Eminim yazıyı okuduğunuzda, sabah sabah rüyanda mı gördün de yazdın bunları diye soracaksınız kendi kendinize. Hattâ bu adam hiç uyumadan bunları mı düşünüyor diyeceksiniz. Ama dostlar, insan bazı şeylerden gamlanınca onun için böyle şeyleri düşünmenin zamanı ve yeri olmuyor pek.
Öncelikle yazının başlığını size açıklamak istiyorum. Bu güzel, veciz sözün sahibi benim felsefesine büyük hayranlık duyduğum Ömer Hayyam. O bile o rind hayatıyla, o rahat yaşantısıyla belki de imandan önce görmüş adaleti. Evrenin ruhunun adalet olduğunu.
Allah isteyene ibadet etme isteği veriyor. Namaz kılıyor, oruç tutuyor ya da diğer ibadetlerini gideriyor. Ancak iş adalete gelince hiçbirimiz bir türlü dengeyi tutturamıyoruz. Nedense kefe’nin bir kısmı daha ağır basıyor hep. Elimiz onu dengede tutmaya yetmiyor bir türlü.
Aslında adalet kavramını ülkemizdeki iş sorunu, gelir dağılımı ve prestij dağılımı konusuna getirecektim ancak bundan sürakli şikâyet ettiğim için sizi bunaltmak istemedim. Ancak şunu söyleyeyim ki, temelinde her insan özeldir. Her insanın yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Ve…
Tamamını oku |
1 ahkâm kesilmiş »
İşbu yazı ilk paragraftan son paragrafa kadar yer yer gerek devlet kurumlarına, gerek özel kurumlara ve gerekse de başka şeylere ağır ithamlar içermektedir. Bu ithamlar muhtelif zamanlarda küfre doğru kayacak ve haddi aşacaktır. Lütfen Türkiye‘de herhangi bir üniversitede okumayı düşünmediyseniz ve henüz liseyi bitirmediyseniz bu yazıyı okumamanınızı öneririm. Zira yazıdan sonra Türkiye’de üniversite okumaktan vazgeçebilirsiniz. Lütfen bu durumda kabahati bende aramayın.
Yazacağım yazıda bizzat yaşadıklarımı farklı bir bakışla anlatmaya çalışacak, zamanla farklı farklı insanların gözünden aktarmalar yapmaya çalışacağım. Bu yazı bir serzenişin, bir gücenmenin ve bir zora gitmenin yazısı olacağından biraz uzun ve duygusal içerikli olacaktır. Eğer bu tarz yazılara katlanamıyorsanız sayfanın köşesindeki çarpı işareti ile sayfayı kapatabilirsiniz, teşekkür ederim.
Yazımda bizzat kendimi hareket noktası almayı düşündüğüm için başlığı “edebiyat mezunu olmak” şeklinde koydum. Ancak yazıyı Türkiye‘de edebiyat dışında farklı bölümlerden mezun olanlar okuduğunda benden pek farklı hissiyatlara kapılmayacak ve zaman zaman bana hak verecektir. Bu sebeple bu yazıda herkesin duygularına tercümân olmayı istiyorum.
Araya…
Tamamını oku |
110 ahkâm kesilmiş »
Son günlerde ülke birbirinden alâkasız bir sürü konu ile çalkalanıp duruyor. Başbakanın meydanlarda cır cır 3 çocuk yapın demesi, bir sürü üst kurumun birbirine sarı kart gösterir gibi bildiri yayınlaması, AKP’nin kapatılma davası ve sigara yasağı. Akp’nin kapatılma davası meydana çıktığından beri medyanın laçkalaştığını ve haberlerin artık bana zevk vermediğini düşünüyorum. Hatta bunun bir kısmını şurada da dile getirdim. Ancak şu sigara yasağı gündeme geldi geleli pek bir keyif alıyorum haberleri izlemekten. Gerçekten hoş oldu bu muhabbet.
Bugün bilgisayar başına oturmadan bu sigara yasağı ile ilgili bir şeyler yazmayı plânlamıştım. Günlüğümün yazı yazma sayfasını açmadan sık sık takip ettiğim Suskun‘un sitesini bir ziyaret edeyim dedim. Sağ olsun o da sigara yasağı ile ilgili bir yazı yazmış. Onun yazıyı okuyup kendi günlüğüme bir şeyler yazarsam aklımdan geçenleri tam olarak yansıtamayacağımı düşündüm. Hemen kendi günlüğüme başladım bir şeyler yazmaya. Bu yazı bitince onunkini de okuyacağım kısmetse.
Ben genel olarak yasaklara karşı olduğumu her ortamda söyleyen birisiyim. Yasakların hiçbir…
Tamamını oku |
3 ahkâm kesilmiş »