son zamanlarda eskiye bir özlem duyduğumu sık sık dile getiriyordum. özlemlerimin sadece bana ait değil de benim yaşıtım olan herkeste olduğunu görünce bunun bir tesadüf olmadığını gördüm. aslında buna dair söylenecek onca şey var ki… neden özlediğimiz, eskinin neden tatlı olduğu vs. vs. oysa şimdi tek söylemek istediğim, bizim çocuklarımızın bizim tattığımız çocukluğu tadamayacakları, bizim gibi özlemlerinin olmayacağı beni çok üzüyor. o ufak ekrana kendilerini hapsedip etrafındaki hiçbir şeyi göremeyecek olmaları…
80′lerin sonunda ve 90′ların başında çocuk olmakla nelere şahit olduk acaba? neleri özümsedik ve neleri daha dün gibi hatırlıyoruz… isterseniz sıralayalım hepsini ne dersiniz?
iki bisküvi arası lokum

sanırım 90′lara dair en çok hatırladığımız şey bu olsa gerek. camiilerde mevlütlerden sonra kapıya bir tezgah atılır ve amcalar iki bisküvi, yanında da bir lokum vererek “allah kabul etsin amca.” demenizi beklerdi. onlar için bu sözü duymak ne kadar önemli ve anlamlıysa bizim için de lokum ve bisküvi o kadar…



son yorumlar
anlık takip