanda, ayakkabıları çıkarıp bir abdest almadık. Sonra namazın ortasında yolda gelirken uyuduğumu hatırladım. :( Üşengeçliğimden dolayı namazı abdestsiz kılmış oldum kısaca. Allah kabul eder inşallah.

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir…
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim….

Yazar: Kaan Fakılı | 6 ahkâm kesilmiş »

Haz
10

ntvmsnbc: diyanet’ten itiraf: kadını karanlığa gömdük

Kategori: mühim meseleler | 5 ahkâm kesilmiş

Geçen sene yani 2007 Nisan ayından beri Türkiye‘deki karışıklığı, karmaşayı, laf dalaşını vs. bilmeyen yoktur. Hani şu askeriyenin muhtıra vermesiyle başlayan kargaşa. Bugün de hâlâ onun sancılarını çekiyoruz maalesef. Ekonomik, siyasî sıkıntılar bir yana dursun bir de üç kâğıtçıların lafları, kışkırtmaları ile uğraşıyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin.

Bugün haber sitelerini bir dolaşayım dedim, her zaman olduğu gibi Ntvmsnbc‘ye baktım ilkin. Bir haberin başlığı dikkatimi çekti:

Diyanet’ten itiraf: Kadını karanlığa gömdük

Bu başlığı gördüğümde acaba dedim Siyanet İslâm’ı mı kötülüyor, bir şey mi söylüyor dedim. Girip haberi okuduğumda başlık ile hiç alâkası olmayan bir haberle karşılaştım. Haberde Türk kadınının kendi benliğini unuttuğu, birey olduğunu unuttuğunu, dine karşı da cahil bir şekilde baktığını, din anlayışının sakat olduğunu falan söylemiş.

Şimdi siz bu başlıkta bir art niyet aramaz mısınız ? Sanki İslâmiyet kadını karanlığa gömdü, sanki İslâmiyet kadına 2. sınıf vatandaş muamelesi yapıyor gibi bir intiba uyandırdı bende. Bir de haber resmine camiî resmi koymuşlar. Hey Allah’ım.

Yazar: Kaan Fakılı | 5 ahkâm kesilmiş »

Reklam Alanı Reklam Alanı
  • kategoriler

    • bilişim
    • denemeler
    • dil bilim
    • garnitür
    • kısa kısa
    • kitap
    • klasik türk edebiyatı
    • mühim meseleler
    • sevgili günlük
    • şiir
    • sinema
    • tasavvuf
    • türkçe
  • son yorumlar

    • gazi üniversitesi tezsiz yüksek lisans sonuçları  (37)
      ibrahim akyıldız, merwe merve, merwe merve, Kaan Fakılı, merveyazıcı, Kaan Fakılı [...]
    • vanilla sky ve bir rüya  (3)
      Ceyda, Kaan Fakılı, serefraz
    • semazen resimleri (semazen fotoğrafları)  (4)
      elif, Azab-ı Mukaddes, ayla tanpınar, semih
    • ziyaretçi defteri  (31)
      Kaan Fakılı, deniz, ebrar eylül, Kaan, Meltem, Yasin [...]
    • türkiye'de "edebiyat" mezunu olmak  (16)
      Kaan Fakılı, Gülşah Yanardağ, pınar cansız, Kaan Fakılı, pınar cansız, pınar cansız [...]
    • afganistan'da hazara türkleri  (12)
      günay ütük, hasan, Hazara-2, ahmed shir, hazara, kaan [...]
  • son yazılar

    • vanilla sky ve bir rüya
    • türkiye’de “edebiyat” mezunu olmak
    • ummadığın anda elektrikler kesilse
    • i am legend ( ben efsaneyim )
    • biz madde ikliminin köleleriyiz
    • stranger than fiction’dan hareketle birkaç kelâm
    • kördüğüm gibi
    • içimden gelen her şeyi yazdım
    • anadilim.org yenileniyor
    • orhun abideleri ve fevkalade türk dili
  • anlık takip

    • etkileşim





        Add to Technorati Favorites
    • Bağlantılar

      • anadilim
      • azizce
      • cafekonomi
      • edeb ya hû
      • erkan hirik
      • ilahi
      • kalem güzeli
      • melih ablak
      • suskun
      • yemek sitesi
      • yukarı kayalar

    © Kaan Fakılı