<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>n. kaan fakılı &#187; cuma</title>
	<atom:link href="http://www.kaanfakili.com.tr/etiket/cuma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanfakili.com.tr</link>
	<description>hüzün ki en ziyade yakışandır bize</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 22:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>biz madde ikliminin köleleriyiz</title>
		<link>http://www.kaanfakili.com.tr/biz-madde-ikliminin-koleleriyiz/</link>
		<comments>http://www.kaanfakili.com.tr/biz-madde-ikliminin-koleleriyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 19:39:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kaan Fakılı</dc:creator>
				<category><![CDATA[sevgili günlük]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[madde ve mana]]></category>
		<category><![CDATA[mana]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[samimiyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanfakili.com.tr/?p=439</guid>
		<description><![CDATA[<p>Aslında uzun zamandır madde ve mânâ ile ilgili aklımda tasarladığım şeyleri yazıya dökmeyi düşünüyordum. Ancak bugün gördüğüm ve hissettiğim şeyler bardağı taşıran son şeyler oldu ve yazma isteğinden kendimi alıkoyamadım.</p>
<p>Bugün birkaç hususî işlerimden dolayı bir iki arkadaşla birlikte sabah saat 10-10.30 gibi <a href="http://www.eskisehir.net/" target="_blank">Eskişehir</a>&#8216;e doğru yola çıktık. Güzel ama yakıcı ve yorucu bir yolculuğun ardından 12.50 sularında Eskişehir&#8217;in girişine ulaştık. O sırada ben camdan kafamı çıkarıp gökyüzüne baktığımda güneşin açısını fark ettim ve hemen sağda müsait bir camiye çek, Cumayı eda edelim dedim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a href="http://www.eskisehir.net/" target="_blank">Eskişehir</a>&#8216;in girişinde, giderken sağda, dönerken solda bulunan ve böyle dışarıdan tarihî gibi görünen ufak camiide namazı kılalım dedik. Arabadan inip caminin avlusuna doğru giderken kapıda A4 kâğıda basılmış bir yazı dikkatimi çekti. Yazıda özetle, arabanızın içerisinde değerli bir eşya bırakmayın buralarda hırsızlık olayı fazla yazıyordu. Biz de tekrar arabaya döndük ve cüzdanımızı falan bir çantaya koyup yanımızda aldık.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında uzun zamandır madde ve mânâ ile ilgili aklımda tasarladığım şeyleri yazıya dökmeyi düşünüyordum. Ancak bugün gördüğüm ve hissettiğim şeyler bardağı taşıran son şeyler oldu ve yazma isteğinden kendimi alıkoyamadım.</p>
<p>Bugün birkaç hususî işlerimden dolayı bir iki arkadaşla birlikte sabah saat 10-10.30 gibi <a href="http://www.eskisehir.net/" target="_blank">Eskişehir</a>&#8216;e doğru yola çıktık. Güzel ama yakıcı ve yorucu bir yolculuğun ardından 12.50 sularında Eskişehir&#8217;in girişine ulaştık. O sırada ben camdan kafamı çıkarıp gökyüzüne baktığımda güneşin açısını fark ettim ve hemen sağda müsait bir camiye çek, Cumayı eda edelim dedim. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  <a href="http://www.eskisehir.net/" target="_blank">Eskişehir</a>&#8216;in girişinde, giderken sağda, dönerken solda bulunan ve böyle dışarıdan tarihî gibi görünen ufak camiide namazı kılalım dedik. Arabadan inip caminin avlusuna doğru giderken kapıda A4 kâğıda basılmış bir yazı dikkatimi çekti. Yazıda özetle, arabanızın içerisinde değerli bir eşya bırakmayın buralarda hırsızlık olayı fazla yazıyordu. Biz de tekrar arabaya döndük ve cüzdanımızı falan bir çantaya koyup yanımızda aldık. Ben tabiî yeni aldığım ayakkabılarımın -gıcır gıcır- çalınma korkusu ile yandım durdum namaz boyu <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Eskiden camiler çok güzel olurdu. Hele biz küçükken cuma namazları bir başka güzel olurdu. Çocuk yüreğimizin saflığı ile kılardık namazımızı. Belki namaz kılarken arkadaşımıza bakmak en büyük eğlencemizdi ama en büyük günahımızdı da. Ne sırtımızda bir servet sokardık içeri, ne mal düşünürdük, ne mülk düşünürdük ne de plân proje vardı kafamızda. İşlediğimiz en büyük günah, yanımızdaki arkadaşımıza bakıp kıs kıs gülmekti. Aradan yıllar geçti, biz büyüdük, şimdi camiiye girerken maddeye dair ne varsa kalbimizde, elimizde götürüyoruz. Namaz kılarken aklımızda o günün plânını yapıyoruz. nasıl para kazanacağımızı, nerede işe gireceğimizi düşünüyoruz. Nerede tatil yapacağımızı, kimle nerede sürteceğimizi düşünüyoruz. Ya da aklımız raftaki ayakkabımızda oluyor, acaba çalacaklar mı diye&#8230;</p>
<p>Şimdi düşünüyorum da, camiye arınmak için girerken bile bin bir dünya malı ile giriyoruz, acaba gündelik yaşamımızda neler yapıyoruz değil mi? Ne tür günahlara batıp çıkıyoruz. Hiç samimi değiliz azizim, hiç hem de. Diyanet&#8217;in atadığı imam deseniz hak getire. Hiç mi hitabet yeteneği olmaz bu imamlarda. Buna bilgisayar çıktısı ile verilen vaazları, hutbeleri hiç mi hutbeden evvel bir iki kez okumaz bu imamlar. Tamlama bozuklukları, tonlama hataları, kesik kesik cümleler&#8230; Hele bir de bu adamların sayfayı katlama şekli hep aynıdır. Yukarıdan aşağı doğru değil de sağdan sola doğru ikiye katlarlar. Haliyle bir bölümden diğer bölüme geçerken kelime bölünmüşse orada takılırlar ve tonlamayı hatalı söylerler. Zaten Cuma vaazları merkezî yayın ile verimeye başladı başlayalı vaaz dinlemeye gitmez oldum. Bir adam gözümün içerisine bakmadan konuşursa ne kadar inandırıcı olur ki değil mi?</p>
<p>Hayatımız hep madde üzerine kurulu fark edebiliyor musunuz_ Mânâya dair hiçbir şey yok. Her şey ama her şey madde. Kalbimizi arındıralım, Allah&#8217;a ibadet etmek için camiye gidelim diyoruz, orada da dünya hayatı bizimle birlikte geliyor. Dua ediyoruz onda da samimi değiliz. Samimi olmak için dua ediyoruz, onda bile samimi değiliz&#8230;</p>
<p>Güncelleme: Size söylemeyi unuttuğum bir şey daha var. Sabah evden çıkarken banyo yaptığım için abdestli sayılıyorum biliyorsunuz. Camiye girerken oh ne güzel abdestim var diye gidip şadırvanda, ayakkabıları çıkarıp bir abdest almadık. Sonra namazın ortasında yolda gelirken uyuduğumu hatırladım. <img src='http://www.kaanfakili.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  Üşengeçliğimden dolayı namazı abdestsiz kılmış oldum kısaca. Allah kabul eder inşallah.</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız<br />
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir&#8230;<br />
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde<br />
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim<br />
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan<br />
Yüz rüzgarı olmak isterdim&#8230;.</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanfakili.com.tr/biz-madde-ikliminin-koleleriyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
